Siyaset

Kürdler ve Araplar arasında esas savaş başladı.....

Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme

Kürdler ve Şii Araplar yeni Irak Hükümetini oluşturmak için, uzun tartışmalar neticesinde bir hükümet programı konusunda anlaşmış ve yeni hükümetin oluşumunu sağlamışlardı...

İbrahim El Caferi başkanlığında kurulan yeni hükümet, daha ilk gününde yemin töreninde yapılan antlaşmayı bozdu ve bildiğini okudu....

Araplar, tarih boyunca Kürdlere karşı inkarcı, sömürgeci ve ciddiye almayan yaklaşımını yemin töreninde de gösterdi...

Araplar ve Kürdler yeni hükümet programı için anlaştıkları en önemli hususları özetlemek gerekirse:

1)Demokratik, federal ve çok sesli bir Irak,
2)Kerkük ve diğer işgal altında bulunan Kürdistan bölgelerinin geleceğini açıklığa kavuşturulması için:
Geçici Irak Anayasasının 58.ci maddesinin tüm bendlerinin tatbik edilmesi( seçim öncesi hem Allawi Hükümeti, hem ABD ve hemde İngiltere Büyük Elçisi Kürdlere yazılı güvence vermişlerdi),
Bunun için yeni hükümetin kuruluşundan hemen sonra bir ay geçmeden IKP Sekreteri Ebu Davud Başkanlığın da kurulan komisyonun iş başı etmesi gerekiyordu..

3)Kürdistan Peşmerge güçlerinin resmi olarak tanınması ve varlığını devam etmesi,
4)Irak bütçesinin %25inin Kürdistan bölgesine aktarılması

5)Geçici Irak Anayasasının eksiksız olarak uygulanması ve devamlı Anayasa için temel alınması gibi konularda anlaşmışlardı...

Ama Caferi yönetinin ilk işi Irak parlamentosunun önünde yapılan yemin töreninde, yemin metninde yer alan demokratik ve federal Irak kavramları çıkarmak oldu....

Eğer ben demokratik ve federal olmayan bir Irak için yemin edersem dilimi keserim diyen Dr.. Behram Salih ve bir başka Kürd bakan hariç, diğer Kürd bakanlarda dahil o dönem orada hazır bulunan tüm hükümet üyeleri eksik olan yemini yaptılar..

Caferinin Kürdlere karşı oynamak istediği tarihsel oyunu farkeden Kürd siyasal önderliği sert reaksiyon gösterince yemin yenilendi ve defter kapatıldı...

Ama, Kürdler yeniden oyuna geldiler.

Çünkü ikinci yemin Parlamentonun önünde değil, bakanlar kurulunun önünde yapıldı....

Böylelikle ikinci yeminin Anayasal ve hukuki bir değeri yok.... Olsa olsa siyasal bir antlaşmadan sözedilebilinir.

Caferi ve geldiği geleneğin Geçici Irak Anayasasına ilişkin tutumları açıktır. Birleşmiş Milletler Irak için bir karar çıkarmaya çalıştığı dönem Ali Sistaninin BMye gönderdiği mektup biliniyor. Sistani mektubunda alınacak kararda Geçici Irak Anayasasıdan söz etmeyin diye talimat veriyordu.

Caferi yönetinin ikinci girişimi hazırladığı ve önümüzdeki sürece damgasını vuracak olan Hükümet Programında Kürdleri ve Kürdlerin taleplerini tümden devre dışı bırakmaktı...
Bu durum, Kürdlerin saflarında büyük rahatsızlıklara neden oldu..

Bir çok Kürd çevresi açık bir şekilde bu gelişmeleri değerlendirmeye aldılar...

Arapların kendilerini empoze etmelerini kabul edemiyeceklerini ve gerekirse Caferi yönetimine verdikleri desteği geri çekeceklerini söylüyorlar...

Yine bir çok Kürd çevresi eğer Caferi, hükümetin önümüzdeki sürece ilişkin faaliyetlerini tek başına hazırlamışsa bu kanunsuzluktur.. Eğer Kürd bakanlarla beraber hazırlamışsa, bu bakanlara karşı tutum almak gerekecek diyorlar..

