Siyaset

KÜRTLERIN KIRMIZI HATLARI, ABD VE TÜRKİYE

Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme

KÜRTLERIN KIRMIZI HATLARI, ABD VE TÜRKİYE

Kürtlerın kırmızı hatlarına geçmeden bir azda bölgenın geçmişi ve bu gününe göz atmakta yarar var. ÇÜNKÜ ARTIK KIRMIZI HATLAR SIRASI KÜRTLERDE:

ABD, Artık tabiri caiz ise, Dünyanın tek süper gücü olma konumundadır..Bundan sonra bölgede neler olur ve bölge halkların konumu ile ileriye dönük bazı tahminlerde bulunmak ve senaryolar üretmek zordur. Ama, önce kısaca son zamanlarda ABDNIN el atmak istediği yerler ve etki alanlarına birgöz atalım. BALKANLAR, DOĞU AVRUPA (Eski VARŞOVA Paktı Üyeleri) KAFKASLAR, da GÜRCİSTAN başta olmak üzere bir çok TÜRKİ Cumhuriyetleri ve diğer bazı eski Rusya Birleşik Devletler, Afganistan ve HAZAR denizine kadar etki alanlarını saymak olanaklıdır. Orta doğu da, ARAP ülkeleri, ÜRDÜN; SUUDİ ARABİSTAN ,KUVVET ,KÖRFEZ ÜLKELERİ, IRAK ve İSRAİLE değinmekte de yarar var..Tabiri yerinde ise ABD dünyanın bir çok yerlerinde Karada, Havada ve Denizde bazılarına hakim bazılarına da hakim olma sürecini yaşıyor..Bu ülkelerin bir çok yerlerinde ABD üstleri ve değişik organizasiyonları vardır. Şimdi değişik basında okuduğumuzda ABDNIN zaman içinde hedefinde olan bölgemiz Ülkeleri ise, İRAN ve SURİYEDIR.Benim izlenimlerime göre, ABD,İRANA bir iç darbe veya uzun vade de Molla rjimini /yönetimi değiştirecek.ABD, kısa vadede İRANA Askeri bir müdahaleye baş vurmaz diye tahmin ediyorum..Gerçi bu günlerde çok ciliz de olsun İRAN yanlısı Kökten Dinci ve Irak'ta Şii, İslami Devrim Yüksek Konseyin bazı milisler ufak tefek direnişlerde bulundu ve İranda bunları destekleme yönünde bazı işaretler vermekte.

SURİYE ise, çok çabuk yanıldı, ilk günden beri İRAN yanlısı İslami Devrim Yüksek Konseyi (İDYK) yanlısı ŞİİLERİN azda olsa bazı mahallelerde direnmelerini ciddiye alarak SADDAMI destekleme kararı aldı.Onun için ABDNIN gazabını üstüne çekti.Aslında bu örgütlerın ABDye karşı çıkışı öyle Anti Emperyalist falan bir anlayışla değildir. Aslında gerek Suriye gerekse İran'ın amacı SADDAM sonrası İRAN yanlısı Kurulacak Hükümette pazarlık gücünü artırmaktır.Görünen o ki, bu ülkeler ya ABD nın istediği gibi hizaya gelir yada birkaç yıl içinde ABD kendilerine göre şekillendirir.Ayrıca ABD, İSRAİLIN etrafını sağlama almak ister ve bundan sonra bölgenin en güçlü Devlet olarak İSRAİL ortaya çıkacak. Savaşın ilk günlerinde, İRAN,SURİYE TÜRKİYE kendi Kürtlerin korkularından dolayı SADDAMIN gitmesini sıcak bakmadıkları gibi, süreç içinde zaman, zaman dayanışmacı politikaları ile kendilerini gösterdiler. Savaşın ABDNIN kazanacağı yönünde gelişmeler olunca, ABD nın sert çıkışları üzere her üçü de, TÜRKİYE, İRAN ve SURİYE birlik politikalarını oluşturmak istediler ama başarlı olmadılar.

TÜRKİYE seçimlerden sonra Güney Kürtlere karşı yumuşamak zorunda kaldı. Çünkü kendi deyimleriyle başlıca neden ABD İLE STRATEJİK ORTAKLIĞI VE KÜRT SORUNU.Sanki bu günr kadar Kürtler yoktu ve stratejik ortak değilmiş gibi.

