ABDULLAH GÜL’ÜN „KAYSERİLİ“ ATASI ŞÊX ÎBRAHÎM HUSEYÎN SÎWASÎ KÜRD OLMASIN?
Aso Zagrosi · 2 yıl önce
Delil Dersimi · 28.05.2009 · 1 görüntülenme
1 gün-
SANIK ABDULLAH ÖCALAN YARGILANIYOR ...
-SANIK ÖCALAN'IN IMRALI'DA ''IDAM'' ISTEMIYLE YARGILANMASINA BASLANDI
-ÖCALAN, KURSUN GEÇIRMEZ VE SES DÜZENI OLAN CAM KAFESTE YARGILANIYOR
-SANIK AVUKATLARININ DAVANIN DURDURULMASI TALEBI REDDEDILDI
-ÖCALAN SEHIT AILELERININ ACILARINI PAYLASTIGINI BELIRTEREK, ÖZÜR DILEDI
-SANIK AVUKATLARI KAPLAN VE KANAR ALTI SAYFALIK BIR DILEKÇE VEREREK, DURUSMA SALONUNDAN ÇIKTILAR
IMRALI/MUDANYA (A.A) - Terör örgütü elebasi sanik Abdullah Öcalan'in, ''Kurdugu ve örgütledigi PKK silahli terör örgütünü aldigi kararlarla verdigi emirler ve talimatlarla sevk ve idare ederek, devletin hakimiyeti altinda bulunan topraklardan bir kismini devletin idaresinden ayirmaya matuf eylemleri sabit görüldügü'' gerekçesiyle, TCK'nin 125. maddesine göre idam cezasina çarptirilmasi istemiyle Imrali Adasi'nda yargilanmasina bugün baslandi.
Sanik avukatlarinin davanin ertelenmesi talebi Mahkeme Heyeti tarafindan rededildi.
Sanik Abdullah Öcalan, mahkemede yaptigi açiklamalarda, baris ve kardeslik için yasamaya söz verdigini iddia ederek, sehit ailelerinden özür diledi.
-DURUSMAYI IZLEYENLER-
Imrali Adasi'nda yapilacak durusma için Mudanya ilçesi sabahin erken saatlerinden itibaren büyük bir yogunluk yasamaya basladi. Bugün yapilacak durusmayi izleyecek müdahiller, sehit aileleri ve yakinlari, gaziler, Avrupali parlamenterler ile gazeteciler Jandarma Ilçe Komutanligi'na geldiler.
Jandarma Ilçe Komutanligi'ndan güvenlik kartlarini alan bu kisiler, daha sonra özel araçlarla Mudanya Irtibat Bürosu'na götürüldüler. Burada, kimlik kontrolünün ardindan deniz otobüsüne alinan müdahiller, sehit aileleri ve yakinlari, gaziler, Avrupali parlamenterler ile gazeteciler Imrali Adasi'na gidecek deniz otobüsüne saat 07.30'dan itibaren alindilar.
Deniz otobüsü, saat 07.40'da sirenler çalarak iskele yakinlarinda bulunan sehit ailelerinin alkislariyla yola çikti. Bu arada, deniz otobüsüne Sahil Güvenlik Komutanligi'na bagli bir sahil güvenlik botunun da eslik ettigi görüldü.
Durusmayi izleyecekler, Ada'ya intikallerinden sonra saat 09.00'dan itibaren durusma salonuna alinmaya baslandilar.
Bu sirada, sanik Abdullah Öcalan Ceza ve Tutukevi'nden alinarak, yogun güvenlik önlemleri altinda 09.38'de durusmanin yapilacagi salona getirildi.
-DURUSMA BASLIYOR-
Saat 09.40'ta durusmayi izleyeceklerin salona alinmasinin tamamlanmasinin ardindan Mehmet Turgut Okyay baskanligindaki sivil üye Hüseyin Eken, askeri üye Hakim Albay Abdülkadir Davarcioglu ile Ankara DGM Cumhuriyet Bassavcisi Cevdet Volkan ve Ankara DGM Cumhuriyet Savcisi Talat Salk'tan olusan heyet, saat 09.45'te salondaki yerini aldi.
Bu sirada mübasir sanik avukatlari, müdahil avukatlari ve müdahillerin kimlik tespitini yapti. Salonda 11 sanik, 11 de müdahil avukati oldugu belirlendi.
Mahkeme Baskani M. Turgut Okyay, güvenlik nedeniyle mahkemenin Imrali Adasi'na alindigini, katilanlarin hosgörüsüne sigindigini söyledi. Okyay, durusmada disiplinin bozulmamasi için gerekli özen ve disiplinin gösterilmesini, aksi taktirde yasal tedbir almaya mecbur kalacagi uyarisinda da bulundu.
-ÖCALAN SALONA ALINIYOR-
Okyay, daha sonra ''sanigi getirin'' diyerek, Öcalan'i durusma salonuna aldirdi.
Sanik Öcalan, salonda özel olarak kursun geçirmez, ses ve isik düzeni içerecek sekilde hazirlanan cam kafese konuldu.
Sanik avukatlarindan Hasip Kaplan, kimlik tespitine geçilmeden önce söz almak istedi ve usule iliskin itirazlari oldugunu kaydetti.
Kaplan'in bu sözlerine müdahil avukatlari itiraz ettiler.
Mahkeme Baskani Okyay, kimlik tespitine geçti. Öcalan, kimlik tespitinin ardindan söz isteyerek, açiklamalarda bulundu.
Imrali Adasi'nda saat 10.00'da baslayan durusmada Öcalan, adada tutuklu bulundugu sürede iskence görmedigini ve baski altinda olmadigini söyledi.
-ÖCALAN:''SEHIT AILELERINDEN ÖZÜR DILERIM''-
Abdullah Öcalan, yakalandigi gün, baris için yasayacagina söz verdigini ve Türkiye'ye getirildigi günden beri baski ve iskence görmedigini ifade etti. Baris ve kardeslik için söz veren, devletin hizmetinde çalismak istedigini anlatan Öcalan, açiklamalarinda, Suriye'den çikisindan sonra yasadiklarina da kisaca degindi.
Öcalan, yakalanmasi sürecinde Yunanistan, Italya ve Rusya'nin uluslararasi hukukun geregini yerine getirmedigini ve bu ülkeleri protesto ettigini söyledi.
Daha sonra, salondaki sehit ailelerinin bulundugu yöne dönerek, onlarin acilarini yürekten paylastigini ifade eden Öcalan, ''ve ayrica sehit ailelerinden özür diliyorum'' dedi.
Mahkeme Baskani, Öcalan'in sözlerini tutanaga eksiksiz geçirdi.
-SANIK AVUKATLARINDAN ERTELEME TALEBI-
Mahkeme Baskani Okyay, sanik avukatlarindan Hasip Kaplan'a söz verdi. Kaplan, mahkemeden durusmanin ertelenmesi isteminde bulundu.
Müdahil avukatlarindan Mehdi Keskin, söz alarak sanik avukatlarinin isteminin hukuka aykiri oldugunu belirterek, reddini istedi.
Durusma savcilarindan Talat Salk, Anayasa ve kanunlara degisiklik yapilmasi ihtimalinin yargilamanin durmasi için gerekçe olmayacagini söyledi ve davaya devam edilmesini istedi.
Mahkeme, verdigi ara kararda, mahkemelerin yürürlükteki yasalar ve Anayasa'ya göre hareket ettigini, yasa tasarilarinin durusma için bekleme nedeni olamayacagini vurguladi.
Mahkeme heyeti, 30 Nisan 1999 tarihinde yapilan durusmada bu yönde karar verildigini hatirlatarak, yeniden karar almaya gerek bulunmadigini ve dolayisiyla istemin reddedildigini açikladi.
-SANIK AVUKATLARI SALONU TERK ETTI-
Bu arada, bu karardan önce sanik avukatlarindan Hasip Kaplan ve Ercan Kanar, alti sayfadan olusan DGM'lerin yapisiyla ilgili düsüncelerini içeren bir dilekçe verdikten sonra salondan çiktilar.
Ankara DGM cumhuriyet Bassavcisi Cevdet Volkan, saat 10.35'te 139 sayfalik iddianameyi okumaya basladi. Saat 12.35'te iddianamenin 99. sayfasi okunurken, durusmaya yaklasik 1 saat ara verdi.
Durusmanin ögleden sonraki bölümünde iddianamenin okunmasi tamamlandi.
Durusma da saat 16.40'da sona erdi.
Sayfa basi
-TERÖR ÖRGÜTÜ ELEBASI YARGILANIYOR...
-DURUSMANIN ÖGLEDEN SONRAKI BÖLÜMÜNDE SANIK ÖCALAN SAVUNMA YAPTI
-TERÖR ÖRGÜTÜ ELEMANLARINA SILAHLARI BIRAKMA ÇAGRISINDA BULUNAN SANIK ÖCALAN:
-''ÇOK ACI ÇEKILDI, BUNLAR TEKRAR YASANMAMALI''
-''TÜRKIYE'DE DÜSÜNCE ÖZGÜRLÜGÜ VAR, SIYASAL ÖZGÜRLÜK VAR. OLAN BIR SEYI NIYE ISTEYEYIM?''
IMRALI (A.A) - Terör örgütü elebasi sanik Abdullah Öcalan, terör örgütü elemanlarina silahlari birakma çagrinda bulunarak, ''Bana ve PKK'ya bir sans verin. 3 ayda bunlari dagdan indiririm'' dedi.
Sanik Öcalan, ögleden sonra saat 13.40'ta baslayan durusmada iddianamenin okunmasinin ardindan, saat 14.22'de savunma yapmaya basladi.
Savunmasina terör örgütünün iddianamede belirtilenden daha fazla eylemi oldugunu söyleyerek baslayan sanik Öcalan, bu eylemleri kabul ettigini, hatta ölü sayisina kendisinin de ek yapabilecegini bildirdi.
1993-1994 yillarinda Türkiye'nin gücünün kendilerini silip süpürdügünü kaydeden sanik Öcalan, bunun için birçok kez ateskes çagrisinda bulundugunu söyledi. 1996 yilindan sonra eylemlerin azaldigini, kendi üzerine düseni yapmaya çalistigini, ancak tek basina kaldigini savunan Öcalan, ''Türkiye'den demokratik çözüme dogru açilim sinyalleri aldim. Türkiye'nin bütünlügünün çok önemli oldugunu söyledim. (PKK çok kötü kullaniliyor dediler. Bu bir ihtardir.) Sistemin çözüm çagrilari yapmasi bana ilaç gibi geldi'' diye konustu.
Savunmasinda, Türkiye'de çok acilar çekildigini, bunlarin tekrar yasanmamasi gerektigini belirten Öcalan, terör örgütü elemanlarina silahlari birakma çagirisi yapti. Sanik Öcalan, ''Kürtlerin siginacagi demokratik cumhuriyettir. Baska bir yer yoktur. Düsünce özgürlügü vardir. Siyasal özgürlük de vardir. Olan bir seyi niye isteyeyim. Sadece dil ve kültürel varlik problemdir'' dedi.
Suriye'inin kendilerine resmi bir yardimi olmadigini, ancak herhangi bir engelle de karsilasmadiklarini kaydeden sanik Öcalan, Yunanistan'in kendisine yönelik tavirlarina anlam veremedigini, su sözlerle açikladi:
''Bana Yunanistan'in Kenya Büyükelçisi siyasi iltica talebimin kabul edildigini söyledi. Ancak, bana bir saat bile kalma izni verilmedi.
Beni imha etmeye çalistilar.''
Sayfa basi
-TERÖR ÖRGÜTÜ ELEBASI YARGILANIYOR...
-SANIK ÖCALAN'IN SAVUNMASINDAN:
-''BUGÜNKÜ BILINÇ DÜZEYINE 1973'TE SAHIP OLMAK ISTERDIM''
-''KENDIMI KURTARMA SORUNUM YOK''
IMRALI (A.A) - Terör örgütü elebasi sanik Abdullah Öcalan, ''Bugünkü bilinç düzeyine 1973'te sahip olmak isterdim. O zaman bu yöntem izlenmezdi'' dedi. Öcalan ayrica, ''Kendimi kurtarmak gibi bir sorunum yok'' ifadesini de kullandi.
