BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Mesrur BarzanÝ · 21.12.2006 · 1 görüntülenme
Irak Çalışma Grubu'nun işgal batağından çıkmak için demokrasi karşıtı otoriter komşularımızla işbirliği önermesi Kürtler için kabul edilemez. Bu tavsiye benimsenirse, ABD Irak anayasasını hiçe sayarak demokrasi söyleminden vazgeçmekle kalmayıp, Kürtleri bir kez daha satmış olacak Irak Çalışma Grubu'nun tavsiyeleri Irak'ta hiçbir işe yaramayacak. Özgürlük ve demokrasi için cansiperane mücadele veren biz Iraklılara 'şükran' sözleri boş laftan ibaret. Rapor başarılarımızı, hayallerimizi ve feda ettiklerimizi, nihai amacı demokrasiyi yıkmak olanların lehine görmezden geliyor. Irak halkının çoğunluğu tarafından kabul edilen federal anayasamıza, sanki yeni Irak'a katılmak isteyenler arasındaki uzun pazarlıkların güç bela elde edilmiş sonucu değil de, hâlâ pazarlık konusu olan bir belge gibi küstahça muamele ediliyor. Dahası çalışma grubunun yaklaşımını, Irak halkının değil bölge ülkelerinin kaygıları belirliyor. ABD dostu düşmandan ayırmalı Birçok Iraklı, özellikle de Kürtler bu durumdan haklı olarak endişe duyuyor. Çalışma grubundan kimse Irak Kürdistanı'nı ziyaret etmedi, halbuki grup burasının güvenli ve Amerikan yanlısı olduğunu, savaşın başından beri burada tek bir ABD askerinin hayatını kaybetmediğini teslim ediyor. Kürtler sadece Amerikalıların yanında savaşmakla kalmadı, en iyi adamlarını Amerikalıların yol açtığı dost ateşi vakalarında kaybetti. Ancak koalisyonu hâlâ inatla destekliyoruz ve Amerikan halkının geleceğimiz adına yaptığı fedakârlıklara sonsuz şükran duyuyoruz. Rapor, Irak'taki sorunun bir parçasının Amerika'nın dostu düşmandan ayıramaması olduğunu kabul etmekte haklı. Ne yazık ki Baker-Hamilton bu hatayı daha da vahim şekilde işliyor. Bunda şaşılacak bir şey de yok, zira rapor kısmen 1991'de Saddam Hüseyin'in paçasını kurtarmasını sağlayanlar tarafından hazırlandı. Irak'ın, bu ülkeyi ABD'yle savaş alanı olarak gören komşularına çağrılar çıkarmak da ölümcül bir hata. Onları işin içine katmaya çalışmak kaçınılmaz biçimde geri tepecek. Onlar sadece ülke içindeki istikrarsızlığa katkıda bulunmakla kalmayacak, Amerika'nın işgal hedeflerine doğrudan doğruya zıt politikalar uygulayacak. Plan, her fırsatta ABD'nin çabalarını baltalamaya çalışanları ödüllendirecek. Irak bölgesel güçlerin hâkimiyetine girecek ve Irak halkı kaybedecek. Irak kendi ayakları üzerinde durmaya hazır olmadan koalisyon güçlerinin geride bırakacağı her boşluk, demokrasiye karşı çıkanlarca doldurulacak. Amerika'nın itibarı dibe vuracak ve Irak'taki bütün başarı şansı yok olacak. Eğer bu plan hayata geçerse, Ortadoğu'da gerçek demokrasiye yönelik umutlar tarihe karışacak. Bizimle sınırdaş olan bölgesel güçlerin bizi zayıf ve bölünmüş tutmakta çıkarı var. Kürtler bir kez daha satılmanın eşiğinde. ABD yönetimi Baker-Hamilton'ın tavsiyelerini benimserse, Kürtler Irak'ın komşularının çıkarlarını korumak uğruna kurban verilecek. 1975'te ve 1991'de katledildik, çünkü demokrasi ve hoşgörüye duyduğumuz inancın bizi ABD'nin doğal müttefiki kıldığını sanıyorduk. Ardından, dört yıl önce yaptığımız gibi, ABD'nin bölgede yeni bir çağ açma çağrılarına kulak verdik. Amerikalılar gibi biz de çocuklarımız için daha iyi bir gelecek hayali kuruyoruz, onların köylerimize yönelik kimyasal saldırıların yol açtığı deformasyonlarla büyümeyeceği bir geleceğin hayali. Kürt bayrakları dalgalandırdığımız doğru. Bu da Amerikalılarla bir başka benzerliğimiz, zira onlar da sadece ülkelerinden değil, aynı zamanda ülkelerinin başarıları ve kendine has kimliğiyle gurur duyuyor. ABD'deki başarılı demokrasinin habercisi, kurucularının eyaletlerin özel çıkarlarını tanımak ve onların haklarını koruyan bir anayasa hazırlamak yönünde gönüllü olmasıydı. Baker-Hamilton Iraklılara aynı hakları tanımıyor ve bu yüzden Irak'ta bütün vatandaşları koruyan bir sistem kurma çabalarımızı hiçe sayıyor. Kürdistan'ı, geçmişte yaşadığı zulümleri bir daha yaşamamak için merkezi hükümetle müzakere ettiği haklardan mahrum bırakıyor. Aşırı merkeziyetçiliğin Irak halkı için felaket olduğunu unutmamalıyız. Irak'ın anayasasına büyük değer verilmeli. Irak'ın komşularına egemenliğimizi ihlal etme izni verilmemeli. Demokrasi ve federalizm, yeni Irak'ın halk tarafından tercih edilmiş temelidir. Kürtlerin zenginliği, bir kez daha Kürt halkına yönelik bir soykırımı finanse etmek için çalınmamalı. Kurbanlarımızı hatırlayın Kürtler Amerikan askerlerini evlerine buyur ederken, Baker-Hamilton ABD'nin politikalarını, bizzat kendi askerlerine kurşun sıkanların taleplerini karşılayacak biçimde gözden geçirmesini öneriyor. Çalışma grubuna bakılırsa, biz hepimiz çözülmesi gereken bir 'sorunun' parçasıyız ve hiçbirimiz Amerika'nın korumasına değmeyiz. Bizi otoriter komşularımıza ve topluluklarımızı terörize edenlere satmayın. Bu projede yer almayı demokratik biçimde kabul ettik, zira bize halkımızı korumak için gereken hakların garantisi verildi. Biz Kürtler Başkan Bush ve Amerika'dan, Irak'taki sevdiklerimizi korumak için verdiğimiz kurbanları hatırlamasını istiyoruz. Sizden, iş işten geçmeden, verdiğiniz sözü tutmanızı istiyoruz. (Kürdistan Yerel Hükümeti'nin İstihbarat ve Güvenlik Dairesi Başkanı, KDP'nin önde gelen üyelerinden, 20 Aralık 2006)The Washington Post / RadikalAkt: Firat Dicle
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.