ABDULLAH GÜL’ÜN „KAYSERİLİ“ ATASI ŞÊX ÎBRAHÎM HUSEYÎN SÎWASÎ KÜRD OLMASIN?
Aso Zagrosi · 2 yıl önce
Aktarmaci · 03.12.2008 · 1 görüntülenme
Gülay Göktürk*/ Hayır, devlete karşı isyandan bahsetmiyorum. Onu tarih boyunca defalarca yaptılar. Ben PKK'ya isyandan söz ediyorum. Ergenekon Davası ilerledikçe ortaya dökülen ilişkiler, PKK içinde yönetici konumda yer almış kimi isimlerin ve bizzat Öcalan'ın açıklamaları, PKK'yla derin devlet arasındaki işbirliğini inkar edilemeyecek bir biçimde ortaya koyuyor.
Kafasını kuma gömmemiş herkes artık PKK'nın ve derin devletin "stratejik bir işbirliği" içinde olduklarını görüyor. Derin devletin, savaşın bitme ihtimali ortaya çıktığı her durumda bu ilişkiyi kullanarak terörü azdırdığını gün gün, olay olay öğreniyoruz.
Silahları belki de susturacak bir affın siyasetin gündemine geldiği anda, derin devlet PKK'yı provoke ederek tezkere almış evine dönen 33 askere karşı katliam düzenletiyor. Dört yıldızlı paşaların İmralı'ya gidip geldiklerini, bizzat Öcalan'ın ağzından öğreniyoruz.
Bu paşalardan biri, Öcalan'a PKK militanlarının hepsinin ülke dışına gönderilmesinden rahatsız olduklarını söylüyor; bir kısmını içerde tutmalarını istiyor! Çünkü onlar PKK'nın silahlı gücünü kendi yedek ordusu olarak görüyor.
Artık eminiz ki devlet içindeki kimi odaklar Öcalan'ı İmralı'da kontrol ediyor. Kürt sorununun siyasi çözümü için umutların belirdiği her noktada, bu yedek orduyu harekete geçirerek şiddet ortamının sürmesini sağlıyor. Evet, Kürtlerin en azından bir bölümünün "kurtuluş" için bel bağladıkları PKK, Kürt halkının en büyük düşmanı olan Derin Devlet'in maşası durumda. Ama Kürtler buna hâlâ isyan etmiyor.
İsyan etmek bir yana, "Yaşasın Başkan Apo, Yaşasın PKK" diye pankart açmaya devam ediyor. Kimdir bu derin devlet?
Güneydoğu'daki yüzlerce sözde faili meçhulün failidir. Sıkıyönetim ve olağanüstü hal dönemlerinde bölgeyi kasıp kavuran zulmün uygulayıcısıdır. Diyarbakır Cezaevi'ni cehenneme çeviren, köylülere pislik yedirendir. Derin devlet bütün Türkiye'yi zehirlemiş, bütün halka kötülük etmiş ama hiçbir yerde Güneydoğu'daki kadar vahşileşmemiş, kan dökmemiştir.
İşte bu örgüt, sizin "kurtarıcı" bellediğiniz örgütle al takke ver külah olmuşsa, kafa kafaya verip barışın önlenmesi için provokasyon tezgahlıyorsa, eroin kaçakçılığından gelen parayı paylaşıyorsa, sizin de artık ayağa kalkmanız ve uğradığınız bu ihanete isyan etmeniz gerekmez mi?
Ben buradan, PKK'nın derin devletle kirli ilişkilerinin içinde olmayan, savaşın yarattığı suç ekonomisinden, silah ve uyuşturucu kaçakçılığından nemalanmayan ve samimi olarak PKK'ya inanmış Kürtlere sesleniyorum: Uğradığınız ihanetin hesabını ne zaman soracaksınız?
Ne zaman PKK'nın derin devletle birlikte, çözümle aranızdaki baş engel olduğunu göreceksiniz? Bakın, DTP hâlâ ve inadına PKK'nın kuruluş yıldönümünü kutluyor. DTP konvoyu tüm duraklarda Öcalan sloganları ve posterleriyle, PKK bayraklarıyla karşılanıyor.
Sanki PKK'nın siyasi uzantısı olduğunu ve Öcalan'ın tek lider olduğunu deklare ediyor. Bir yandan da var gücüyle Anayasa Mahkemesi'ndeki davanın mahkûmiyetle sonuçlanması için çalışıyor. Hem de bu kararın yerel seçimlerinden önce çıkması için elinden geleni yapıyor. Böylece Kürtlerin, siyasi çözümden umudunu keseceği ve PKK'ya yöneleceği hesabını yapıyor. Siz DTP'nin bu oyununu ne zaman bozacaksınız?
Ne zaman bu kukla siyasi partilere sırtınızı çevirip gerçekten çözüm için çalışan bir siyasi sözcü yaratacaksınız? PKK, devlet içindeki çetelerle birlikte Türkiye'yi daha büyük yıkımlara ve iç savaşa sürüklemeye çalışıyor ve siz hâlâ ona kurtarıcı diye sarılıyorsunuz. İsyanlarla dolu tarihiniz size biraz bir şey öğrettiyse, şimdi isyanın zamanıdır. İhanete isyanın...
