BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
ÞEREF LAÞER. · 21.07.2006 · 1 görüntülenme
TC.nin mayıs 06 dan beri sınıra askeri yığınak yapmasının nedenleri şimdi daha iyi anlaşılmaktıdır.İsrail’in Lübnan ve Gaze şeridine girmesi ve kuzey Kürdistanda eylemliliklerin artmasına karşı bir hazırlık olarak TC. Dört ay önce Güney Kürdistana karşı konumlanmıştır.Hamasın Filistinde hükümet olması ile Filistin İsrail ilişkileri yeni bir sürece girmişti. İsrail’i tanımıyacağını, yahudi devletini yok edinceye, israillileri denize dökünceye dek mücadele edeceklerini, bugüne kadar FKÖ nün yaptığı antlaşmaları tanımıyacağını açıkladırlar. TC, Hamas hükümetini hemen tanıdı ve Ankaraya herkesten önce davet etti. İsrail’in hamas hükümetine ve Lübnanda üstlenen Suriye ve İranın askeri ve siyasi desteğini alan Hizbulaha karşı sessiz kalmayacağı, kendisini savunacağı kesindi. TC bu sefer açıkça Arap devletleri ile birlikte israile karşı tavır alarak hamas hükümetini destekledi. Ancak ABD nin açık desteğini alan İsrail TC nin tavrını ciddiye almadı, takmadı , Gaze ve Lübnan’a girdi.TC bu duruma hazırlık olarak, ABD nin mütefiki olan Güney Kürdistan’a saldırma, ABD- İsrail cephesini frenleme, pazarlığa zorlama, ama herşeyden önce bu saldırıyı fırsat bilerek, Güney Kürdistanın gelişmesini, güçlenmesini ve yakın bir zamanda bağımsızlığını ilan etmeseni engellemek, Güneyde giderek yok olan türk etkisini güçlendirmek için ordusunu sınıra yığmıştır.“Israil kendi terörüstünü vurursa bizde kendi terörüstümüzü vururuz.”“İsrail Lübnana giriyorda biz niye Irak’a girmiyelim”Erdoğan “BOP a verdiğimiz desteği çekebiliriz”Şeklindeki açıklamalar TC nin konumunu netleştiriyor. Birkaç yıl öncesine kadar, Türkiye ve İsrail, ABD ve batılı güçlerin doğal mütefiki idiler ancak, ikinci körfez savaşından sonra, ABD nin bölgedeki mütefikleri İsrail ve kürtler oldu, TC dıştalandı. TC kürtleri bu ittifakın dışına itmek, kendisinin eski mütefik konumunu kazanmak için yapmadıkları şaklabanlıkları kalmadı, TC, ABD ve Avrupa ile eski ittifaklarını kurabilmek için her türlü tavizi vermeye hazırdır, ancak kürtler bu ittifakta olmamak kaydı ile. Çünkü tırk devleti varoluş felsefesini kürt düşmanlığına dayandırmıştır.Türklere rağmen, kürtlerin uluslararası alanda ittifaklarını güçlendirmesi, TC nin buna karşı birşey yapamaması, türk devletini kudurtuyor. Bütün yollar kapanınca, saldırganlaşıyor ve güney Kürdistana girmekle tehdit ediyor. Türkiye artık açık bir şekilde tavır değiştiriyor.Güney Kürdistan, Irak, İsrail ABD cephesine karşı, suriye İran Hamas ve hizbulla saflarında yerini alıyor ve Avrupa birliğine karşı da önemli bir politik değişim yaşanıyor. Diger taraftan, garip bir şekilde, Türkiye’nin bu saldırganlığına zemin hazırlıyan, İsrail’in Gazeye girdigi günden bu yana, tırk ordusunun güneye karşı konumlandığı bugünlerde, eylemlilikler yaşanıyor. Bu eylemlerle PKK nin kime hizmet ettigi de ortaya çıkıyor. Türk ordusunun güneye saldırmaya hazırlandığı, Güney Kürdistan hükümetine ve ABD ye aylar önce PKK konusunda iltimatomların verildiği bu dönemde, politik hiç bir talebi olmayan PKK nin bu askeri eylemleri Türk planlamasının bir parçası olabilir. Kültürel haklar istiyen PKK pekala kültürel çalışmalar yapabilir, engel olan yok, silahlı gücü ve silahlı mücadelesi bu talebi ile hiç bir bağı olamaz, ama türk politikasıyla bir bağı vardır. Bu kürt gençleri kimin için savaştıklarına, kime karşı savaştıklarını bilmelidirler ve PKK saflarını terketmelidirler. TC nin emrindeki düşman olmasınlar. TC kürtlerle hiç bir zaman ittifak yapmaz, anlaşmaz, hak tanımaz. Denetimine alır, kulanır, gerektiğinde öldürürde. TC nin Güney Kürdistana girmesi, Sadam’ın Kuveyte girmesine dönüşebilir. Buna hazırlıklı olmalıyız. TC bu aptallığı yapar mı? Büyük bir ihtimalle, Federe Kürt devleti, ABD ve İsrail tarafından ciddiye alınması gereken bir güç olduğunu göstermek, pazarlığa oturtmak için hava saldırısıyla yetinebilir. Ama Orta Doğuda hızlı gelişmeler yaşanıyor ve bu gelişmeler denetlenemiyor,.Kürtler de en az TC kadar sıcak gelişmelere hazır olmalıdırlar. Kürt rüzgarı güçlenerek esmese devam ederken, Türk devleti çaresiz ve saldırganlaşıyor. Bağımsız ve Birleşik Kürdistan hayal değil, her zamankinden daha yakındır.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.