BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Gideon Rachman · 09.08.2006 · 1 görüntülenme
Batı medyasının Ortadoğu haberlerine verdiği değer aynı: İsrail'in acıları öncelikli, İsrail'in neden olduğu acılar ikinci sırada, Kongo veya Kürdistan gibi uzak bölgelerdeki acılar neredeyse hiç yer bulmuyor. Durumu İsrail ve Lübnan'ın açık yapısı bir nebze açıklayabilir. Türkiye'deki muhabirlere Kürt direnişinin medyada neden fazla yer bulmadığını sorun. Türk yetkililerin Kürdistan'dan haber geçmeyi imkânkızlaştırdığını söyleyeceklerdir. Araplar, basının İsraillilere daha çok değer verdiği, İsrail de dünyanın Ortadoğu sorunuyla her şeyden çok ilgilendiği iddiasında haklı Lübnan konusunda medya üzerinden de bir savaş yürütülüyor. İki taraf da çifte standart kurbanı olduğundan şikâyetçi. Araplar, Batı medyasının İsraillilerin ölümlerine Araplarınkinden daha çok önem verdiği şikâyetinde haklı. İsrailliler de, başka yerlerde daha kanlı çatışmalar yaşanırken dünyanın İsrail'in yol açtığı ölümlere odaklandığı şikâyetinde... Tabii ki, İsrail taraftarları medyanın İsrail yanlılığını kabullenmez. Fakat bir araştırmaya göre, BBC'de "Filistinlilerin bir İsrailliyi öldürmesinin haberlere girme ihtimali, İsrail'in bir Filistinliyi öldürmesinden yüksek." Batı medyasının İsrailli ölümlerini daha fazla ciddiye aldığından şüphelenenler basit bir deney yapabilir: Hizbullah'ın yüzlerce İsrailli çocuğu öldürdüğüne dair güvenilir bilgiler bulunsaydı, Batı tepkisi nasıl olurdu? İsrail yanlılarının bazılarıysa, iki tarafı eşit sürelerde temsil eden medyayı 'ahlaki denklik' kurmakla suçluyor. Diyorlar ki, İsraillileri kasıtlıca hedef alan Hamas ve Hizbullah'la, saldırıları yanıtlarken sivil ölümlerden kaçınmak için elinden geleni yapan İsrail ordusu farklı. 'Ahlaki denklik' iddiası çarpık sonuçlara gebe. İsrail'in insafsız bir düşmanla savaştığı için özgürlüğe sahip olduğunu düşünülse de, bu özgürlük sınırlı ve İsrailli sivillerden 20 kat çok Lübnanlı sivil ölürken geçersiz. Öte yandan, İsrailliler dünyanın diğer çatışmalara karşı neden ilgisiz olduğunu sorgulamakta haklı. Eylül 2000'den bu yana, yaklaşık 4 bin 200 Filistinli ve 1100 İsrailli öldürüldü. 2003'ten bu yana Darfur'da 200 bin, 1998'den beri Kongo'da da 4 milyon kişi öldürüldü. Afrika'daki ölümlere değer verilmemesi belki de hayatın trajik gerçeklerinden biri. Ama, Batı'ya yakın yerlerde yaşanmasına rağmen Arap-İsrail çekişmesinden daha az ilgi gören çatışmalar var. 'Kürt sorunu böylesine ilgi görmedi' Türkiye bir NATO üyesi ve AB'yle üyelik müzakereleri yürütüyor. Fakat 1990'larda PKK'ya karşı başlatılan kampanya çerçevesinde yüzlerce köy yerle bir edildi. 30 -40 bin kişi öldü; en azından üçte ikisini Türk tarafı öldürdü ve çoğu sivildi. Türkler, terörist PKK'nın vahşi bir düşman olduğunu savunuyor. İsrail de aynı şeyi Hizbullah için söylüyor. Peki, bir yandan bir İsraillinin hayatına bir Arabınkinden daha çok değer veren, bir yandan da İsrail ordusunun neden olduğu bir ölümü Türk veya Sudan ordusunun neden olduğu bir ölümden 'önemli' gören bu çifte standardı nasıl değerlendirmeliyiz? Batı medyasının Ortadoğu haberlerine verdiği değer aynı: İsrail'in acıları öncelikli, İsrail'in neden olduğu acılar ikinci sırada, Kongo veya Kürdistan gibi uzak bölgelerdeki acılar neredeyse hiç yer bulmuyor. Durumu İsrail ve Lübnan'ın açık yapısı bir nebze açıklayabilir. Türkiye'deki muhabirlere Kürt direnişinin medyada neden fazla yer bulmadığını sorun. Türk yetkililerin Kürdistan'dan haber geçmeyi imkânkızlaştırdığını söyleyeceklerdir. Bir neden de, 'beyaz adam sendromu'. İsrail bir Batı toplumu. İsraillilerin ölümü, benzer toplumların üyelerince şoke edici. "Bana benzeyen biri ölüyor" büyük haber. "Bana benzeyen biri öldürüyor" da... İsraillilere, diğer Batılılarla aynı standartlarda tutularak kendilerine iltifat edildiği söyleniyor. Aslında bu iltifatsız da yapabilirler. Financial Times8 Ağustos 2006
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.