Siyaset

KÜRT MİLLİYETÇİLERİN ÇİZDİĞİ KÜRDİSTAN HARİTASI YANLIŞTIR

Nizar Uryan · 12.03.2007 · 1 görüntülenme

Dünya çok çeşitli nedenlerle sürekli bir iç ve dış göçleri yaşamıştır.Bu durum aynı zamanda bir çok değişikliklere yolaçmıştır. Bir düşünün Türkler Orta Asyadan İran ve sonrasında Anadolu denilen yere göç edince ne kadar çok değişiklerin olduğunu geriye dönüp baktığımızda görülmektedir. Anadolu denilen yer zamanla Türk yurdu oldu. Buralarda yaşayan halk veya halklar ya yok edildiler ya da Rumlar gibi çok az sayıda kaldırıldılar. Rum yurdunun yerini Türkler ele geçirdikten sonra adı şimdilerde Türkiye olarak adlandırılıyor. Kürtler de önceleri Kuzey Kürdistanda yoklardı. Sonraları yaygınlık kazandılar ve yaşadıklara yeri Kürdistan olarak görmeye başladılar. Kürdistan denilen ülke denilince Kürtlerin topluca yaşadıkları yerler aklımıza gelmektedir. Çünkü Kürdistan olarak kurulmuş bir devlet tarih boyunca olmadı. Bu anlamda kendisini ezen devletlerle aralarında bir sınır olmadı. Bu sınırlar şimdilerde çizilmeye çalışılıyor. Bunun bir istisnası olarak Irak kürdistanı gösterilebilinir. Oradaki mücadele değişik aşamalardan geçtiği için Kürt ve Irak sınırı az çok belliydi. Ama Suriye, Türkiye ve İran için söylenemez. Türklerle Kürtler arasında eğer 1514\'ü temel alırsak hiçbir zaman bir sınır olmamıştır. Bu anlamda ulus -devlet kurma mücadelesinin ön palana çıktığı koşullarda da dikkat edilirse Kürt milliyetçilerinin çizdikleri sınırlar bir çok farklılıkları içermiştir. Sevr Antlaşması yıllarında Şerif Paşa\'ya yönetilen eleştirilerden biride sınırlardı. Şerif Paşa bir kaç kez değişik haritalar sunmuştur. Ermenilerle Kürtler arasında da sınırlar konusunda hep tartışmalar olmuştur. 1916 da Koçgirili Alişer Efendinin Rus gönüllü alaylarının komutanlarıyla anlaşamamasının bir nedenide sınırlardı. Ermeniler önceki yıllarda devlet kurduklarından Taşnaklar o büyük Ermenistan\'ın tekrardan kurulmasını istiyorlardı ama Batı Ermenistan\'ın çoğu yerinde Kürtlerin nüfusu oldukça fazlaydı ve onlar buraları Kürdistan olarak adlandırıyorlardı. Bu durum Türk milliyetçilerinin önderleri tarafından çok iyi kullanılarak Ermenilere karşı Kürtleri kendi yararlarına faydalandılar. Elbette ki Kürtlerde tam da bu noktada Türkler sayesinde Ermeni sorununu kendi adlarına bir rahatlığa kavuşturmakla birlikte bir belirsizliğin olduğunu söylemek gerekiyor. Ermeni iddaları gözönünde tutulduğunda bu tartışmaların devam edebileceğini söylememiz gerekiyor. Haritalar çoğunlukla bir çok yerde elli yıllık bir istikrarı bile yakalayamamıştır. Ortadoğuda, Balkanlarda ve Batı Avrupada. Hala bir çok halk bağımsızlık kavgasını vererek haritayı değiştirmek istemektedirler. Kürt milliyetçileri tarafından çizilen ve bir çok kişinin kabulunü sağlamış olan Kürdistan haritasını çizenler hatalı davranmışlardır. Bu gün bir çok Kürt Çukurova denilen bölgede yaşamaktadır ve buralarda çoğunluğu elinde tutmaktadır. Tam da bu nedenle Türk şovenleri özel örgütler kurarak Kürt kökenlileri bu örgütlenme içerisine almayarak Kürtlerin bu yerleri terk etmeleri için önlemler almak istedikleri basına sızdı. Bu şu demek buralar Kürdistan olarak adlandırılabilinir artık. Bu değişimin farkında olan Türk milliyetçileri şiddeti gündeme getirerek Kürtleri kaçırtmanın yollarını arayabilirler. Adımlarını atıyorlar. Unutmamak gerekiyorki Çukurova da Bizans döneminde Ermeni Prensliği vardı. Ermenilerin göç ettirilmesi veya sürgün ettirilmeleri sonucu çoğunluğui ele geçirmişler ve Küçük Ermenistan olarak adlandırmışlardı. Ama bu toprakları koruyamamışlardı. 1920 Sevr Antlaşması döneminde Türk yurdunun dışında tutulmuştu. Sevr uygulansaydı buralara Türk yurdu olarak bakabilecekmiydik. Kenan Evren faşistinin eyaletler şeklinde Türkiyenin idare edilmlesini savunmasının esas nedeni Kürdistan\'ı olabildiğince küçük bir alanla sınırlama isteğinden kaynaklanmaktadır. Geçmişte 1927\'de tüm Türkiye çapında Umumi Müfettişlikler oluşturuldu. Ama esas amacları Kürdistanı bu şekilde yönetmekten kaynaklanıyordu. Kürdistan dışında kurulan müfettişliklerin amacı tamamen zoraki iskanlar sonucu yerleştirilecek Kürtlerin sorunlarından kaynaklanmaktaydı. Şu veya bu nedenle Kürtler bugün Çukurovanın bir çok yerinde özelliklede Adana,Mersin ve Tarsus gibi büyük yerleşim yerlerinde artık çoğunluğu oluşturuyorlar. Ve buralar giderek dahada fazla Kürt yerleşimine tanık olunacak. Böyle devam ederse Kürdistan topraklarının bir parçası olarak adlandırılacak. Kürtler ve Türkler arasında bir reforandum özgür koşullarda yapılsa sonucun ne olacağı bellidir. Sivas, Kayseri artık giderek daha bir Kürtleşmektedir. Bu anlamda önceki yıllarda çizilen Kürdistan haritası yanlıştır. Somut koşulların somut tahlili bizim her zaman öngörümüzdür. Saygılarımla

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.