BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Fadil Özçelik · 17.01.2007 · 1 görüntülenme
Almanya siyaset ç ilerinin Kürtlerin entegrasyona a ç ık ve diyaloga hazır bir topluluk oldugu konusunda görü ş birligine vardıgı Kürt Ara ş tırmalar Merkezi`nin (NAVEND) 15 Ocak`ta düzenledigi, “Islam ve Entegrasyon, Anayasa çerçevesinde din özgürlügu” adlı bir günlük semineri yogun ilgi ve tartı ş malarla sona erdi. NAVEND´in Almanya´daki islami örgütlerin talepleri nelerdir ve bu talepler demokratik bir hukuk devletinin yasalarıyla uyu ş ur mu uyu ş maz mı, Almanya´da son yıllarda islam neden güncelle ş ti, Almanya siyaseti islamı hangi örgütlerle tartı ş mak istiyor sorularına cevap aramasının yanısıra Almanya´da ya ş ayan Kürtlerin islamı ve entegrasyonu kendi aralarında tartışılmasını saglamak amacıyla organize ettigi seminerden önemli mesajlar çıktı. Duisburg Universitesi´nde Kalkınma ve Barı ş Enstitüsü (INEF) ile birlikte düzenlenen seminerde Kuzey Ren Vestfalya (KRV) Hükümeti entegrasyon sorumlusu Thomas Kufen a ç ılı ş konu ş masında, ş u anda Almanya´da aktüel olan islam ve entegrasyon meselesinin NAVEND tarafından da gündeme alınmasını ve Kürtlerin de bu sürece müdahale etmesini önemsedigini belirtti. NAVEND yönetim kurulu üyesi Celil Hasan Pour konu ş masında, son dönemlerde Almanya´da ya ş ayan müslümanlar ve siyaset arasında bir diyalog geli ş tirme ama ç lı toplantı ve konferansların sayısının arttıgına dikkat çekerek, “Federal Almanya Içişleri Bakanı Wolfgang Schäuble tarafından hayata geçirilen Almanya Islam Konferansı bunun en önemli örnegidir” dedi. Almanya´daki Kürtler arasında dinin konumunu geni ş bir ş ekilde ele alan konu ş masında Islam Bilimci Adnan Dindar dinleyicilere Kürt toplulugunda var olan dinler ve dini akımlar hakkında detaylı bilgiler sundu. Dindar, “Kürtler ç ok dinli bir topluluk olarak, dinler arası diyalog ve entegrasyonu hayata ge ç irmi ş bir topluluktur. Almanya´da ba ş latılan ç ok dinlilik tartı ş masında yer almalı ve birikimlerini aktarma şansına sahip olmalıdırlar” dedi. Berivan Aymaz´ın yönettigi seminerin, ögleden sonraki oturumuna Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu adına Dr. Hüseyin Akpinar, Almanya´daki Muslümanlar Meclisi adına Mounir Azzoui, Hristiyan ve Islami Topluluk adına Rainer Schwarz, gazeteci Ahmet Ş enyurt ve Kürt islam uzmanı Salah-aldin Siedo katılarak Almanya´da geli ş mekte olan dinler, inan ç lar ve siyaset arasında geli ş en diyalog ile ilgili görü ş lerini dile getirdiler. Bu bölümde katılımcıların hepsi de, Diyanet Işleri Türk Islam Birligi´nin (DITIB) kendisini uzun yıllardır Almanya´daki müslüman toplulugunun tek temsilcisi olarak görmesini onaylamadıklarını özellikle belirttiler. Schwarz, “DITIB bir devlet kurumu mu yoksa dini bir kurulu ş mu olduguna karar vermelidir” dedi. Gazeteci Şenyurt, Almanya´da ü ç üncü nesilde bile ülkelerinden bagımsız bir islami örgütlülügün bulunmadıgını belirtti ve bütün islami ç atı örgütlerinin bircok ülke ile siyasi ve maddi ili ş kilerine dikkat ç ekerek, “bunların entegrasyon politikasına faydalı oldugundan endi ş eliyim” dedi. Kürt islam uzmanı Siedo ise, “Kürtler, Araplar ve Türkler ile tarihi ç atı ş malarından dolayı ş u anda Alman siyaseti tarafından muhatap alınan islami ç atı örgütlerinde yer almamaktadırlar”. Siedo islami örgütlerin ş ovenist, ırk ç ı ve anti-Kürt yakla ş ımlarını dile getirerek, camilerde asılı Türk bayraklarının mevcudiyetini sorguladı ve “Biz Kürtler bu tür camilere gitmiyoruz” dedi. Azzoui ise, Almanya´da geni ş bir kitleye sahip olan Kürtlerin bu dini diyalog sürecinde gözardı edildiklerini NAVEND´in bu semineriyle ogrenmi ş bulundugunu belirtti. Kürtlerin dini diyalog sürecinde hem Alman Hükümeti hem de dini örgütler tarafindan dı ş lanması konusu görü ş ülürken seminer yöneticisi Berivan Aymaz Alevi Birlikleri Federasyonu temsilcisi Hüseyin Akpınar´a, “Burada DITIB´in Türk devletinin ç ıkarlarını gözeterek ç alıştıgını vurguluyor ve ele ş tiriyorsunuz. O halde Almanya´da ç alışma yürüten ve etnik kimlikler arasında fark gözetmedigini belirten Alevi Birlikleri Federasyonu neden Türk ç eyi resmi dili olarak kullanıyor ve Kürt ç eye aynı önemi vermiyor?” sorusunu yöneltti. Akpınar bu ele ş tiriyi yerinde görerek Federasyonun kendisini yenilemesi gerektigini söyledi. Ikinci turda Kuzey Ren Vestfalya eyalet meclisinin milletvekilleriyle, “Entegrasyonun yolu islamdan mı geçer” konusu tartı ş ıldı. Islamin Alman i ç politikasinda gittikçe gündemle ş mesini sorgulayan Berivan Aymaz SPD, Yeşiller ve CDU milletvekillerine, “Ba ş arısızlıga ugrayan entegrasyon politikanızı islamı keşfederek mi ç özmeye ç alı ş ıyorsunuz?” sorusunu yöneltti. Her ü ç partiye mensup milletvekilleri DITIB´in Türk devletinin bir dı ş örgütü oldugu, Kürtlerin entegrasyona a ç ık ve diyaloga hazır bir topluluk oldugu ve bundan sonra din ve entegrasyon etkinliklerine Kürtlerin dahil edilmesi gerektigi konusunda görü ş birligine vardılar. Bunun yanısıra CDU milletvekili Michael Ezzo-Solf, Türk islami gen ç lik i ç indeki ş iddet egilimine dikkat ç ekerek, “bu egilimler entegrasyonu engelliyor” derken, SPD milletvekili Britta Altenkamp ise, Federal Içi ş leri Bakanlıgı´nın ger ç ekle ş tirdigi Almanya Islam Konferansı´nda Kürtlerin de hazır bulunmamasının büyük bir eksiklik oldugunu belirterek, “Kürtlerin katılımını DITIB engelledi. Biz Kürtlerle aynı masaya oturmayız dediler” dedi. Fadil Özçelik, Duisburg-Almanya
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.