Siyaset

Kürtler yalnız değil

AZAD AHMED ALÝ · 13.03.2008 · 2 görüntülenme

Irak'taki Kürt deneyimini onaylamayan Türkiye, sınır ötesi harekâtında ABD'nin yanı sıra Arapların da Erbil'i desteklediğini gördü Türkiye'nin geçen günlerde Kuzey Irak'a düzenlediği saldırı yeni gerçeklere, bölgedeki siyasi dönüşümlere ve Soğuk Savaş'ın sonuçlarına karşi bir savaştı. Zira Türkiye söz konusu savaşla, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından ve NATO'nun yakın komşularına uzanmasından bu yana 'soğuk' halde kalan bölgeyi ısıtmak istiyor. Sovyetler Birliği'nin dağılması, Türkiye'nin Kürt vatandaşlarıyla ve muhalifleri bastırmak ve komşularına gerektiğinde güce başvura-bileceğini ima etmekle sınırlı kalan rolünün yeniden dondurulmasına yol açmıştı. Fakat Türkiye'nin savaşçi siyaseti başarısız olmuş görünüyor ve kendi projesi açısından da yara almış durumda. Gözlemciler için bu siyasetin, özellikle de NATO güçlerinin bölgede yer etmesi sonrası, Türkiye'nin NATO haritasındaki stratejik konumunun önemine yeni bir ivme kazandırmayı hedefleyen siyasi-askeri bir manevra olduğu açık. Bu askeri manevra, ABD ve Avrupa hükümetlerinin Kuzey Irak'taki Kürt deneyimini destekleme ciddiyetini sınama, uluslararası toplumun ve bölge ülkelerinin bu deneyimi kabul etme ve koruma noktasındaki yükümlülük boyutunu belirleme amacıyla gerçekleşiyor. Söz konusu deneyim, başka Irak Kürtleri olmak üzere bölgenin bütün Kürtleri için siyasi bir olgunun kurulmasına katkıda bulundu ve hâlâ da bulunuyor. Türk yetkililer, Kürt sorununa yönelik geniş bir dayanışmanın yanı sıra askeri niyetlerini ortaya çikarma amaçlı 'siyaset ve medya yoğunluğu' sürpriziyle karşilaştı. Zira Irak'taki siyasi ve kültürel çevreler Irak Kürdistan deneyimini savundu, Araplar da Türkiye'nin tahmin ettiğinden daha duygusal bir tepki gösterdi. Bazı Arap aşiretleri Iraklı Kürtleri savunmaya hazır olduklarını açıkça ilan etti. Türk çevrelere, Irak Kürdistanı'ndaki deneyiminin tahmin ettiklerinden daha köklü olduğunu, uluslararası çevrelerden önce, Araplardan destek sağladığını vurguladılar. BM temsilciliği açık mesaj Sonuçta, Irak ve dolayısıyla Arap dünyasının Kürt deneyiminin meşruiyeti ve korunmasıyla doğrudan bağlantılı olduğu, bu deneyimin Araplar tarafından desteklendiği ortaya çikti. Son aylarda bölgenin başkenti Erbil'de Avrupa konsolosluklarının açılmasına hız verilmesi ve bir BM temsilciliğinin de açılması, Irak Kürdistanı'nın güvenliğini sarsmak isteyenlere açık bir siyasi mesajdır. Türkiye bu nedenle siyasi ve diplomatik savaşinı kaybedek. Uzun vadeli hedef Kürt federasyonuysa, Kürt deneyiminin BM ve AB'den başlayıp Vatikan'dan Arap Birliğine kadar uluslararası bir korumadan beslendiği herkesten önce Türkiye'ye vurgulandı. Türkiye açısından daha da kötüsü, PKK sorunun, 'Türk yetkililerle savaşçi bir örgüt arasındaki karşilıklı şiddet' diye kısaltılması. Kürt hakları dosyalarının bazı bölge ülkelerinde unutulmuş olarak kalması, bu halka yapılan baskılara yönelik uluslararası sessizliğin süreceği anlamına gelmiyor.Radikal (Londra'da Arapça yayımlanan Hayat gazetesi, 11 Mart 2008)

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.