Siyaset

“Kürtlere Ölüm” –“Alewilere Ölüm”

Rojhat Badikî · 30.07.2012 · 2 görüntülenme

“Kürtlere Ölüm” –“Alewilere Ölüm”
Malatya`nin Sürgü Beldesinde, Hanifi Türklerin Alewi Kürt aileye saldirip linç etme girişimi, bilinç altina yerleşip koronikselleşen Kürt düsmanligi hastaliginin dişa vurumudur. Bu hastalik, Osmanlidan günümüze degin süren, TC döneminde dönem dönem ihtiyaca göre dozu yükseltilip düsürülen, Kurdistani Kürtsüzlestirme stratejik planin kücük bir parcasidir. Kürt Alewilerine boyun Egdiremeyen Osmanli, Kürt Alewi kültürünü icten carpitma yozlastirma ve Hanefi mezhebini asilama amacli gönderdigi Ajan Haci Bektesi Veli`den gününüze Kürt Alewilerine karsi yürütülen plan kismen basarili olmussa da amacina ulasmamistir.

Bir yarim ay seklinde Turkiye ile sinirlari bulunan ve Kürt Alewi`lerin yogun olarak yasadiklari Maras, Malatya, Sivas, Erzincan, Dersim basta olmak üzere Antep, Adiyaman, Elazig, Erzurum, Ardahan Kars ve Igdir`da olusturulan devsirme Hanefi Türk kolonlari araciligi ile Kürt Alewilerinin etnik kökenlerinden kopmalari icin her türlü katliam ve psikolojik terörün yaninda, kültürel jenosid politikalari her zaman öncelikli olmustur. Cumhuriyet döneminde de iki politika “ iyi adam-kötü adam” at basi yürütülmüstür.

Osmanli ve onun mirascisi olan TC`nin Genelde Kürt halkina özel de ise Kürt Alewilerine karsi yürüttügü bu politikalarin hedef ve amaci Kürtlerin, zengin kültürel, dinsel ve mezhepsel farkliliklarini kullanip; Kürtleri bölmek ve asimilasyon politikalarini basari ile uygulayarak ya Türklestirmek yada Kurdistan topraklarini minimize etmektir. Bu amacla Türk kolonilerinin Kurdistan`a yerlestirme süreci Osmanli ile baslayip TC devam etmistir.

Osmanli-TC politiklarinin kismen basarili olmustur dememin nedeni Adiyaman, Maras, Antep, Sivas, Elazig, Kilis, Erzurum, Erzincan gibi Kurdistani sehirlerde ortaya cikan tablodur. Bu sehir, yogun bir asimilasyon ve baski politikalarindan dolayi, Kurdistani olma özelliklerini yitirme ile karsi karsiyadir.

Malatya`nin Sürgü beldesindeki linc girisimini ferdi bir olay olarak yorumlamak ve bunun sacma-sapan bir deyim olan “ Türk-Kürt Kardesligi” ni bozmayacagini söylemek, sömürgeci Türk devletinin, Kurdistani politik dünyasinin ruh ve düsüsüncelerini de kölelestirmedeki basarisini da somut bir sekilde gözler önüne sürecektir ki gözler önüne sürüyor da. Bu nasil bir celiski ki, vatani zorla gasp edilen insani onuru cignetilen, tecavuz edilen, öldürülen, sürgün edilen, iskencelerden gecirilen mazlum bir halkin temsilcileri “ papaganlar” gibi her gün “ kardesiz” nakaratini tekrarlasin.

Bu nakarat tekrarlandikca ne “ onurlu” bir baris gelir bu topraklara nede Kurd`in vatani özgürlesir. Osmanli ve TC” nin Türk halki ve Kürt poltik dünyasinin bilinc altina yerlestirdigi düsünce ve psikolojik ruh hali terk edilmedikce bu cografya” ya ne onurlu bir baris nede Kurdistan halkinin özgürlesir. TC iktidarinin en üst tepesindeki adam, Türk basbakani RTE`nin Güney Bati Kurdistan`daki gelismeleri agzi salyali bir sekilde tehdit etmesi ve bunu Tüm Kurdistani politik arenanin gözlerinin icine baka baka söylemlerini. her Kürt cerceveletip bütün Kurdistan sokaklarina asmalidir.

