Siyaset

Kuzey Irak giderek bagimsizliga yaklasiyor

Alixan Aras · 04.07.2006 · 2 görüntülenme

 Irak işgal sonrası şiddete teslim olurken, Kuzey'deki Kürt bölgelerinin özerkliği derinleşiyor. Kuzey Irak çoğu kararında Bağdat'a tabi değil. Üstelik, Kürtlerin siyasi etkinliği artıyor, kontrol ettikleri bölgeler genişliyor Kuzey Irak'ta dünyanın en tuhaf devletlerinden biri belirmekte. Teoride Irak Kürdistan'ı bağımsız değil ama BM'ye üye pek çok ülkeden daha güçlü bir devlet yapısına sahip. Etkin bir ordusu var. Hâlâ Irak'ın bir parçası olsa da, kararları merkezi hükümetten çok az etkileniyor. Kürt liderler Irak hükümetini yönlendirebiliyor, ABD ve Britanya'da önemli müttefikler olarak coşkuyla karşılanıyorlar. Vietnam'ınkini bir kenara bırakırsak, Iraklı Kürtlerin bağımsızlık mücadelesi tüm diğer ulusal hareketlerden daha uzun ve kanlıdır. 1920'lerde Britanya'ya karşı harekete geçtiklerinde, köyleri yerle bir edildi. 1975'te Saddam yüz binlerce Kürdü hapsedip, kaçmaya zorladı. 4-5 milyonluk Iraklı Kürtlere yönelik şiddet 1980'lerde zirve yaptı. Bugün bu durum değişmiş gözüküyor. Iraklı Kürtler, ABD Başkanı George W. Bush'un 2003'te Saddam'ı devirme kararından kazara kârlı çıktılar. Aslında Bush'un kararı onlar için felaketle sonuçlanabilirdi. Zira 1991'deki başarısız ayaklanmanın ardından Irak ordusunun müdahalesine karşı Amerikalıların hava korumasına sahip olduklarından, Iraklılar buraya giremiyor, Kürtler de bu yüzden adı konulmamış bir bağımsızlık sürüyordu. Derken, Kürt liderler ABD ordusunun 40 bin Türk askeri eşliğinde Irak'ı istila edeceğini öğrendi. Bu özerkliğin sonu demekti. Ancak, TBMM'nin planı reddetmesiyle kurtuldular. Kürtler bir gecede ABD'nin Irak'taki tek güvenilir müttefiki haline geldi. ABD yine de endişe kaynağı Irak şiddetle çalkalanırken, Erbil, Süleymaniye ve Dohuk'taki Kürt bölgeleri tüm ülkedeki tek huzurlu yerler. Erbil ve Süleymaniye'nin her sokağında inşaat var. Kürtlerin kazanımları sadece kuzeydeki bu üç bölgeyi de kapsamıyor. Irak ordusu çökünce peşmergeler Kürtlerin yıllar önce sürüldüğü kentlere de indi, Kerkük ve çevresindeki petrol sahalarının kontrolünü ele geçirdi. Üstelik, Kürtlerin etkinliği sadece coğrafi anlamda artmadı. Devlet Başkanı Celal Talabani yıllarca Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin (KYB) liderliğini yaptı. 2003'ten beri Dışişleri Bakanı olan Hoşyar Zebari de Kürdistan Demokratik Partisi'nin (KDP) eski sözcüsü. Çelişkili biçimde, Bağdat'taki Irak hükümetinin en önemli üyeleri aslında kendi bağımsız devletlerine sahip olmak isteyen Kürtlerden oluşurken, Irak ordusu ve güvenlik güçlerinin en iyi birimleri de Kürt. Fakat, Iraklı Kürtler yine de endişeli. Zira durum değişebilir. ABD geçmişte onları yüzüstü bıraktığı için hiç pişmanlık duymadı. ABD, askerlerini çekerken, Kürtlerin bağımsızlığına mantıktan çok duyguya dayalı şüpheyle yaklaşan eski müttefiki Türkiye'ye dönebilir. Ayrıca nüfusun yüzde 80'ini oluşturan Şii ve Sünniler birbirleriyle savaşmayı kesip birlik olursa, Kürtleri yeniden etkileri altına almak istemez mi? Irak'ın parçalanması da Kürtler için iyi değil. Bu durumda pek çok Kürt diğer yerlerdeki evlerini bırakıp, kuzeye kaçmak zorunda kalacak. Kerkük'ü de içine alabilir Saddam, 1991'de ABD koruması altında Kürt devletinin temellerinin atılmasını fazla önemsememişti. Kürdistan'ı kendi haline bırakabileceğini, çünkü savaştan harap olduğunu düşündü. Haksız da sayılmazdı. Kıtlık içinde yaşayan Kürt köylüler dünyanın en tehlikeli işini yapmaktan çekinmiyordu. Penjwin köyündekiler, birkaç dolar için İran-Irak savaşında döşenen mayınları toplayıp, içindeki patlayıcıyı ve alimunyum aksamları satıyordu. Irak Kürdistanı, uzun yıllar ülkenin en tehlikeli bölgesiydi; bu durum artık değişti. Bir zamanlar KDP ve KYB arasında bölünmüş Kürdistan yönetimi, 8 Mayıs 2006'dan beri Kürdistan Bölgesel Hükümeti'nin çatısı altında birleşti. Kürtlerin arasındaki birliğin derecesini kestirmek güç ama en azından dünyaya ve diğer Iraklı gruplara karşı ortak tavır sergiliyorlar. Iraklı Araplar da kuzeydeki üç Kürt bölgesinin bağımsızlığa yakın özerkliğini kabul ediyor. Ancak Kürtler daha önce kovuldukları yerleri, özellikle de petrol zengini Kerkük'ü istiyor. 31 Aralık 2007'de Kerkük'ün Kürdistan Bölgesel Hükümeti'ne dahil olup olmaması için referandum yapılacak. Kürtlerin Kerkük konusundaki kararlılığına bakan Araplar, onların bağımsızlık peşinde olduklarına kanaat getiriyor. Iraklı Kürtler dengeleri iyi ayarlamalı. Türkiye ve İran'a karşı kendilerini daha güvenli hissetmek için aslında Irak devletine ihtiyaçları var. Irak içindeyse nüfusun yüzde 60'ını oluşturan Şiilerle birlikte hareket etmeliler. İran ve Türkiye'ye karşı kendilerine güvence veren ABD'yi de yakından izliyorlar. Biraz da şansla, Kürt liderler önlerindeki sayısız tehlikeye rağmen şimdiye kadar gayet zekice işler başardı. Ayrıca biliyorlar ki, başarısızlığın halkları için bedeli yine çok ağır olacak. Radikal gazetesinden alinmistir,Akt: Azad

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.