Siyaset

Kürtçe ve Kuzeyli Kürtler

Besime Öz · 29.09.2007 · 1 görüntülenme

Kürtçe ve Kuzeyli KürtlerBesime ÖzKürtçenin durumu Kürdistan´ın tüm parçalarında aynı değil, büyük farklılıklar göstermektedir. Bu fark Kuzey ile Güney arasında kelimemin tam anlamıyla dağlar kadardır. Yine Güney Batı ve Doğu Kurdistan ile Kuzey Kürdistan arasında da büyük farklılıklar vardır. Yani Kuzey Kürdistan´da Kürt dilinin durumu pek iç açıcı değildir. Bu farklılıkların nedenlerini irdelerken üzerinde durulması gereken en önemli konulardan biri de o parçalardaki Kürt örgütlelerinin ezen uluslar olan Türk, Arap ve Farsların hükümetlerine, devletlerine muhalif olan örgütler ile olan ilişkileridir.Bu ilişkiler üzerinde dururken de konuya „halkların kardeşliği“ çercevesinde değil, halkların eşitliği temelinde yaklaşmak gerekmektedir. Çünkü „halkların kardeşliği“ kavramı göreceli bir kavramdır, ve kullananın niyeti ile yakından ilişkilidir. Adlarını yukarıda yazdığımız ezen ulus kökenli muhaliflerin yıllardır „halkların kardeşliği“inden ne anladıklarını açık ve seçik bildiğimiz için, bu konuya özellikle HALKLARIN EŞİTLİĞİ çerçevesinden bakmak gerekiyor. Çünkü onların „halkların kardeşliği“ anlayışına göre Kürtlerin ülkesi Kürdistan yoktur, Kürtler Ortadoğu´da sayısı 40.000.000 olan büyük bir ulus değildir, yine onların anlayışına göre Kürtlerin kendi bağımsız devletlerini kurma, diğer kardeşleri ile birleşme hakları da yoktur. Kürtler ayrı ayrı ülkelerde yalnızca azınlıklardır; bu duruma itiraz edenler ise „etnik milliyeçi“ (bu kavram özellikle Kürtler için kullanılmaktadır) „ilkel milliyetçi“ onun bunun uşağı falan olmakla suçlanırlar. Oysa Kürtlerin isteklerinden daha çok hakkı onların halkları zaten kullanıyor; üstelik hiç kimse onların halklarına ilkel milliyetçi, etnik milliyetçi, onun bunun uşağı falan da demiyor. Kürtler de demiyor.Asıl konumuz Kuzey Kürdistan ve Kürt dilinin durumuna gelirsek, durum çok vahimdir. Uzmanlarca yapılan araştırmalara göre Dünya´da her yıl onlarca dil yok oluyor. Sizce Kuzey Kürdistan´da yılda kaç Kürt çocuğu Türk oluyor? İşin en trajik-komik tarafı ise asimile olurlarken Kürt çocukları ile örgütlü olan Kürtlerin çocukları arasında hiç mi hiç farkın olmamasıdır. Kuzey Kürtlerinin en büyük çıkmazı Kürt dili ile ilişkileridir. Kuskusuz Kürt ulusal kurtuluş mücadelesi ile parelel olarak Kürtçeye ilgi arttı. Ancak diğer alanlar ile Kürtlerin Kürtçe ile olan ilişkileri karşılastırıldığında ilginc şeyler orataya cıkıyor. Örneğin tüm üyelerine tüm alanlarda Kürtçe hitap eden, ilişkilerde Kürtçeyi kullanan bir tek Kürt örgütü, kurumu yoktur. Dernek lokallerinde Kürtçe ağırlıklı olarak kullanılan dil değildir. Yıllar önce Avrupa´ya mülteci olan Güney Kürdistanlılar Kuzey Kürdistanlıların kurumlarında Türkçe öğrenmek zorunda kaldılar. Bırakalım sıradan Kürtleri, Kürt aydınları bile çocuklarına Kürtçe isim veriyorlar, ama çocuklarına Kürtçe öğretmiyorlar. Anneleri ve babaları Kürt olan , isimleri Kürtçe olan çocukların sayısı gercektende çok. Ancak bu cocukların çok büyük bir çoğunluğu Kürtçe bilmemektedir. Logo ve kapakları Kürtçe olan dergiler, gazeteler, internet siteleri çok, ama içerikleri Kürtçe olanları çok az.Haber ve tartışmaları anlamak mümkün, ama hala Roj TV ve MMC TV´nin neden ısrarla Türkçe müzik yayın yaptığını anlamakta zorluk çekiyorum. çünkü Türkçe müzik dinlenebilecek o kadar çok Türkçe TV kanalı var ki sayılarını tespit etmek bile neredeyse olanaksız. Örneğin Özgür Politika gazetesini Avrupa´da her yerden edinme olanağı varken, günlük yayın yapan Azadiya Welat gazetesini bulmak olanaksızdır. Oysa her Kürt yurtseveri Kuzey Kürdistan´da ilk günlük Kürtçe gazette olan Azadiya Welati satın almıyor, okumuyor, abone olmuyor ve dolayısı ile de destek olmuyor(olamiyor).Kuzey Kürdistanlı her kurum, örgüt, parti Kürtçeye gereken önemi veriyormuyuz diye politikalarını gözden geçirmeli, gereken duyarlılığı gösterip bu konuda daha fazla çaba harcamalıdır. Acı ama gerçek olan diğer bir sorun da, bu güne kadar Kürtlerce yapılmış, Kürtlerle Kürtçenin ilişkisini irdeleyen, ortaya koyan bilimsel çalışmalar ve araştırmaların olmamasıdır. Oysa böylesi çalışmaların yapılması artık Kuzey Kürdistan´da mümkün. Yeter ki bu konuda çaba gösterilsin. Örneğin Kürt aydını olarak tanıdıklarımızın kaçı Kürtçeyi tüm alanlarda kullanabiliyor? Avrupa´daki Kürt kurumlarının kaçı çalışmalarında Kürtçeyi kullanmaktadır? Yayınlanan Kürtçe dergi, gazete ve kitapların okur sayısı nedir? Kürtçe internet siteleri kaç kişi tarafından ziyaret ediliyor? DTP, KADEP ve HAK-PARin üye, taraftar ve kitlelerinin Kürtçe ile ilişkileri nasıldır? Kitleleri ile ilişkilerde Kürtçeyi ne kadar kullanmaktalar? Gercekten sorulari cogaltmak mümkün; ancak soru sormakla da dilimizin sorunları çözülmüyor. Önemli olan sorunun ayrıntılarını ortaya koymak ve çözüm aramaktır. Yoksa her gün sabun köpüğü gibi kabaran politik gündemin içinde, Kürtçenin durumunu, yani ulusal geleceğimize en büyük darbeyi kendimiz vurmus oluruz. Türk Genelkurmay Başkanlığı yeni anayasa çerçevesinde yapılan tartışmalara „Kürtçe olmaz“ diyor. Sizce meclisteki Kürt milletvekilleri, DTP, KADEP ve HAK-PAR; tüm Kürt kurumları, Kürt aydınları, sanatçıları ve diğerleri buna karşı, ideolojik farklılıkları bir kenara bırakarak, hep bir ağızdan „anadilimiz olan Kürtçeye özgürlük istiyoruz“ diyebilecekler mi? Bence diyemiyecekler. Ama gerçekleşmesi zorda olsa, diyebileceklerini umut etmekten, ve bu konuda çaba harçamaktan başka çaremiz yok.Son bir not: Bu yazıyı okuyan herkesi bu konuda görüşlerini yazmaya Çağırıyorum.

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.