Siyaset

‘’Kutlu Doğum Haftası’’ ve Kirli Oyun-2

Rojhat Badikî · 28.04.2013 · 2 görüntülenme

‘’Kutlu Doğum Haftası’’ ve Kirli Oyun-2
Kurdistan’ ın başkenti Amed’ te, Türk devletinin Hanifi Dinayet işleri bakanlığının direktif ve yardımları ile organize edilen ‘’ Kutlu Doğum Haftası’’ ve şipşak kurulan ‘’İslam Alimler Birliğinin’’ Kurdistan ulusal mücadelesi yolunda kurulan büyük tuzaklardır. ‘’ TC-Dinayet isleri endeksli organize ‘’ Kutlu Doğum Haftasının ‘’ Kurdistan’ın bütün şehirlerinde kitlesel ve açık alanlarda kutlanmasının amacı Kayserili Mehmet Göktaş tarafından kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklanmıştır.

Kayserili Mehmet Göktaş İslam Alimler birliği toplantısında ‘’ firavun ve nemrutların yakasına sendikalar, gazeteciler yapışmamalıdır. Bu görev İslam alimlerinin görevidir. Alimler Allah'ın ayetlerini haykırmak için meydanlara inmeliler" Mehmet Şenlik ise ‘’ Müslümanlar arasında zayıflamış bulunan ve hatta kimi yerlerde ulusalcılık fikrinin gerisine itilen "Ümmet" düşüncesini yeniden ihya edilerek yaygın hale getirmek! Müslüman aydın ve âlimlerin, görev ve sorumluluklarını daha seri bir
 şekilde yerine getirmeleri için âlimler cemiyeti kurulmuştur.’’ diyerek savunma yerine saldırıya geçeceklerinin işaretlerini vermişlerdir.

İslam Alimler Birliği; TC menşelidır. TC’ nin planlayı organize ettiği, Türk sömürgeciliğinin Kurdistan’ da devam etmek için kurduğu paravan bir örgütttür. Kayserili Mehmet Göktaş, vatanı Türkiye' de '' Kutlu Doğum Haftası'' kutlamazken, Mekke ve Medine' de bile bu şekilde kutlanmayan, Kutlu doğum haftasını Kurdistan'ın her karış toprağında şatafatlı bir şekilde Kutlamak için harekete geçiyor.

Kurdistan’ ın bütün yerleşim birimlerinde TC destekli ‘’ Ümmet’’ çiliğin yaygınlaştırılması organizeli bir yapıya dönüştürülmesi, siyasal-politik, kültürel-sosyal, ekonomik alanlarda örgütlenmesinin hedefi ‘’ İslam Alimler Birliği’’ nin ilk kuruluş toplantısında açıklanıyor; amaç, Kurdistan ulusal yurtseverlik duygularını zayıflatmak! TC Dinayet İşleri bakanlığının 12 askeri eylül darbesi ile Kurdistan’ da yoğun bir şekilde organize ettiği dini organizasyonların uzantıların amacı; HÜDA-PAR, İslam Alimler Birliği, Fethullah Gülen Cemaati aracılığı ile Kurdistan’ da Hizbul-Contra terörüne yasal bir kılıf kazandırmadır. Bunun için:

1. Kurdistan ulusal bilinç-yurtseverlik duygularının yerine ‘’ Ümmetçiliği’’ monte etmek.

2. Kurdistan’ ın çok dinli, çok mezhepli ve bir çok etnikli zengin mozaiğini bozmak, birbirine karşı kışkırtmak, müslüman olmayan kesimleri hedef tahtasına koymak ve Kurdistan davasını uluslararası alanda izole etmek, denge unsuru ve bir kurtarıcı olarak arenaya inmek sureti ile Türk devletinin Kurdistan’ daki egemenliğini pekiştirmek.
HÜDA-PAR genel başkanı ve Hizbul-Kontra örgünün avukatı Hüseyin Yılmaz, DÜ olaylarında, Kürt Alewi’lerini hedef tahtasına koymakla bunun ilk işaretini vermiştı. İslam Alimler Birliği kuruluş toplantısında Mehmet Göktaş ve Mehmet Şenlik’in verdiği mesajlarla, kendileri gibi düşünmeyen, ‘’İslami’’ islahata ‘’direnenlere’’ karşı saldırıların olacağının sinyalini verdiler. Önümüzde dönem, Kurdistan’ın kuzeyinde bu tür saldırıların yoğunlaşacağı açıktır.