Durusmanin ögleden sonraki bölümünde, iddia makami toplam 139 sayfadan olusan iddianamenin okunmasini tamamladi.
Daha sonra saat 14.22'de Ankara 2 Nolu DGM'nin Baskani M. Turgut Okyay, savunmasini yapmasi için sanik Öcalan'a söz verdi.
Cam bölme içinde oturdugu yerden savunma yapmaya baslayan sanik Öcalan, Okyay'in savunmasini ayakta yapmasi uyarisi üzerine, oturarak konusmak için izin istedi.
Bu iznin verilmesiyle savunmasina baslayan Öcalan, iddianameye bir diyeceginin olmadigini, iddianamede belirtilenden fazla eylem yapildigini, PKK'nin program ve taktiginin kendisi tarafindan olusturuldugunu, bu iddialara fazla yanit vermeyecegini söyledi.
PKK mensuplarindan bir rakama göre 19-20 bin, bir rakama göre 25 bin civarinda insanin öldügünü söyleyen sanik Öcalan, daha geçtigimiz günlerde magaralarda 20 PKK'linin ''imha'' edildigini ifade etti.
Anayasa ve yasalar karsisinda fazla bir sey söylemesinin mümkün olmadigini anlatan Abdullah Öcalan, ''Kürt sorununu ben yaratmadim. Ankara'da önümde buldum'' dedi.
''Kürt isyani'' diye nitelendirdigi kalkismayi kendisinin yaratmadigini, bu sorunun kendisi ile de varolmadigini iddia eden ve sorunun 200 yildir devam ettigini savunan Öcalan, ''Bu derin ve acili bir tarih. Gerçekten en büyük aciyi bu halk çekti. Savasin temeli, dayanagi yok. Sonuç ne olursa olsun, acilar ne kadar büyük olursa olsun bunlari tekrar yasamamaliyiz'' diye konustu.
Türkiye'de 1993 yilindan itibaren 1925 yilinda yasanan sürecin gündemde oldugunu iddia eden Öcalan, bunu terör örgütü elemanlarina da anlatmaya çalistigini, ancak basarili olamadigini savundu.
Eylem emirleri verdigini, sürecin hazirligina katildigini kaydeden sanik Öcalan, 1990'dan itibaren devletin duyarliliginin gelistigini, dil yasaginin kalktigini, bunun insan olabilme açisindan hersey oldugunu kaydetti.
Sivillere yönelik eylemlerin kendisini mahvettigini iddia eden ve bu eylemlerle endiseye sürüklendigini savunan Öcalan, ''Sürekli ateskes istedim. Kosova'da, Bosna'da yasanan acilar ortada. Ben çok çaba harcadim. Intihar eylemleri emri vermedim. Yasalar açisindan bu bir hafifletici neden olamaz. Devletin Anayasal sistemi içinde ülkenin ulusal bütünlügüne karsi eylemlerin ne anlama geldigini biliyorum. Kürdistan'i siyasi degil, cografi zemin olarak vurguladim'' dedi.
Mahkeme Baskani Okyay, ''1925 ile Musul ve Kerkük'ü mü kastettigini'' sormasi üzerine sanik Öcalan, ellerini kaldirarak, ''1925'den daha tehlikeli, daha derin bir durum var simdi. Lütfen beni anlayin. Anlamanizi rica ediyorum. Türkiye'nin bütünlügü çok önemlidir'' diye konustu.
Terör örgütünün gidisinin iyi olmadigini çok net görmeye basladigini, bununla bir sonuç alinamayacagini gördügünü anlatan Öcalan, ateskes çagrilarini kendi basina yaptigini, terör örgütünü daha realist bir çizgiye çekmek istedigini savundu.
-ÇIVILEME HAREKATI-
Bu durumun 1993-1994 yillarinda daha iyi anlasildigini, Türkiye'nin kendilerini silip süpürmeye basladigini ifade eden Sanik Öcalan, ''Kendimi kurtarma sorunum yok. Bizimkiler (böyle konusursan olmaz) diyor, digerleri de beni linç etmek istiyor. Bugünkü bilinç düzeyine 1973'te sahip olmak isterdim. O zaman bu yöntem izlenmezdi'' dedi.
Kendisine ''PKK kötü kullaniliyor'' yolunda sözler iletildigini anlatan Öcalan, kendisinin bu gidisi önlemek için çaba harcadigini, ancak herseyin kontrolünde olmadigini söyledi. Sistemin çözüme yönelmesinin kendisine ilaç gibi geldigini, iddianamede sayilan bir çok eylemin 1996'dan önceki döneme ait oldugunu kaydeden Öcalan, ''Devletin en üst makamlarindan mesajlar geliyordu. Duyarli mektuplar aliyordum. Tek kisi ne yapabilirdim? Silahli mücadeleyle bir yere varilmayacagini anladim. Avrupa'ya çiktim. Ancak bundan sonra beni çivileme harekati basladi'' dedi.
Sayfa basi
-TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ELEBASI YARGILANIYOR ...
-SANIK ÖCALAN'IN SAVUNMASINDAN:
-''GEÇMISTE YAPTIKLARIMDAN SORUMLUYUM, SIMDI DE SORUMLU OLMAK ISTIYORUM''
-''YUNANISTAN'DAN KENYA'YA INGILTERE'YE BAGLI BIR UÇAKLA GÖTÜRÜLDÜGÜMÜ ÖGRENDIM''
-''HEYETI KABUL EDIP ETMEMEK, ERTELEMEK ÖNEMLI DEGIL. UZATILSA NE OLUR, UZATILMASA NE OLUR''
-''TÜRKIYE IÇIN YARARLI OLACAKSA SU AN CANIMI FEDA EDERIM. DAGDAN INDIRECEGIM, 3 AYDA INDIRECEGIM BANA MÜSAADE EDIN''
IMRALI (A.A)- Terör örgütünün elebasi sanik Abdullah Öcalan, ''geçmiste yaptiklarimdan sorumluyum. Simdi de sorumlu olmak istiyorum'' dedi. Öcalan, ''Türkiye için yararli olacaksa su an canimi feda ederim. Dagdan indirecegim. 3 ayda indirecegim. Bana müsaade edin'' diye konustu.
Sanik Öcalan savunmasinda, Suriye'den sonra Italya, Rusya, Yunanistan arasindaki gelismeleri, kaç kez gidip geldigini anlatti. Yunanistan'in örgüte verdigi destegin PKK elemanlarindan Fethi Demir'in agzindan iddianamede anlatildigini ifade eden Öcalan, terör örgütünü baslangiçta herkesin kabul ettigini savundu.
Yunanistan'a son gelisinde bir saat dahi kalmasina izin verilmedigini kaydeden Öcalan, karsilastigi bu olayi ''vahim'' olarak nitelendirdi. Öcalan, sunlari söyledi:
''Simitis, Karadziç'e dahi sahip çikmisti. Çok kisiyi sakladilar. Kenya'dan bir uçak getirildi. Yunanistan'dan Kenya'ya, Isviçre'den getirilen uçakla götürüldügümü söylediler. Yunan uçagi degildi. Ancak bu uçagin daha sonra Ingiltere'ye bagli bir uçak oldugunu ögrendim. Kenya Büyükelçisi siyasi iltica talebimi kabul etti. Bu arada, 100 telefon konusmasi yaptim. Ancak beni bir an önce atmak istiyorlardi.''
Kenya'dan Türk güvenlik kuvvetleri tarafindan getirilmesini kisaca anlatan sanik Öcalan, uçaktaki açiklamasinda ''baris ve kardeslik için yasamak istedigini'' söyledigini yineledi. Bu anlamda hizmete hazir oldugunu kaydeden sanik Öcalan, sözlerini söyle sürdürdü:
''Nedamete ihtiyacim yoktur. Türk kamuoyu ayaga kalkmis imha etmek istiyor. Herkesin bir can borcu vardir. Ben artik tek bir eylemin olmasini istemiyordum. Beni korkaklikla itham ettiler. (Böyle yaparsan, böyle konusursan agir olur) dediler. Geçmiste yaptiklarimdan sorumluyum, simdi de sorumlu olmak istiyorum.''
-YAKALANMA SÜRECI-
Öcalan, Suriye'den çikisindan sonraki süreci degerlendirirken de, ''Ingiltere geçmiste Musul ve Kerkük'ü böyle oyunla aldi'' görüsünü dile getirdi.
Sanik Öcalan, 17 Eylül 1998'de Washington'da yapilan Kuzey Irak'a yönelik anlasmanin ne anlama geldiginin iyi bilinmesi gerektigini savunarak, 1993'ten itibaren Irak olayina Ingiltere'nin ''yesil isik'' yaktigini ileri sürdü.
Yunanistan Basbakani Simitis'in terör örgütü PKK'lilara sahip çikarken, Ingiltere'nin de Kani Yilmaz'a ''git'' demedigini iddia eden Öcalan, ''17 Eylül Anlasmasi yeni bir biçimidir. Yüzbinlerce iltica talebini kabul ederken, benim talebimi kabul etmediler'' seklinde konustu.
HADEP'in 1.5 milyon insandan oy aldigini, kendisi yakalandiktan sonra Yunanistan'in, ''öldürüldügü'' yolunda haberler yaydigini, bunun sonucunda ise Istanbul'da eylemler oldugunu söyleyen sanik Abdullah Öcalan, bunun böyle olmadigini anlatmaya çalistigini kaydetti.
Bu sözler üzerine, müdahillerden ''serefsiz'' seklinde sözler duyuldu.
Öcalan, eylemleri kontrol etmekte zorlandigini, ancak sinirli da olsa durdurdugunu söyledi. 1973'te 5-6 kisi ile baslayan isin bugün bu noktaya geldigini, terör örgütünün 40 ülkede bürosunun bulundugunu ifade eden sanik Öcalan, akan kandan aci duydugunu, bunu önlemeye çalistigini, Kürt-Türk, herkesin bir arada yasamasi gerektigini savundu.
Savunmasini demokratik çözüm kapsaminda yapacagini, avukatlarinin bu savunmasina karsi çiktigini üstü kapali olarak anlatan sanik Öcalan, ''Heyeti kabul edip etmemek, ertelemek önemli degil. Uzatilsa ne olur, uzatilmasa ne olur? Bu isin özü önemlidir'' dedi.
Mahkeme Baskani Mehmet Turgut Okyay, ''baris için kendisinin ne yapabilecegini'' sormasi üzerine sanik Öcalan, ''Ben hizmet etmek istedim. Buna asigim. Demokratik cumhuriyette baris içinde yasanabilir. Türkiye için yararli olacaksa su an canimi feda ederim. Dagdan indirecegim, 3 ayda indirecegim bana müsaade edin'' görüsünü dile getirdi.
-TEPKI-
Bu arada müdahillerden bir kadin Öcalan'a dönerek, ''Aldigin cani geri verebilecek misin serefsiz?'' diye tepkisini gösterdi ve salon disina çikti.
Bunun üzerine Baskan Okyay, izleyicilerden sakin olmalarini istedi.
Avrupa'ya dönük disaridan, basindan hiçbir sey istemeyecegini söyleyen sanik Öcalan, her seyi açiklayacagini, yaptiklarinin hesabini verecegini kaydetti. Türkiye'de degisik dilleri konusan gruplarin bulundugunu, ancak ayri bir ulusun olmadigini kaydeden sanik Öcalan, bu düsüncelere geçmiste sahip olabilmeyi çok istedigini söyledi.
Sanik Öcalan, ''Geçmis yargilanmasin demiyorum, Ama ileriye bakmak gerekir. Bir firsat vermek gerekir. Demokratik cumhuriyet içinde insanca yasamak, özgür bir sekilde yasamak, Türkiye'yi daha güçlü hale getirecektir. (Geç oldu) diyeceksiniz. Geç olsun ne yapalim, bir canim var, ülke için bu canim ne yapar'' dedi.
Sayfa basi
-TERÖR ÖRGÜTÜ ELEBASI YARGILANIYOR...