Çünkü Bağdatta bulunan Kürd bakanların bir çoğu Caferinin oynuna gelerek anti Kürd yemini okuyabilmişlerdi... Şimdi Kürd kamuoyunun kendisine sorduğu sorulardan biri: acaba Kürd Bakanlar yine uyutuldumu?

Caferinin programında Kerküke ilişkin hiç bir şey yok.... Ebu Davud yaptığı açıklamada Hükümet Başkanına gönderdiğim mektuba hâlâ cevap verilmiş değil diyor.. Hükümetin Kuruluşundan bir ay sonra 58.ci maddeyi tatbik edecek komisyon işsız kalmış...

Caferi yönetimi Kürdlerle yaptığı antlaşmaları ayaklar altına almakla da yetmiyor, Saddamın Kerküke ilişkin araplaştırma politikalarına devam edi
Yor... Bir yandan; Arap bölgelerinden Kerkük ve kazalarına polis ve subay göndermeye çalışırken, diğer yandan; Kerkükte bulunan 2500 cıvarında Kürd asker ve polisinin alanı terketmesini istiyor...

Kerkük polis yetkilileri yaptıkları açıklamalarda bu kararı tanımadıklarını ve yerine getiremiyeceklerini açıkladılar...

Allawi yönetimi döneminde Başbakan yardımcısı olan Dr. Behram Kerküke yaptığı bir ziyarat esnasında Kerkükün yeniden yapılanması için hükümetin 100 milyon dolar ayarladığını söylemişti.. ayarladığını söylemişti... Yine Dr. Behram bu paranın 25 milyonunu Kerkük valisi Abdulrahman Mustafaya teslim etmişti..

Caferi yönetimi geriye kalan 75 milyon doları bloke etmiş ve vermiyor. Aylardan beri Kerkük valisi Hawar ediyor, cevap veren yok....

Buna karşılık Şii Cephesinde anti Kürd açıklamalar ortalığı sarmış durumdadır...

İslam Devriminin Yüksek Konseyinin Başkanı, Abduleziz El Hekimin oğlu Emar El Hekim AFPye yaptığı açıklamada biz hiç bir zaman Kerkükün Kürd bölgesine katılmasını ve oraya yerleştirilen Arapların geri dönmesini kabul etmeyiz diyor...

Kürdlerle ittifak yapan Şiilerin en büyük partisinin ve Şii Birliğinin en önde adamının oğlu böyle konuşursa, yapılan antlaşmanın sahibi kim diye sormak gerekecek....

Şarıstanide Arap basınına yaptığı açıklamalarda buna benzer şeyler söylüyor...

Kısacası; Kürdlerle Araplar arasında esas savaş, şimdi başlamış durumdadır.. Araplar, Saddamsız ama islami renklere bürünmüş bir Saddam yönetinin kurmaya çalışıyorlar... Onlar Kürdlere ilişkin Saddam ve diğer Arap şövenleriyle aynı reflekslere sahiptirler...

Kürd siyasal önderliğinin önünde tek seçenek var: Caferi ve akıl hocası olan Sistaniye yapılan Hükümet kurma antlaşmasını hatırlatmalılar ve hemen uygulamaya konmasını istemeliler. Yok eğer Araplar yapılan antlaşmalara başlı değillerse ve uygulamak istemiyorlarsa, Kürdler Caferiye verdikleri desteklerini çekmeliler... Böyle bir ortamda ise Caferi yönetimi son bulur ve Kürdler olmadan bu Parlamentoda yeni bir hükümet çıkmaz... Şiilerin tarih boyunca hayal ettikleri bu ortamda ellerinde çıkabilir... El Sistani ve El Hekim gibi İranlılarda kendi ülkelerine kaçmak zorunda kalabilirler!!!!!

Gelişmelerin gerçek mimarı olan ABD, ister istemez daha açık ve daha aktif devreye girmek zorunda kalır...

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.