Siyaset

MILITARIST SOL

veyselmeric · 13.10.2005 · 2 görüntülenme

MILITARIST SOL

Tartisilan nedir? Kürdistan sorunu nasil cözülecegi sorunudur. Cevabi aranan budur. Kürdistanli yurtsever ve devrimcilerin buna cevabi acik ve nettir. Kalkis zeminleri Kürdistan´in somut tarihsel kosullaridir. Bunun dogal sonucu Kürdistan devrim dinamiklerini kendi zemininde örgütlemek, yabanci güce ve yerli ihanete karsi savasmaktir. Bu, Kürt ulusunun kader tayin hakkina hayatiyet kazandirmaktir. Kürdistan halkida tercihini bu politikada yapmistir. Dogal olanda buydu.Bundan sasilacak bir seyde yoktur. Fakat TC devlet  „sol“unu cilgina cevirende budur. Buna TC devletinin kendiside cok kizmaktadir. Devlet kizarda  „solu“ ondan geri kalir mi? Kalmaz! Kalmamasi lazim (!) Cünkü varolus nedenleri budur. KUKM´ne karsi kalayi basmasi gecikmez. Basarda. „Kimse ülkemizi bölemez. Ülkemizi bölmek isteyenler, sadece emperyalistlerdir“ deyip KUKM veren Kürdistan halki ve politik öncü gücleri emperyalist ilan eder. Bunu yaparken  „devrimcilik“, „M-L“ zirhina bürünür. „Sinifsal“ takilir. UKTH´nin  „devrim öncesi imkansiz, devrim sonrasi gereksiz“ sosyal-emperyalist tezine hayatiyet kazandirir.Halklarin  kurtulusunu  „tek sans“, „tek care“ye mahküm eder. Asolunan KUKM´ni engelemektir. Bunun icin olmadik yaklasimlar sergiler.“Ortak vatan”, “ortak devlet”, “ortak örgütleme”, “ortak mücadele” vs. sistem kaynakli ortak literatör konusturulur. Kürt ulusunu buna mecbur kilar. Beyaz adam rolünü oynar. Türk militarizmin sol temsilcileridir. Sol maske altinda sömürgecinin kilicini gösterir. Katliamla korkutmaya calisir. Türk sol pasasi böyle buyurur. O buyurur buyurmasinada Kürt ulusunun buna itibar etmesi zorunlulugu yoktur. Cünkü buyurmalarinda sömürgeci sistem adina bir seyler kotarma cabasi vardir. KUKM´in kendi zemininde örgütlenmesi ve mücadele etmesini bosa cikarma cabasi vardir. KUKM´ni bosa cikarmak icin  “ortak örgütlenme” ve  “ortak mücadele” dedigi “tek care”ye baglama,  mutlaklastirma ve sorunu burda bogma gizli emeli vardir. Buna  “devrimci ifade”  yüklemeleri bu gercegi degistirmiyor. Tüm Kürdistanli politik gücleri  “kücük-burjuvazi” ilan edip hakaret edercesine bir yaklasim sergilemeleri sistemin kendilerine üslendirdikleri roleri geregidir.TC devletinin icazetli  “solu” varolus nedenine uygun davraniyor.  Kürtleri tehdit ediyorlar.  “Ayri örgütlenir ve mücadele ederseniz, oligarsiye manevra alani  yaratmak ve ulusal düsmanliklarin körüklenmesine zemin yaratmis olursunuz” diyerek TC devletinin Kürdistan halkina karsi sürdürdügü imha savasina mesruiyet kazandirma cabasini veriyorlar. Bu, ne demektir? Sömürgeci sistem, Kürdistan halkina  katliama varan uygulamalar yapiyorsa haklidir demektir. Cünkü onlara göre buna yol acan  “ayri örgütlenme ve mücadelede”dir. Dahasi Türk toplumu bu savasta sömürgeci sisteme her türlü destegi veriyorsa bunun sebebide  “ayri örgütlenme ve mücadele”dir. Cünkü onlara göre “ayri örgütlenme ve mücadele”  “ulusal düsmanliklari yaratiyor ve Türk emekcilerini sovenizmin batagina sürüklüyor”mus (!) Bu yaklasimda devrimciligin zeresi var midir ? Bir taraftan Kürt ulusu ezilen bir ulustur, diyeceksin. Kürdistan ilhak edilmistir diyeceksin. UKTH´ni savunuyorum diyeceksin. Fakat Kürdistan halki ve politik gücleri Kürdistan devrim dinamiklerini kendi zemininde örgütledigi ve mücadele ettigi zamanda  “olmaz” diyeceksin. Ortaliga cikip  “Kimse ülkemizi bölemez. Ülkemizi bölmek isteyenler, sadece emperyalistlerdir” deyip Kürdistan halki ve politik güclerini emperyalist ilan edeceksin.  Iste bu olmadi. Dahasi var. TC devlet icazetli sistem soluna ait üc alinti alacagiz. “Devrimcilik” adina sömürgeci sisteme nasil hizmet ettigini görecegiz.