Siyaset

KÜRTLER ÇETE DEVLETLE YAŞAYABILIR MI?

Zerdeþt Seyda · 12.03.2006 · 2 görüntülenme

Türkiyede devleti oluşturan kurumların odağında ordu yani asker gelır. Yıllar önce Metris Czaevının kordorlarında belkide ilk defa ‘her türk asker doğar’ sloganı eşliğinde askerlerın yürüyüş yaptığını görünce şaşırmıştım ve yadırgamıştım. Yazık bu milletten hiçmi başka bir şey doğmaz? Ne bileyim bir bilim adamı, sinemacı, komedyen, bakkal yada diplomat. Siyasetçi, hekim, balıkçı vs. yaz yazabildiğin kadar. Sonradan yaşam deneyımlerımle anladımki elhak bu milletten başka bir şey çıkmaz. Çünkü ‘Durmuş Onbaşı’ önünü tıkamıştır vazifesını kendisine dikte etmıştır. Garibimin kımıldayacak mecalı yokki iyi bir balıkçı yada hekim olabilsın. Bu ülkede orduyu veya askerın sistemini kanunlar koruyor; dolayisiyle Türkiye bir kanun devletidir, hukuk devleti değildir. Evrensel normlarla oluşmayan ve hukuk geleneği olmayan bir ülkede kanunların koruyuculuğu resmi anlamdada bir zümre içindir. Örneğın anayasalar üstü etkiye sahip değiştirilmesinın teklifi dahi suç sayılan ‘Cumhuriyet Kanunları’ şeklini belirlediği devlet yapısını Türk ırkı için son tahlilde koruyuculuğunu orduya teslim etmektedır. Dikkat edersenız parlementoya değil orduya teslim. Dolaysiyle yapılan tüm askeri darbelerın de kanunda yeri olduğunu söylelyebiliriz. Yalnız son teknolojik silahlarla değil kanunlarlada korunup kollanan ve üstünlük payesi verilen orduya ve mensuplarına yaklaşımda ancak dikkat edilmesi gereken şeyler üzerınde durabiliriz.İttihatçı M.Kemalın asker kökenlı olduğu, üniformasını istemeden çıkardığını, hala o üniformaya bağlı olduğu bilgisi ezberımızdedır. İdeolojisının adı ‘Atatürk ilke ve inkılaplarıdır’ , mukaddes kitabı Kemalın Nutkudur. Sermayedarlar bu sistemın emrınde, işçi sınıfı temsilcileri ise ancak bu sisteme göre tavır belırleyebilirler. Çağdaş Dünya normlarındaki yaşam tarzına dayanamayan TC Kanunları artık yeterınce askeri koruyamıyor. Yırtılan eskilerınden orası burası ortaya çıkan askere birisi ‘KRAL ÇIPLAK’ diyorsa çocukluğuna bağışlamak lazım yoksa söyleyenın başı ciddi beladadır. Van savcısının ordunun en tepesındeki zata sen çete ile irtıbatlısın demek haddı kendisi için belaya davetiye anlamını taşımıyorsa arkasında başka güçleri aramakta yarar vardır. Zira isnad edilen iddianın şokundan kurtulamayan TC ordusu başına çuval geçırılmış gibi sivil bürokrasinin başı sayılan Cumhurbaşkanı ve Başbakan arasında mekik diplomasisi ile kurtulmaya çalışması şanssız bir döneme denk düşüyor. Tesadüf değilse arka arkaya patlak veren ordu menşeli çetelerın suç üstü yakayı ele vermelerı yeni bir döneme kapıyı aralıyor . Şemdinlide defalarca bombalama eylemi gerçekleştıren JITEM ( veya JİT) mensubu astsubay ve itirafçıları son eylemlerınde suçüstü yakalayan halk delillerin karartılmasına meydan vermeden kamera ile tesbit etmış, kamuoyun önünde deşifre etmış, suç aletlerini savcılığa sunmayı kitle galeyanına rağmen becerebilmıştır. Olayla ilgili hazırlanan iddianame 27 ordu mensubu ile birlikte Kara Kuv. Komutanını kapsar açıklıktadır. Aradan birkaç gün geçmeden Ankarada yine Özel harp dairesi subaylarının başını çektiği ‘ sauna çetesi’ açığa çıkar. Saunalara kamera yerleştırerek çoğunlukla eşcinsel ilişki içindeki milletvekilleri ve iş adamlarına yönelık şantajcılık, gasp, fuhuş, uyuşturucu ve kara para aklama işi ile meşgul. Aralarında DGM nın eski ünlü başsavcısı Nuh Mete Yüksel ve eski Emniyet müdürlerının de bulunduğu bu çete mensuplarının çoğu halen tutukludur. Bu operasyon daha devam ederken 2 Özel Harp Dairesine mensup astsubay TC İş Bankasına ait para taşıma aracını gasp ederek 3 mensubunu bağladıktan sonra 580 milyon YTL yı alarak kaçtıktan 10 gün sonra yakayı ele vermelerı