BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Þeref Laþer · 30.11.2006 · 2 görüntülenme
TC hangi medeniyeti temsilen BM gözetimindeki medeniyetler ittifakı görüşmelerine katılıyor. TC nin temsil ettigi bir medeniyet yok, medeniyetsizdir. TC milli marşında batı medeniyetini “tek dişi kalmış canavar” olarak belirlemektedir. TC ve mirasçısı olduğu osmanlı devleti, medenileşmek, medeniyetleri yaşatmak katkılar yapmak şöyle dursun, medeniyetlere saldırmış, yıkmış, yok etmiştir. Yıktığı medeniyetler yerine kendisi de bir şey koyamamış, çünkü koyacak toplumsal yetileri yoktu. Dünya medeniyetlerine büyük katkıları olan Mezopotamya ve Anadolu yunan medeniyetlerinin gerçek sahipleri olan kürtleri, asurileri, ermenileri, rumları yok etmiş ve etmeye devam etmektedir. Son beş bin yıllık dünya medeniyetinin temel taşları olan bu medeniyetleri yıktıktan sonra türk devletleri geriye sadece bir yangın yeri bırakmışlardır. Türkler gelmeden önce bu topraklar hala dünya medeniyetlerinin merkezi idi, dünyanın gelişmiş şehirleri gelişmiş ekonomileri, gelişmiş pozetif bilimleri, sanat edebiyat tıp müzik mimarlık vb alanlarda en gelişmiş alanları idi. Türkler geldikten sonra işgal talan yağma ile her şeyi yakıp yıktılar, her şeyi kendi ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırdılar. Bu gün artık bu topraklar, mezopotamya ve Anadolu artık dünyanın gelişmiş bölgeleri değil en fakir bölgeleri haline getirilmiştir. Türkler eski uygarlıkları yok etti, anadolu ve mezopotamya yı medeniyetler mezarlıklarına çevirdiler. Bu yıkıntıları da türistelre göstererek para kazanmanın yollarını da buldular yoksa bugün esamesi bile okunmazdı. Eski uygarlık merkezlerinde bugün kılıç-kalkan kültürü ve her on yılda bir darbe yapan bir ordu örgütlenmesi kalmıştır. Bunlar tarih oldu, bugün durum değişmiştir diyenler olabilir. Hayır hiç birşey değişmemiştir. TC hala uygarlıkları yakıp yıkmaya devam ediyor. TC devlte bir ulus yaratmak bir dil bir vatan, bir din, yaratmak için diğer halkları yok etmek, vatanlarını işgal etmek, dilerini dinlerini yasaklamak ihtiyacını duyuyor. Bugünkü yöneticiler bu süreç hala bitmemiştir diyorlar. Bitmiyen ne, kürtler. Rumları ermenileri yok ettiler, kürtler kaldı. Şimdi buna çalışıyorlar.Din de dil de kültür de, teknik de medeniyetin birer unsurudurlar. TC, dile dine kültüre düşmandır. Teknik ise askeri ihtiyacına hizmet ederse kabullenirler.Dünya edebiyatının atası sayılan ermemi edebiyatını TC yasaklayıp yok etti. İslam dinin dili olan Arapçayı TC sınırları içinde kulanmayı yasakladılar hatta ezan ve duaları türkçeleştirmeye çalıştılar. Hırıstıyan dinin peygamberi İsanın ana dili olan aramice konuşa hatay ve mardindeki halk topluluğunu TC yok etti. İşgal ettiği bu topraklardaki kilise ve senagogları camiye çevirdiler hala da hırıstıyanların ilk kiliselerinde ayakta kalanları bir kaç kiliseyi de kulanıma açmıyorlar. Dünyanın ilk yazılı dili olan kürtçeyi yasakladılar ve hala yazı dili olarak kulanılmasını engelleyor yok etmeye çalışıyorlar. Gün dil teorisi ile bütün dillerin türkçeden türetildiğini söylüyorlar ve herkesin türkçe konuşmasını kanuni zorunluluk haline getirmişlerdir. Ermenilerin kürtlerin rumların danslarını türkülerini siirlerini kaynak vermeden türkçeleştiriyorlar. Kendilerine ait medeniyet karşıtı mehter marşı ile kılış-kalkan oyunu dışında yarattıkları büyük kültürel bir değer yoktur.TC ila AB arasındaki müzakere esasında türk devletini medenileştirme çabalarıdır, ama türkler bunu kendi kimliklerinden taviz olarak algılamakta ve pazarlıklar yapmaktadırlar. Yeter bu kadar taviz, daha fazla beceremeyiz dercesine kendi öz yıkıcı kimliklerinden, ateş gücünden vaz geçmek istemiyorlar. Eski uygarlıkların sahipleri olan rum ermeni ve kürtlere, AB tarafından azınlık hakları çerçevesinde varlıkları garanti altına alınmak isteniyor ve doğal ihtiyaçları karşılanmak isteniyor. Türklar Avrupada her köşeye dernek ve cami kuruyor mal alıp satıyor ama bir Avrupalı türkiyede dernek kuramaz, vakıf kuramaz, kilise açamaz, var olan kiliselerini onaramaz. Türkler avrupada dillerini eğitim ve yayın alanında rahatça kulanır ama TC sınırları içinde kürtler rumlar ermeniler kendi dillerini eğitim ve yayın alanında istedikleri gibi kulanamaz. Çünkü devletin mülkü olan millet ve vatan bölünür korkusu yaşıyorlar, çünkü kendi askeri güçleri olmazsa daha medeni ve kültürlü köklü ulusların türkleri doğal asimile edeceğini haklı olarak düşünüyorlar. Krileteler medeniyet olunca, askeri güç devreden çıkarılırsa, daha medeni daha kültürlü daha köklü