-SANIK TERÖRIST ÖCALAN'IN SAVUNMASINDAN:
-''PKK ILLEGAL BIR ÖRGÜTTÜR''
-''YUNANISTAN EGITIM KAMPLARI KURARAK PKK'YA YARDIMCI OLDU''
- ''MED TV ILE PKK'NIN ILISKISI VAR''
-MÜDAHIL AVUKATI NACAR: ''9 BIN 818 SEHIT IÇIN AYRI AYRI DAVA AÇILMASI GEREKIR''
IMRALI (A.A)- Terör örgütünün elebasi sanik Abdulalah Öcalan, PKK'nin illegal bir örgüt oldugunu ve MED Tv ile iliskisinin bulundugunu söyledi.
Sanik Öcalan, savunmasinda PKK terör örgütüne bir sans verilmesini istedi. Bu sans verilirse, PKK'nin silahlari birakacagini, kendisinin de buna yardimci olacagini savunan sanik Öcalan, acilarin büyümemesini istedi.
Yarginin mutlaka duruma el koymasi gerektigini, ölmesi gerekiyorsa ölebilecegini ifade eden Öcalan, ''Ben 50 yasindayim, yalnizlik içindeyim. Hiç çocuk sahibi olamadim'' dedi.
Bu sözler üzerine müdahillerden bir kadin, ''Kafasi bitliler senin karin degil mi?'' diye tepkisini göstererek, salon disina çikti.
Bu arada, müdahil avukatlarindan Cahit Torun, Baskan Okyay'a dönerek, ''Devlet suçlanmasin'' dedi.
Sanik Öcalan, yeni kurulan hükümetin, teröristlerin dagdan indirilmesi ve demokratik açilim programinin bulundugunu söyledi. Öcalan, ''Devlet, hükümet bir yol, imkan temin etmeli, yasal bir yol bulmali'' seklinde konustu. Bu sözler üzerine Baskan Okyay, ''Yasal yoldan kastin nedir?'' diye sorunca sanik Öcalan, ''Bir af, izin gibi'' karsiligini verdi.
-DILEKÇE-
Baskan Okyay, daha sonra Öcalan'in mahkemeye verdigi 2 sayfalik dilekçesini okudu.
Öcalan, bu dilekçede, savunmasindaki gibi 1925'teki Musul ve Kerkük'ün durumuna isaret ederek, Misak-i Milli sinirlari içinde birlikte yasamak gerektigini kaydetti.
Tekrar söz alan sanik Öcalan, terör örgütünün silahli çatismaya son vermesi gerektigini, baskinla, zitlikla bir yere varilmayacagini dile getirerek, ''Iyi bir jest, özel bir ilgi, yöntem bekliyorum. DGM'lerin yapisi, Avrupa'nin istekleri önemli degil'' dedi.
Bu arada, sanik avukatlarinin mirildanmalari üzerine Baskan Okyay, ''Sanigi serbest birakin, nasil konusmak istiyorsa öyle konussun. Buna ihtiyaç var'' diye tepki gösterdi.
Sanik avukatlarindan Kemal Bilgiç, kendilerinin karsi tarafa hasim olmadiklarini, avukatin, davanin tarafi olamayacagini söyledi.
Müdahil avukatlarindan Cahit Torun, Öcalan tarafindan mahkemeye verilen ''Baris ve kardeslik çagrisi'' baslikli 2 sayfalik dilekçenin tutanaklara geçmesini istedi.
Daha sonra Baskan Okyay, dilekçeyi genis bir sekilde tutanaklara geçirdi. Dilekçede, ayrilik, baski, yakma, yikma ve isyanla sorunlarin çözülemeyecegi, baris içinde birlikte yasanmasi gerektigi, demokratik cumhuriyetin, ortak vatanda birlikte yasamak için bir firsat oldugu ifade ediliyor.
Durusmada, bütün bu süreçten sonra saat 15.35'te Öcalan savunmasini tamamladi.
-MÜDAHIL AVUKATININ SORUSU-
Baskan Okyay, sanik Öcalan'a, her zaman savunmasini verebilecegini, bunun için bir sinir olmadigini hatirlatti.
Müdahil avukatlarindan Mehdi Keskin, Mahkeme Baskani'ndan, sanik Öcalan'dan terör örgütüne yurt içi ve yurt disinda kimlerin yardim ettigini, hangi siyasilerin, hangi ticaret adamlarinin, hangi sanatçilarin yardimda bulundugunu sormasini istedi.
Okyay, tüm bu sorulari kendisinin soracagini belirtmesinden sonra soruyu yanitlayan Öcalan, bunu sorusturma asamasinda ayrintili olarak anlattigini ifade ederek, ''(Su veya bu yapti) diye söylemek durumunda degilim'' dedi.
HADEP'in, PKK tabaninda politika yaptigini, PKK'nin illegal bir örgüt oldugunun dogru oldugunu anlatan Öcalan, MED Tv ile terör örgütünün iliskisi bulundugunu anlatti.
Mahkeme Baskani Okyay, Öcalan'in cam kafesin üst kisminda bulunan mikrofona uzakta kalmasi nedeniyle sesinin duyulmamasi üzerine ayaga kalkmasini istedi.
Okyay, Suriye ve Yunanistan'in terör örgütüne nasil yardim ettigini, bunu açmasini istemesi üzerine Öcalan, söyle konustu:
''Suriye her zaman PKK'yi kabul etmedi. Iç ve dis siyasal açidan gayri yasal örgüt olarak kabul etti. Suriye'deki cezaevlerinde yatanlar var. Ama engellemedi de... Özel, siyasi bir yardimi olmadi.''
Avrupa'nin, istedigi seyleri yapmasi halinde kendisini diledikleri gibi kullanacaklarini savunan Öcalan, buna izin vermedigini öne sürdü.
Baskan Okyay, HADEP'in, PKK'ya eleman gönderip göndermedigini sormasi üzerine sanik Öcalan, eleman temininde çalismalar yapilmis olabilecegini, ancak HADEP'e, PKK'nin resmi bir kurulusu denemeyecegini söyledi.
Baskan Okyay'in, Suriye'ye iliskin bir baska sorusu üzerine sanik Öcalan, Suriye'nin yardimlari oldugunu, örgüt elemanlarina hüviyet verdigini, ancak para yardimi yapmadigini savundu. Suriye'nin eylem talimatinin olmadigini kaydeden Öcalan, Yunanistan'in egitim kamplari kurarak yardimda bulundugunu anlatti.
Müdahil avukatlardan Mehdi Keskin, Yunanli generallerin Bekaa'yi ziyaret edip etmedigini sordu. Öcalan, ziyaretin gerçeklesmis olabilecegini söyledi.
Müdahil avukatlardan Necdet Küçüktaskiran'in ''Demokratik cumhuriyetten ne anliyor? Beyefendi ile anlastik bu nasil olacak?'' sorusunun yöneltilmesini istemesi üzerine, diger müdahil avukatlarindan Mehmet Nacar, ''Anlasmaya yetkisi yok, bunu kabul etmiyoruz'' diye tepki gösterdi.
Baskan Okyay, avukatlari sakin olmaya çagirarak, bir yanlis anlasilma oldugunu kaydetti.
-''HER SEHIT IÇIN DAVA AÇILMASI GEREKIR''-
Okyay'in, ''Örgütün silahlari birakmasi için açik bir çagrin var mi?'' sorusuna sanik Öcalan, örgüt üzerinde otoritesinin devam ettigini, demokratik çözümü onlarin da kabul edecegini iddia etti.
Yarin durusmaya girmeyecegini söyleyen müdahil avukatlardan Mehmet Celal Nacar, bugün konusmasi gerektigini söylemesi üzerine, Mahkeme Baskani Okyay, ''Yargilamayi yapariz merak etmeyin, sabaha kadar biz buradayiz'' yanitini verdi.
Avukat Nacar, Öcalan'in hamasi nutuklarda bulundugunu, Türkiye'nin 1925'in Türkiyesi olmadigini, bugün o düsüncede olanlarin hüsrana ugrayacaklarini anlatti.
TCK'nin 125. maddesi disinda, 9 bin 818 sehit için ayri ayri TCK'nin 450. maddesine göre dava açilmasi gerektigini savunan Nacar, ayrica Insan Haklari Dernegi ile HADEP hakkinda mahkeme heyetinin Ankara DGM Cumhuriyet Bassavciligi'na suç duyurusunda bulunmasi gerektigini kaydetti.
Sanik avukatlarindan Kemal Bilgiç, durusmaya ara verilmesini isteyerek, Istanbul'dan geldiklerini, bundan sonraki durusmalarin birer gün arayla yapilmasi için mahkemenin karar vermesini talep etti.
Bu talebe iliskin görüsünü bildiren Ankara DGM Cumhuriyet Bassavcisi Cevdet Volkan, daha önce durusmalarin sürekli yapilacagina iliskin karar verildigini hatirlatarak, bu istemin reddini talep etti.
Ankara 2 No'lu DGM Baskani Mehmet Turgut Okyay, istemin readdine karar verildigini belirterek, durusmayi yarin saat 10.00'a erteledi.
