Siyaset

Mam Celal, Irak Cumhurbaskaniligi Yeminini Ettiginde Sol Ayagini Birazcikta Olsa

Sinan KARAÇALI · 12.01.2006 · 2 görüntülenme

 „Irak“ ve diğer sömürgeci „ülke“lerin parçalanması kaçınılmazdır! Ne „Irak“ diye bir ülke, ne de „Irak ulusu“ diye bir ulus vardır. Var olduğu sayılanın ise 1.Dünya saşaşında İngiliz emperyalizmin Kürdlerin başına ördüğü beladan başka bir şey değildir.Kürd milleti, o zaman’da bu belayı başından savmak için dünya da ilk anti-emperyalist ulusal kurtuluş savaşı verdi. Siz sömürgeci Türk egemenlik sistemin yedek lastiği olmuş ırkçı Türk solcularının iddialarına bakmayın. Dünya da ilk anti-emperyalist ulusal kurtuluş hareketi Kemalist hareket değil, Mahmut Berzenci hareketidir.Berzenci hareketi, emperyalist güçlerin bombardımanları ile tasviye edilirken, Lenin’in başında bulunduğu SSCB’de ezilen Kürd milletinin destekleyicisi değildi. Dahası Kürd milleti, SSCB’nin varoluş süresince hışmına uğramaktan kurtulmadı. Dikkat edilsin Kürd milletinin tüm ayaklanmaları Lenin ve Stalin başta olmak üzere tüm SSCB yönetimleri tarafından sömürgecilerimize verdiği siyasi, diplomatik, ekonomik ve askeri destek vasıtasıyla yenilmişlerdir.SSCB ve bağlaşık devletlerin –ki bunların başında Kemalist Türkiye gelmekteydi- çıkarı gereği sömürgecilerimizin toprak bütünlüğünün savunucularıydılar.Lenin’in SSCB tarafından devr alınarak sürdürülen ve bugünde Putin’in Rusyası tarafından devam ettirilen bu politıka Çarlık Rusyası politıkasıydı..Bugüne kadar Batılı emperyalist devletlerinde Kürd-Kürdistan politıkası tıpkı Çarlık, SSCB ve bugünün Rus devlet politıkasının aynısıydı. Bu politıkayı Kürd millet egemenlik gaspı temelinde Ortadoğu’ya verilen statükoyu kurumak olarak tanımlamak mümkündür.Bugün bu statüko ABD’in BOP ile değiştirilmek istenmektedir. ABD yetkililerinin açıklamaları ve pratikleri bu yöndedir. Kürd milletinin çıkarı da bu politıkadadır.Kürd politik önderliği, Kürd milleti lehine doğan bu yeni koşulların gereğini gözetleyerek kendini örgütlemek, pratikleştirmek ve doğan bu fırsatı çok iyi değerlendirmek zorundadır.Bu bağlam da ülke ve millet politıkası yapmak, hedef olarak önüne bagımsızlık, bölünmüş ülke ve millet birliğini koymak zorundadır.Güney Kürdistan’da bu fırsat yakalanılmıştır. Fakat Kürd önderliği, “Irak’ın toprak bütünlüğü”, ”Irak ulusal birliği”, ve „Irak’ı yeniden inşa etme“yi önüne görev olarak  koymuştur. Bunun kabullenilecek bir tarafı yoktur. Bunun altında nasıl çıkacaklarını bilemiyorum. Ama şunu görebiliyorum. Kürdistan adım adım bağımsızlığa gidiyor.Kimse seçimlere bakıp aldanmasın. Irak’ta seçimlerin yapılıyor olması demokrasiyle uzaktan yakından bir alakası yoktur. Şu an Irak’ta yapılan seçimler mevcut siyasal güçlerin birbirine karşı güç gösterisinden öte bir anlam taşımıyor. Dahası suni olarak oluşturulan Irak’ı adım adım bölmeye sürüklediği herkesin ortak kanısıdır.Kürd tarafını saymasak Irak’ta yapılan seçimlerim Arap siyasal kesimin gönülü olarak kabullendiği bir durum değildir. Arap Suni kesimin seçimleri hazmetikleri söylenemez. Şii kesime gelince bu fırsatan istifade tarihlerinde iktidar olamamanın rövanşını