BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Gülseren Demirel · 01.02.2007 · 1 görüntülenme
Ezen ve ezilen uluslar arasındaki ilişkilerde elbette ezen ulus hiç bir zaman masum değildir. Bu ilişki bağlamında soruna yaklaşım gösterildiği zaman acaba gerçekten Türk halkı Kürtlere karşı kendi insani görevini yerine getirdi mi? Bu soruya rahatlıkla HAYIR cevabını verebiliriz..Bugün başka ülkelerin tarihine baktığımız da ezen yada sömürgeci ülkelerin halkları mazlumdan yana tavır koydukları görülür.Mesela Fransa -Cezayir tarihine şöyle yüzeysel bir şekilde bakıldığı zaman Fransa da ciddi bir Aydin kesimi ve halk kitlesi Cezayir işgaline karşı çok net bir şekilde tavır aldı. Fransa halkı ve aydınlara sokaklara dökülerek yürülen kolonyal savaşa karşı Cezayir halkını destekledi.Gündemde olan Israile baktığımız zaman benzer gelişmelere tanık olabiliriz. Israil aydınları ve israil halkı, Filistinliler ezici çoğunluk olarak “İsraili devlet olarak ortadan kaldırmak” istemelerine rağmen,sokaklara çıkıp biz bu kirli savaşı istemiyoruz ve “komsumuz Filistinle” Barış içinde bir arada yaşamak istiyoruz diyebiliyorlar.Meksika’da Markos Indio Halkının hakları için Meksiko City’ye kadar yürüyüp şehrin meydanında sahip oldukları istemlerini açık bir şekilde ifade edebiliyordu.. Bu ortamı Markos’a hazırlayan Meksika halkının sunduğu destekti. Tabii ki bu örneklemelerle hareket edildiği zaman ve Türk halkının büyük bir çoğunlukla gün be gün artan şöven duygulara sahip olduğunu ve bunu sadece devlet ile ordu ile açıklamak yanlış ve yetersizdir..O zaman bu halkın içinde gerçekten demokratik ivmelerin var olup olmadığını sorgulamak kadar haklı bir bakış açısı olamaz.. Ama bunları anlatırken ben kendimi niye ırkçı yapayim.Cezayir halkının Fransızlara karşı gösterdiği tepkiyi ırkçılık olarak adlandırmak bana göre yerinde kullanılmış bir terminoloji değildir.Kürtler Türklere tepki gösteriyorlarsa bunun adı ırkçılık değildir.Bence kelimeleri yerli yerinde kullanmak gerek. Biz, başka bir ulusu aşağılayarak kimliksizleştirerek, imha ederek Kürt ulusunu ululaştıramayız. O nedenle niye kendimize ırkçılığı yakıştırıyoruz? Bu paradoksu anlamaktan zorluk çekiyorumDüşmana benzemek istemiyorsak onlara yakışan kelimelerede sahip çıkmayalım..Biz kendimizi ırkçılıkla tanımlamaya başlarsak Türklerin yaptıklarını hangi kavramlarla tarif edebiliriz.O nedenle gelin kelime erezisyonunu durduralım, yoksa bir gün gelir Kürtlerin durumunu anlatacak kelimeleri aramaya başlarız.. Suni tartismaların şu an kimseye faydası yok..Selamlar01.01.2007Gülseren Demirel
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.