*Bugün gazetesi/3.12.2008
Aso Zagrosi · 2 yıl önce
Aso Zagrosi · 3 yıl önce
Brahim Ziravav · 4 yıl önce
Brahim Ziravav · 6 yıl önce
srg · 17 yıl önce
su xanima kibarca demek lazim bizde birakuji son buldu bosuna xayal kurmayin biz pkk nin ne zaman bitecegini ne zaman biterecegimizi iyi biliriz hele siz derin dewletinizin ipini cekin pkk otomatikman yok olur yok kurdu kurde kirdirtma hadi sende pis tirk
aktarmaci · 17 yıl önce
Slav û rêz kek srg ez jî ji tirkan hez nakim lê... ev niviskara çi dibêje?.."Evet, Kürtlerin en azından bir bölümünün "kurtuluş" için bel bağladıkları PKK, Kürt halkının en büyük düşmanı olan Derin Devlet'in maşası durumda. Ama Kürtler buna hâlâ isyan etmiyor." Kê û li kuderê heta nuha ev gotina wek tirkekî gotiye bêxêrî rêzdar îlîmdar Îsmail Beşikçî? Bi kerema xwe nivîsên ku tu dixwinî piçekî li ser bifikire paşe rexneyan lê bike... Çi dibêje ev xatûn derbarey dewleta kûr? "Kimdir bu derin devlet? Güneydoğu'daki yüzlerce sözde faili meçhulün failidir. Sıkıyönetim ve olağanüstü hal dönemlerinde bölgeyi kasıp kavuran zulmün uygulayıcısıdır. Diyarbakır Cezaevi'ni cehenneme çeviren, köylülere pislik yedirendir. Derin devlet bütün Türkiye'yi zehirlemiş, bütün halka kötülük etmiş ama hiçbir yerde Güneydoğu'daki kadar vahşileşmemiş, kan dökmemiştir." Ma ev ne înkar û teşhîra dewleta tirk? Ez naxwazim dûr û drêj bikim kekê delal... Hêvidarim em hinek tiştan bi zaneyî û jîrî binivisînin Li gel rêz û slavên Kurdewarî Aktarmaci
Anonymous · 17 yıl önce
tek kelime ile ibreti-alem bir yazi. baska soz bulamiyorum
smail · 17 yıl önce
ocalan ve pkk ordunun kemalizmin yedek tekeri akp mi zayiflatilacak pkk hemen devrede barzanimi tehdit edilecek pkk hemen devrede Kurdler icindeki ulusalci hisler mi yok edilemesi lazim pkk hemen devrede amerikada ermeni soykirim yasasimi gundemde pkk hemen devrede (garip gelecek ama sayfalari az geri cevirin ermeni soykirim yasasi gundemdeyken pkk nin bir eylemi uzeri tc iraka girecem demis ardindan amerikada biz ermeni soykirim olayini gundemden aliriz sende yerinde dur demisti) Imralida ocalanin sirti subaylardan yedigi bravo saplaklarindan dolayi nasir baglamistir aynen yola devam abdullah!!!
Anonymous · 17 yıl önce
Kemalist Sisteme Karşı Dik Duranlar Adayımdır. Fuad Çavgun Kürd halkı; ne „Tanrı'lar“ adına, ne Melekler adına, ne de tüm semavi ve maddi değerler adına da olsa feda edilmez. Ancak, son otuz yılda yaratılan bazı olumlu değerleri kendi hanesine ciro eden Abdullah Öcalan adındaki bir zat ve onun teşkilatı; Kuzey Kürd Özgürlük Hareketini kendi bireysel yaşamını kurtarma, kullanma ve kullandırmaya çevirmiş durumdadır. Bu gerçek kahredici de olsa; tesbit edilmeli ve yüksek sesle dillendirilmelidir. Yani, ölüm gümleğini giyemeyenler, Kürd halkını temsil edemezler-etmemelidirler. İmralı'da ikamet eden zat; dağda savaştırdığı, zindanda yatırdığı ve şehir varoşlarına mahkum ettiği halkımızı inim inim inletmektedir. Söz konusu zat ve akıl hocaları halkımıza ölümü dayatıp, felce razı etme stratejisi uyguluyorlar. Öcalan'ın İmralı Savunmaları'nda; „on devlet bile kuracağımı bilsem bile, bundan sonra bir tek kuruşun bile atmayacağım“ türündeki teslimiyetçi söylemlerinin bolluğu bilinmektedir. Ardından da‚ sınırların dışına çıkın!.. diye buyurdu! Onun mecbur ve mahkumu olan gerilla komutaları, ancak bir gün bu karara karşı koyabildiler. Zira, Öcalan hiddetlendi. Yanında tuttuğu ulak avukatlarından Mahmut Şakar'a gerekli talimatı verdi. TSK yetkilleri bu Av.'