üzerıne onların bağladıkları 3 banka görevlisinın cezaevınden çıkışı medyada küçük puntolarla konu bile olamiyor. Bursada İl Jandarma Alay Komutanı Albay Aydın Yeşil 45 gün telefonu dinlendıkten sonra JİTEM ci astsubayı ile lbirlıkte yakalanırken birlikte iş yaptıkları 32 kişi daha tutuklanıyor. Suçu sabit görülen albay Yeşil rütbesının büyüklüğünden olsa gerek serbest bırakılıyor diğer efrad hala içerde. Yeşil denınce susurluk, cinayetler, karanlık işleri ile çete devlet akla geliyor. Yaşıyor yaşamıyor, yakalandı yakalanmadı yanlış duydunuzlu tosuncuk YEŞİL ın netleşen özellığı ÖHD ne mensubiyetidır. Susurluk çetesı,Yüksekova çetesi, Silopi çetgesi, Söylemezler çetesi, eski Van milletvekili Bayram ve oğlunun kurduğu çete, Çatlının ortağı Hadi Özcan ve arkadaşlarının kurduğu Kocaeli çetesi (Şu anda 9 mensubu ile birlikte saldırıya uğramış ikisi ölümcül 6 mensubu yaralıdır). Ayrıca bir araştırma yapmadım son günlerde medyaya yansıyanlardan hafızamda kalanları yazıyorum. Eski Genel Kurmay Başkanı Org. Güreş paşa Korkut Eken cezaevındeyken bu komutanın her şeyi bilgisi dahilinde yaptığını, iyi bir asker olduğunu söylemesi kurtaramamıştır. JİTEM ın kurucusu A.Cem Erseverın yine JİTEM mensuplarınca öldürülmesi, Eski Jand. Gn. Kom. Orgeneral Eşref Bitlisin mensuplarınca uçağının düşürülerek öldürülmesı vb. olayları birleştırerek tanımlamakta yarar var. Çocuklar için hazırlanmış karton parçalarından oluşan puzzle oyununa benziyor sağlıklı bir biçimde tarihi döneme ait doneleri bir araya getırınce resmın tümü ortaya çıkar. Salt sorun bu şeklın ortaya çıkması da değildır. Evladını davul zurnayla bu çetelere teslim edıp askere yollayanların ikna olmaları gerekmezmı?Dünya uyuşturucu trafiğinın %80 ı bu çetelerın elındedır bunu nasıl duyuracağız? Şu anda Türkiyede gündemi belirleyen yasal zeminın iki temel akımından birincisi sermayedarların Dünyaya entegrasyon sorununu önemseyen ‘iktıdardaki’ AKP ve yakınındaki birtakım sözde Sivil Toplum kuruluşları. AB nın ve ABD nın liberal kanatlarınca desteklenmekte olduklarını görüyoruz. İkincisi başını kızılelm acı MHP-İP vb Kemalist gurupların çektiği Nasyonal Solcu CHP nın ve ordunun desteğını alan kesım. Çeteler ikinci kesımde yer almalarına rağmen tüm yönetım kadrolarında suyun başını işgal etmış durumdalar. ( Bir ayrıntıya daha dikkatınızı çekerım; lütfen CHP denılen eski nazi kırması partinın yeni başkanına Hitler bıyığını ekleyın ve saçlarından bir perçemı alnına dökün ne kadarda Adolfa benziyor değimli sanki öz evladı.) İşte bu zülüm mekanizmasının asıl gıdasını sömürge Kürdistandan ve mazlum Kürt halkından aldığını bilmek zorundayız. Ülkesını toprağını ailesını hatta onurunu terk etmek zorunda kalmış 3 kuruşun peşınde yuvarlanırken suça bulaşan Kürtler gözü peklıkleri ile bilindıklerınden bu çetelerın sair efradı olmuşlardır; diğer bir kısmıda zamanında Aponun gücüne tapan devletın elıne geçınce bu sefer oraya secde götüren itirafçılar ile teşkilatlandırılmış korucular bu çetelerın tabanını oluşturuyorlar. Türkiyede ‘halkların kardeşlığı’ ancak asker-polis çetelerıne katılan Kürt menşeli katil,hırsız ve adi suçlularca mümkün olabilmiştır.Çeşitli yerleşım birimlerınde Diyarbakırlı yada Mardinli hırsızın semt karakolundaki Yozgatlı yada Çorumlu polisle nasıl arkadaş olduklarının, aynı şeyleri paylaştıklarını defalarca şahidiyim. Bunlarla asıl birleşmek zor, asıl kardeşlık zor. Kim istiyorsa şeyhının peşınden bu çetelerle birlıkte yaşasın; halkımla birlıkte Dünya milletler alemının saygın milleti olarak onurlu bir yeri hak ettiğimizi sanıyorum. Yurtseverlerın Gündemini artık çeteler yada apocular belirlememelı. Nevrozda yeni bir atılım diliyorum. 11.03.2006

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.