Aso Zagrosi · 2 yıl önce
Aso Zagrosi · 3 yıl önce
Brahim Ziravav · 4 yıl önce
Brahim Ziravav · 6 yıl önce
Delil Dersimi · 17 yıl önce
-TERÖR ÖRGÜTÜ ELEBASI YARGILANIYOR... -SANIK ÖCALAN'A, IDDIANAMEDEKI IDDIALARA ILISKIN SORULAR YÖNELTILDI, TANIK IFADELERI HAKKINDAKI GÖRÜSLERI SORULDU -ÖCALAN: -''ÖRGÜTÜN BIRINCI DERECEDE SORUMLUSU BENIM'' -''ÖRGÜT IÇINDE BAZI KISILER HAKKINDA ÖLDÜRME KARARI VERILDI'' -''YUNANISTAN'DAKI EGITIMLER, 1990'DAN SONRA AGIRLIKLI OLARAK HER KONUDA YAPILDI'' -''ÖRGÜT EGITIMI YUGOSLAVYA'DA YAPILIYORDU'' -''ÖRGÜTÜN IRAN'DA HASTANESI VAR. BURADA TEORIK BILGILER DE VERILIYOR'' -''GÜNEY KIBRIS RUM KESIMI, ÖRGÜT ÜYELERININ GEÇISLERI VE PASAPORT KONUSUNDA YARDIM EDIYOR. BURADAN ÖRGÜTE AKTARILAN PARALAR, KILISELER ARACILIGI ILE VERILIYOR'' IMRALI ADASI (A.A) - Terör örgütü elebasi sanik Abdullah Öcalan, örgütün birinci derecede sorumlusunun kendisi oldugunu bildirdi. Yunanistan'daki egitimlerin 1990 yilindan sonra agirilikli olarak her konuda yapildigini, Iran'da ise örgütün hastanesinin bulundugunu söyledi. Öcalan, Güney Kibris Rum kesiminin ise örgüt üyelerine geçisler ve pasaport konusunda yardimci oldugunu anlatti. Sanik Abdullah Öcalan'a, durusmanin ikinci gününde, iddianamedeki iddialara iliskin sorular yöneltildi, tanik ifadeleri hakkinda görüsleri soruldu. Durusmaya katilmak üzere Ada'ya giden sehit aileleri, yakinlari, gaziler, yabanci temsilciler, basin mensuplari, sanik avukatlari, Öcalan'in yakinlari saat 09.45'te durusma salonuna alindilar. Durusma heyetinin saat 10.00'da salondaki yerini almasinin ardindan, sanik Abdullah Öcalan da salona getirilerek, cam kafesteki yerini aldi. Mahkeme Baskani M. Turgut Okyay, Abdullah Öcalan'in, jandarma, savcilik, ek ifadesi ve yedek hakimlikte alinan ifadelerini okudu. Öcalan, ifadeleri ''serbest iradesi'' ile verdigini belirterek, agir psikolojik durumu nedeniyle, hafiza degisikliginin oldugunu ve bu nedenle ifadelerinde bazi kopukluklar bulanabilecegini söyledi. -''ÖRGÜTÜN BIRINCI DERECE SORUMLUSU BENIM''- Mahkeme Baskani Okyay'in, ''Terör örgütünün kurulusundan bu yana, örgütün baskani misin?'' sorusu üzerine Öcalan, ''PKK'nin kurucusu oldugunu, kurulusundan bu yana baskanlgini yaptigi'' belirterek, söyle konustu: ''Örgütün birinci derecede sorumlusu benim. Ancak yakalandigim ana kadar örgütün birinci derecede sorumlusu bendim. Bazi örgüt üyelerinin bagililiklari halen devam etmektedir. Örgütün eylem ve faaliyetlerinden birinci derecede sorumlu benim. Örgütün eylem ve program yapisi alaninda 1990 yilindan bu yana örgüt içinde bir iç mücadele vardir.'' Sanik Öcalan, ''Örgüt içi mücadele nedeniyle bazi kisilerin öldürülmesi talimatini verdigi yönünde bilgiler'' oldugunu hatirlatan Baskan Okyay'a, ''Bizde bir tüzük var. Tüzüge göre aykiri hareket edenler, örgütce alinan kararlar geregince, merkezde onaylandiktan sonra uygulandigi için, benim çok özel bir emrim olmaz'' dedi. -ÖLDÜRME KARARI- Okyay'in, ''kimler hakkinda öldürme karari verildi?'' sorusunu yanitlayan sanik, örgüt iç yapi mücadelesinde (Betin) kod adli Sahin Beliç, (Cemal) kod adli Cemil Isik ile Semdin Sakik gibi kisiler hakkinda öldürme karari verildigini anlatti. Öcalan, örgüt disinda bir çizgi izledikleri için öldürtme talimati alindigini söyledi. Sanik Öcalan, bu sekilde kaç kisinin öldürüldügünü kesin söyleyemeyecegini, ancak tahmini olarak örgütün bu yolla cezalandirdigi ''onlarca kisi'' oldugunu kaydetti. Öcalan, bunun bir iç çatisma oldugunu dile getirdi. Abdullan Öcalan, bizzat emir verip vermediginin sorulmasi üzerine, ''Kesinlikle örgüt üyelerine ben kisi adi vererek, öldürülme talimati vermedim. Benim evli oldugum Kesire Yildirim, merkez üyesidir. Kongerede ölüm karari çikti, ancak ben bunu uygulatmadim. Halen kendisi galiba Isveç'te yasiyor'' diye konustu. -OLOF PALME'NIN ÖLDÜRÜLMESI- Sanik Öcalan, 7 Agustos 1984'te Almanya'da bir örgüt mensubunun öldürülmesi talimatini verdigi gerekçesiyle hakkinda giyabi tutuklama karari çikarildigini hatirlatan Mahkeme Baskani'na su karsiligi verdi: ''Olof Palme cinayeti dahil, Avrupa'daki bir çok cinayet bana yüklenmek istendi. Bu eylemlerin talimatinin benim tarafindan verildigini söyleyen örgütün üst düzey kisileri, bana karsi muhalif olanlardir.'' Okyay, ''Bak bunu iyi dinle... Isveç'in PKK'dan ayrilanlara siginma hakki vermemesi üzerine konusma yapmissiniz ve Olof Palme'nin öldürülmesi emrini vermissiniz'' sözleri üzerine sanik Öcalan sunlari söyledi: ''Bu bana yüklenen bir komplodur. Avrupa'da PKK, provokatif biçimde siddet eylemlerine karistirildi. Palme olayinda bunun rolü vardi. O dönemde Avrupa sorumlusu Ali Çetiner'dir. Isveç'te yakalandi. Isveç ve Alman polisiyle çalistigi kanisindayim.'' Baskan'in, ''PKK'nin yayin organlarinda Palme'nin öldürülmesiyle ilgili yazinizin etkisi olmadi mi?'' sorusunu ise Öcalan söyle yanitladi: ''Hayir. Bu yazilari bana göstersinler. Bu yazilari yazan Hüseyin Yildirim'dir. Kendisi örgütün dis iliskiler sorumlusudur. Yazisinda, Olof Palme'yi tehdit ediyor ve (basina gelecekleri görür) seklinde sözler kullaniyor. Böyle bir emri ben vermissem, bunun yayinlanmasini Hürriyet Gazetesi'nden istedim, ama yayinlamadilar. Palme'yi PKK Rejin Örgütü'nün öldürdügü yolunda bilgiler aldim. Bu örgütü Kesire Yildirim ve Hüseyin Yildirim kurdu, gelistirmek istedi. Genellikle Avrupa'da faaliyet gösteriyor.'' -PKK'NIN YUNANISTAN ILE TICARI ILISKISI- Öcalan, bir baska soru üzerine, küçük çocuklarin kaçirilarak daglara çikarilmasini kendisinin engelledigini, ancak buna ragmen kaçirilanlar olsa bile ailelerine geri gönderildigini iddia etti. Öcalan, ''Genelde, 17-18 yasindakilerin altindakileri örgüte almiyorduk. Ancak bunun bazi istisnalari olabilir' seklinde konustu. Okyay'in, ''Örgüt agir silahlari nereden aliyor?'' sorusunu da Öcalan, söyle cevapladi: ''Bu konuda ticari yöntem devrededir. Teknik konularda temsilcim vardir. Birisi Fethi Demir'dir. Yunanistan'in agir silahlarin alimindaki yardimi daha çok ticari anlamdadir. Örgüt mensuplarinin egitimi Yugoslavya'da yapiliyordu. Ben Yunanistan'a, Suriye'den çikmadan önce hiç gitmedim. Yunanistan'da gaz egitimi yapildigi konusunda bilgim yok. Gaz egitiminin Yunanistan'da PKK üyelerine verildigi söylendi. Ayrica bazi teknik malzemelerin saglandigini duydum. Ama tekrar ediyorum, Yunanistan'a kesinlikle gitmedim. Yunanistan'daki egitimler 1990'dan sonra agirlikli olarak her konuda yapilmaya baslandi. Buralarda egitim görenler kirsala uçaklarla geliyorlardi. Uçaklar bazen Sam, bazen Lübnan, bazen de Iran üzerinden geliyordu.'' -IRAN'DA ÖRGÜT HASTANESI- ''Iran'da terör örgütünün egitim kampi olmadigini'' bir soru üzerine söyleyen Öcalan, ancak burada örgütün hastanesinin bulundugunu kaydetti. Burada teorik bilgiler verildigini ve bu durumun Iran yetkilileri tarafindan bilindigini anlatan Öcalan, Iran üzerinden örgüte sevk edilen silahlarin bir çoguna bu ülkenin el koydugunu ifade etti. -KILISELERDEN PARA YARDIMI- El konulan silahlar arasinda füzelerin de bulundugunu bildiren Öcalan, baska bir soru üzerine, Güney Kibris Rum Kesimi'nde çok zayif bir temsilciliklerinin oldugunu, burada askeri egitim ve kampin bulunmadigini kaydetti. Öcalan, ''Sadece örgüt üyelerinin geçisleri ve pasaport konusunda yardim ettiklerini, buradan örgüte aktarilan paralarin ise, kiliseler araciligiyla verildigini'' söyledi. Sanik Abdullah Öcalan, '' Ben yakalandigimda üzerimde bulunan sahte pasaport, Atina'daki temsilcimiz tarafindan Güney Kibris Rum kesiminden temin edildi'' dedi. Sayfa basi -MAHKEME BASKANI OKYAY: -''BASKA KIMSELERIN DESTEGINE IHTIYACIN OLMASIN. ÖZGÜRCE DAVRAN, ÖZGÜRCE HAREKET ET'' -SANIK ÖCALAN:''KARADENIZ'DE TÜRKIYE DEVRIM PARTISI, TIKKO, DHKP-C ve DEVRIMCI HALK PARTISI ILE LOJISTIK DESTEK SEVIYESINDE ILISKIMIZ VAR'' -''INGILTERE ÜZERINDE DURMAK ISTIYORUM. INGILTERE KENDINE GÖRE KÜRT ÜZERINE DERIN BIR POLITIKANIN SAHIBIDIR. BU ÜLKE BAZILARINI YANINA ÇEKER, BAZILARINI ISE HARCAR'' -''YUNANISTAN ÖNCELIKLE BENIM IÇIN GÜNEY AFRIKA'DAN PASAPORT TEMIN EDECEKTI, SONRA BIR BAKTIM GÜNEY AFRIKA ISI DE YOK. BANA YALAN SÖYLEDILER'' -''ÖRGÜTÜN 200 MILYON DOLAR CIVARINDA PARASI VAR'' -''ASALA ILE 1980'LERDE ILISKILERIM OLDU'' -''ERMENISTAN'DA ÖRGÜT TEMSILCILIGIMIZ VAR'' IMRALI (A.A)- Terör örgütünün elebasi sanik Abdullah Öcalan, Karadeniz bölgesinde Türkiye Devrim Partisi, TIKKO, DHKP-C ve Devrimci Halk Partisi ile lojistik destek seviyesinde iliskileri bulundugunu söyledi. Öcalan, ASALA örgütü ile 1980'li yillarda iliskilerinin oldugunu da bildirdi. Sanik Öcalan, Mahkeme Baskani Okyay'in örgüte silah temini ile ilgili sorusu üzerine, ''Körfez Savasi'ndan sonra Irak'ta çok sayida silah satiliyordu. Füze dahil herseyi almak mümkündü. Kanas suikast silahlarini da buradan aldi'' diye konustu. Bir baska soru üzerine Öcalan, yakalandiktan sonra kendisini ziyarete gelen kardesinin ve yakinlarinin kendisinden,''cesur olmasini istediklerini'' söyledi. Bu sözler üzerine Okyay tepki göstererek, ''Baska kimselerin destegine ihtiyacin olmasin. Özgürce davran. Özgürce hareket et'' dedi. Abdullah Öcalan da dünkü savunmasinda baris ve kardeslik çagrisinda bulunurken