BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Kenan Fani Doðan · 23.01.2007 · 2 görüntülenme
Kürt siyasi gruplarının en çok fire verdikleri alanlardan biri de insan haklarıdır. İnsan olmaktan doğan hakları ideolojik şekillenmeleri gereği kırkından sonra farkettikleri için yaklaşımları güdük kalan siyasi grupların bu alandaki çarpıklıkları kürt ulusal haklarının savunulmasında olumsuz ve de uğursuz bir rol oynayagelmiştir. Uzun söze gerek yok. Lagendjik cenapları Hrant Dink'in ailesine taziyette bulunacakmış. Düşüncelerine ağırlıklı olarak katılmadığım halde Hrant Dink'in katledilmesinden büyük üzüntü duydum. İçtenlikle tepki verilmesinden ve Hrant Dink'in yaşamına kastedilmiş bir insan olarak sahiplenilmesinden yanayım. Hrant Dink'in türk devleti tarafından açıkça katledilmiş olması nedeniyle çeteci olduğu kuşku götürmez devletin cinayet türü cürümlerine seyirci kalınmamasını düşünen her insanla beraberim. Buraya kadar anlaşıyoruz. Türk devleti, Kürdistan'da binlerce infaz gerçekleştirirken Avrupa Topluluğu'nun bir tek yetkilisi kürtleri insana sayıp acılı ailelerden herhangi birine taziyette bulunma insanlığını gösteremedi. Şimdi Lagendjik resmi sıfatıyla cenaze törenine icabet ediyor.. Çete devlet binlerce kürdü yersiz yurtsuz bırakırken gıkı çıkmaması bir yana, kürtlere karşı savaşı siyaseten teşvik eden, finanse eden, türk ordusunun silah ve mühimmatını karşılayan Avrupa devletleri bugünkü ve dünkü cinayetlerin birinci dereceden sorumlularıdırlar. Türkiye'de hala cinayet şebekeleri kol geziyorsa, muhalifler öldürülmekteyse, bunun nedenlerini kürtlerin haklı taleplerini bastırmak için özgürlüklerin boğulmasını teşvik ederek, insanlıkdışılığa cevaz veren Avrupalının dünden-bugüne seyreden tutumunda aramak gerekir. Kürtlerin aralıksız başkaldırılarına ve her başkaldırıda binlerce kürdün yurdundan, yaşamıdan olmasıyla sonuçlanacak kanlı hengameye asıl sebep sayılması gerekenler, statükonun hazırlayıcısı ve garantörleri olan, bazılarının kuyrukçuluğunu yapmayı demokrasi havariliği sandıkları Avrupa devletlerinden başkası değildir. Hrant Dink'in katledilmesi bu koşullarda gerçekleşmiştir. Avrupalı, kürtlerin teslimiyet mealinde türklerle "barışık" olmasını buyuruyor. Diğer bir deyişle kürtlerin Türkiye'nin bütünlüğüne başeğmesini ve bu bağlamda Kürdistan'ın hafızalardan silinmesini istiyor. PKK lideri, Türkiye'nin selameti ve kürtlerin felaketi anlamındaki bu ortak Türkiye-Avrupa beklentisini düşkünlüğün her türlüsünü sınayarak formüle ediyor ve piyasaya sürüyor. Hrant Dink'te Türkiyeci ve barışçı düşünceleri seslendiriyordu. Kürtlerin ve metropol ermenilerinin Türkiye'deki konumları ve konumlarına denk düşen siyasi hakları, dolayısıyla beklentileri farklı olmasına rağmen Dink'in düşünceleri İmralı'nın yaklaşımlarıyla yüzeysel bir benzerlik arzetmekte. Türkiye'de azınlık durumuna düşmüş ve bunu kanıksamış olan ermeni cemaatinin konumuyla kendi topraklarında yaşayan bir ulus olma özelliklerini taşıyan kürtlerin konumunun farklı olduğuna bakarak, ermeniler için makul yada savunulabilecek taleplerin kürtlerin beklentilerini karşılayamamanın ötesinde kürtlerin hukuyla örtüşmeyeceğini bilmek gerekiyor. Ancak devletin yapmaya çalıştığı, kürtlerin haklarını Türkiye'de bir avuç azınlığa düşürülmüş ermenilerin konumuna tekabül eden hakların düzeyine indirgemek işgüzarlığıdır. PKK lideri bu işgüzarlığa aracılık etmekten başka bir misyonun sahibi değildir. Hrant Dink ve ermeni cemaati için başka bir anlam taşıyan barış ve Türkiyecilik seslendirmesi, İmralı'nın ağzından kürtler adına felaket çığırtkanlığıyla özdeştir. Hrant Dink'in cenazesinin çevresinde "ben de ermeniyim" sloganını ilk atanların PKK'li olması bu nedenle anlaşılır bir tavırdır. Türkiyeciliği ve türklerle barışı Öcalan'dan önce aynı kişiliksiz dozda savunmakla siyaset sahnesine çıkarak bugünlere gelmiş (ve tabii eriyerek, cüssesini kaybederek gelmiş), gelmekle kalmayıp türkiyecilik-barış-federasyon talepleri adı altında edilgen bir teslimiyeti savunmak pozisyonundaki Öcalan'ın esin kaynağı olmuş bir siyasi grubun