BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
W. SEBRÎ · 09.04.2007 · 1 görüntülenme
"Weyyy .. ser serê min û ser çavê mın, tu bı xêr hatî yî.Qîzê doşegê bine raxîn e...!Qîzê mîvanê ezîz bırçî ye , bi zukî jêre nan hazır ke, bıla shîva xwe bıxwe..Qîze zu here jı kanî yê avê bîne, chay bıde ser...Keko tu bı xêr hatî yî , ser serê mın û ser chavên mın de hatî yî..Keremke , lı rehetî ya xwe bınêre bave mın ,ningê xwe direj ke..."Babamın bavulu yoktu , babamın bavulunu açarak, anılara uzanmıyacağım.Cünkü babam türk değildi ki bavulu olsun...! Babam bir kürttü. Kürdün bavulu olmaz. Göçebe insanlar her zaman bavul taşır.Yerleşik halkın insanları ise sadece iç göçte yer değiştirir.Yer değiştirirken kendi araçlarını kullanır. Kürdlerde bu ter, heqib, tur dır.Türkleri Almanya ya yolculuk filimlerinde ( belgesel ) ,işçi olarak giderken başlarında kasketleriyle ellerinde bavuluyla anımsarım daha çok...Orhan Pamuk babasının bavulunu karıştırırken , ben de babamın cebini ve heybesini karıştırırdım .Amacım cebinden şeker bulmaktı ,heybesinden de oyuncak arardım.Kendisi derdi , ben de heyecanla koşar onun bilgisi dahilinde şekeri kapar , boyayı bulur sevinirdim.Babam heybesinî ve atını her zaman sevdi.At sevdalısı babam , at üstünde de dengbejlerin klam , stran , lawık lerini dinlerdi.Fakat babamın en önemli özelliklerinden bir tanesi de , kürdce kelimeleri çok zengince kullanmasıydı.Dil yapısı , hikaye kurgusu ve ses tonunu çok mükemel kullanırdı.Okuma yazması yoktu babamın.1924 te Kürdçenin resmen yasaklanması o kapıyı kapatmıştı yüzüne.Türkçeyi de askerlik yaparken , kendi kendisine öğrenmiş , sonraki yıllarda da yazdığı mektuplarda kullanmıştıO mektuplar şu an tomar halinde ve babamın heybesinde , anı olarak durur.Bavul yerine , heybeyi karıştırırım. Nobel Ödülü almak gibi bir amacım da yok.Kaldı ki şu an sömürgecinin bana zorka kabul ettirdiği dili kullanıyorum.Yani türkçeyi kullanıyorum. Okuyanların ekseriyeti türkçeyi okuyabiliyor.Kürdçenin hali de ortada. Okuyan ve yazanların oranı da.Ama umudmuzu yetırmedik, umudun bittiği yerde ömrümüzün lanetli kırlanıçları uçuşuronu da kürd vicdanı red eder.Bir uzak ülkede , hasretimin derinleştiği anlarda heybemden aldıgım mektubun satırlarında gözlerim dalar giderim...Bir mektubunda TC zulmunu nasıl yaşadığını anlatır.İhbar ve ihanetin iç içe geçtiği yıllardır zaman.Acımasız yıllardır o yıllar...Yoksulluğa zulum eklenmiştir ve zulum iki koldan kuşatmıştır yaşamı.Gece devriyeleri artık hevallerdir.Nizamsız ve displinsiz bir "kurd -kuj" dönemidir yaşanan..Hem heval vuruyor, hem de yeşilli dönemdir, Çiller'li dönemdir/Ağzına tomarla para konanların cesedleri gönlük manzaradir.Ayaklarından asılanlar , halk mahkemelerinde yargılananlar...Tavuk çalanlar, babasına kurşun sıkanlar , heval ajandır , diyerek sorgulu akşamlar...Hayaları burulanlar , hep o topraklarda yaşandı.O topraklar bereketi de , laneti de yaşadı.Selim'in şişedeki pusulasıyla başlıyan macera , sadece perdeyi aralayarak bizi , aha görünen köy bu, yolcu ol...Köy orada , yürü artık ...ötesi bileceğin der gibi...Lanetli döneme imza atan bay ise şu an lanetin gazabını kusuyor... Kemale medhiyeler,kahramanlara da alçaklar diyebiliyor... demek ki lanetin gazabı devam ediyor.BARZANI : " Kerkük'e müdahale edenler şunu bilmeli , Kerkük kürdistan'ın bir şehri ve içişlerimize de müdahaledir.İçişlerimize müdahaleyi kabul etmemiz düşünülemez. Biz de Diyarbekir'e el atarız..."Belki kelimeler tamı tamına böyle değil ama mesaj açıktır. Hatta eksik.Eksik çünkü ; Diyarbekir de kürdistandır ve iç sorunudur kürdün. Barzani bu hakka sahiptir.Diyabakir TC nin bir şehri değildir. Hele Osmanın hiç değildir.Osman Demırbay' ın ( Baydemir anlayiniz ) mısak-ı milli de Dıyarbekir'i göstermesi, Diyarbekir'e helel getirmez.Bayrak öpmesi de vicdanını rahatlatmaz.Bir dönemdir , gelir geçer.. ama şu aralar yene delip geçiyor.Kemalizmin ídeolojisiyle zehirlenen bay ise nara atıyor...."Alçaxlar ...!!! devlet istemirem demedim mí? ..Alçaxlar...!! beni anlamadınız demedim mi ?!!..alçaxlar...!! ilkel miliyetçiler de , alçaxdır demedi mi ..!!??Alçaxlar ...beni zehirlediler mi dedim !!!...Beni kim zehirledi , TC askeri , polisi işkence yapmaz demiştim , çözümlemelerimde okumadınız mı !!??.."Uzar gider leler gider Muş ovası... Zap Cumhurıyetin de de durak olur. Altında kalanın da canı cehenneme.Evet , babamdan anı kalan heybesi renga , renktir.Motiflidir. Evdale Zeynikê nin stranlarıyla nakışlanmıştır , babaannemin alın teriyle dokunmuştur ,tarih kokar... Bavuluna değişmem Orhanın. Babamın duruşunu da , Osman'ınkıyle değişmem biline.not: Her kesin bir babası vardır, benim de. Ben babamı çok sevdim , her kes gibi.Babam "hevallere" yemek veriğinden dolayı , yene onların ihbarı sonucu yataklık suçundan içeri alındı. Yaşlı ve kansere yakalanmıştı , ameliyat sonrası , içeriye alınarak işkence gördü.Sonrasında da yerini yurdunu terk eden kürdler kervanına katıldı.Kısa bir süre sonra da hayatını kaybetti. Onunla hep onur duydum. Her kesin babsının bir hikayesi vardır.Ben sadece değinerek , toplumda acı çeken , bütün kürd insanın çektiği acılardan bir örnek verdim, onu paylaştım bir gece vakti sizinle.w.sebrî,
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.