Hizbullah’ın devamı olan HÜDA-PAR, Kürt originli insanlar tarafından kurulmuşlarsa da hiç bir şekilde Kurdistan halkını temsil eden bir organizasyon değillerdir. Türk devletinin teşvik ve desteği ile TC başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da üye olduğu MSP’ nin öğrenci derneği MTTB’ nin üyesi Hüseyin Velioğluna kurdurtulan Hizbullah örgütü, TC’ nin Kurdistan halkı ve onun ulusal bağımsızlık davasına karşı kullanılan paravan bir örgüttür. Kemalizmin Kurdistan’ da tasfiye olunmasından dolayı, sömürgeci Türk devletinin Kurdistan’ daki egemenliğinin devamına çare olarak, AKP ve bugüne değin Kurdistan’ın 4 parçasındaki katliamlara sessiz hatta yer yer fetva çıkarıp destekleyen ‘’ Sunii-İslamistler’’ Kurdistan’ İslam Ümmetçiliği düşüncesini yaygınlaştırarak, Kurdistan halkının bağımsız devletine sahip olma hakkını gasp etmeye çabası içersinde olacaklar.

Özetle ; TC Kurdistan ulusal bağımsız davası ve Kurdistan halkına karşı geçmişten farklı olarak, içte ve dışta çok yönlü bir saldırı planını uygulamaya sokmuştur. Hedef ; günden güne Kurdistan ulusal bağımsız davasının lehine uluslararası alanda oluşan dönüşümlerin etkisini kırmak ve Kurdistan’ da klasik Türk sömürgeciliğinin devamını sağlamak için şiddet politikalarından kısmi yuşama politikalarına geçiş yaparak daha farklı bir mücadele yöntemini seçmişlerdir.

Bir yandan PKK ve Öcalan aracılığı Kurdistan halkı üzerinde şok etkisi hayal kırıklığı yaratmak diğer yanda ise alternatif olarak Hizbul-Kontra’ nın devamı olan HÜDA-PAR ve İslam Alimler Birliği vs paravan örgütlerleri piyasaya sürmek süreti ile Türk devletinin hizmetinde olacak şekilde ‘’ İslam Ümmetçiliğini’’ geliştirmek. Türk Dinayet Başkanlığının teşvik ve desteği ile ‘’ Kutlu Doğum Haftasının’’ Kurdistan’da şatafatlı bir şekilde kutlanması, Türkiye’ de de sembollik olarak bir kaç kişilik salonlarda kutlanması, bu konuda da niyetleri daha net bir şekilde ortaya çıkarmaktadır.

Hiç bir yasal ve hukuksal statüsü olmayan ve TC başbakanın direktif ve talimatları ile seçilen Akil adamlar’ın Kurdistan sorununu ‘’ insani ve kan dökülmemesi ‘’ sorunu olarak lanse etmeleri, sorunu, Kurdistan sorunu olarak, bir halkın kendi kaderini tayin hakkı olarak görmemeleri Türk devletinin Kurdistan halkını aldatmak için öne sürdüğü diğer bir varyantır. Uluslararası alanda meşru ve Federal Irak anayasında resmi olarak ‘’ Kurdistan Bölgesi-Irak’’ diye tabir edilen Kurdistan’ a Kuzey Irak diyen ‘’ Akil Adamların şaşı bakışı inandırıcı olmaz !

Sömürgeci Türk devlet yetkilileri, Türk basını, Türk aydını, Öcalan PKK-KCK.... vs yetkililerinin demeçleri, basın açıklamaları, kaba bir deyimle addetta, Kurdistan halkına ‘’ Türkürdüğünü yalatma’’ politikalarıdır. Bir yandan İslamiyeti politikleştirerek, Türk-İslam sentezi güdümünde ‘’ Ümmetçiliği’’ Kurdistan yurtseverliğine alternatif olarak gündemleştirme çabaları, diğer yandan Öcalan ve PKK ile Kurdistan olgusunu ortadan kaldırma ve yerine ‘’ Tek devlet, tek millet, tek bayrak ve tek vatan ’’ adı altında ‘’ Türkiyeciliği ‘’ monte etmedir.

Tehlikeli bir sürece girdiğimiz açık, TC’ nin İslam Ümmetçiliği planlarının tutmaması durumunda, Kurdistan’ın yeniden 90’ lı yılların dönemi beklemektedir. Buna hazırlıklı olmak gerekir. TC-AKP, Hizbul-Kontra ve Öcalan’ın ortak çabaları, Ortadoğunun yeni güneşinin ışıldamasını engellemeleri oldukça zor.....

28.04.13
Rojhat Badikî

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.