içinden geleni söyledigini iddia ederek, ''Bu korkudan degildir'' diye konustu. -TERÖR ÖRGÜTÜNÜN PARASI- Mahkeme Baskani Okyay'in sorusu üzerine, terör örgütünün elebasi, örgütün parasinin 200 milyon dolar civarinda oldugunu söyledi. Örgütün uyusturucu ticareti yapip yapmadigi seklindeki soruyu yanitlarken de Öcalan söyle konustu: ''Uyusturucu bir insanlik suçudur. Ancak bazi örgüt temsilcilerimiz uyusturucu kaçakçilarindan bagis adi altinda para almis olabilirler. Bu Avrupa'da da böyledir. Örgüt içinde uyusturucu isiyle bilerek ugrasmayi en agir suç olarak kabul ederiz. Hatta ben sigarayi bile yasakladim. Örgüt üyelerinden yurt disinda uyusturucu isine yaygin olarak katilanlar olabilir.'' -UYUSTURUCU- Okyay'in Suriye Devlet Baskani Hafiz Esad'in kardesi Rifat Esad'la görüsüp görüsmedigini sormasi üzerine Öcalan, görüsmedigini söyledi. Yunanistan Kamu Düzeni Bakanligi tarafindan hazirlanan raporda, Rifat Esad'in uyusturucu kaçakçiligi yaptigi seklindeki iddianin Yunanistan'in bir yalani oldugunu öne süren Öcalan, baska bir soru üzerine, Iran'da PKK'nin uyusturucu imalathanesi bulunmadigini, bu yöndeki ifadelerin dogru olmadigini savundu. Müdahil avukatlarindan Cahit Torun, Istanbul DGM'de yargilanan Hursit Han'in uyusturucu kaçakciligina yardimci olduklari için PKK'ya yilda 1.5 trilyon lira verdigini söyledigini hatirlatmasi üzerine, sanik Öcalan böyle bir seyin söz konusu olmadigini iddia etti. Öcalan, ''Yalniz büyük kentlerde PKK'nin adini kullanarak uyusturucu sebekeleri kuruldugunu biliyorum'' dedi. Öcalan, Hüseyin Baybasin ile PKK'nin iliskisi olup olmadigi sorusuna ise Baybasin ile televizyon kanalinda bir görüsmesi oldugunu, bu görüsmede Baybasin'in 1990 yilindan sonra uyusturucuyla iliskisi kalmadigini söyledigini kaydetti. Baybasin'in Türkiye'de bulundugu sirada PKK'nin Lice'deki örgüt yapisina bagislari olabilecegini kaydeden Sanik Öcalan, baska bir soru üzerine de, Baybasin'in MED Tv'nin yüzde 40'ina ortak oldugunu zannetmedigini ve böyle bir bilgisinin bulunmadigini savundu. Baskan Okyay'in, ''Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hatti'nin geçecegi yerlerde istikrarsizlik yaratmaya yönelik faaliyetlerle ilgili herhangi bir devletten talimat aldiniz mi?'' sorusuna Öcalan, böyle bir talimat almadigi, bu yönde bir eylem de olmadigi yanitini verdi. -KARADENIZ- Okyay'in, terör örgütün Karadeniz'e açilma amacini sormasi üzerine Öcalan, söyle konustu: ''Bu bölgede PKK ile dostluk içinde olan bazi gruplar vardir. Bizim onlarla iliskimiz lojistik destek seviyesindedir. Bu gruplar Türkiye Devrim Partisi, TIKKO, DHKP-C ve Devrimci Halk Partisi'dir. Bu örgütler bizden destek talebinde bulundular ve bizim örgütümüz bu örgütlere egitim destegi verdi. Ancak, bu örgütlerle iliskilerimiz fazla gelismis degildir.'' -ASALA VE ERMENISTAN- Müdahil avukatlarindan Cahit Torun'un ASALA ile PKK'nin bir baglantisi olup olmadigi yolundaki sorusunu Öcalan söyle yanitladi: ''Asala ile 1980'lerde iliskilerimiz oldu. Bu örgütle bizzat benim de görüsmem oldu. Daha sonra örgütün kendi içindeki anlasmazliklari ve bizim örgütümüzle eylem farkliligi nedeniyle iliskimiz kesildi.'' Sanik Öcalan, baska bir soruyu yanitlarken, Ermenistan'da örgüt temsilcilikleri bulundugunu ve bu ülkede örgüte maddi destegin halktan saglandigini bildirdi. Öcalan, ''Devlet resmi iliskiye girmiyor, ama bizim faaliyetlerimize de sesini çikarmiyor. Birçok ülke bu yöntemi uyguluyor'' diye konustu. -INGILTERE- PKK ile Ingiltere iliskilerinin sorulmasi üzerine Öcalan, söyle devam etti: ''Konusmalarimda Ingiltere üzerinde durmak istedim. Ingiltere Faysal Dunlayici'yi (PKK'nin Avrupa sözcülerinden) parlamentoya davet etti. Daha sonra ise Dunlayici Ingiltere'de 4 yil tutuldu. Ingiltere kendine göre Kürt üzerine derin bir politikanin sahibidir. Bu 150 yildan beri yasaniyor. Bu ülke bazilarini yanina çeker, bazilarini ise harcar. Bize de böyle bir yaklasim göstermesinden hep endise duydum.'' -YUNANISTAN- Baskan Okyay'in, Yunanistan'in, Seysel Adalari'na gitmesi konusunda para verip vermedigi sorusu üzerine, Yunanistan'in para verdigini duydugunu söyledi. Öcalan, ''Yunanistan öncelikle benim için Güney Afrika'dan pasaport temin edecekti. Sonra bir baktim Güney Afrika isi de yok. Bana yalan söylediler'' diye konustu. Pasok Milletvekili Mihalis Haralanbidis'in PKK'dan ne istedigi sorulmasi üzerine sanik Öcalan, ''1987-1988'de bu kisiyle Bekaa'da bir kez görüstüm. Bana dostluktan bahsetti, ancak bizden bir talebi olmadi. Bu kisi, Bekaa'ya bir gazeteci grubuyla gelmisti'' dedi. Örgütün kurulusunda hangi ülkelerin yardimda bulundugu sorusu üzerine Öcalan, baslangiçta Filistin Kurtulus Örgütü'nden destek aldiklarini söyledi. Öcalan, ''Bizi kamplarinda egittiler. Suriye ise bizimle resmi bir iliski kurmadi, ancak herhangi bir engellemede de bulunmadi'' diye konustu. Öcalan, terör örgütünü Suriye ve Yunanistan'in kullanip kullanmadigini soran Mahkeme Baskani'na su karsiligi verdi: ''Süphesiz kendi genel politikasi içinde PKK'yi kullanmak istedi. Ayrica biz de degerlendirdik. Karsilikli olarak birbirimizi kullandik. Bu politik bir durumdur.'' Baska bir soruyu yanitlayan Öcalan, Yunanistan'in örgüt mensuplarini bomba egitimi dahil her türlü konuda egittigini, eylem için her türlü malzeme ile Türkiye'ye gönderdiklerini söyledi. Orman yanginlari konusunda herhangi bir emiri kesinlikle vermedigini, turistik bölgelerde eylemler konusunda özel bir emri olmadigini iddia eden sanik Öcalan, ancak örgüt mensuplarinin kendi inisiyatifleri dahilinde turistik bölgelerde bazi eylemlerde bulunduklarini söyledi. Kirikkale Silah Fabrikasi'nin sabote edilmesi konusunda net bir bilgisi olmadigini anlatan Öcalan, bazen Elazig, bazen de Diyarbakir sorumlularinin yaptiginin söylendigini anlatti. Sayfa basi -SANIK ÖCALAN: -''PKK, INSAN TICARETI YAPMIS OLABILIR'' -''ÖRGÜTÜN, HOLLANDA'DA SIYASI EGITIM MERKEZI VAR'' -''IHD'YE BAGIS YAPMADIK, ONLAR DA BIZE YARDIMDA BULUNMADI'' -''PKK'DAN BOSALAN YERI IBDA-C VE HIZBULLAH DOLDURMAYA ÇALISTI'' -''KÜRT PARLAMENTOSU BENIM TALIMATIMLA KURULDU'' -''BINGÖL'DE 33 ERIN SEHIT EDILMESI, 1993 ATESKES SÜRECININ BOZULMASINDA ÖNEMLI BIR ROL OYNADI'' IMRALI ADASI (A.A) - Terör örgütü elebasi sanik Abdullah Öcalan, yurt disindaki ülkelerde insanlara siginma hakki verilmesi, is temin edilmesi konusunda bazi derneklerin yardimci oldugunu belirterek, ''PKK, insan ticareti yapmis olabilir'' dedi. Durusmada bir soru üzerine Öcalan, yurt disinda onlarca dernek bulundugunu ifade ederek, yurt disindaki insanlara siginma hakki verilmesi, is temin edilmesi konusunda yardimci oldugunu, PKK'nin da bu boyutta insan ticareti yapmis olabilecegini bildirdi. Hollanda'da evler tutarak, egitim yaptirdiklarini anlatan Öcalan, ''Örgütün siyasi egitim merkezi olan Hollanda'da, bu faaliyetlerden yetkililerinin de haberi olabilir'' diye konustu. Öcalan bir soru üzerine, örgütün Isviçre'de MED Tv'ye finans kaynagi saglamak için bazi kuruluslari oldugunu anlatarak, bu tip kuruluslar yoluyla Isviçre bankalarina para yatirilmis olabilecegini, kimin adina ve kim tarafindan yatirildigini bilmedigini söyledi. IHD ve Mazlum-Der ile iliskileri sorulan Öcalan, bu derneklerin sorumlulariyla herhangi bir iliskisinin olmadigini ifade etti. Öcalan, ''Sadece askerleri alma konusunda heyet olusturdular. O zaman, (bu tip faaliyetlerin gelistirilmesinin iyi bir jest olabilecegini) söyledim. Biz, IHD'ye bagis yapmadik, onlar da bize yardimda bulunmadi'' diye konustu. -YURT DISI ÖRGÜTLER- IRA, Japon Kizilordusu, ETA, Hizbullah, IBDA-C, Kizil Tugaylar gibi yurtdisi örgütlerle iliskilerinin bulunmadigini savunan Öcalan, ''IBDA-C ve Hizbullah'in, PKK'dan bosalan yerleri doldurmaya çalistigini'' ileri sürdü. Öcalan, diger bir soru üzerine, Libya'da, 1980'lerde Türk isçilerinin çok yogun oldugu dönemde, güçlü bir örgütleri bulundugunu, ancak simdi sempatizan düzeyinde bir iliskinin oldugunu anlatti. Öcalan, baska bir soru üzerine de söyle konustu: ''Sendikalarla herhangi bir iliskimiz yok. Parti genel baskanlarindan 1993 yilinda ateskes denemesi sirasinda, Hatip Dicle ile görüstüm. Görüsme baris sürecine iliskin. Dogu Perinçek ile saniyorum 1987'de görüstük. Niyeti, bizim temelimizle iliski kurup güç toplamakti. Ideoloji farkliligindan iliski gelismedi.'' Sanik Öcalan, sözde sürgündeki Kürt Parlamentosu'nun kendisinin talimatiyla kuruldugunu ifade ederek, ''Destegimiz oldu. Toplanti kararlari talimatini biz vermedik'' dedi. -33 ERIN SEHIT EDILMESI- Öcalan, diger bir soruya da, Bingöl'de 33 erin sehit edilmesinin sözde 1993 ateskes sürecinin bozulmasinda önemli bir rol oynadigini iddia ederek, ''Bu askerlerin öldürülmesini tasvip etmemiz mümkün degildir'' diye konustu. Durusmada, Diyarbakir DGM tarafindan idam cezasina çarptirilan Semdin Sakik'in 33 askerin sehit edilmesi ve Olof Palme cinayeti konularinda kendisinin talimati oldugunu söyledigini hatirlatan Öcalan, bunun kesinlikle dogru olmadigini savundu. Sanik Öcalan, bir baska soru üzerine, Celal Telabani araciligi ile dönemin Basbakani Turgut Özal ile görüstügünü ileri sürdü. Öcalan, ''Özal'in istemi üzerine tek