BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
BAWER ÇÝYAZAN · 16.09.2006 · 2 görüntülenme
Diyarbakır'daki bomba kafaları iyiden iyiye karıştırmış gözüküyor. Sanal alemdeki TİT, 'bunu biz yaptık, en iyi Kürt ölü Kürttür' dese de 'kim yaptı' şüpheleri sürüyor. İster PKK'nin burada 'unuttuğu' bir patlayıcı olsun, ister TİT adı altında Yaşar Büyükanıt'ın emri doğrultusunda JİTEM tarafından yapılan bir saldırı olsun, Diyarbakır'daki çocuk ölümleri her iki tarafı da sıkıştırmış durumda. Ancak, 40 milyon Kürdün ortak paydası olan Diyarbakır'daki bu olay iki tarafın sıkışıp sıkışmadığı sorunundan çok, Kürt sorununun halen hangi mecrada ve hangi araçlarla tartışıldığını da gözler önüne seriyor. Yani kısır döngü sürüyor. Başından beri yapıldığı gibi tekrar biri kuyuya bir taş attı, geride kalan herkes bu taşı çıkarmaya çalışıyor. Belki pek Susurluk, Şemdinli benzeri değil ama, onlardan aşağı kalmayacak ölçüde kafa karıştırıcı, uğraştırıcı ve zorlayıcı olan bu denklemle Kürtler yine bir süre meşgul edilecek. Başka bir tartışma yürütülmeyecek, başka çözümler konuşulmayacak. Osmanlı döneminin 'oyunlarından' sonra, TC dönemine geçildikten sonra da sistem bezirganları Kürtleri darbe oyunları ile oyalamaya devam etti. Bir süredir fiili olarak ara verilen darbelere şimdi, 'düşük yoğunluklu' katliamlar eklendi. Savaşan taraflar, kan üzerinden üretilen siyasetten memnun, ama Kürtler memnun değil. Esas adı, 'Kürdistan sorunu' olan bu sorunu kim çözer? 'Kürdistan' adını ürkek bir şekilde telaffuz eden, 'barış' diyerek başarı elde edeceğini sanan siyasi yapılanma mı, yoksa Ortadoğu haritasını değiştirmeye çalışanlar mı? Bununla ne demek istediğim çok net anlaşılacağı için fazla açma gereği görmüyorum. Bu noktada Kürt halkının, aydınının, yazarının, solcusunun ve dincisinin Ortadoğu'ya gelen bu gücü iyi analiz etmesi ve doğru analizlerle, ama yanlgıya düşmeden ve doğru temelde destek tartışmaları başlatması gerektiğini düşünüyorum
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.