BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Le Figaro · 01.11.2006 · 1 görüntülenme
Mam Celal’in Paris Seferi ! Çarşamba günü resmi görüşmeler yapmak amacıyla Fransa’ya gelen Federal Irak Devlet Başkanı sayın Talabani’yle Le Figaro Gazetesi Salı günü bir söyleşi yapmıştı... Bu söyleşiyi kısaltarak Newroz Com okuyucularına sunmak istiyoruz.. Le Figaro’nun Irak’ta iç savaşın engellenme ihtimaline ilişkin sorusuna Sayın Talabani “Irak’ın tüm siyasal sorumlular için şiddetin bir seçenek olmadığını, ulusal uzlaşı sürecine girdiklerini, iç savaşın engellenebileceğini, fakat bugün karşı karşıya kaldıkları şiddetin sadece mezhebi olmadığını, eski rejim yandaşlarıyla bütünleşen dış teröristlerin tehdit teşkil etiğini, bu çevreler Irak’ta diktatörlüğü yeniden tesis etmek ve karanlık eski günlere dönmek istiyorlar” diyor.. Ayrıca sayın Talabani her gün yaşanan sivillerin ölümü beraberinde paramiliter reaksiyonları getirdiğini ve bu durumun ortadan kaldırılması gerekir diyor... Ülkede stabil bir yapı inşa etmek için 2 yolu izlemek zorundayız: Güvenlik güçlerinin daha iyi bir şekilde hazırlanması ve araç ve gereçlere kavuşturulması ve ulusal uzlaşı projesinin güçlendirilmesi gerekir. Irak’ta milis yapılarının yeri meselesinde ise sayın Talabani: Her Iraklının, kanuna ve insan haklarına, barışa, demokrasiye, özgürlüğe ve Anayasaya bağlı kaldığı taktirde yeni Irak’ta bir yeri vardır. Yasal olmayan silahlara gelince, bunlar hükümetin kontrolune geçmeliler. Biz milisleri silahsızlandırıp, güvenlik güçlerine katmak zorundayız. Biz yıllarca Saddam diktatörlüğüne karşı mücadele edenlerle ve son dönemlerde silah alanlar arasında ayrım yapmalıyız. Milislerin entegrasyonu bir ekonomik, askeri ve güvenlik planı dahilinde gerçekleşmelidir. Peşmergelere gelince onlar yıllarca Kürdleri Kuzeyde savundular ve diktatörlüğe karşı savaştılar.. Onlar, bölgesel güvenlik güçlerine, polise ve sınır koruma güçlerine entegre oluyorlar. Amerikanın askeri güçlerinin geri çekmesi meselesi sizi kaygılandırıyormu ? sorusuna ise sayın Talabani: Irak’ın siyasal güçleri arasında bir konsansus var ki Amerika’nın ani bir şekilde Irak’tan çekilmesi hem ülkemiz, hem Ortadoğu ve hem de dünya için bir katastrof olacak, diye.. Amerika’da hem Demokratlar ve hemde Cumhuriyetçiler arasında bu tespit konusunda bir görüş birliği var. Avrupa’da da böyle bir anlayışın oluşmasını umut ediyorum. Koalisyon güçlerinin geri çekilmesi, ancak Irak güvenlik güçleri güvenliği sağlamaya başladığı an sözkonusu olabilir.. Üzerine yağunlaşması gereken konu, Amerikan askerlerinin geri çekilmesi değil, Irak güvenlik güçlerinin bölgede güvenliği sağlama meselesi olmalıdır, dedi. Amerika’nın Irak üzerindeki denetimini bırakma meselesinde ise sayın Talabani: Irak bağımsız bir ülkedir. Bir parlamentosu, bir hükümeti ve cumhurbaşkanı var. Bunlardır, Irak halkı için karar verenler. Elbette biz Amerikalılara ve diğer müttefik güçlere danışıyoruz. Tabi ki çok uluslu güçler Irak’ın güvenliği meselesinin içindeler. Fakat, Iraklılar ülkeyi yönetiyorlar. Nuri Maliki, askeri güçlerin genel komutanıdır ve Irak güvenlik dosyaları onun denetimindedir. Gerila gruplarının politik sürece entegrasyonu meselesinde ise sayın Talabani: Bazı gruplarla ilişkiler sürüyor. Geçmişte onlarla yürütülen görüşmeler silahsızlandırmayla sınırlıydı.. Şimdi, Ulusal Uzlaşı planı çerçevesinde politik sürece entegre konusunda görüşmeler var... Şimdi Ulusal Güvenlik Konseyinde bir genel af projesi görüşülüyor. Bu süreç suçsuz Iraklılara karşı suç işlemeyenlere ve oy pusulasını kaleşinkofa tercih edenlere açılmıştır. Demokratik bir Irak’ta Baas hareketinin yeri olup olmadığı meselesinde ise sayın Talabani: 40 yıl boyunca Baas kendisi dışında tüm politik oluşumları yasakladı. Bugün Baasçıları cezalandırmak normal görünüyor.. Eğer suç işlememişlerse bireysel olarak, Baas partisi üyesi olarak politik yaşama katılabilirler. Niçin El Qaide’nin Irak’ta bu kadar güçlü olduğu yönündeki soruya ise sayın Talabani: El Qaide güç kaybediyor. Onları gücü Saddamcılarla olan ittifaktan ve dışardan aldıkları ekonomik destekten kaynaklanıyor. Ama, Anbar bölgesindeki sünni aşiretler El qaide ile çatışmaya başladılar, çok sert çatışmalar oldu. Federal Irak’ta kim petrolu işleyecek yönündeki soruya ise sayın Talabani: Anayasa göre petrol kaynakları merkezi hükümet ve bölge hükümetlerinin görüş birliği neticesinde işlenecek.. Unutmayınız ki bir federasyon konusunda yeniyiz. Şimdi Irak’ta petrol meselesi çerçevesinde sert tartışmalar yürütülüyor. Benim bir antlaşmaya varacakları konusunda güvenim var. Çünkü, tüm taraflar Anayasa taraflar Anayasa’ya bağlılar. Ya Kürdler diye sorulan soruya ise sayın Talabani: Kürdlerin kendi kaderin tayin hakkı var.. Onlar bu haklarını Federal Irak için de kendi parlamentolarını seçerek kullandılar. Irak devletinin olmadığı söyleniyor yönündeki soruya sayın Talabani: Eğer biz, merkezi, güçlü, bir tek adam ve parti tarafından yönetilen bir Iraktan söz ediyorsak gerçektende Irak devleti yok. Eğer biz demokrasi ile birleştirilen bir Iraktan söz edersek bu doğru değildir. Saddam Hüseyin’e karşı savaşa karşı çıkan Fransa’ya mesaj konusunda ise sayın Talabani: Benim bu ziyaretimin amacı ilişkilerimize yeniden ivme kazandırmaktır.. Geçmiş geçmişte kaldı. Ben arkama değil önüme bakıyorum. Bizim Fransa halkıyla tarihi bağlarımız var , özgürlük, eşitlik ve kardeşlik gibi tarihi değerleri ülkemize taşınmak istiyoruz. Bizim için savaş iyi bir seçenek değildi. Ama tek seçenekti.... dedi Not: Le Figaro gazetesinden özetliyerek çevirdim Rojgar Merdoxi
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.