tarafli ateskes ilan ettik. Özal, ateskes haberini aldiktan sonra Talabani'ye, (10 yildan bu yana ilk defa rahat uyudum) demis'' iddiasinda bulundu. Sayfa basi -SANIK ÖCALAN: -''SURIYE'DE IKEN YER DEGISTIRMEM KONUSUNDA YALÇIN KÜÇÜK'TEN UYARI GELDI'' -''ANAP GENEL BASKANI YILMAZ'IN BANA BU DOGRULTUDA HABER GÖNDERDIGI IDDIALARI KESINLIKLE DOGRU DEGILDIR'' IMRALI (A.A)- Terör örgütü elebasi sanik Abdullah Öcalan, Refahyol Hükümeti döneminde, kapatilan RP'nin Genel Baskani Necmettin Erbakan tarafindan Suriye'deki temsilcilerine iki mektup geldigini ileri sürdü. Öcalan, kendisinin Suriye'de bulundugu sirada yakalanmasi olasiligina karsi, Prof. Yalçin Küçük tarafindan uyarildigini, ancak bu konuda ANAP Genel Baskani Mesut Yilmaz'in kendisine haber gönderdigi iddialarinin kesinlikle dogru olmadigini söyledi. Sanik Öcalan, Mahkeme Baskani'nin bir baska sorusunu yanitlarken, 1996 Nisan ayinda Mesut Yilmaz iktidara geldiginde önce HADEP'ten Recep Doganer aracigiyla Filistin ile Israil arasindaki sürece benzer bir iliski kurulmasini istedigini iddia etti. Öcalan, Yilmaz'in, ayrica bilgisi dahilinde yazar Alev Alatli'nin kendileriyle görüsecegi bilgisinin geldigini ileri sürdü. O zaman Sam'da bir bombanin patladigini ve iliskinin gerçeklesmedigini ifade eden Öcalan, Alev Alatli'nin daha sonra Avrupa'da ''Sahin'' diye bir örgüt görevlisiyle görüstügü yolunda bilgi aldigini kaydetti. -MEKTUPLASMA- Refahyol Hükümeti döneminde de bir mektuplasma oldugunu ve Suriye'deki temsilcilerine iki mektup geldigini ifade eden Öcalan, mektuplarin kapatilan RP'nin eski genel baskani Necmettin Erbakan tarafindan gönderildigini bildirdi. Mahkeme Baskani'nin sorusu üzerine Sanik Öcalan, bu mektubun yaninda olmadigini, ancak arsivde bulundugunu söyledi. Öcalan, ''Araci olarak gazeteci Ilnur Çevik gönderilecekti, ancak bunun yerine mektuplar geldi'' dedi. Daha sonra sanik avukatlarina söz verildi. Sanik avukatlarindan Kemal Bilgiç, Mahkeme Heyetinden Cenevre Sözlesmesi'ne müvekkili Öcalan'in imza atip atmadigi sorusunun yöneltilmesini istedi. Mahkeme Heyeti bu istegi yerinde görmeyerek, soruyu yöneltmedi. Kemal Bilgiç, müvekkili ile hafta içinde durusmaya ara verildigi sirada görüsme olanagi saglanmasini istedi. Mahkeme Baskani, bu talebi ilgililere iletecegini söyledi. Avukat Kemal Bilgiç, terör örgütünün sivillere yönelik eylem yapilmamasi konusunda karar verip vermedigi sorusunun yöneltilmesini istedi. Okyay'in bu yöndeki sorusu üzerine Öcalan, sunlari kaydetti: ''Bizim sivillere yönelik eylem yapilmasi konusunda karar almamiz sözkonusu degil. Biz sivillere yönelik eylemlere karsiyiz. Örgüt içinde dörtlü çete vardi. Ben bu çetyi daha önce açiklamistim. Biz bunlarla çok mücadele ettik. Sivillere yönelik eylemlerin gerçeklesmemesi konusunda çaba harcadik.'' -''YILMAZ'IN HABER VERDIGI DOGRU DEGIL''- Müdahil avukatlarindan Cahit Torun'un ''Yalçin Küçük, operasyonlar olacagi konusunda size bilgi verdi mi?'' sorusunu Okyay saniga yöneltti. Öcalan da, Prof. Yalçin Küçük ile telefonda görüstügünü, yakalanmamasi için Küçük'ün kendisine yerini degistirmesi konusunda uyarida bulundugunu bildirdi. Sanik Abdullah Öcalan, ''Bu konuda ANAP Genel Baskani Mesut Yilmaz'in bana haber gönderdigi kesinlikle dogru degildir'' diye konustu. Sanik Öcalan, bir baska soruyu yanitlarken, Erbakan'in gönderdigi mektupta ekonomik ve sosyal paket açilmak istenildigi, siddet ortaminin bunu engelledigi ve kendilerine ''bunu durdurursaniz iyi olur'' denildigini anlatti ve kendisinin de bunu kabul ettigini söyledi. Terör örgütü elebasi Öcalan, Basbaglar köyü katliami ile ilgili bir soru üzerine, Basbaglar köyü'ndeki katliamdan kendisinin haberinin olmadigini ve bunu tasvip etmedigini savndu. Öcalan, katliamin sorumlusunun doktor Baran oldugunu iddia etti. Okyay'in, ''Örgüt mensuplariyla irtibatinizi nasil sagliyorsunuz?'' sorusu üzerine Öcalan, telsiz ve telefon görüsmeleriyle sagladiklarini, arasira da kuryeler kullandiklarini anlatti. Mahkeme Baskani Turgut Okyay, sanigin nüfus ve sabika kaydinin, periyodik olarak yapilan saglik kontrollerine iliskin raporlarin ve maktüllerin otopsi tutanaklarinin geldigini söyledi. Sanik Öcalan da, periyodik olarak doktor kontrolünden geçirildigini ifade ederek, gelen belgelere bir diyeceginini olmadigini belirtti.
Delil Dersimi · 17 yıl önce
TERÖR ÖRGÜTÜ ELEBASI YARGILANIYOR ... -ÜÇÜNCÜ GÜN DURUSMASI BASLADI -MAHKEME BASKANI OKYAY, BASIN ORGANLARINDA YER ALAN BAZI IDDIALAR KONUSUNDA SANIK ÖCALAN'A SORULAR YÖNELTTI -ÖCALAN: -''ALMAN SENATÖR LUMMER ILE SAM'DA GÖRÜSTÜM. AVRUPA'DAKI SIDDET EYLEMLERININ ÖNLENMESI KONUSUNDA YARDIM ISTEDILER'' -''DEMIREL'IN AGAR'IN OGLUNUN DÜGÜNÜNE GITMEYECEGI BILGILERINI AVUKAT SELIM OKÇUOGLU BIZE GETIRDI'' -''SANLIURFA, GAZIANTEP VE CILVEGÖZÜ'NDE YAKALANAN SILAHLAR HIZBULLAH'A GIDIYORDU. BIZE GELSEYDI IRAN HUDUTTA TESLIM EDERDI'' -''INTIHAR EYLEMI EMRI VERMEDIM'' IMRALI ADASI (A.A)- Terör örgütünün elebasi sanik Abdullah Öcalan'in Imrali Adasi'nda yargilanmasinda üçüncü gün durusmalari basladi. Öcalan, Alman Hiristiyan Demokrat Birlik Partisi eski parlamenteri Heinrich Lummer ile Sam'da görüstügünü, Lummer'in Avrupa'daki siddet eylemlerinin önlenmesi konusunda yardim istedigni söyledi. Öcalan Gaziantep, Sanliurfa ve Cilvegözü'nde yakalanan 6 TIR dolusu silahin Hizbullah Örgütü'ne gittigini bildirerek, ''Bize gelseydi, Iran hudutta kendisi teslim ederdi'' dedi. Mahkeme Baskani Okyay, saat 09.55'te baslayan üçüncü gün durusmalarinin ilk oturumunda, dün mahkemeye verilen dilekçedeki konularin incelendigini belirttikten sonra sanik Öcalan'a bazi basin yayin organlarinda yer alan iddialar konusunda sorular yöneltti. M. Turgut Okyay'in Öcalan'a yönelttigi sorular ve aldigi yanitlar söyle: Okyay: Dünkü durusmada, Cumhurbaskani Süleyman Demirel'in Mehmet Agar'in oglunun dügününe gitmesinin engellendigini söyledin. Demirel'in, Agar'in dügününe gitmesini engelleme olayina açiklik getirir misin? Öcalan: Bizim engellememiz diye bir sey söz konusu degil. Bize verilen bilgiler Demirel'in gitmeyecegi yönündeydi. Bizim etkimiz yok. Okyay: Kim ulastirdi bilgileri? Öcalan: Bize gelen bilgi notlarinda vardi. Okyay: Kim getirdi bunlari? Öcalan: Bir avukat... Selim Okçuoglu, bilgi kabilinde getirdi. Okyay: 1984'te Lazkiye'de Papendreau ve Esad görüsmesine katilmissin... Öcalan: Benim böyle bir görüsmem olmadi. Kesinlikle ben davet edilmedim. Okyay: Ebu Nidal örgütünün PKK ve Ermeni terör örgütünün birlikte çalistiklari yönündeki bilgiler var, ne diyorsun? Öcalan: Kesinlikle dogru degil. Ebu Nidal'i tanimiyorum. Güney Kibris'ta egitim konusunda herhangi bir çalisma yapilmadi. Bu dogru degil. Okyay: Lisaridis ile bir görüsmeniz oldu mu? (Vassos Lisaridis-Kibris Rum Kesimi Sosyalist Parti Lideri) Öcalan: Sadece adini duydum. Görüsme olmadi. Okyay: Kara para aklayan bir Libyali sirket ile iliskiniz oldu mu? Öcalan: Bilgim yok. Okyay: Suriye'nin örgütün 2000 yilina iliskin bir stratejik eylem programi hazirladigindan bilginiz var mi? Öcalan: Böyle bir bilgi ve belgeden haberim yok. Öyle niyeti olsa da bize yansitmadi. Okyay: Almanya istihbarat örgütünün Temmuz 1995 raporunda gazetelerde çikan kundaklama ve siddet eylemlerini sizin yönlendirdiginiz yer aliyor. Bunun durdurulmasi için Alman senatör Henry Lummer ile Sam'da bir görüsmeniz oldu mu? Öcalan: Lummer ile görüsmem dogrudur. 1995-96'da Almanya'daki hukuk ve demokrasiye dikkat etme temelinde olmustur. Avrupa'da siddet eylemlerinin durdurulmasi konusunda yardim istediler. Almanya'da çok sayida örgüt mensubu var. Özel olarak bir çaba harcamami istediler. Yasalara uyulmasini istediler. Okyay: Suriye kürtlerinin Suriye yönetimini desteklemleri için bir girisiminiz oldu mu? Öcalan: Kendi demokratik kültürel haklari almalari ve rejimle dostluk içinde olmalarini istedim. Konusmalarim bu yönde. Okyay: Suriye Hükümeti, Kürtler'in PKK'ya katilmasi için askere alma bürosu kurmus, bu dogru mu? Öcalan: Suriyeli Kürtler'in genellikle Türkiye'den gelmis ve ayni özelliklere sahip akrabalari vardi. Bu temelde katiliyorlar. Bundan Suriye Devleti'nin bilgisi vardir. Ancak askere alma gibi özel büro konusuna rastlamadim. Okyay: Sanliurfa, Cilvegözü, Gaziantep'te 6 TIR silah yakalandi. Örgüte mi gidiyordu? Öcalan: Bize gelmiyordu. Lübnan'da Hizbullah'a gidiyordu. Bize gelseydi, Iran kendisi hudutta teslim ederdi. Okyay: Hatay operasyonunda yakalanan örgüt üyelerinin beyanlarinda, ''Roli'' kod adli Ebru Arzu Erdal'in Öcalan tarafindan öldürüldügü söyleniyor? Öcalan: Özel olarak bir kisiyi vurma talimatim olmadi. Aksine öldürülmemesi yönünde uyarilarim oldu. Okyay: 15 Ekim 1996'da bir panelde intihar eylemlerinin Türkiye'de yapilmasi konusunde emir verdiginiz, söyleniyor ne diyorsunuz ? Öcalan: Hiçbir intihar eylemi emri vermedim. Tasvip etmedim. Tekrarlanmamasi için çabalarim vardir. Sayfa basi -SANIK ÖCALAN: ''YUNANISTAN VE GÜNEY KIBRIS'TAN PARA YARDIMI GELMISTIR'' -''ISYERLERI VE ÇIFTLIKLERI, 1986'YA KADAR KÖYLÜ IKTIDAR ANLAYISINA SAHIP INSANLAR YAKMIS OLABILIRLER'' -''TURISTIK TESISLERE, FABRIKALARA VE DIGER ÜRETIM MERKEZLERINE SALDIRI TALIMATI VERMEDIM'' -AVRUPA'DAN