Daha önceleri belirttiğim gibi,Türkiye, Suriye ve İran, ilk zamanlarda NECEF,KERBELA ve UMMU -KASIRDA yer, yer ŞİİLERİN direnmelerini baz alarak hep Irak'ın bütünlüğü bahane ederek amaç Kürtler iflah olmasın diye sürekli Kürt devleti kurulacak gündemde tutmaya çalıştılar.AntiKürt ğolitikası yle bir hal aldıki, başta CHP Genel Başkanı Deniz BAYKAL olmak üzere, TC Hükümeti ,Türk basını, sağcısı, Atatürkçüsü solcusu, Dincisi ve Milliyetçisi herkes utangaç SADDAMCI olmuştu. Hatta hızını almayan Deniz BAYKAL hemen KUZEY IRAK seferine çıkalım diye nara atmaya başladı. Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta GÖNGÜR ÖZDEN kanal 7, de Ahmet HAKANNIN IRAK Savaşı ile ilgili sorularını yanıtlarken ÖZDEN, Atatürk Bu gün hayatta olsaydı SADDAM'IN Anti Emperyalist Mücadelesini destekler ve Kekük Musul'a girer diye ifade etti.Emekli Askerler TV kanallarında hepsi Kürt uzmanı keslip, sürekli Kürt düşmanlığı Türk Toplumuna enjekte ettiler.Savaş boyunca güya;savaş karşıtı bu kesimlerin aslında savaşa karşı olmaktan ziyade, biraz İslamcılık birazda Milliyetçilik teması ile Anti Amerikancı olmalarının altında yatan asil neden GÜNEY DE ve bölgede ivme kazanacak olan KÜRT Halk hareketinden korkmalarıydı.Yoksa geçmişten günümüze kadar bu Devletlerin rejimlerine baktığımızda ne kendi halklarını mutlu edecek bir yönetim, nede barış Demokrasi ve insan hakları tekmil yerleşmemiş olduğu herkesçe bilinmektedir. Onun için nasıl olurda böylesi yönetimler ve bu eğitimlerle eğitilen Türk insanı barışçı olurlar diye insan ister istemez düşünmektedir .. Bazı kimseler ise, NÜKLER BİYOLJİK VE KİMYASAL manasını bilmeden bile Savaş ve Strateji uzmanları kesildiler. Herkesin ortak noktası GÜNEY'DE kurulacak Kürt Devletine karşı olmak. Onun için Kürt devleti kurulmasın ve Kürtler Kerkük'ü ele geçirmesin diye kendilerine Savaş nedenlerı diye sayılacak KIRMIZI Hatlarını sürekli toplumun önüne getirdiler.

BUNLAR NEYDİ?

1) TÜRKİYENİN Amacı KÜRTLERIN Kerkük'e girmeyecek,

2) KÜRTLERİN Bağımsız Kürt Devletinin Kurmayacak,

3) TÜRKMEN'LERİN Kürtlerin saldırılarına maruz kalmaları halınde

4) PKK/ KADEK Türkiye ye karşı Terör girişimleri gibi nedenler..Aslında bunların hiç birinin bu gün için fiili olarak gerçekleşmesi olanaksız olmasına rağmen başta CHP Genel Başkanı Deniz BAYKAL olmak üzere, TC Hükümeti ve basının bazı kesimleri ısrarla bu gerekçelerle GÜNEY'E girmeyi hep gündeme getirmişlerdir. Ancak, geçmişte Teskerenin çıkmaması böylesi hayalları suya düşmüştür..Bundan dolayı,TÜRKİYE ve ABDNIN ilişkileri bundan sonra muhtemel gelişmeler neler olur diye herkes teoriler üretmeye başladılar. Aslında tavşan dağa küsmüş dağın haberi yok misalıdır Türkiye'nın ki;

Bu nedenle bana göre bundan böyle;

a) Amerika kesin olarak bölgeye hakim olmuştur.Onun için ABD için artık Türkiyenin eskiye nazaran bulunmaz mütefik ve STRATEJİK konumun önemi var diye, TC'nın nazını çekmez.Nitekim bu günlerde ABD TC'yı ciddi olarak uyarmaktadır.