olan ulusların digerlerini etkiliyeceği ve zamanla asimile edeceği açıktır. Bütün katliam ve soykırımlara rağman türler diger halkları asimile edemediler çünkü, yok etmeye çalıştıkları toplumların kültürleri ekonomik ve toplumsal düzeyleri türk toplumundan daha ileridir. Türk toplumu yok etmeye çalıştığı toplumları kendisini benimsemeye özendirecek bir özellikleri yok ve onları hazmedecek bir seviye ve gücü yoktur. Bu nedenle askeri güçlerini devreye soktular ve hala da ateş gücü ile kendisinden daha güçlü kültüre sahip kesimleri yok etmeye korkutmaya çalışmaktadır.Türk toplumu medeniyetten askerligi anlıyor. Sanatı askeri sanat bilirler, teknolojiden askeri gücü geliştiren silahı anlarlar, kültürleri askeri anıların anlatımıdır. TC ve sahiplendiği Mirası, dünya medeniyetlerine bir katkılarından bahsedilecekse bu askerlik alanındadir, ki dünya böyle bir medeniyeti kabullenmiyor. Türk asker doğar asker ölür. Dinlerarası, medeniyetlerarası diyaloğ amacıyla Türkiye ye giden Papa nın eline bile türk bayrağı verip dalgalandırırlar ve kendi gücü karşısında huşu ederler.TC kendi hakimiyet alanında dünya da geçerli evrensel değerlerin yeşermesine müsade etmemiştir.istisnai olarak türk toplumunda hakim resmi kültür dışında dünya ya bakan, olayları askeri bakış açısı dışında degerlendirebilen kişiler çıkmışsa bunlar hemen hain ilan edilerek yok edilmiştir. Halkın kendi kendisini yönetmesini savunan ve bütün dinlerin felsefesenin aynı olduğunu söyliyerek hırıstıyan ve müslümanları türk kürt rum bulgar romen ayırımı apmadan örgütliyen şeyh Bedretini, TC nin öncelleri idam etti, hakça düzeni savunan Pir sultanı yine bunlar astı, sosyalizmi savunanları bunlar katletti. Diger halklara kültürlere düşmanlıkları bir tarafa kendi toplumunda bilimsel düşünenlere evrensel degerleri benimsiyenleri yakın zamanda nasıl hain ilan ettikleri bilinmektedir. Orhan pamuk, orhan kemal, yarar kemal, Deniz gezmiş, ibrahim kaypakkaya, mahir çayan, mustafa suphi, vb resmi türk medeniyetsizliği dışında olaylara bakıp evrensel değerleri benimsedikleri için hain ilan edilmişlerdir. Medeniyetler itifakı çalışmasına katılan TC başbakanı T.Erdoğanın kendisi, diger din ve kültürlere sahip halk topluluklarına saldırılar düzenleyip talan yapan akıncılarların mirascısıdır ve onların savunucusudur. Gençliğinde akıncılar örgütünün sorumluğunu yapmıştır. Böyle talancı bir geleneği savunan biri hangi medeniyeti temsil edebilir.Günümüz dünyasında, sosyalist blokun çöküşü gelecek konusundaki arayışlarda din ögesini öne çıkarmış, dünyaya hakim olan batının hırıstıyanlığına karşı islam dini çıkarılmış, islam dini politik bir kimliğe sokulmuştur. Günümüzde giderek derinleşen islam – hırıstıyan çatışmasını yumuşatmak diyalog yollarını bulmak için bir ihtiyaç varsa, bunun muhatabı da TC değildir. Medeniyetler arası itifak, dinler arası itifaka indirgemek yanlıştır, ki böyle olsa bile bunun muhatabı Mekke vatikan dır, hırıstıyan müslüman din adamlarıdır.TC müslümanların halifesini kovduğu gibi ortodoksların dini liderliğini yapan kostantinopolis patrikliğini eyup kaymakamlığının bir memuru haline getirmiş, kıpırdıyamaz hale getirmiştir, türklüğü hizmete memur kılınmıştır. TC nin kültüründe diyalog, tolerans, uzlaşma, demokrasi, medeniyet kavramları yok, ya teslim alma ya yok etme ikilemi vaardır. Böyle bir gerçekliğin, medeniyetler itifakında yeri yoktur. TC ve yetkililerin dünya medeniyetine sunacakları birşeyleri yoktur.Batı medeniyeti ortadoğuda diyalog arıyorsa, TC ile değil, TC ile savaşan güçlerle diyaloga geçmelidir.Bunların başında da Kürtler geliyor. Mezopotamya medeniyetlerinin mirasçıları, bugün ortadoğuda bütün halklara referans olacak politik yaklaşımları, dinlere, dillere, kültürlere saygıyı savunan, yaşatan bir kürt gerçekliğine karşı silahın arkasına sığınarak varlığını sürdüren bir türk gerçekliği ile diyaloga girmek dünya medeniyetlerine hizmet değil hezimet getirir. Tarih bunun tanığıdır. Dünya medeniyetin yıkıcılarıyla değil, medeniyetin yaratıcıları ile diyaloğa geçmelidir. Silahların gücü ile medeniyetler yaratılmaz, medeniyetler arası diyalog kurulamaz.Papa türkiye ziyaretiyle hacı olduğunu söyledi, diyalog istedi, TC yetkilirini muhatap aldı. Hacılığı hayırlı olsun, ama medeniyetler arası diyalog elinde türk bayrağı ile istemesi hayırlı olmıyacaktır. Medeniyetsizlerle medeniyetler arası diyalog kurulmaz. Orta doğuda medeniyetler arası diyalogun muhatabı kürtlerdir. Papa yanlış adrese gitmiş silahlara teslim olmuştur
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.