alma aracı gözüyle baktıkları söylenebilir. Yoksa savundukları dini esaslara göre seçim tercihleri değildir. Şeriatçıların demokrasinin birleşeni olarak görmek akıl karı değildir.Bu mevcut güçler, birbirlerinin boğazını sıkmak için zaman kollamaktadırlar. Bu bağlam da Kürd önderliğin “Irak’ın toprak bütünlüğü”, ”Irak ulusal birliği”, ve „Irak’ı yeniden inşa etme“ görevi olamaz. Güney Kürd önderliğin “Bir elimiz Bağdat hükümetinde olması gerekir“ düşüncesinin perde arkasını bir yana bırakırsak, bir yanıyla Irak’a karşı altına girdikleri taahütler yabana attılacak gibi değildir.Irak Cumhurbaşkanlığının hak ve görevlerini düzenleyen Irak Anayasasının ilgili maddelerine bakıldığında başta Celal Talabani olmak üzere Güney Kürd önderliğin büyük bir sorumluluk ve risk altına girdiği görülmektedir.Madde 65 : „Cumhurbaşkanı, Devletin Başkanıdır. Vatanın birliğinin sembolüdür. Ülkenin egemenliğini temsil eder. Anayasaya bağlılığın temeinat altına alır. Irak’ın bağımsızlığının, egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün yasalara uygun olarak korunması için faaliyet gösterir“Madde 59/6 a) : „Millet Meclisi“nin mutlak çoğunluğunun öne sürdüğü bir gerekçeyle Cumhurbaşkanını yargılamak“,                    b) : „Milletvekilerinin mutlak çoğunluğunun talebi üzerine Federal Yüksek Mahkeme tarafindan suçu sabit bulunduğu takdirde, aşağıdaki suçlardan herhangi birini işlemesi nedeniyle Cumhurbaşkanını görevden alarak“,       1. Anayasal yemini ihlal       2. Anayasa hükümlerini ihlal       3. Vatana ihanet.”Celal Talabani, Cumhurbaşkanlığı yemini edip bu taahüt altına girerken sol ayağını birazcık yerden kestiğini sanıyorum.“Bir elimiz Bağdat hükümetinde olması gerekir“ yaklaşımın ruhuna uygun kendince bir yolunu bulduğuna inaniyorum. Yoksa yükümlendiği sorumluluğun gereği ortadadır.Celal Talabani, bunun gereğini ne kadar yapıyor bilemiyorum. Riskli bir taahütün altına girdiği açıktır. Bu bir yana, fakat Kürd önderliğin bu Anayasa hükmüne göre davranılması  doğru mudur meselesi tartışılır. Pratikte işlerin farklı bir kulvarda yürüdüğünü biliyorum. Fakat bu değilde işler Anayasa’da öngörülen mantığa göre başarıyla sürerse Kürd milleti kaybetmiştir demektir. Yok bu değilde „Bir elimiz Bağdat hükümetinde olmalıdır“ gereğine uygun davranılıyor ve “fırsatları kollama” mantığıyla hareket ediliyorsa yarın Arapların Mam Celal’ı “vatana ihanet”le suçlayacağı kesindir. Gelişmelere uygun olarak Mam Celal, bağımsız bir Kürdistan’dan yana tavır koyacağından eminim. Bu da yükümlendiği Anayasa hükümlerine göre ters düşmektir. O zaman Mam Celal, Araplar tarafından “vatana ihanet” suçunu işlemiş biri olarak ilan edilecektir. İnaniyorum ki, Mam Celal, bunun farkındadır.Yıllarını Kürdistan davasına adamış bir Mam Celal, güçlü bir Irak için çalışamaz. Güçlü bir Irak, Kürd milletinin çıkarına değildir. Irak’ın inşasına düşenen her taş sonunda Kürd’ün kafasında kırılmaya hazır Arap’ın elinde bir silah olacaktır. Kürd siyasal önderliği, Kürd milletinin kafasında kırılacak taşı Arap’ın eline veremez. Bundan eminim.12 Ocak 2006

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.