.b) Amerikanın ilk günlerden beri GÜNEY IRAKTA karşılaştığı fanatik ve SADDAM yanlısı direnişlerden dolayı TC Hükümeti utangaç SADDAM yanlısı tutum takınması, ve hemen KUZEY IRAKA müdahale etmek istemesi, bu durumdan ötürü Türkiye zaten Amerikanın gözünden düşmüştür .

c) TC Hükümeti ve basının bir kesimi ilk günden bu güne dek,savaş boyunca KUZEY IRAK KÜRT karşıtı bir politika izledi. Bu gün ise, Irak'ta yapılan seçim sonucunda Türkmenlerın aldığı yenilgiyi ve bütün engellere rağmen Kürtlerın seçim başarısını başta Türkiye Kürtleri olmak üzere bütün Bölge Kürtlerin sevincine neden olmuştur.Aslında bu seçim İRAN,SURİYE TÜRKİYE İşbirliği girişimleri ve Anti Kürt politikasının yenilgisi olmuştur.

d) Kürtler seçimi başarısı ve ABDNIN Kürlere karşı ılımlı yaklaşımı ihtimali artınca, TC Hükümeti ve bazı basın kurumları hemen Kuzey IRAKA girmek doğru olmaz, ileriye yönelik temennilerde hareketle düşüncelerini değiştirdiler., TC Hükümeti amacımız işgal değil Kürtleri ve Türkmenleri korumak ve bütün gruplara ayni mesafedeyız diye çark ettiler.Hatta Kürtlerin adını bile ağızlarına almayanlar dahi, Türkiye Kürtler içinde derhal Demokratik ve Kültürel hakları hayata geçirelim ve Türkiye Kürtlerini ülke sevgisini özendirelim diye ifade buyurdular.

Sonuçta, herkes anladı ki, bundan sonra muhtemelen bölgenin itici ve aktif gücü Kürtler olacağını, bu bölgede Kürtler olmadan bir çok bölge ile ilgili sorunların çözümlerin Kürtsüz olmayacaklarınıda anladılar.Onun için bence bundan böyle TC Hükümetleri Türkiyede yaşayan yirmi Milyona aşkın Kürtlerden ve Güney Kürtlerden korkmamalı, ülkede Kürt kimliği Türk kimliği gibi Anayasal Teminatı altına almalıdır Başta Altı milyon Güney Kürtleri olmak üzere, İRANDA On milyona ve SURİYEDE dört Milyona aşkın Kürtlerin Tüm ulusal ve Demokratik haklarını göz ardı etmemelıdır. Veya en azından TC Kürtleri karşılarına almamalıdır.Çünkü, ne dünya eski dünyadır nede Kürtler eski Kürtlerdir.Gelecek yıllar KÜRTLERİN olacağı yönünde işaretler ve ip ucları vermektedır.Yeter ki Kürtler Geçmişteki komşu devletlerin böl yönet politikalardan ders alabilsin.Savaş boyunca Güney Kürtlerele ilgili TC Hükümeti,Türk Medyası ve birçok kesimin tutumlarını, 5-Nisan 2003 tarihili Radikal Gazetesinin EKİNDEKİ sayın Yıldırım TÜRKERIN KÜRTLERLE ilgili şu fıkrası her şeyi yalın olarak açık seçik belirtmek istiyorum.

Fıkra şöyle, Bir KÜRT ile bir LAZ idama mahkum olmuşlar. İdama gitmeden önce son sözleri ne olduklarını söylerler.'' Kürt diyor ki, ben annemi çok seviyorum onu görmek istiyorum LAZA sorunca LAZ kızgın bir şekilde benim isteğim Kürt anasını görmesin diyor.(Aslında laz yerine Türk olacak,fıkra ya ) Şimdi anlaşılan bütün Kürtler hem annelerini hemde babalarını görecekler.

Dolayısıyla şimdi kırmızı hatlar sırası Kürtlerde; NEDİR KÜRTLERIN KIRMIZI HATLARI;

a) Kürtler merkezi hükümette yer alacak ve Irakla ilgili alınan kararlarda söz sahibi olacak.

b) Kerkük Kürdistan'nın kalbıdır ve Kerkük artık tartışma konusu yapılmayacak.

c) Petrol gelirleri Kürtlerın nüfus oranına göre adil paylaşacak.

d) Peşmergeler Kürdistanın ulusal silahli güçlerıdır, bunlarla ilgili kararlar Kürdistan parlamentosu karar verir.

e)Para ve vergi politikası merkezi hükümet Kürdistan Hükümetiyle birlikte tespit edecek.

Önümüzdeki bir kaç gün içinde Kürdistan Birleşik Hükümeti kurulacak.(yani iki hükümet birleşecek)

Ali BURAN 2Şubat-2005

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.