BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
10.04.2012 · 2 görüntülenme
Kürdlerin Ulusal Özgürlügünü, Devletleşme Hakkını Savunmayanlar Kürdler Adına Konuşmasınlar !
“Özgürlük her ülkede yetişen bir meyve olmadığı için, her ulus elini uzatıp, erişeceği bir şey değildir. Montesqieu'nun getirdigi bu ilke hakkında insan ne kadar düşünürse, doğruluğunu o kadar ayrımsar ve aynı ilkeye ne kadar karşı çıkılırsa doğruluğu yeni kanıtlarla o kadar ortaya çıkar.”
Kolonizatörlerin dalevere, inkâr ve barbarlığı Kürdleri Allaha sadakattan daha fazla devletleşmeye mecbur bırakmıştır. Gerilla'nın silah bırakması çözüme değil, teslimiyetin tamamlanmasına hizmet eder. Asıl çözüm Türk işgal ordusunun Kürdistan'ı terk etmesiyle gerçekleşir. PKK yönetimi Gerillaları doğru yönetmeli ve imha edilmelerini önlemelidir. Türk işgalinin son bulması için verilen silahlı mücadele bir zorunluluğun ürünüdür. Çözüm; işgale karşı silahlı eylemleri uygulayanların kınanması değil, işgalin son bulması için mücadelenin geliştirilmesidir.
Kürdler Milli Bağımsızlık savaşını veriyorlar. Devletini kurmak için mücadele ediyorlar. Devlet nedir? Adına hareket edilen toplum,toplumların, bireylerin felsefi, siyasi, kültürel, inanç hukuku vb. Özgürlüklerin ortak sözleşmesini iradelerine danışarak, eşit mesafede duran, savunan ve güvenliklerini garantiliyen bir hizmet aygıtıdır. Devlet; toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel bir varlıktır.
Devlet, belirli bir coğrafya üzerinde bütünlük teşkil eden ve birlikte yaşayan, çeşitli bağlarla ortak yaşama iradesi gösteren insan topluluğun oluşturduğu bir hizmet mekanizmasıdır. Modern yaklaşıma göre millet unsurunun devletleşmesi için manevi nitelikte bağlar yeterli olup bu manada birlikte yaşama iradesinin doğması yeterlidir. Mevcut toplulukları işgal, sömürge gibi, zor yoluyla yöneten devletler, artık yaşayamıyorlar ve bir meşruiyetleri bulunmuyor.
Demokratik devlet egemenliği bireysel hak, toplumsal hukuk ilkesiyle, ülke içinde biricik meşru demokratik güç kaynağı olmayı ifade ederken ülke dışında «uluslararası alanda» bağımsız olmak anlamına gelmektedir. Kürtler, bu hizmet ve güvenlik aygıtına sahip olmazlarsa statüsüzlüğe mahkum olurlar. Federal Kürdistan Bölgesi misali ya kendi kendilerini yönetecekler, yada Tam bağımsızlık programıyla Türkler den Araplardan, Acemlerden yaşanan kopuşu resmileştirecekler. Üçüncü seçenek köleliktir.
Öyleyse Kürdlerin, Kürdistan topraklarında egemenlik hakkını devletleşme talebini ortak bir ulusal kongre ile kararlaştırması ve bütün dünya devletlerine deklare etmesi gerekir. Zaten söz konusu işgalci devletlerin zor gücüyle kürtlere hükmetmesi haklı bir toplu ayaklanma ve ayrılık gerekçesi olmuştur. Hukuken kürdistan'da yabancı ve korsan pozisyonundalar. Ordu, polis gücüyle barınıyorlar. İnkâr,Soykırım, Katliam ve işkenceden başka bir şey anımsatmıyorlar.
TC hükümetleri ırkçı ve aldatıcıdır. Demokrasiyle alakaları yok. Özleri aynıdır. İşgalcı, Sömürgeci nitelikleriyle ayrıcalıklı rant çıkarlarıyla yönetiyorlar. Gidişleri benzerlerinden farklı olmayacaktır. Dolayısıyla bütün planları Kürtleri gruplara bölmek, birbirine düşürmek ve direniş güçlerinden izole etmektir. Ve tabii ulusal bağımsızlık için mücadele edenleri saf dışı etmek, siyasal, toplumsal liderlerini, şahsiyetlerini, ulusal kadrolarını gözden düşürmek, yaşayanları kendine muhtaç hale getirmek, binbir vaatlerle işbirlikçiliğe zorladıkları Kürtleri kullanıp posalarını çıkardıktan sonra bir kenara atmak, TC'nin değişmeyen Kürd politik çıkmazı olmuştur.
Bütün bir tarih ve yaşananlar gösteriyor ki; Kürdlerin devletleşmekten başka seçeneği kalmamıştır. Kürdlerin devletleşme arzusu sözkonusu olunca, “ulus devletler anlamını yitirmiş” diyenler TC hesabına çalışıyorlar. Şimdi bu sömürgeci şarkıyı Kürdlere'de ezberletmek istiyorlar. “Biz devlet istemiyoruz” beyanında bulunan bazı Kürt politikacıları can güvenliklerinin olmayışından dolayı ya yalan söylüyorlar, yada devletin hizmetinde çalışıyorlar.
Açık ki, Kürtlerin kendi kendilerini yönetmelerine karşı çıkanlar, sömürgeci damardan beslenenlerdir. Hangi dünya devleti veya varsa uluslararası hukuk, adalet mekanizması, Kürtlerin bir daha katliam ve jenosidlerden geçemeyeceğini garantileyebilir.? Varsa neden sürekli yeni devletler kuruluyor? Veya kurulu devletler, işgal altına aldıkları uluslarla, neden iktidar paylaşımına yaklaşmıyor?
Realite bu olunca her Millet kendi devletini kurmak için mücadele ediyor. Ve son otuz yılda onlarca devlet kuruldu? Kendi öz topraklarında yabancı statüsünde yaşayan Kürd ulusu'da bağımsızlık için ağır bedeller ödemiştir, dolayısıyla ulusal bayrağıyla milletler arasında temsil edilecektir. Türk, Arap, Acemlerin istediği biçimde yaşamak zorunda kalmayacaktır. Ayni dil, kültür, tarihe sahip araplar; yirmi iki devlet halinde ayrı, ayrı yaşıyorlar. Kürdler neden devletini kurmasın?
ABD ve AB devlet yöneticileri, Kürdlere kitlesel şiddet uygulayan bu sömürgeci devletleri durdurmalıdır artık. Süriye sömürgeci rejimini gözden çıkarmakla iyi yapan ABD ve AB devlet başkanları, defalarca katliamlardan geçirilen kürd toplumunu görmezlikten gelerek, işgalcilerinden olan türkleri Süriye hesapları için geçici de olsa temize çıkarmakla yanlış yapmışlardır.
Kürdistan'ın büyük parçasını sömürgeleştiren, otuz milyona yakın Kürt nufusunun hiç bir sorununu çözmediği gibi iktidarını sağlamlaştırdıkça şiddeti tırmandıran Türk ırk cumhuriyeti'de Süriye Baas cumhuriyeti ve İran Mollalar cumhuriyeti gibi kolonizatör, terörist bir devlettir.
Mevcut totaliter, işkalci devletler ya kökten değişerek eşit uluslar bazında federasyonlaşacaklar, yada bütün sömürge altında olan ulus ve halkların devletleşmesine yol verilecektir.
Medkobal@hotamil.fr
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.