görünürdeki PKK karşıtlığına rağmen PKK ile aynı hattı kuzu-kuzu tutmasının ideolojik yakınlıkla açıklanması gerekir. Aynı ideolojik mayanın teslimiyetin en bayağısına icazet sunduğu, devlet erkanının Hrant Dink hakkındaki ifadelerinden de anlaşılabilir. Devlet de Hrant'a KOMKAR ve PKK ile aynı payeyi vermekte olup, sizlerin Hrant'ın şahsında dillendirdiğiniz 'itaatkar barışçılık ve türkiyeciliğinizde ben de varım ve sizlerle beraberim' demenin tıpa-tıp benzer ifadelerini birinci dereceden yetiklileri aracılığıyla dile getirmektedir. Dirisine sahip çıkamadıkları Hrant'ın ölüsü, hem devlet hem de farklı araçlarla kendine merbut hale getirdiği hempaları tarafından 'barış ve Türkiyecilik' temelinde müşterek kabul görmüşe benziyor. Çeteci türk devleti, organize ettiği Hrant Dink cinayetiyle birden çok kürt grubunu kendi yörüngesine oturtmayı başarmıştır. Lagendjik taziyette bulunacakmış. Tabii haşmetmaaplarına, dolayısıyla Lozan'la mukadderatımızı tarumar ettikten sonra bugün aynı Lozan'da ısrar eden devletlere midesinden bağlı siyasetbazlarımızın kralın soytarıları gibi ortaya çıkıp, şapkalarını dalkavukça yere vurmaları gerekiyor.. Veliinimetleri bugün taziyetlerini sunacak ya, işe yaramaz takımının ermeniliği tutmuş. Ermeniymişler.. Olabilirsiniz.. Kürtten başka herşey olabileceğinizden bugüne kadar kuşkulanmadım. Ermenistan, Kelbajar ve Mirov Dağı jenosidleriyle Kurdistan'a Sor'u tümden boşaltırken, katledemediklerini tarihi topraklarından sürerken, kürt kadınları tecavüze uğrarken, kürt aydınları evleri kuşatılıp diri-diri yakılırken, kürtlere ermeni asıllı oldukları dayatılırken, beyaz jenosid denen asimilasyon türkleri bile geride bırakacak gaddarlıkla uygulanırken bir tek KOMKAR'li ortaya çıkıp bu yapılanlar soykırımdan da ötedir diyemedi.. Bir tek KOMKAR'lı ortaya çıkıp ben bugün êzdîyim, yada ben bugün kürdüm, kurmancım diyerek Ermenistan'ın Hitleri aratır ölçekte baskıcı ve katliamcı yönetimine karşı haykıramadı.. Ben ermeni değilim. Kürdüm. Ermenistan'ın kürtlere yaptıklarını, tepkisiz kalınması imkansız büyük bir insanlık suçu olarak niteliyor, ülkemizin bir parçasının ilhak edilerek üzerinde yaşayan insanların jenoside ve tehcire maruz bırakılmasını sessizlikle geçiştirmeye çalışan her kürdün kürtlüğünden önce insanlığından şüpheli olduğumu beyan etmekte kendimi doğru ve haklı görüyorum. İnsanlığın başkaca ölçüsü yoktur, milletperverliğin de.. Sizin, bu anlayışla insan haklarına, kürtlerin milli ve demokratik haklarına ancak Avrupa ölçüsünde "duyarlı" olmanız beklenir. Dünün Saddam yanlıları ile bugün Saddam'ın idamına ah-vah edenlerin sonuçta aynı trene beraberce binmeleri pek şaşırtıcı değil. Şükür ki çaktırmadan tutulduğunuz eski gözağrınız Rusya'da sizinle aynı trende.. Yahudi milliyetçiliğinin "Hitler'i yarattığının" ileri sürülebildiği bir ortamda ima edilmeye çalışılan Ermeni milliyetçiliğinin İttihat ve Terakki'yi yaratmış olduğudur. Beyinlere sinsice işlenmeye çalışılan esas ve güncel yanıltmaca ise kürtlerin ulusal ve demokratik hak savunusunun barbar türk devletine yaşam verdiği zırvasıdır. Milliyetçilik ve ulusal devlet bu nedenle çok ağızlı bir 'tu kaka' yakıştırmasına maruz bırakılmak istenmektedir. Katillerin suçunu maktüllerin varlığına ve yaşama hakkına yükleyen "özgürlük" şagirdlerinin öncülüğünde kürtlerin her sabah yeniden kurşuna dizilmeleri ve Hrant Dink örneğinde olduğu gibi masum insanların kahpece katledilmeleri daha uzunca bir zaman insanlığımızı sızlatacağa benzemektedir. Kelbajar ve Mirov Dağı'nda katledilenlerle Hrant Dink arasına hiçbir fark koymuyor, insan olarak hiçbirinin yaşama hakkını yekdiğerinden üstün yada ayrıcalıklı olarak algılamıyorum. Hrant Dink'in katili durumundaki Türkiye Cumhuriyeti devletini ve tarihin emsalsiz soykırım makinası olduğu kadar açık infazlara dair binlerce sabıkası olan bu kanlı devletin cesaretlendiricisi konumundaki arkalayıcı devletleri nefretle tel'in ediyor, Hrant Dink'in hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. 23 Ocak 2007 Kenan Fani Doğan
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.