BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
bahoz þavata · 29.06.2006 · 1 görüntülenme
Çok değil, yüzyılın başında bir Anadolu şehrinde dolaştığınızda, gezdiğiniz mahallenin sakinlerini kokularından tanırdınız. Eğer aldığınız koku mum kokusuysa, Katoliklerin, koku tütsü ise, Ortodoksların yok eğer koku çorap kokusuysa, Müslümanların mabetlerine yakın olduğunuzu anlardınız.Gayrimüslimler bu topraklardan uzaklaştırılınca, bu kokuları arar olduk. Artık başı açık ile kapalının kokuları ortalıkta dolaşmakta. Nedense sofularımızda oldukça modern hayat ayak uydurunca her şey parfümeri kokuyor.Anlaşılan dini kokular rollerini tamamlamış. Son yıllarda yükselen İslami hareketlilik de oldukça geriledi. Enfiyeci Müslim baba, yağcı Hacı Ali ortada görünmüyor.. Artık onlarda Batılı kokuyorlar.Siyasal görünümde de benzer gelişim görülüyor. Devletin “dinsiz, imansız, komünist bölücüler” diye başlayan bildirileri helikopterlerden savrulmuyor artık.Ne olmuştu da devlet, bu girişimlerinden vaz geçmişti? Anlaşılan Kürt milli kurtuluşçuları da ideolojik değişimi yaşamaya başlamıştı. İslamcı kesimlere daha mesafeli ve ılımlı bir çizgiye gelmişlerdi. Aynı durum Alevi meselesinin ele alınışında da görüldü. Önceleri, “Kürt Alevilerini milli mücadeleden koparmak için Alevicilik yapılıyor” diyen Kürtçülerin yerine, yine Kürt yapılanmalarında Kürt Alevilerinin sorunlarına sahip çıkan millici demokratik bir anlayış gelişmeye başladı.Anlaşılan devletin, dini bayraklardan faydalanmak için yaptığı girişimler, artık işe yaramıyordu, bu argüman tarihi raflara kaldırılmalıydı.Ne var ki, bu topraklarda Kürt kokusu hep olageldi..Savaşlar ve iktisadi nedenler ile Türkiye’nin metropollerine akan Kürt nüfusu, artık Kürt Hamallar terimini rafa kaldırdı. Onun yerini; “Kürtler” aldı. Kendilerine has yemek çeşnisi kokularıyla herkese, “biz buradayız”, dedirttiler. Süreduran savaşın yarattığı atmosfer içinde oluşan dışlamalar nedeniyle ortaya çıkan kimliğe sahiplenme anlayışı, karşılıklı milli kümeleri yarattı. Öyle ki, ilkokul sıralarında kimlikler ayrıştı. Semtler, pazarlar, camiler, kazalar vs. kimlikler ile anılmaya başladı. Zaman zaman çıkan kimliksel krizlerde herkesi kendi potasına çekdi. Beyrut olmaya ramak kalan olaylar yaşandı. Kürt kokusu; “Kara kafa, Soğan kokusu, Lahmacun kokusu vs. diye adlandırıldı.Korkarım, bir gün bu karışık Beyrut’larda başka kokular çıkacak..Eğer Ermenilerin, Rumların başlarına gelenleri anımsamasak, Balkanlarda yaşananlardan ders çıkarmasak...vay halimize.Ne muhataplarımızın sicili temiz, ne de bizlerin bu metropollere yerleşimi sağlıklı..Yine de buralarda yaşayanları uyanık tutmak elzem.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.