BAGIS ADI ALTINDA DESTEK VARDI, SURIYE HALKINDAN DESTEK GÖRDÜK'' IMRALI ADASI (A.A) - Terör örgütü elebasi sanik Abdullah Öcalan, Yunanistan ve Güney Kibris Rum Kesimi'nden para yardimi geldigini bildirdi. Öcalan, isyerleri ve çiftlikleri 1986'ya kadar ''köylü iktidar'' anlayisina sahip insanlarin yapmis olabilecegini ileri sürdü. Sanik Öcalan, ''Turistik tesislere, fabrikalara ve diger üretim merkezlerine saldiri talimati vermedigini'' iddia etti. Mahkeme Baskani M. Turgut Okyay ve müdahil avukatlari, üçüncü gün durusmalarinin ilk oturumunda, sanik Öcalan'a bazi basin yayin organlarinda yer alan iddialar konusunda sorular yönelttiler. M. Turgut Okyay ve müdahil avukatlarin saniga yönelttigi sorular ve aldigi yanitlar söyle: Okyay: Cezaevlerindeki açlik grevleri yönünde talimat verdin mi? Öcalan: Açlik grevleri hakkinda talimat vermedim, bunlari uygun bulmadim. Okyay: Terör örgütü elamanlarindan Kani Yilmaz, Ali Haydar Kaytan ile Sakine Cansiz'in ölüm emrini verdin mi? Öcalan: Yasiyorlar. Arastirilabilir. -YUNANISTAN VE KIBRIS RUM KESIMININ YARDIM- Okyay: Yunanistan ve Kibris Rum Kesimi'ndeki iki kurulustan yardim aldiniz mi? Öcalan: Para yardimi gelmistir. Bunlari bölge sorumlulari biliyor. Böyle yardimlar oluyordu. Okyay: Güneydogu ve Dogu Anadolu Bölgesi'ndeki isyerlerini ve çiftlikleri neden tahrip ettiniz? Öcalan: Örgüt içinde 1987 yilinda çizgi savasimi yasaniyordu. 1986'ya kadar sürdü. Köylü iktidar anlayisina sahip insanlarin yanlislari. Yakip yikmis olabilirler. Buralarda avare, asi çete gruplarinin oldugunu duyuyordum. Bunlar bizi çok ugrastirdilar. Sinirlandirdik, eylemler tek tek olmaya basladi. Okyay: Bir örgüt elemanina bizzat turistik tesislere ve fabrikalara yönelik eylem emri verdin mi? Öcalan: Ben kendilerini arayarak turist tesislere, fabrikalara ve diger üretim merkezlerine saldiri talimati vermedim. Özel yöntem olarak PKK'nin yapisi buna çok uygundu, ancak ben bunu en çok engelleyenlerden biriyim. Çok anarsik yapili ve karisik bir örgütte bu tür eylemler daha çok olabilirdi. -AVRUPA'DAN VE SURIYE'DEN DESTEK- Bir müdahil avukat: PKK'nin 3. Kongresi'nde, (en kisa zamanda asker sayimizi 10 binden 50 bine çikartacagiz) dediniz. Sizi besleyen gelir kaynaklari nelerdir? Öcalan: Bu konuda Avrupa'da bagis adi altinda destek vardi. Zorlama olmamasi konusunda uyarida bulundum. Zorla alindigi yerler vardir. Suriye halkindan destek gördük. Okyay: Yunanistan'dan da gördünüz mü? Öcalan: Yunanistan'dan maddi yardim sinirliydi. Bu konularda fazla sikinti çekmiyorduk. Ben, 1993'ten sonra siyasal bir çizgi gelistirmeye yönelttim örgütü. Müdahil avukat Nejdet Küçüktaskiner: (Geçtigimiz yillarda öldürülen Savas Buldan ve Behçet Cantürk'ün terör örgütüyle iliskisi konusunda) Uyusturucu isiyle ugrasan Savas Buldan ve Behçet Cantürk'ün terör örgütüne yardimi nedir? Ayrica Cantürk'ün, Özgür Gündem Gazetesi'nin patronu, Buldan'in da terör örgütü PKK'nin Moskova temsilcisi oldugu söyleniyor. Bu konuda bilginiz var mi? Öcalan: Buldan Moskava temsilcisi degil. Bürüksel'de kurulan Kürt Parlamentosu'nun üyesidir. Sonradan duyduguma göre Cantürk, Özgür Gündem Gazetesi'nin yüzde 10 payina sahiptir. Baskan: Bunlardan yardim aldiniz mi? Öcalan: Bu konuda bilgim yok. Cezaevlerinde para toplaniyordu. Kendileri de para toplamis olabilir. Müdahil avukatlardan Füsun Dikmen: ''Kapatilan DEP'in Remzi Kartal'in esinin kaçilirip alikoyuldugu'' yönündeki sorusuna müdeahale eden Mahkeme Baskani Okyay, heyet üyeleriyle birlikte bu sorunun yöneltilmemesine karar verdi. Sayfa basi -MÜDAHIL AVUKAT AYAYDIN: - ''BABAM SADECE KÜRTÇE, BEN TÜRKÇE VE KÜRTÇE KONUSURUM. OGLUM ISE YALNIZCA TÜRKÇE KONUSUYOR'' -''4 BIN YILLIK TARIH IÇINDE BIRLIKTE YASADIK. BUNDAN SONRA DA BERABER YASAYACAGIZ'' -MAHKEME BASKANI OKYAY: ''KIMSENIN GÜCÜ BIZI AYIRMAYA YETMEZ'' -ÖCALAN: ''INGILTERE'NIN BU YÖNDEKI GELENEKSEL ÇIZGISI BELLIDIR'' IMRALI (A.A)- Terör örgütünün elebasi sanik Abdullah Öcalan'in yargilandigi davanin bugünkü durusmasinda, müdahil avukutlardan Kazim Ayaydin, ''4 bin yillik tarih içinde birlikte beraber yasadik. Bundan sonra da beraber yasayacagiz'' dedi. Müdahil avukatlardan Kazim Ayaydin, Kürtler'in ve Türkler'in 4 bin yildir birlikte yasadiklarini, annesinin ve babasinin sadece Kürtçe konustugunu, kendisinin Kürtçe ve Türkçe, oglunun ise sadece Türkçe konustugunu belirtti. Ayaydin, ''4 bin yillik tarih içinde birlikte beraber yasadik. Bundan sonra da beraber yasayacagiz. Bizi kim ayirabilir'' diye konustu. Ayaydin'in bu sözleri üzerine Baskan, ''Öyle olacak birlikte yasayacagiz. Kimsenin gücü bizi ayirmaya yetmez'' seklindeki görüslerini dile getirdi. Sanik Öcalan, Ayaydin'in bu sözleri karsisinda söz alarak, avukatin konusmalarinin önemli bir bölümüne katildigini, dogru yönleri oldugunu söyledi. Öcalan, söyle devam etti: ''Birlik hususu Türk-Kürt iliskilerinde egemendir. Daha önce 200 yillik geçmiste çatismalar oldu. Dis ve iç güçler etken olmustur. Buna ragmen birlikte yasayacagiz. Bilinçli olarak yabanci güçlerin beni kullandigini söylemedim. 90'dan itibaren bizi yabanci güçlerin kullanmak istemelerine karsi mücadele ettim. Ingiltere'nin bu yönde geleneksel çizgisi bellidir. -INGILTERE'NIN TAVRI- Ingiltere benim için kiyamet kopariyor, aleyhimde yayin yapiyor. Yönlendirme istekleri, bu yöndeki Kürt politikalari olduguna inaniyorum. Kürtler'i kendi islerinde çalistirarak, Türkiye'ye karsi problem olarak kalmasini istiyor. Ben buna karsi tavrimi gelistirdim.'' Bunun üzerine, savunma avukatlarindan Kemal Bilgiç, 3 gündür saygin bir yargilama yapildigini, kisisel görüslerin toplumun bir kesimi adina söylenmesinin yanlis oldugunu söyledi. Baskan Okyay, bu sözler üzerine avukatlara tesekkür etti. Savunma avukati Bilgiç, Kürt sorununun üniversitelerde ve bilim adamlari tarafindan arastirilmasi gerektigini, Türkiye'de ciddi sorunlar yasandigini, 2839 sayili yasayla Kürtçe'nin yasaklandigini ve daha sonra kaldirildigini hatirlatti. Okyay ise, söz konusu yasanin hatali oldugunu, incelendikten sonra kaldirildigini belirtti. -BASKI VAR MI?- Durusmanin bundan sonraki asamasinda sorular ve sanik Abdullah Öcalan'in cevaplari söyle gelisti: Okyay: 1987'den sonraki örgütün amaçlari arasinda yer alan sivil hedeflere yönelik saldiridan bahseder misin? Öcalan: Gerçekten bazi bilgisizler vardi. Bu konuda içimizdeki çatisma ciddidir. Sivil hedeflere yönelik saldirilarda çatisma yasandi. Bu, içimizdeki çatismanin dogurdugu saldirilardir. Bir çizgi savasimi verdim, çok mücadele ettim. Müdahil avukatlarindan Sevket Can Özbay: Kürtler'e yönelik bir baski var mi? Öcalan: Bir halkin dilini kullanmasi çok önemlidir. Türkiye'de Kürt dilinin konusulmasinin yasaklanmasi dogru degil. Bu ciddi bir baskidir. Ancak sizin bu konuda verdiginiz bir karar var. Bu, çözüm öneriyor. Okyay: Bu konuda bir karar verdik. Baski, zulüm, iskence bugün sürüyor mu? Öcalan: 1990'lardan sonra birlik içinde Türkiye'de insan haklarinda gelismeler var. Bundan sonra isyan yanlistir. Mesele çözüm yoluna girmistir. Baris ve kardeslik için duyarli olmak gerekir. Okyay: Terör örgütü elebasi tarafindan yazildigi bildirilen bazi kitap ve kitapçiklar var. Bunlar senin tarafindan mi yazildi? Öcalan: Ben, Duran Kalkan ile birlikte hazirladim. Örgütlenme brosürü ve diger seylerle ilgili olarak ve Duran Kalkan ve digerleriyle birlikte hazirladim. -KÖY KORUCULARINA YÖNELIK EYLEMLER- Okyay: 3. Kongre'de geçiçi köy korucularinin evlerinin, isyerlerinin ve yakinlarinin öldürülmesi yönünde bir emir verdin mi? Öcalan: Bilmiyorum, kabul etmiyorum... 3. Kongre'de böyle bir karar alinip alinmadigini hatirlamiyorum. Sivil hedeflere yönelik eylem yaptirmadim. Okyay: 4. Kongrede Cahit Sener'i, elestirilerde bulundugu için Kamisli'da öldürttünüz mü? Öcalan: Bu Kesire Öcalan'in Vejin fraksiyonu ile baglantilidir. Kendisinin bize yönelik faaliyetleri var. Öldürme Kamisli'da oluyor. Bir grupla ayni evde bulunurken öldürülüyor. Okyay: Emir verdin mi? Öcalan: Beni elestirdigi için böyle bir emir vermedim. Bu nedenle öldürülmedi. Örgütten kopmus, Vejin örgütüne girmek istedigi için arkadaslari tarafindan ve bize komplo kurmak isterken öldürüldü. Karsilikli iç çatisma geregi bu. Sanik Öcalan'i, sorulara yanit verirken zaman zaman samimi olmasi konusunda uyaran Mahkeme Baskani Okyay, daha sonra davaya müdahil olarak katilacaklarin tutanaga geçirilecegini bildirdi. Okyay, bu süreçte isteyen izleyicilerin salon disina çikabileceklerini bildirdi. Izleyiciler, saat 11.45'te yeniden içeriye alindilar. Sayfa basi -MAHKEME BASKANI OKYAY, DAVACI MÜDAHILLERE SÖZ VERDI -ASTSUBAY OLAN ESI TERÖRISTLER TARAFINDAN ARAÇTAN INDIRILDIKTEN SONRA ÖLDÜRÜLEN YILDIZ NAMDAR: ''HAYALLERIMI KAYBETTIM'' -''SADECE ADALET ISTIYORUZ. BIZLER INSAN DEGIL MIYIZ?'' -''ARABADAN INDIRIP GÖTÜRDÜLER. YALVARIYORDUM, BIZI DINLEMEDILER'' -NAMDAR'IN SÖZLERI MAHKEME BASKANI OKYAY ILE SALONDA BULUNAN BIRÇOK KISIYI AGLATTI -SANIK ÖCALAN: ''ACILARINI PAYLASIYORUM'' IMRALI ADASI (A.A) - Terör örgütü elebasi sanik Abdullah Öcalan'in yargilandigi davada söz alan davaci müdahil Yildiz Namdar, astsubay olan esinin, birlikteyken araçtan indirilerek