BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alican Mêrdînî · 17.01.2006 · 2 görüntülenme
Kişisel, örgütsel ve siyasal bunalım, Kuzey Kürdistan siyasal yaşamının mevcut olan aşamasına damgasını vurmuş bulunmaktadır.Bu banalım türleri, ülkedeki ekonomik kris ve yurt dışı göçmenlik ortamı da dahil olmak üzere birbirinden bağımsız değil, et ve kemik gibi bir bütünlük arz ediyorlar.Kuzey Kürdistan, siyasal hareketi geçen yüzyılın 70’li yıllarında baharını yaşarken, 80 askeri darbesiyle sömürgeci TC tarafından ezildi.. 1984 sonrası PKK tarafından başlanan silah mücadele, adım adım Kuzey kürdistan da bulunan tüm yurtsever güçleri marjinalize ederek, sürecin dışına bıraktı.. PKK’de geçmişte kapalı kapılar arasında da olsa savunduğu siyaseti, Apo’nun yakalanmasından sonra açık bir bir hale getirerek devletin saflarında yer aldı.. Geçmişte Kürd hareketinin yurt sever güçlerini tasfiye etmek için kullandığı “bağımsız”, “özgür” ve “birleşik” Kürdistan şiarlarını tümden anlamsız ve ilkel olduğunu ilan etti.Çinkü, Kürd halkı onlarca yıl boyunca sömürgeci TC’nin çıplak terörüyle savunmasız bir şekilde karşı karşıya kaldı ve büyük bedeller ödedi... Halk yoruldu.. Yurtsever alternatifler marjinal duruma düştüler.. Böyle bir ortamda PKK tezlerini açık seslendirme cesaretine sahip oldu.Çünkü, kendilerine karşı koyacak kimseler yoktu.PKK’den ayrılanlar, bir yandan büyük hayal kırıklığı içinde, güvensiz ve geçmişte işledikleri suçlardan dolayı açık bir bunalım yaşarken, diğer taraftan marjinal ve atomize olmuş Kürd yurtsever kesimlerin reaksiyonlarıyla karşı karşıya kaldılar.Marjinal ve atomize olmuş Kürd yurtsever kesimleri ise Kuzey Kürdistan’da TC ve yandaşlarının oynadıkları “büyük oynun” bilincinden yabancı, sürecin sorumluluğunu birbirlerinin sırtlarına yıkarak açıklamaya çalıştılar.Büyük amaçlar, ruyalar ve istemlerle, küçük dünyalar içine hapis olan gruplar ve kişiler tümden reel dünyadan koparak psikolojik bir vak’a ortamına girdiler. Bu çevreler, var olan kısmi enerjilerini de birbirleriyle hesaplaşmak için harcadılar/ harcıyorlar..Geçen yüzyılın 90’lı yıllarından itibaren dünyada yaşanan siyasal gelişmeler, Kuzey Kürdistan’da tümden bir perspektifsizlik ortamına neden oldu.. ABD’nin Kürd katili Saddam rejimine karşı giriştiği savaş ve Güney Kürdlerin sahip oldukları kazanımlar dünyanın tüm Kürdlerinin desteğini alırken, aynı zamanda ideolojik belirsizliğide derinleştirdi. Kuzeyli Kürdler, bir yandan Güney Kürd kazanımlarına karşı kollektif ulusal dayanışma gösterirken, diğer yandan Kuzey Kürdistan’da o ölçüde atomize bireysel tutumlara girişebiliyorlar. Güney Kürdistandaki yapılara ve kadrolara karşı gösterilen tolerans ve Bismarck’ın “politikada cezalanma ve intikam yoktur” demesine rağmen, Kuzeydekilere karşı gösterilen kin ve nefretin bir çok objektif ve sübjektif nedeni vardır. Bu eklektik, birbirine ters tutumların toplumsal ve tarihsel nedenleri vardır. Bunun üzerine ayrıca durmak gerekecek..Kuzey Kürdistanlılar var olan siyasal sürecin yükü altında kalkma imkân ve cesaretine sahip olmayınca, nostaljik terapi ve “çözümlere” kaymaya başladılar. Kuzey Kürdistanlı bazı siyasal geleneklerin son dönemlerde 30 yıl öncesi “artıklarını” yeniden bir araya getirme girişimleri “aşınmış taşlardan” bir şeyler inşaa etme mantığı bunun açık bir ifadesidir.30 yıl geriye gidilseydi, yapılan hatalar telafi edilebilinseydi, insanların başından geçen ve tecrübelerine yeni bir yön verilmiş olsaydı, her halde bugünkü dünyamız bu halde olmayacaktı..30 yıl öncesi fırtına ortamında birbirlerini tanıyan, kartallar gibi yükseklerde uçan, yoldaş ve kardeş gibi insanların sonradan nasıl birbirlerine yabancı olduklarını çok iyi biliyorum.. İnsanların yaşadıklarını bir kenara bırakarak, 30 yıl öncesi halleriyle hatırlamak ve gözleri önünde canlandırmak ne güzel bir şey... Ama, hayat ve realite bambaşka bir şeydir. Gerçeği kavramayanlar hep hayal kırıklığına uğrarlar..Sonuç olarak Kuzey Kürdistan'da var olan bunalımlar yeni seçeneklere gebedir... Önemli olan doğru zaman da doğru olan yerde olmaktır. Bunun için hazırlık gerekir.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.