M.Izadi den aktarma-sHx a

HeK · 28.04.2008 · 2 görüntülenme

aktarmayi yapiyorum ki
tanrinin onunde ateistin dustugu durma dusmeyelim.

"....Ismet Inonu. a colleaque and prime minister of Ataturk and the man who oversaw the holocaust of Kurdish Darsim; and General Kenan Everen, the military President of Turkey in the eraly 1980s and the architect of the renewed wave of oppresion against the Kurds of Turkey, all were assimilated Kurds. "

in Chapter 4-human Geography-page 110- 3. paragraph

daha once nerde okudugumdan emin olmadigimi yazdigim informasyon bu bicimde yazilmis.

Kenan evreni asimile olmus kurd olarak gosteriyor.
bu cagda basit bir arastirma ile adamin manastir (ex-yugoslavya) kokenli bir aileden ve manisa dogumlu oldugu (bir kimyaci icin bile bu kadar kolay bulunan) bulunacakken-sosyal bilimciler vakitlerini nasil kullanir sasiririm.

Izadi nin kitabinda -bir kere tolumun zihnine yerlestimi radiokatif zincir reaksiyonlatri gibi olmadik manasiz yollara dusuncelere yol acacak bir suru mesnetsiz idda var. Bu kitap BU cgada-kesinlikle Kurdlere tarih kitabi olarak onerilmemeli. okunmali elbette ancak azami dikkatle!

bu hususta cemsid Bender ve Izadi (aralarindaki farki gormek kaydi ile)
uzerine A arkadasin yazdigi (sagida bir yerlere) hosgorulu yaklasima bir iki ufak notu vakit buldugum ilk anda yazacagim.

simdilik sadece sunu soyliyeyim
curuk mal almaya alistirilmis pazar
pazarciyi da yoldan cikartir.

kurdler kapasiteleri itibari ile daha dogru duzgun seyler uretme asamasina coktan geldi. talebimiz kaliteli mal kaliteli yasamdir. asagisi kurtarmaz.
kendine yeterli kiymeti vermeyene baskasi hic kiymet vermez!

HeK
gokten ve yerden en guzel seyleri hepimiz icin isteyenlerden

İlgili

Yorumlar (3)

Shexmus Amed · 18 yıl önce

Hocam malumat icin tesekkurler. Esasinda boyle durumlarda Izadi'ye yazip "sen Kenan Evren'in Kurd oldugunu nereden cikariyorsun" diye sormak lazim. Bir durum daha var ki bunu daha once tartismistik. Bir insanin Kurd olmasi siyasi, sosyaoljik, psikolojik bir vakadir diye. Yani binde bir ihtimal KE damarlarinda Kurd kani tasiyor olsa bile ne KE'nin kendisi ve ne de Kurd toplumu onu Kurd olarak kabul etmiyor. Bir insanin siyasi gorusleri ve gecmisi ne olursa olsun Kurd olabilmesi icin hem o insan kendisinin ve hemde Kurd toplumunun onu Kurd olarak gorup kabul etmsei lazim. Amerika, Kanada, Avusturalya yerli toplumlarinda kistas olarak alinan budur zaten. Ayrica sadece Izadi'nin kitabi degil tarih, bilim, siyaset, sanat her kitap hakkinda kuskulu buldugumuz yerleri o kitabin yazariyla taritsmaliyiz ki bu turden eserler zaman icerisinde olgunlassin ve eserin yeni editionlari hatalardan arindirilisin yeni bilgilerle guncellessin. Buna cok onemli bir misal vermek gerekirse Kanan Makiya 1992 yilinda yayinlanan "Republic of Fear" isimli kitabinin ilk edition'inda (edition'in tirkcesi ne? "Baski" olamaz cunki baski "print" olarak biliniyor) Kurd isyani doneminde eline gecen bir belgeye dayanarak Saddam'in karakollarinda bazi polislerin ozel olarak kadinlarin irzina gecmekle gorevlendirildigini iddia etmisti. Oysa ayni kitabin 1998 yilinda cikmis 2. edition da daha onsozunde bu iddiasini geri cekiyor. Bunun nedeni olarakta (hatirladigim kadariyla) o donemde o bolgede Saddam'in polisligini yapmis ve daha sonra Irak'tan kacip Avrupaya siginmis bir kisiyle giristigi komunikasyondan bahsediyor. Makiya bu komunikasyondan sonra vardigi 1991'de eline gecen belgenin bir polis memuruna degil adli suctan dolayi karakolda kayidi bulunan birine ait oldugu sonucuna variyor. Yani Makiya onemli bir hata islemis olduguna eline gecen yeni delili inceledikten sonra kendisi karar veriyor. Avrupada multecilik yapan Saddam'in eski polisiyle girismis oldugu yazismayi "ajandir/majandir" diye elinin tersiyle bir kenara itmiyor yani. Akademik ahlak geregi eger kendi kitabinda bir hata tespit etmisse baskasinin bunu degistir demesine gerek biraklmadan kendisi degistiriyor. Izadinin kitabinn simdiye kadar kac edition'i yayinlanmis bu da merak konusu oldu benim icin ve Amazon.com'a simdi baktim. Sadece 1. edition'i yayinlanmis ve o da 1992 yilinda. Yani son 16 yildir o kitabin yeni bir edition'i cikmamis. Guncellesmemis hatalar duzeltilmemis, Izadi kendisine yonelitlen elestirilere dikkate alarak ktiabini gozden gecirmemis anlasilan. Bu da kitabin aslen Izadi'nin PhD tezi oldugu izlenimini veriyor. Ayrica bu meseleyi ilk tartisitigimiz donemde Harvard Universitesinden Mehrdad Izady'nin sayfasini bulmaya calistim belki hala orada profesorluk yapiyor diye ama bulamadim. E-mail adresini bilseydim kendisiyle yazismayi deneyecektim. Bu kapadokya Kurd kralligi meselesi ile Hurmuzgan meselesini soracaktim guya. Hala akademik piyasada mi egitim veriyor mu bu da merak konusu oldu simdi. Cemsit Bender'i de hic okumamis oldugum icin maalesef herhangi bir gorus belirtemiyorum. Diger "tarihcilere" gelince... Hic bir isim vermesem daha iyi olur ama kendilerini tarihci goren bazi Kurdlerin bir ton makalesi ve bir duzine kitaplarinin kendi ismleri altindaki sitelerde mevcut oldugunun farkindayim. Ama bu "unsurlari" ciddiye alinabilecek akademik niteliklere sahip "zatlar" olarak goremedigim icin (alisageldigimiz ve biz Kurdlerin layik oldugu, hakketigi turden "scholar" degiller yani) okumaya da zahmet etmedim. Ne turden rezalet bir metodolojiye sahip olduklarina hep birlikte sahit olduk zaten. Ayrica tirkce kitaplara biraz gicigim vardir. "Scholarly" ingilizce kitap okuyabilecek kapasitedeyken yarim-yamalak tirkce kitaplarla hayatimi curutecek degilim ve bunu hic bir Kurde de tavsiye etmem. Kalb kalbe yakinmis. Kalbimden geceni su asagidaki iki satirlik sonatayla gectin ya hani nicin klavyelerin Rahmaninofu oldugunu baska soze gerek birakmadan ispatladin: "curuk mal almaya alistirilmis pazar pazarciyi da yoldan cikartir" Selamlar, sevgiler shx