götürüldügünü ve daha sonra öldürüldügünü belirterek, ''Hayallerimi kaybettim. Sadece adalet istiyoruz. Bizler insan degil miyiz?'' dedi. Mahkeme Baskani Turgut Okyay, müdahil isimlerinin tutanaga geçirilmesinden sonra saat 11.45'ten itibaren, müdahil olmak isteyenlerin isimlerinin tutanaga yazildigini belirtti ve bu konuda müdahil olma istemlerine iliskin savcidan mütalaa stedi. Bassavci Cevdet Volkan, suçtan zarar gördükleri gerekçesiyle müdahilliklerine karar verilmesini talep etti. Mahkeme Heyeti, ayni gerekçeyle istemi kabul etti. Daha sonra savunma avukatlarindan Kemal Bilgiç söz alarak, sabah kullandigi bir sözün yanlis anlasildigini bildirdi. Bilgiç, kendisinin, yargilamanin 3 gündür 'saygin yapildigini' belirttigini, ancak tutanaga 'yasalara uygun yapildiginin' geçtigini öne sürdü. Ancak Baskan Okyay, öyle yazilmadigini, bunu daha sonra görebilecegini kaydetti. Okyay, davaci müdahillere konusmalari için sirayla izin verdi. -METNI AGLAYARAK OKUDU- Müdahillerden Yildiz Namdar, 3 sayfadan olusan ve oldukça duygulu cümlelerin yer aldigi bir metni, sürekli aglayarak okumaya çalisti. Astsubay olan esi Murat Namdar'in, izin dönüsü Erzincan yolunda terör örgütü PKK elemanlarinca öldürüldügünü ve olayi bizzat yasadigini anlatti. Yildiz Namdar, söyle konustu: ''Hayallerimi kaybettim. Insanliktan çikmis, öldürmekten baska bir sey bilmeyen bu canavarlar... Bu kin ve nefret niye? Ekmek veren bu devleti yikmak istemeleri, askeri, polise öldürmeleri neden? Hani insanlik, insan haklari... Sadece adalet diyoruz. Bizler insan degil miyiz? Murat kocamdi, canimdi, herseyimdi. Kürt-Türk diye hiçbir ayrim yapmadi. Askerlerine yol parasi verdi. Yemin ediyorum hiç kimseye ayrim yapmadi. Insanlik bu mu? O da anasini özlemisti. Izne gidiyordu. Erzincan'i geçtigimizde yolumu kestiler kimlik sordular. Adini söyleyerek, (Murat) dediler. Tuhaf birseyler vardi çevirenlerde... Serefli Türk askerlerinin elbiseleri vardi üzerlerinde. Ben süphelenmistim. Babam ve halam da ayni arabadaydi. Ancak Murat çok sakindi. Bana, ellerimi tutarak, (Sakin ol hayatim, bir sey yok) diye bizi, beni teskin ediyordu. (Murat bunlar terörist) diyordum. Insanliktan çikmislardi. Biraz gittigimizde yolun her tarafini çevirmisler ve bütün araçlari durdurmuslardi. Çocuklar, babam agliyordu. Arabadan indirip götürdüler, orada yalvariyordum. Bizi dinlemediler.'' -''ÇOK ACI ÇEKIYORUM''- Namdar'in bu sözleri, salonda bulunanlari, özellikle müdahiller ve avukatlarini gözyaslari arasinda birakti. Mahkeme heyetinin çok duygulandigi bu anda Baskan Okyay'in kürsü altindan mendili ile gözlerini sildigi görüldü. Yildiz Namdar, elinde Türk bayragi ve esinin resmiyle sanik terörist Abdullah Öcalan'a dönerek, ''Biz size ne yaptik. Çok aci çekiyorum. Biz hiç kimseye bir sey yapmadik'' dedi. Sanik Öcalan, bunun üzerine oturdugu yerden öne egilerek, ''Acilarini paylasiyorum'' dedi. Daha sonra Namdar'in aglayarak tamamladigi bu konusmasindan sonra müdahil yakinlari ve üç müdahil avukati, aglayarak disariya çikti. Gerginlesen ortami, Okyay'in ikazlari yatistirdi. Sayfa basi -SEHIT YAKINI TÜRKYILMAZ: ''VAMPIR APO ASILIRSA ÖYLE AFFEDEBILIRIM'' -TÜRKYILMAZ, SANIK ÖCALAN'A DÖNEREK, ''SESINI BOSA YORMA SENIN SONUN IDAMDIR'' DEDI -SEHIT YAKINI TEKELIOGLU: ''DÜNYA BIR VIRÜSTEN KURTULACAK'' -SEHIT YAKINI GENCER: ''30 BIN KISININ KANI VARKEN, BARIS NASIL TESIS EDILECEK'' -SEHIT YAKINI GENCER, ''O ÖRGÜT LIDERI DEGIL, KAPICISI VEYA ÇAYCISIDIR'' -SEHIT YAKINI KEPENLI DE, SEHIT ANALARI ADINA ÖCALAN'IN IDAM EDILMESINI ISTEDI -SEHIT BABASI ÇIÇEK, MAHKEME HEYETINDEN, OGLU TANER ÇIÇEK'IN KALAN 2,5 AYLIK ASKERLIGINI YAPMA TALEBINDE BULUNDU IMRALI ADASI (A.A) - Terör örgütü elebasi sanik Abdullah Öcalan'in yargilandigi davada söz alan davaci müdahil Züleyha Türkyilmaz, sanik Öcalan'in özrünün sahte oldugunu belirterek, ''Vampir Apo asilirsa öyle affedebilirim'' dedi. Sehit yakini müdahil Züleyha Türkyilmaz, sehit düsen Sabri Türkyilmaz'in kardesi oldugunu hatirlatti. Öcalan'in özrünün sahte oldugunu söyleyen Türkyilmaz, ''Vampir Apo'nun cani alinirsa öyle affedebilirim'' diye konustu. Türk-Kürt ayriminin olmadigini yineleyen Türkyilmaz, Avrupa Konseyi'nin, ''sanik Öcalan'in insan haklarindan söz ettigini, kendi agabeyi ve kardesinin insan haklarinin ne olacagini'' sordu ve Öcalan'a dönerek, ''Sesini bosa yorma, senin sonun idamdir'' dedi. Müdahillerden Kadir Tekelioglu da, Jandarma Kidemli Üstçavus Lütfü Tekelioglu'nun Sirnak Gülyazi'da sehit oldugunu vurguladi. Terör örgütü basinin kanli eylemlere imza attigini anlatan Tekelioglu, Öcalan'a dönerek, ''Biz, Apo'nun özrünü kabul etmiyoruz. Küçük çocuklarin canini nasil verecek. Idam edilsin, ondan sonra özür dilesin'' diye konustu. -''DÜNYA VE TÜRKIYE VIRÜSTEN KURTULACAK''- Tekelioglu, sanik Öcalan'in dis güçler tarafindan kullanildigini söyledigini, ancak bir örgütün lideri oldugunu iddia eden insanin, bunlari söylemesinin normal olmadigini belirterek, insani hayvandan ayiran en büyük özelligin akil oldugunu hatirlatti. ''Dünya ve Türkiye bir virüsten kurtulacak'' diyen Tekelioglu, terör örgütü elebasi Öcalan'a gerekli ceza verilmezse, sehit analarinin haklarinin haram olacagina dikkati çekti. Müdahillerden Bayram Elyürek de, oglu Alaaddin Elyürek'in sehit oldugunu belirterek, sanik Öcalan'a ve ailesine ''kendilerinin basina böyle bir sey gelirse ne yapacaklari'' sorusunu yöneltti. ''Asker ve polisten ne kötülük gördüklerini'' de soran Elyürek, mahkeme heyetine, ''jüri üyeleri'' diyerek, sonsuz güven duyduklarini ve gereken cezayi vereceklerine olan inancini dile getirdi. -SAYIN ÖCALAN- Müdahillerden Mehmet Gencer de, Deniz Piyade Astsubay olan oglu Serhat Gencer'i kaybettigini söyledi. Türkiye'de bugüne kadar birçok isyanin oldugunu, bunlarin tarihte yer aldigini kaydeden Gencer, söyle konustu: ''Simdi Ingiltere'yi suçluyor. Tarih bilmiyor mu? Örgüt lideri oldugunu söyleyen, bunlari ve tarihi nasil bilmez? Yüce Türk Devleti seni affetsin mi? Pismanlik Yasasi çikmaz ama, çiksa sen yararlanmak istiyor musun? Asker ve polise neden saldirdin. Bu kabul edilemez. Çocuklari PKK örgütü öldürdü sayin Abdullah Öcalan.'' Gencer'in, ''Sayin'' ifadesine müdahiller, ''Sayini birak'' diye tepkilerini dile getirdiler. ''Ben insanligimdan bunlari söyledim'' diyen Gencer, söyle devam etti: ''Ben insanligimdan bunlari söyledim. Türk ve Kürt ayrimi yoktur. 30 bin insani kani varken, baris nasil tesis edilecek. 3 ayda dagdan indirmek gücüne sahip olduguna inanmiyorum. O örgüt lideri degil, kapicisi veya çaycisidir. Benim yengem Kürt asilli. Agabeyim esi Kürt asilli. Iç içe girmisiz nasil ayirt edecegiz. Kiz alip vermisiz. Gerekli cezanin verilmesini istiyorum.'' -SEHIT ANALAR ADINA IDAM TALEBI- Müdahillerden Beyhan Kepenli de, ''Anneler aglamasin, esler dul, evlatlar babasiz kalmasin, acilar dinsin'' diye basladigi konusmasinda, ''Türkiye hepimizin kardeslik ve birlik içinde yasayalim sehit analari adina idamini istiyorum'' dedi. Müdahillerden Ilhami Çiçek ise, mahkemeden üç talebi oldugunu belirterek, bunlardan ilkinin sehit olan oglu Taner Çiçek'in kalan 2,5 aylik askerligini kendisinin yapmak istedigini söyledi. Çiçek, ikinci isteginin ''Türk ve müslüman olmayan sanigin idam edilmeden önce isminin degistirilerek, gerçek isminin verilmesini'' talep etti. Çiçek, üçüncü isteginin de, babasi ve oglunun sehit oldugu topraklarda, sanigin cesedinin birakilmamasini talep etti. Mahkeme Baskani Turgut Okyay, müdahil Çiçek'in son iki talebini tutanaga aynen geçirmedi ve ''sanigin cezalandirmasini istiyorum'' diye tutanaga aktardi. Sayfa basi -ANKARA 2 NO'LU DGM'NIN YEDEK ÜYESI MEHMET MARAS DURUSMALARI IZLIYOR -MARAS'IN, HEYETTE OLASI BIR BOSALMA VEYA ANAYASA'DA DGM'LERIN YAPISIYLA ILGILI BIR DEGISIKLIK YAPILMASI IHTIMALINE KARSI DURUSMALARI IZLEDIGI ÖGRENILDI -MEHMET MARAS'IN DURUSMALARI IZLEMESI IÇIN MAHKEME HEYETI TARAFINDAN HAZIRLANAN TUTANAGIN, DAVA DOSYASINA KONULDUGU BILDIRILDI IMRALI ADASI (A.A) - Terör örgütü elebasi sanik Abdullah Öcalan'i yargilayan Ankara 2 No'lu DGM'nin sivil yedek üyesi Mehmet Maras da durusmalari izliyor. Ankara 2 No'lu DGM Heyeti'nin, Maras'in durusmalari izlemesi için heyet tarafindan imza altina aldigi bir tutanagi dava dosyasina koydugu ögrenildi. Ankara 2 No'lu DGM'nin bu tedbiri, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 381. maddesinin 2. fikrasina göre aldigi belirtildi. Söz konusu fikra söyle: ''Bir celsede bitmeyecek durusmalarda maazereti dolayisiyla bulunmamasi ihtimali olan azanin yerine geçmek ve reye istirak etmek üzere ihtiyat aza bulundurulabilir.'' Saglik nedeniyle heyette bir bosalma olmasi durumunda veya Anayasa'da DGM'lerin yapisinin degistirilmesi yönünde bir degisiklik gerçeklestirilmesi halinde, Mehmet Maras, Hakimler ve Savcilar Yüksek Kurulu'nca Ankara 2 No'lu DGM'ye asil üye olarak atanabilecek. Böyle bir durum karsisinda Ankara 2 No'lu DGM'ye atanmasi muhtemel Maras'in, davanin seyri ve ''dosya mündecerati'' konusunda bilgi sahip olmasi amaçlaniyor. Bu arada, Mehmet Maras, davanin bugünkü durusmalari izleyici siralarinda, basin mensuplarinin bulundugu bölümde izledi.