Siyaset

Milliyetçilik ve Popülizmin Devrimci Mücadeleye Katkisi ?

mehmetmufit · 30.01.2007 · 2 görüntülenme

  Öteden beridir Newroz.com’da bir takim arkadaslar ve yoldaslar arasinda, dogru yada yanlis degisik tartismalar vuku bulmaktadir. Kendimi bu tartismalarin disinda tutmaya özen gösterdim, « karismamaya » dikkat ettim. Bazi tartismalar son derece enteressan ve ilginç olmasina ragmen « ilgisizligime » devam ettim. Ancak ; öyle bir noktaya gelindiki artik bir takim seyler söyleme zorunlulugu dogmustur.« Ben Bir Irkçiyim » !!! yazisini bu sabah okudugum vakit sasirmadim degil … ama tepkiyle bir dip not düsmeyi de uygun görmedim. Yaniltici, sahte bir duygu ve yürek kabarisiyla birlikte, Turk sömürgeciliginin barbarlik vahsetiyle her bakimdan, siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel, psikolojik  zorluk içine yuvarlanan Kurd milleti ve aydinlari, bu sürecin « dogal » ama acimasiz etkileriyle kendisini düsmanlarina daha çok benzetmeye basladi. « Ben Bir Irkçiyim » yazisini okudugum zaman saflarimizda da bunu bir kere daha gördüm. Ne büyük bir aci kendisini düsmanina benzetme çabalari !!! Esasinda, bu sadece Kurd milletinin yasadigi bir trajedi degildir,  bütün ezilen sömürge milletlerde bu durumu görmek mümkündür ;  20. yuz yil sömürge halklar tarihine bakildiginda  ezilenlerin asagi yukari ayni paradoksal anomaliyi yasadiklari görülmektedir. Bu durumu ben 1980’li yillarda ilk defa Kurd « tarih yazicilarinda » gördüm : Kafatasçi Turk tarihçilerine kendilerini benzeterek, onlarin metoduyla ve yaklasimiyla  Kurd tarihini yazmaya « çalisiyorlardi » ! Ezilenlerin kendilerini cellatlarina benzetmeye çalismalari kelimenin tam anlamiyla korkunç bir trajedidir. Ezilenlerin bu bilinçsiz ruh hali bizler açisindan anlasilabilir bir durum olmasina karsin, aydinlarin bundan kurtulma mücadelesi verecegine en kötü örnek olmada adeta israr etmeleri oldukça gariptir ! Gerçek manada kendimiz oluncaya kadar bunun süreceginide bilmek gerekiyor ve bu bir hayli uzun bir zamini alacaktir. Epey zamandir, Newroz.com’da  aykiri yazilar yayinlanmaktadir… Hiç kusku yok ki, söz konusu yazilar öncelikle sahibini baglar. Bu site’in siyasi bir çizgisi vardir ve bir takim yazilar bu çizgiyle çelismesine ragmen yayinlanmaktadir. Küfür edenlerin ve hakarette bulunanlarin bile yazilari yayinlanmistire. O bakima aykiri yazilarin yayinlanmasinda da bir mahsur yoktur.Ancak ; benim yazmak istedigim bu degildir. Daha çok isin siyasi yaniyla ilgililim. Ve siyaset yapmanin bütün bir erdem ve etigi gerektirdigini herkes önceden bilir. Bu ne kadar önemliyse, siyaset yapma uslubunun ve metodununda o kadar önemli oldugunu da yine her kes bilir. Söz konusu yazida ele alinan genel « Türklük elestirisi » siyasi etik bakimindan tamamiyla yanlistir. Sayet « siyaseta nav bazari » yapilmak istenmiyorsa böyle bir yol seçilemez. « Siyaseta nav bazari » popülizmdir. Popülizm yapilarak sadece küfür edilebilir, siyaset yapilamaz.Kurdistan ulusal kurtulus hareketinin popülizme degil devrimci siyasete gereksinmesi vardir. Dusmanin, siyasi rejiminin ve bütün bir sömürgeci sisteminin elestirisine evet ama genellestirilmis « Turk elestirisine » hayir. Cünkü, Türkü asagilamaya kalkismak siyaset degildir. Ayrica, genellestirilmis « Turk elestirisi » irkçiliga götürür. Günümüzde irkçilik bir çok ülkede kanunen yasaklanmistir. Düsman olandan görülen irkçilik ezilenler tarafindan baskasina uygulanamaz. Böyle yapilmakla mücadelenin bosa çiklarildigi ve dumura ugratildiginin görülmesi gerekiyor. Siyaset yapma problematigi, genellestirilmis « Turkluk elestirisi »ni kapsamaz ; sorun, Turk devlet sisteminin kapsamli ve ön açici elestirisiyle ilgilidir. Düsmanin barbarligina duyulan kin ve nefretle siyaset yapilamaz. Düsmanin siyasetine mukabil olarak siyaset yapilir ama irkçiligina karsi irkçilik yapilmaz. Devrimci siyaseti bütün bir gerici ve körlestirici « siyasetten » ayiran bu yaklasim olabilir. Aksi taktirde, düsmanin istedigi ve oldugu yere düsülür. Kendi düsmanina benzemeye çalisilma her zaman savusturulmasi gereken bir durumdur.Surasi açiktir ; baskici ve imhaci  devlet sistemini destekleyen Türk, Kurd halkinin dostu olamaz. Bundan hareketle, genellestirilmis « turk elestirisi »ni yapmaya kalkismak dogru olamaz. Bütün Türkleri ayni kefeye koymaya kalkismak basitliktir… Popülizm de budur zaten. Bütün Kurdler iyi degilse, bütün Turkler de kötü degildir. Kaldi ki ; Kurdistan ulusal kurtulus hareketi siyaset geregi, Turkleri siyasi ve sinifsal kategorilere ayirmak ve her bir davranisi, olasi degisimi ve hatta basit karsi çikislari bile takip etmek ve ondan yararlanma politikasi gütmek mecburiyetindedir. Eger bu güne kadar bu yapilmamissa bu kurtulus hareketinin basiretsizliginden ve yetmezliginden kaynaklanmistir. Bu bakima, sorunu öncelikle kendimizde aramak en dogrusu olacaktir. Sömürgelesenin psikolojisiyle hareket edilerek gelecegimiz yer ancak burasi olur. Devrimci aydin sorumlulugunun kabullenmedigi de budur zaten. 29.01.07Mehmet MUFITNot : « Hepimiz Ermeniyiz » espirisi anlasilmadigindan dolayi « her kes kendisi olsun » deniliyor ! Hirant Dink’e bu duzeyde sahiplenme oldukça önemli olmustur. Katliama ugrayan Ermeni’ye sahip çikma ve onu sahiplenme duygusunu ifade eden bu slogan son derece çarpici olmustur. Hirant Dink’e sahip çikan Turklerin, Kurd milletine iliskin bir çifte standartinin oldugunu bilmemize ragmen bu icraat yerinde olmustur.  

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.