Siyaset

‘’Kutlu Doğum Haftası’’ ve Kirli Oyun-1

Rojhat Badikî · 21.04.2013 · 2 görüntülenme

‘’Kutlu Doğum Haftası’’ ve Kirli Oyun-1
Bir kaç dönemdir TC Dinayet İşleri bakanlığının destek ve teşviki ile Hizbulah ve onun yan örgütlenmeleri tarafından, başkent Amed’te ‘’ Kutlu Doğum Haftası’’ etkinlikleri düzenliyorlar. Dikkatımı çeken noktalardan bazıları bu etkinliğin özellikle Dinayet işlerinın bu işin içinde olması ve Amed’te kutlanmasıdır. Bu güne ilişkin Kurdistan’ın diğer parçalarına, islami parti ve hareketlerin basın-yayın organlarına ve diğer ülkelerde de bu tür kutlamaların olup olmadığına baktım; bu yönde bir belirti göremedim. Fethullah Gülen’in Zaman gazetesi Fazıl Hüsnü Dağlarcayı kapak yapmış. Zaman, Yeni Şafak ve diğer gazeteler ‘’ Kutlu Doğum Haftası’’na ilişkin haberleri normal putonlarla vermiş. Türk şehirlerinde, Başkent Amed’ te olduğu gibi ihtişamlı bir şekilde kutlama yok.

Türkiye ve diğer islam ülklerinde de ‘’Hz Muhamed’ın doğum günü Amed’ te olduğu gibi şatafatlı kutlanmıyor. Yüzyıllardan sonra durup dururken Hz Muhamed’ın doğum gününü bu şekilde kutlanması, bu insanların yeniden hiadayette erdiğinden değil, TC’ nin Dinayet işleri bakanlığı aracılığıyla, Kurdistan’ da ulusal-yurtseverlik duygularının-Kurdistan aşkının ümmetçiliğe doğru evrilmesi ve süreç içersinde; Türk-İslamiyet akımının egemen kılma planlarının bir parçasıdır.

1. Aşamadaa, ılımlı birazda Kurdistani motifleri kullanarak, kendi uzantılarına ( HÜDAPAR-Gülen Cemeatı-AKP) meşruiyet kazandırma yolu ile kitleselleşme,

2. Aşamada, Kurdistan’ daki çok renkli ( Alewi, Ezdi, Asuri-Kildani, Şafii vs )mozaiğin parçalanması,

3. Aşamada Kurdistani yurtseverlerin doğrudan hedef alınması ve Türk-İslam sentezinin Kurdistan’ da hakim kılınması.

Hafızası zayıflamayanlar, Hizbullah’ın 12 Eylül askeri darbesinin ürünü olduğu ve özellikle 1990’ lı yıllarda TC’ nin Kurdistanda, yurtesever Kürt insanına giriştiği hunharca saldırılarla, şehir ve ilçelerde, Hizbullah Türk Jitem-Özel hareket timleri ve polis destek ve koruması altında, Kurdistan yurtseverlerine karşı sürek avına başladı. PKK-Hizbullah çatışması adı altında, Hizbullah’ın öldürdüğü yurtseverlerin % 90’ nın hiç bir şekilde PKK ile organik bağı yoktu. Ayni şekilde PKK’ nin de Hizbullah’ a karşı ciddi bir mücadele olmadı. Keza, Hizbullah’ın eylem alanları 1980 öncesinin yurtsever kaleleri olan, Diyarbakır, Silvan, Batman, Nusaybin...vs yerlerdi. Kurdistan ulusal mücadelenin merkezi olan bu yerler, 1990 yıllarda PKK’ nin en güçlü olduğu alanlar olmasına rağmen, Hizbullah’ın TC koruma ve desteği altında Kurdistan yurteseverlerine karşı giriştiği katliamda sessiz kaldı. PKK’ nin Hizbullah yönelmesi durumunda Hizbullah’ ın Kurdistan’ da tutunması mümkün değildi.

Bazi çevreler, Özellikle Diyabakır Haber-Livehaber.com-Doğru haber ve AZADİ çevresindeki bir takım kesimler, Din ve Yurtseverlik adı altında, Hizbullah’ın kirli ve işbirlikçi yönünü aklama çabası içersindedirler. Diyarbakır’ın merkez seçilmesi bir tesadüf değildir. Diyarbakırın düşürülmesi, Kuzey Kurdistan ulusal bağımsızlık mücadelesinin büyük yara almasıdır. Bunun bilincinde olan TC, Başkent Diyarbakırın düşürülmesi için ekonomik, kültürel, sosyal ve siyasal saldırı başlatmıştır. Mustazaf-Der’in kapatılması, HÜDA-PAR’ın yolunun açılması için politik bir oyundur. Haksızlığa uğramış mazlum duruma düşürme.

Kurdistan tarihinin en bilinci ve çok yönlü saldırısı ile karşı karşıyadır. Uluslararası gelişmeler, Güney Kurdistan yarı-resmi devlet statüsü, Güney Batı Kurdistan’ da ulusal mücadelenin yükselmesi, Suriyede Esad rejiminin yıkılması sonrası, Kurdistan halkı açısında yeni mevzilerin kazanılması ve nihayetinde Ortadoğuda değişimin kapıya dayanması, Kurdistan halkı ve onun ulusal davası açısında, Bağımsız Kurdistan rüyasının realiteye dönme ihtimalinin gün gittikçe güçlenmesine rağmen, Kuzey Kurdistan’ın tarihinin en kapsamlı saldırısı ile karşı karşıya kalması, büyük bir handikaptır.

DÜ olayları ardında Hizbullah’ın yurtsever bir Kurdistani yapı olarak lanse edilmesi için gösterilerin çabalar, Hizbullah’ın geçmişte Kurdistan halkına karşı TC destekli eylemlerini teşhir etme, Hizbullahı da Kurdistan halkına karşı işlediği suçlar için özür dileme çağrılarına dönüşseydi, iyi niyet çabası olarak değerlendirilebilinirdi. Bu tür bir girişim ve çaba olmadığı gibi, Kurdistan’ daki zengin mozaiğe yönelik ilk tehlike sinyali HÜDA-PAR genel başkanı ve Hizbullah’ ın Av Hüseyin Yılmaz tarafından verildi.

Başkent Amed’ de çok hızlı bir şekilde İslam Alimleri Birliğinin kurulması da ilginç...

rojhatbadiki@hotmail-com

Devam edecek


İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.