BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Ferid Esaserd* · 17.04.2007 · 1 görüntülenme
Kerkük şehrinin durumunu normaleştirmekle görevli Komisyonun kararlarını Irak Temsilciler Meclisine göndermekle, Irak Arap yöneticilerinin Anayasa’nın 140.maddesini uygulama meselesini ciddiye almadıkları düşüncesine neden olmaktadır.. Bundan bir ay önce de Başbakan ve Petrol Bakanı hiç bir şekilde Anayasa’nın 140.maddesinin ruhuna ve Komisyonun kararlarına uymayan bir karar almışlardı. Söz konusu olan yetkililer Kerkük Petrol kompanyasına ait evlerin orada oturanların mülkiyetine geçirilmesi konusunda onaylarını vermişlerdi. Bu evlerin verilmek istendiĝi kesimin %95 oranı dışardan Kerkük’e getirilip yerleştirilen Araplardır.. Irak Arap yöneticileri 200 bine yakın Arab’ın eski yerlerine geri gönderilmelerini reva görmüyorlar. Ama aynı zamanda 35 yıl boyunca Kürdleri stratejik yerleşim alanlarından uzaklaştırmasını olaĝan bir iş olarak gördüler. Bu düşencenin ırkçı boyutları açık ve ortadır. Bu düşünce, barış ve adil bir temelde bir devletin oluşum ruhuna denk düşmüyor, Arap ve Kürdlerin siyasal bir yapı icinde uzun vadeli bir arada yaşama meselesinde umutsuzluĝa neden olmaktadır. Irak Başbakan’ının 140.maddeyi uygulamamak için giriştiĝi kaçamak siyaset, Arap ve Kürdlerin karmaşık ilişkileri hakkında bilgi sahibi olan birileri yapamaz... Irak Basbakanı ve aktüel siyaseti: 1) 140.maddeyi uygulamak için yanlış bir yola sapmakta , maddenin içeriĝinin tatbik edilmesi önüne engeller çıkartma ve sözkonusu maddenin uygulama sürecini askıya almaya götürmektedir. 2) Kendi hükümet programının bir maddesi olan 140.maddeyi tatbik etmemektedir.. Kendisi imzasının altında bulunduĝu ve kendisinin tatbiketme sözünü verdiĝi hükümet programını uygulamaya konulması için üzerine baskı uygulanmaktadır. 3) Kendi hükümeti için sorun yaratmakta ve ülkedeki bütün siyasal rejimi tehlikeye sokmaktadır. Çünkü, her ne bahane adı altında olursa olsun Anayasa’yı uygulamamak var olan siyasal süreci sakatlıyor. Maliki’nin hiç bir hakkı yok Hükümet programında ve Anayasa’da gönlüne geleni uygulamak ve gelmiyenleri birakmaya... Gerçek ise Anayasa maddeleri ve hükümet programı birbirlerini tamamlamaktadır.. Bu anlamda ya hepsini uygularsın yada hiçbirini uygulamsın.. Başbakan Maliki’nin yaptıkları dünyanın hiç bir yerinde bir örneĝi yoktur.. 4) Dış baskıları reva görüyor, ama kendi vatanlaşlarının iç baskılarına kulak vermeye utanıyor. Bu dışarıya yönelik eĝilim Kürdlere eski rejimin siyasetini hatırlatmaktadır. Baas rejimi 1975 yılında Kürdlerle anlaşacaĝına Iran Şahı ile anlaşarak Şatul El Erebi’nin yarısını ona verdi. 5)Başbakan, Kürdler ve Araplar arasındaki en karmaşık sorunun çözümüne ön ayak olup iyi notları alacaĝına, kaçıyor, sorunu daha karmaşıklaştırıyor, durumu içinden çıkılmaz bir ortama sürüleyerek önümüzdeki işleride zora sokuyor. 6)Kürdler siyasi bir ilişkinin çerçevesi içine girmek için kendilerini izole etmemek için büyük bir çaba veriyorlar.7) Eski rejiminin yıkımından sonra siyasi meydana çıkan ve yeni Irak’ın temelini atan büyük ve önemli siyasi müttefik tehdit ediliyor. 8) Öyle bir ortam oluşuyorki, Irak’ın 3 temel bileşkenin normal ve sorunsun bir ortamda birlikte yaşamaları zahmet olacak. Sonuç olarak Basbakan’ın hükümet programını ve Anayasa’yi uygulamama tutumu halkın sorunları çözmediĝi gibi rejimide zora koşuyor.. *Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Çeviri: Rojgar Merdoxi
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.