Siyaset

Lozan Antlasmasi Hükümsüzdür Kampanyasi Niye Olmasin? / Hasan H. YILDIRIM

Alixan Aras · 03.01.2006 · 2 görüntülenme

 2006 yıllı bir anlamıyla Kürd milletinin ezeli düşmanlarıyla rövanş yıllı olacaktır. Kürd milleti, bu yılla çok şey sığdırmaya ve kaybettiklerini birer birer almaya çalışacaktır.   Kendini yeniden küllerinde yaratma çabasını verecektir. Kendini nihayi zafere endeksleyecektir. Bunun bir çok yolu olmakla beraber esas olarak Lozan Antlaşmasını geçersiz kılmaktan geçer.Kürd-Kürdistan’a dayatılan inkar ve imha politıkasının tüm uygulama ve sonuçları Lozan Antlaşmasından kaynağını bulmaktadır. Kürd milletinin başına gelen tüm belalar bu antlaşmadan kaynaklanmaktadır.Bağımsızlığına ve bölünmüşlüğüne son vermek istiyorsa bu antlaşmayı geçersiz kılmak için büyük bir çaba vermesi gerekmektedir.Kürd milleti nezdinde Lozan Antlaşması hükümsüzdür. Fakat dünya güç merkezlerin dayatmasıyla bu antlaşmanın varlığı sürmektedir.Kürd milleti, bu konuda ne yapabilir meselesine geçmeden evel dost ve düşmanlarımızın sorunumuz hakkında ne dediklerine kısaca bakmakta yarar vardır."Ortadoğu'da bağımsız bir Kürt devletinin kurulmasına karşıyız. Ortadoğu'da sınırların değişimine karşıyız." Rusya. Çin ve AB’nin “Kürt politikası” çerçevesi budur. Papa John Paul, „Kürdlerin tarihten gelen derin özlemleri karşılanmalıdır“.Bunun tercümesi, Kürdler bağımsız devletlerini kurmalıdır.İsrail eski Cumhurbaşkanlarından Ezer Weizman, „Kürtlerin var olduklarından bu yana despotizme maruz kaldıkları düşüncesindeyim. Her zaman dağlarda yaşamak zorunda bırakıldılar ve hiçbir zaman düze inme olanağı bulamadılar. Öyleyse niçin yardım elini uzatmayalim?“Alehimizde ve lehimizde söylenmiş bunlar gibi bir çok söylem sayılabilinir. Bunların en önemlisi bence ABD’nin yaklaşımı ve dahası yaşanan gerçekliktir. Bize yönümüzü tayin etmede pusulamız yaşanan gerçeklik olduğunu kavramamız gerektiğini unutmamız gerekir.Irak’taki ABD temsilcisi Bremer, uniter bir Irak için canla başla çalıştı. Ama Irak’ın mevcut koşulları buna zemin olmadı. Bu anlaşıldıktan sonra ABD geri adım atarak Federasyon çizgisine geldi. Bu sefer bunu dayattı. Bize kalırsa bunun zeminide yok.Şu an bu fikir taraflara dayatılsada bu bir zorlamadır ve taraflar uygun fırsat bulduklarında kendi niyetlerini konuşturacaklardır. Suni Arapların amacı Saddam’ın Baas rejimini tekrar geri getirmektir. Şii fanatizmi dini otokrasi, yani şeriat düzenini istemektedir. Irak’ta bunların dışında siyaset sahnesinde bir başka güçte  bulunmamaktadır. Kürd milletinin bu güçlerle uyuşmadığı kesindir. Şu an ABD baskısıyla birlik sağlanmış gibi görülsede bu yanıltıcı bir durumdur. Taraflar yakaladığı ilk fırsata birbirlerinin boğazını sıkacağında herkes hemfikirdir.Bu, aynı zaman diğer parçalar için de bize bir fikir vermektedir. Yüzyıllardır soykırımlardan geçen Kürd milletini daha hala dil-diş hakları ile uyalayabilecekleri politıkasında direnen Arap, Fars ve Türklerle ortak bir yaşam kurma koşulları yoktur. Koşulların olmadığı ortak yaşama takılıp bu politıkayı esas almak Kürd milletine kaybattirir. Dahası Kürd milleti lehine değişen dünyamız koşullarını ve Kürd millet potansiyelini hesaba katmadan düşman ne verirse kardır hesabıyla soruna yaklaşmak Kürd millet politıkası olamaz.Kürdler, lehine gelişen dünyadaki gelişmeleri ve potansiyelerini ciddiye almalı ve buna uygun büyük oynamalıdır. Politıkasını millet ve ülke esasına göre belirlemeli ve bunu dayatmalıdır.Irak özeli için meseleye yaklaştığımızda ona yapışıp onu inşa etmekten kaçınılmalı dengeler hesaplanılarak bağımsızlık ilanı için çaba esas alınmalıdır.Gelişmelerin bu yönde seyrettiği açıktır. Güney Kürd önderliği, 2006 yıllını başta Kerkük olmak üzere özgür Kürdistan’a katma yıllı olacağını şimdiden deklere etmiş bulunmaktadır. Bu sağlanılırsa Kürd bağımsızlığı ilanına bir adım daha yaklaşılacaktır.Bunu uluslararası arenada kabullenirliliğini sağlamak için Güney Kürdistan’da referanduma gitmenin koşullarını şimdiden hazırlanılmasını gündeme almak en doğru bir politıka olduğu inancındayım.Kürdistan’ın diğer parçalarındaki Kürdlerin Güneylilerin bu yönlü girişimlerini desteklemek çabalarını bir üst boyuta sıçratmaları büyük bir önem kazanmaktadır.Bu nokta da Avrupa’da yaşayan Kürdlere büyük bir görev düşmektedir. Lozan Antlaşmasının 83.yıl dönümünde tüm güçleriyle harekete geçmeli, dünya kamuoyuna nezdinde bu uğursuz antlaşmayı gündemleştirmeli ve geçersiz kılmanın mücedelesini vermelidir.Önümüzde 7 ay gibi bir zaman var. “Lozan Antlaşması Kürd Millet Nezdinde Hükümsüzdür” adı altında bir kampanya başlatıbilinir. Avrupa’nın dörtbir tarafında bir aylık bir zaman süresince daha evel tespit ettiği güzergahlarda bir yürüyüşle Lozan’a akabilinir.Bunun organizesi için şu andan itibaren kollar sıvanabilinir. Örgüt kaygılarının ötesinde oluşturulacak bir komite ile işe başlanabilinir. Diyorum ki, Avrupa’da olan Kürd parti, örgüt, kurum ve aydınları bir araya gelmeli. Bu konu da ne yapabilecekleri konusunda milli bir politıka oluşturmalıdır.03 Aralık 2006

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.