“ Kürdistan cok uluslu Türk devletinin milli baskisi altinda, yeni - sömürge durumuna girmistir.” “ Türkiye, klasik sömürge bir ülkedir.” „  Kimse ülkemizi bölemez. Ülkemizi bölmek isteyenler, sadece emperyalistlerdir.”Bu üc cümle sözkonusu cevrenin varolus nedenini aciklar niteliktedir. Niye vardirlar, niye varedildiler meselesininde acik cevabidir. Bu yaklasim mercek altina alinmalidir. Bu yaklasima göre Türk egemenlik sistemi masumdur.  Emperyalistler tarafindan  “sömürgelestirilmistir.”  Bununla neyi kotarmak istiyorlar? Bunlar acik ve nettir. Söylenenlerin tek bir anlami vardir. Bu da Türk egemenlik sisteminin yaklasim ve yaptirimlarini gizlemektir. Mevcut statükoya masumiyet yükleyerek Kürt ulusuna dayatilan statükonun sürgit devamini savunmaktir.Türk sömürgeci sistemin icazetci sol´u, “ Türkiye, klasik sömürge bir ülkedir.” der.Fakat her ne hikmetse bu “sömürge ülke”nin Türk devleti diye bir devleti var. Misak-i milli olarak tanimlanmis devlet sinirlari var. TBMM var. Anayasasi, bayragi ve ulusal marsi var. Milyonluk ordusu var. Ulusal dili ile egitimi ve kültürü var. Dahasi devlet olmanin tüm imkan ve avantajlari var. Fakat tüm bunlara karsin birileri devrimcilik adina Türk tekelci burjuvazisini masum göstermek icin  “Türkiye, klasik sömürge bir ülkedir” demektedir. Peki Kürdistan´in bu  “klasik ülke”  icindeki yeri neresidir diye soruldugunda  “Kürdistan cok uluslu Türk devletinin milli baskisi altinda, yeni-sömürge durumuna girmistir” demektedir.Bu zirvaliklardan ne anlasilmalidir?   Her ne kadar varolan kurumlar Türk ile ifade edilmis olsada  “Kürt egemen siniflari oligarsik iktidari ele gecirmis olduklari”ndan Kürtler ezen, Türkler ezilen ilan edilir. Buna birde cerceve lazim. Bu da  “Türkiye, klasik sömürge bir ülke”, “Kürdistan yeni-sömürge” olur.Bunlar olacak is midir? Hangi teoride bunun yeri var? Isin tuhaf tarafi bu söylenenler “M-L” adina savunulur. Marksist teori olali beri belki bu kadar  “M-L” adina igdis edilmedi. Ama burasi Türkiye. Olmaz diye bir sey olmaz. Olani inkar etmek, olmayani var göstermek toplumsal bir karekter olmus. Türk egemenlik sistem felsefesidir. Yansimasi  “sol”ada iz düsmüstür. Dahasi  “devlet babanin bekasi” sözkonusu olunca sag ve “sol” teklesmistir.Onyilardir  “gizli isgal esprisi” denilerek halka lades dediler. Bu  “gizli isgal esprisi”ni  cat-pat eylemlerle  “aciga cikarmak”  istediler.  Gözleri görmeyen halkin  “gözünü acmak” istediler. Bari acabildiler mi? Ne gezer! Dahasi bu politikayla kendi degisleriyle  “kitleler nezdinde devrimci hareket büyük ölcüde mesruiyet kaybetmistir.” Peki ne bekliyordunuz? Saginizla ,  “sol”unuzla bu halki özel harekatci bir topluma düsüren sizler degilmisiniz? TC devletinin  “Kimse ülkemizi bölemez. Kimseye verecek bir cakil tasimiz yok” politikasina eger sen  “devrimcilik” adina  “Kimsa ülkemizi bölemez. Ülkemizi bölmek isteyenler, sadece emperyalistlerdir” diyerek ses verirsen bu halkta Türk tekelci burjuvazisinin yayilma savas cephelerine  “en büyük asker bizim asker” deyip genclerini yolayacaktir. Halklari katliamdan gecirecektir. Dahasi kendi gelecegini karartacaktir. Iste yaratiginiz eser. Birde Kürdistan´a bakin. Bizde öyle gizli sakli bir isgalda yoktur. Hersey aleni. Isgal acik ve kaba. Cap-pat eylemlerle aciga cikarma diye bir dertte yoktur. Bu kosullarda olan bir ulus ne yapmasi gerekiyorsa Kürt ulusuda onu yapiyor. Elde silah savasiyor. “Ya Ölüm Ya Kürdistan” diyor. Buna kim karsi cikarsa ciksin karsi-devrimcidir.  Bu sag olur, sol olur önemli degildir.

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.