BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 30.09.2005 · 2 görüntülenme
Zorla göçettirilerek mülteci durumuna düşürülmüş kürtlerin sadece Avrupa ülkelerindeki sayısı, devlet olmayı başarabilmiş bir çok ulusun sayısından daha fazladır. Kuşkusuz zorla göçettirmeler, kürt milletinin tarihi boyunca maruz kaldığı en acılı, sömürgeciler hesabına en insanlıkdışı eylemler olmaları münasebetiyle başlıbaşına bir araştırma-inceleme konusu, hukuki-insani ölçülerle ele alınması gereken çok önemli bir milli sorundur. Avrupa ülkeleri ile birlikte 5 milyon civarında kürdün kendi doğal ortamlarından koparılmaları kürt milleti adına önemli bir eşitsizliği oluştururken, milletimiz adına oluşmuş bu dezavantajı bazı alanlarda kürtlerin avantajına dönüştürmekte mümkündür. Yıllarca elimizde pankartlarla, hangi talebin izleyicisi olduğumuzu çoğu kez düşünmeden, hangi siyasi eğilimler tarafından yönlendirildiğimizi farketmeden ve sonuçlarını yeterince tartışmadan gösteri yürüyüşleri ve mitingler düzenledik. Ülkemizin kullanabildiği özgürlüklerin düzeyine bakıldığında bu eylemliliklerle amaçlanan kazanımları pek de sağlayamadığımız hepimizin üzerinde dikkatle düşünmemiz gereken tecrübelerimiz arasındadır. Protesto mitingleri, yürüyüşler gereklidir. Gerekli olmasının dışında, bir ulusun yada kitlenin kendi taleplerini duyurmasına bizzat katılması nedeniyle, direkt ve o ölçüde demokratik eylemliliklerdir. Dolayısıyla kürtlerin ulusal-demokratik taleplerini duyurmasında bu tarzı kullanmalarını ve geliştirmelerini teşvik etmek gerekir. Ancak, doğru bir içerik, iyi düzenlenmiş açık ve net talepler, doğru yönetilen ve yönlendirilen kararlı birlikteliklerle sonuç almak mümkündür. Avrupa'da zorla temerküz edilmiş kürt varlığını, bizlerin mukadderatımızda lanetli roller alagelmiş odaklara, doğru ve iyi hesaplanmış, zamanlaması doğru seçilmiş, şiddeti dışlayan demokratik eylemlilikleri esas alarak yöneltmemiz, kürtlerin ulusal ve demokratik sorunlarına duyarlı olan bizim dışımızdaki ulusların fertlerini hatta kurumlarını bünyesine katmak gibi bir yeteneğe ve olanağa sahiptir. Sadece mitingler ve yürüyüşlerle yetinmeyip Avrupa'nın çeşitli ülkelerinin parlamentolarına, siyasi partilerine, kilislerine, sivil toplum örgütlerine, hatta spor kuruluşlarına ilgi yöneltilmelidir. Avrupa Birliği'nin çatısını oluşturan siyasi ve idari karar mekanizmalarına, kurumlarına yönelik olarak demokratik kuşatmalar uygulamak, gerekirse yüzbinleri yığarak haklı taleplerimizi dillendirme temelinde sorgulama ve kınama eylemliliklerinde bulunmak, kürtler aleyhine oluşturulmuş kuşatmayı yarmanın yollarından biridir ve etkin bir şekilde kullanılması halinde kürtler aleyhine oluşmuş dengeye büyük ölçüde etki yapacaktır. Kürdistan kuşatmasına kuşatmayla cevap verilmelidir. Milletimizi ve ülkemizi boğmaya çalışanlara insanî ve demokratik tepkilerde boğulabileceklerinin iyi hesaplanmış, ölçülü sinyalleri verilmelidir. Kendi çıkarlarını kürtlerin karanlığa hapsedilmesinde gören hükümetlere, politik kurumlara ve politikacılara karşı demokratik protestolar, tecritler ve kuşatma eylemlilikleri geliştirilmelidir. Sağduyuyla, heyecanlanmadan, tahrike ve saptırmaya meydan vermeden, şiddete ve tahkire asla izin vermeden, kararlılıkla karşı koyabilmenin ve direnmenin sayısız yolu ve yöntemi vardır. Ortak tepkilerimizi aynı yere müştereken yöneltirsek, güçlerimizi aynı noktaya yığarsak, aynı amaç için topyekun ve aynı anda seferber edebilirsek sonuç almamız kolaylaşır. Gandi gibi oturup, Kawa gibi kalkacağız. Kuşattığımız parlamentoların, hükümet merkezlerinin etrafındaki alanlara yüzbinlerle oturup günlerce kalkmayacağımız, bu alanlarda açlığa yatmamız gerekiyorsa ölümüne yatacağımız, yemek içmek gerekiyorsa, yiyip-içmekten arta kalanları bu alanlara bırakacağımız dönem gelip çatmıştır. Kürtlerin, insan olmaktan, millet olmaktan doğan vazgeçilmez haklarını inkar edenlere, geleceğimize ve onurumuza çıkarları uğruna oturmayı alışkanlık haline getirmiş olanlara, katillerimize ve katliamlara azmettiren gerçek suçlulara kürtlerin tarih önünde verecekleri anlamlı cevapları vermek, yine kürtlerin önünde duran bir sorumluluk olarak hepimizi bağlıyor. Zorbaca ve silahlı kuşatmalara karşı demokratik ve insani kuşatmalarla, sinsi ve haksız inkarlara, istismarlara karşı haklı taleplerimizle ayrılmaz bir bütün oluşturan varlığımızla, açık ve anlaşılır karşılıkları vermemizin, yaşama geçirmemizin günü gelmiştir hatta geçmektedir. Çeşitli biçimler bulunabilir. Kürtlerin tepkileri çeşitli yöntemlerle ortaya konabilir. Kürtlerin esasta birleşmekte olmaları gereklidir ki foruma yansıyan önerilerde de bu eğilim giderek belirginleşiyor ve hakim hale geliyor. Kürtler, birlikteliklerini üzerine inşa edecekleri temeli tesbit ettiklerinin işaretlerini veriyorlar. Önemli olan da budur. Teslimiyeti ve müsebbiplerini kararlı bir şekilde sorgulayıp mahkum etmeleri, kürtlerin önünü hergün biraz daha açıyor. İyi düzenlenmiş, içerik olarak Kürdistan'ın bağımsızlığını ve bölünmezliğini esas alan, siyasi körlükten arınmış eylemlilikler, milletimizin uluslararası alanda bir güç haline gelmesine olanak sunmakla kalmayacak, aynı zamanda kürtlerin hapsedilmek istendiği ataletin, dağınıklığın ve siyasi başıboşluğun aşılmasına da büyük çapta yardımcı olacaktır. Taleplerimizi, protestolarımızı hep birlikte, millet olarak el-ele, omuz-omuza, diplomasinin, aklın ve siyasetin bütün inceliklerini kullanarak ortaya koyabilirsek kuşkusuz güçleneceğiz. İçimizde onulmaz bir vahşete tarih boyunca uğramış olmanın hıncı, arkamıza aldığımız haklı olmanın kendine verdiği güven ve moral olduktan sonra başarmamamız için hiçbir neden yoktur. SOLAXÎ SERBESTÎ FORUM
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.