Siyaset

Kürt sorunu tek dert değil

Alixan Aras · 24.11.2005 · 2 görüntülenme

  Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın söylediği kâğıt üzerinde iyi duruyor: Hangi etnik kökenden geliyor olursak olalım hepimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin eşit vatandaşlarıyız, bizi birleştiren, tasada ve kıvançta bir yapan şey bu. Ama öte yandan, hepimiz ayrıca kendi etnik kimliklerimize de sahibiz. Aynı anda hem Kürt'üz hem Türkiye vatandaşıyız. Aynı anda hem Türk'üz hem Türkiye vatandaşıyız. Aynı anda hem Çerkez'iz hem Türkiye vatandaşıyız vs. Kâğıt üzerinde veya teoride gayet kolay ve şık duran bu formülasyonu gerçek hayatta uygulamak o kadar da kolay değil. Kolay olsa, Anayasası'nda 'Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı herkes Türk'tür' yazan, yani 'Türk' olmayı bir etnik temele dayandırmayan Türkiye'de bütün vatandaşların eşitliği zaten sağlanmış olurdu. Bu son altkimlik-üstkimlik tartışmasında ortaya konulan görüşleri bir kenara not edin. Şimdilik bunları sadece tartışıyoruz, konuşuyoruz. Ama diyelim Başbakan bu eşitlikçi cumhuriyetçilik konusunda samimiyse, herhalde sadece nutuk atmakla yetinmeyecek ve bazı tedbirleri de yürürlüğe sokmak isteyecektir. Ben bu konuların uzmanı falan değilim ama sağdan soldan bildiğim bazı eşitlik sağlama mekanizmaları var. Mesela, Türkiye'de bir etnik kökenden gelenlerin ezildiğini, ikinci sınıf muamele gördüğünü düşünüyorsak, o etnik kökene bir süre için biraz iltimas geçerek eşitliği sağlamaya çalışabiliriz. Diyelim, üniversiteye girme hakkı kazananlar içinde Kürtlerin ve Çerkeslerin oranı düşükse, onlara kotalar ayırabiliriz mesela. Acaba altkimlik-üstkimlik konularından söz eden, bu konuları tartışma gündemine taşıyan Başbakan'ın yukarıda örneğini verdiğim türden eşitlik yaratıcı önlemlere girişme düşüncesi var mı acaba? Ben sanmıyorum. Çünkü Başbakan'ın ve yönettiği iktidar partisinin bu çeşit kaygıları olsa, en önce cinsler arası eşitsizlikleri gidermeye hevesli olurlardı. Oysa, Başbakan konu ne zaman kadın-erkek eşitliğine gelse yan çiziyor. Zaten biliyorsunuz kadına yönelik pozitif ayrımcılığı kolaylaştıran Anayasa değişikliğinden de vazgeçmişti AKP. Bizim Cumhuriyetimiz dahil modern cumhuriyetler özgürlük-eşitlik-kardeşlik üçlemesi üzerine kuruludur. Yurttaşların tamamı özgür olmalıdır. Bizde bu özgürlük meselesi hâlâ tam olarak çözülebilmiş değil. Hâlâ yazı yazan, fikir açıklayanları hapse atmaya çalışıyoruz. Kültürel özgürlükler daha yeni yeni hayata geçiyor vs.Eşitlik konusunda ise daha yolun çok çok başlarında olduğumuzu bizzat Başbakan itiraf etmiş oldu Şemdinli konuşmasıyla. Zaten o itiraf etmese bile eşitsizliklerin ne düzeyde olduğunu anlamak için sokakta dolaşmak bile yeterli. Ya kardeşlik? Ne siz sorun ne ben söyleyeyim... Karşı karşıya olduğumuz sorun keşke sadece Kürt sorunu olsaydı. Biz, eksik demokratik yönetim ve katılım sayesinde bugüne kadar ayakta durmayı başarmış olan Cumhuriyetimizi aslında Avrupa Birliği sürecinde yeni baştan kuruyoruz veya onu kapsamlı bir tamirata aldık.Pek de demokratik olmayan bir devlet yönetiminden halk egemenliğine dayalı, demokratik denetime açık modern bir cumhuriyete geçerken de, zaman zaman ayağımız tökezliyor veya bazı vatandaş kesimlerinin çok keskin talepleri karşısında bocalıyoruz. Bakalım bu süreçten nasıl çıkacağız, cumhuriyetimizi nasıl yeniden yapılandırıp bize daha fazla yakışan hale getireceğiz? İsmet Berkan Radikal

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.