Agirdiz · 18 yıl önce

Sayın Shexmus Amed, Tarih ve tarih yazımına ilişkin çok ilginç bir yaklaşımınız var.. Kürdistan tarihine ilişkin zaten elimizde fazla kitap yok.. Var olan ve burada tartışılan İzadi ve Bender'in kitaplarını okumamışsınız.. Buna rağmen tarih ve tarihin biimsel yazımı konusunda çok iddialısınız.. Kenan Makiyan'ın "hatasını düzeltiğinizi" söyluyorsunuz.. Güney Kürdistan'da gözaltına alınan bir çok kadına tecavuz edildiğini biliyoruz.. Enfal operasyonları sırasında 100 binlerce Kürd yokedilirken bunların ezici çoğunluğu kadındı.. Araplar Kürd kadınlarını Enfal( savaş ganimeti) olarak götürdüler.. Öldürmeden önce bir çok kadının ırzına geçtiler.. Bir çok Kürd kadını Arap ülkelerine satılar.. Bu kadaınların bir çokları, Kuveyt, Mısır ve diğer Arap Emirliklerinde Genelevlerde çalışıyordu.. Guney Kürdistan hükümeti, Kürd kadın ve sivil toplum kurumları bu devletlere karşı kampanyalar yaptılar... Bildiğim kadarıyla bu kadınların bazıları Kürdistan'a döndü... Aslında Fazla bilgiye sahip olmak istiyorsanız, Kürdistan İnsan Hakları Bakanıyla ilişkiye geçmeniz gerekir... Mahabad Karadaxi'nin bu konuda çalışmaları oldu... Navendi Chak'ın bu konuda bir kampanyası oldu... Bir "Enfal Operasyonu" adı altında Soranca onlarca eser çıktı.. K. Salih adlı Kürd araştırmacı kadının bu kounda bazı yazıları çıktı.. Bir çoğu Kürdçe... İngilizce değil... Aslında bizim Kürd tarhini incelemek için dil konusunda bir lüksümüz olmamalı... Kürdlerle ilgili hangi dilden çıkmışsa alıp incelemek lazım.. Bir kaç dilden varsa hepsini alıp kıyaslamak gerekir.. Kaldıki sizde Türkçe yazıyorsunuz.. Selamlar Agirdiz

Anonymous · 18 yıl önce

Shx gelek spas ji bo ku te zehmet kir artikela CH ji min re sand eze bi qiweta "dictionary" nivisara CH fehm bikim bawer biki zu ve ye daxwaza min ku ingiliziya xwe pesve bibim heye mixabin daxwaz u bicihanina daxwaze heta niha hevdu negirtin ji te ra silav u hurmeten xwe bi re dikim di xwesiye de bimine

Agirdiz · 18 yıl önce

Sevgili HeK, Ben bırak bilimlerin günlük yaşama ve tarihe uygulanmasını, dünya aya çıkarken ben Kürdün Güneşe çıkmasını isterim... Nede olsa Nefertiti de bizden biriydi. Bir zamanlar tanrımız olan Güneşe Kürdler çıksa ne muhteşem olurdu.. Hâlâda bizim üzerimizde etkeisi var.. Silav