Siyaset

Manzara Bu mudur Budur!

Sinan KARAÇALI · 08.06.2006 · 2 görüntülenme

 Bugün size zamanın behrinde olmuş bir hikaya anlatayım. Köyün birinde zat-ı muhteremin biri amansız bir hastalığa yakalanmış. Kendini köyün dirlik ve düzenini “koruma ve kollama” sorumlu merci ilan etmiş. “Bir bilen” ya! Köylünün her işine müdahale edermış. Terör estirirmiş. Dövmediği adam bırakmazmış. Köylü elinde ilallah eder hale gelmiş. Köylü oturmuş tartışmış. Zat-ı muhteremin hasta olduğuna karar vermişler. Bu beladan kurtulmak için zat-ı muhteremi tedavi etmeye karar vermişler. Baş vurmadıkları kapı bırakmamışlar. Hacı-hocadan nuska yaptırılmış, şeyh’e üfürtülmüş, götürmedikleri doktor bırakmamışlar. Zat-ı muhteremin iyileşeceği yok. Köylü çaresiz, nereye baş vuracağı, ne yapacaklarını bilemez hale gelmişler. Birgün bu çaresizliklerine çare ararlarken köyün delisi akıllarına gelmiş. Birde ona baş vuralım demişler. Toplu halde ona gitmişler. Sorunlarını anlatmışlar. Kendisinden yardım istemişler.Bizim deli uzun uzun düşünmüş ve “Bu zat-ı muhterem daha evel ne iş yapardı?” diye sormuş. Köylü hep bir ağızdan “Türk ordusunda uzatmalı çavuştu efendim” demişler.Deli, “Hımmmm...O zaman bu iş kolay” demiş. Köylünün yüzü gülmüş. Gayrı ihtiyari hep bir ağızdan “Nasıl olacak bu iş efendi?” diye bağırmışlar.Deli kendinden emin olarak, “O itoğlunu köy muhtarı yapın. O iyileşir, sizde kurtulursunuz” demiş.Köylü aynısını yapmış. Ama yapmaz olsunlarmış. Zat-ı muhterem giderek daha da azmış. Hemde muhtarlık zırhına bürünerek. Bugünkü Türkiye’deki siyasi manzaraya baktığımda hep bu hikaye aklıma gelir.Her köşe başında bir çetenin mantar gibi bitmesi tesadüfü müdür? Hele çete başları ve elemanlarının emekli General ve polis amirleri olması tesadüf olur mu?Alışkanlık o ya! Türk egemenlik sisteminde ordu, imtiyazlı tek kurumdur. Çünkü iktidardır. TC devletinin kuruluşundan bugüne bu böyledir. Eleştilemez, dokunulamaz, hesap sorulamaz, yargılanamaz konumdadır. Böylesi bir sistemin “demokratik hukuk devleti olduğu” ve “yargı bağımsızdır” aldatmacasına kargalar bile güler. Türkiye’de “demokrasi var”, “yargı bağımsızdır” demek demokrasi ve adaletle alay etmek demektir. Türkiye’de ne demokrasi var ne de yargı bağımsızdir. Çünkü TC devleti “demokratik hukuk” devleti değildir. Bu nedenle yargı ordunun güdümündedir. Eğer böyle olmasaydı Genelkurmayın emriyle devletin bir savcısı bir kuvvet komutanı hakkında yargılanmalıdır dedi diye görevinden el çektirilmezdi.Bu kanıksanmış bir uygulama. Muhalefeti, aydını ve solun topyekün olarak hükümete karşı ikidebir orduyu göreve çağırdığı bir ülkede yargının bağımsızlığı dahil, demokrasinin esamesi okunur mu? Hükümet, “kimse ordumu eleştiremez, yıpratamaz” deyip ordu dalkavukçuluğu yaptığı bir ülkede işler niye böyle yürüyor deme hakkı var mıdır?Sen, hükümet-muhalefet, sağ-sol, resmi-sivil kesiminle, yani toplum olarak sistemin “koruma ve kollama” görevini orduya verirsen, imtiyazlı tek kurum mertebesine oturtursan, iktidar erkini ona kaptırırsan sonuçta olacağı budur.Adam ister emekli veya olmasın. Sistemin kendisine biçtiği bir rol var. O da bunu tepe tepe kullanıyor. Ogünden sonra şikayet etmenin kiymeti harbiyesi olmaz.  Şikayet etsen bile bunu takan kim olur.Olacak olan ortadadır. Her köşe başında “sistemi koruma ve kollama” çeteleri oluşur. Hepside imtiyazlı “iyi aile çocukları” olur.Onlar tepinir, ahalide ayak altında ezilir. Ol manzara budur. İtirazı olan var mı? Yok canım! Olur mu öyle birşey!Hiç bilmez miyiz, Türk toplumunun ezberini?“En büyük asker bizim asker”(!)Karşımızda hasta ve paranoyak bir toplum var. Sistem toplumun resmine uygun. Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş. Türk denilen ucube toplum hasta ve parayonak. İnsanlığın geleceği için kesin karantinaya alınma mecburiyeti var.Bu işi kim yapacak diye sorulursa, iç ve dış dinamikler sayılır. Peki iç dinamiklerden ne haber? Geç onları. Hepsi Kürd’e karşı seferberlik halinde. Linç operasyonlarında. Kendi kurtuluşunu da sağlayacak olan KUKM karşısında yer almakta. Peki dış dinamikler bu iş için yeterli mi? Gelin güvey AB, bununla baş edebilir mi? Sanmıyorum. Neden mi? Çünkü onlar, “Türk imajı”nı kurtarma peşinde. Çıkar dünyası.O halde mesele açık ve net. Kendimizi kandırmanın bir alemi yok. Bu ceberut toplumun değişeceği yok. Böyle bir derdi de yok.Kürdlere yol göründü. Nereye mi? Kendi bağımsız dünyalarını kurmaya.Kürd dünyasında buna itirazı olan var mı? Olabilir! Ama onlar, bizden değildir.08 Haziran 2006

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.