Bu acidan, Malatya olayi Alewi Kürt ailenin linc edilme girisimini ferdi basit bir olay olarak görmemek gerekir. Yüzyillardir Kurdistan halkina karsi sürdürülen planin bir parcasidir ve bu olayi Güney-Bati Kurdistan`daki gelismelerden ayri olarak degerlendirmemek gerekir. Cünkü onlar, Kürt halkinin mutlu olacak herseye düsmandirlar. Kürt halkini mutlu eden bir gelisme-olay onlari kudurtmaktadir. En tepedeki adam olan Türk basbakani RTE, Tüm Kürtlerin gözlerinin icine baka baka söylemesi, Türk ve Kürt kardesliginin boyutunu Kürt poltik dünyasinin “ gözünun” icine sokmakatadir. Xaneqin-Kerkuk`lu Sia-Kakai Alewi Kürt, Güney-Bati Kurdistan icin, Qamislo Kurdû icin yardim toplarken, Malatyali Hanefi Türk, Alewi Kurdû, Kurdistan topraginda diri diri yakmak istiyor.!

Kuzey Kurdistan politik dünyasi kör ve gelismeleri algilamaktan uzak kisir poltik anlayisa sahiptir. Daha dogrusu, Kurdistan`in Kuzeyinde, Kurdistan`in poltik dünyasina hükmeden politik arenanin Kurdistan sorununa iliskin somut ne bir politikasi olmadigi gibi, Sömürgeci Türk devletinin poltikasinin yedek tekeli durumuna düsmüstür. Aci da olsa gercek budur.

Kuzey Kurdistan poltik arenasinin Kurdistan`in ulusal ve toplumsal kurtulusuna iliskin hic bir somut plani yoktur. Tek yaptiklari “sersego” üzerinde depresip “ Imrali tecriti” söylemini temcit pilavi gibi her seferinde isitip isitip önümuze sürmek olmustur. Oysa dünya degisiyor ve Kürt halkinin önüne altin tepsi üzerinde büyük firsat sunulmustur. Petrol deryasi üzerinde oturan Kurdistan halkinin özgürlügü icin dünya devleri, Kürtlerin kapisina dayanmistir. Gecmiste Kurdistan petrolleri, Kurdistan” in basina bela olup onun kölelik nedeni olurken, yeni dönemde onun özgürlük ve bagimsizlik nedeni olabilme sansi ortaya cikmistir. ABD petrol devleri Chevron, Exxon-Mobilin, Maliki`nin bütün tehditlerine ragmen, Kurdistan`la petrol antlasmasi imzalamasi, degisimin ilk somut isaretleridir.

Yeni dönemin öne cikardigi temel stratejik önem petrol kaynaklarina yakin yada sahip olmadir. ABD-Avrupa ve Rusya-Cin`in Suriye üzerindeki catismanin temel nedeni de budur. Petrol kayanlarina yakin olmak. Kürt politik arenasi bunu iyi okuyup buna göre planlar yapip politika degisikligine gitmesi durumunda, Günesin dünyaya Kurdistan » da dogdugu dönemin geldigi görülecektir. Eger Xaneqin`li Sii-Alewi Kürt, Süleymaniyeli Soran, Duhoklu Bahdini ve Kermansah`li Ali-Ilahi inancli Kürt bunu görüp Qamislo icin yardim toplarken, Kuzey Kurdistanli Kürt`te bunu görüp, Malatyali Hanefi Türk`ün kardesi olmadigi, Turkistan » da komsusu oldugunu-olabilcegini kavramali ve buna göre politika gelistirmelidir.

Özcesi, Kurdistan halkinin düsmanlari icin, Ankara, Tahran, Sam ve Baxdat icin, ölümün can sesleri geldigi bu dönemde, Kurdistan politik dünyasi, Kurdistan halkinin özgürlük ve bagimislizliginin ayak seslerinin geldigini görmeliler. Adiyamandan Hemrin daglarina kadar petrol deryasi üzerinde bir ada olan Kurdistan`in kaderinin degisiminin ayak sesleri geliyor. Dün Güney Kurdistan, Bu gün Güney Bati Kurdistan yarin Doèu Kurdistan Bu tarihsel firsatlari görmeyenler-görmek istemeyenler, ebediyete kadar Kurdistan halkinin nazarinda naletleneceklerdir.

Malatya`nin Sürgü beldesinde Alewi Kürt aileyi diri diri yakma girisimi Osmanli-TC`nin degismez temel politikasidir, Kurdistan`in yeniden dogusuna olan kin ve nefretin disa vurumudur. Sen de nefret ve kini düsmanini Topraklarindan atmakla bilemek zorundasin. Yoksa yasama hakkin yok. Mahmut Esat Bozkurt`un dedigi gibi ; "Türk, bu ülkenin yegane efendisi, yegane sahibidir. Saf Türk soyundan olmayanların bu memlekette tek hakları vardır; hizmetçi olma hakkı, köle olma hakkı. dost ve düşman, hatta dağlar bu hakikati böyle bilsinler!"


Rojhat Badikî

30. 07. 2012
Genève


İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.