ı İstanbul'dan Van'a uçakla taşıdı. Van'dan helikopterle Kandil'e götürdüler. Ve Av. Konuştu: „-Kameraları kapatın!.. Söyleyeceklerimi dinleyin! Burda söylediğim herşey İmralı'da bulunan başkanımızın kesin emridir!.. Ateşe devam. Savaşmaya devam..“ dedi. Ankara/Tuzluçayırlı'lar kuzu kuzu uydu. İtiraz etmek steyenler susturuldu. Ve acı olan bazı muhalifler de yıllarca sustu. Artık karşımızda yeni bir örgüt var. Bunun adını da o zaman koyduk: AVUKATLAR ÖRGÜTÜ!.. Artık bu adamlar; dağa, taşa, şehre, kurda kuşa talimat taşıyacaklardı. Bunların bazıları İHD başkanı, bazıları Belediye başkanları, bazıları da TBMM'sinde „vekil“ olacaklardı ve oldular da. Bunları biliyoruz. Biliyorsunuz ve biliyorlar. Yani; Türklük ve Türkçeciliğin tüm fiiil çekim halleri mevcut. Bugünlerde... Yani kurban Bayramı'nın şu günlerinde, Yerel Seçimler gündemde. Şimdiden bu yalancı pehlivanlar devrede. Belediye başkan adaylarını belirleyecek ve destekliyeceklerdir. Biz şunu tekrar ediyoruz. Kürd halkı Abdullah Öcalan'ın bu mundar tutumundan dolayı mahkum edilemez. Ona küsülemz. Onun ateşine bu halkın en önemli seçimi olan yerel yönetimlere bigane kalınmaz. Halkımız konuşur, gerçek temsilcilerini seçerse; o zaman silahların hükmü de olmaz. İmralı'daki adam da susar, pusar. Dolayısıyla, silahların sesi; ancak, halkın sesinin yükselmesi ve ayağa kalkması ile gerçek anlamda durdurulur. Dolayısıyla, Yerel Seçimler konusunda bizim de bir kaç sözümüz olmalı ve kendimizi hiçbir sınırlamaya tabi kılmadan, tavırımızı ortaya koyabilmeli ve halkımıza doğru adresleri göstermekten feragat etmemeliyiz. Bu konuyla ilgili olarak çerçeveyi sayın Berzan Botî arkadaşımız koydu. Ona katılıyorum. Ve seçimlerin ilerki tarihlerinde –belirlenecek- adaylara göre tavırımız şöyle olmalıdır diye düşünüyorum. Düzen partileri olanlar ile, Kürd ve Kürdistanlılık iddasıyla ortaya çıkanların yolları ne yazık ki aynılaşmıştır. Birleştiler-bütünleştiler-tekleştiler. MHP ile CHP kardeşleşti. Bize de düşen bir Kürd görünümlü DTP oldu. Ancak, Kürd ve Küstanlılar için CHP ne ifade ediyorsa, DTP'de onu ifade eder-etmelidir. Yani, Deniz Baykal'in CHP'sinden Kürd halkına ne hayır gelecekse, DTP'den de ancak o kadar hayır gelebilir. Bizim yolumuz üçüncü altarnatiftir. Yani üçüncü yol altarnatifiden biz şunu anlıyoruz: Kürdistanlıların temel sorunlarının çözümünün adresi, Kürd Sorunu'nu toprak temelinden soyutlamayan Kürd ve Kürdistanlı parti veya bireylerin desteklenebilirliliğine tekabul eder. Zira, ne askere hefif şehla bakan Erdoğan, ne de diğer kardeşi olan Öcalan, Kürd Ulusal surunu'nun çözüm adresi değildir-olamaz. Al birini vur ötekine. Biz; ya bağımsız adaylara, ya da hangi partiden olursa olsun, özü-sözü bir, yurtsever, namuslu bir adaya oylarımızı verebiliriz. Doğru ve istikrarlı bir parti olduğu taktirde; Kemalizm'e kan uyuşmazlığı belirtileri veren ve aksayarak da olsa, Avrupa Birliği projesine sıcak bakan AKP ile taktik anlaşma veya ittifaklara da açık olmalıyız. Zira, mevcut sistem partileriyle taktiksel itfifaklar ile, DTP ile yapılacak ittifaklar farklı şeylerdir. Çünkü, sistem partileri dışardan geliyor ve Kürdistan'da kalıcı değildirler-olamazlar. Ancak, „İmralı İrademizdir“ diyen bir DTP ile yapılacak her ittifak, öz itibariyle Kemalist Rejim'e kan verir ve ömrünü uzatır. 03.12.2008
Anonymous · 17 yıl önce
Uyanik kari Kurtleri isyana cagiriyor ki, yine Turkler icin Kurt kani aksin. Ben bu oyuna gelmem. Turkler hele bir isyan etsin. Bu cetedevlete hele bir isyan etsinler. Herhalde onlardan sonra kurtlerde kendi cetlerine isyan ederler.
Anonymous · 17 yıl önce
fotograf sabah gazetesinin arsiwlerinde mewcuttur hemde weli kucuk adina jitem kimligiyle barzaniyle gorusmus