Siyaset

KURDISTAN`IN DINAMIZMI ZORLUKLARI AŞACAKTIR

Rojhat Badikî · 15.01.2006 · 2 görüntülenme

 Sömürgeci Türk devleti iki alanda yogun bir calisma icersinde, bir yanda kendi Kürtlerinin Kurdistan ulusal bagimsizlik mücadelesinin alternatifi olarak ortaya cikmasinin  zeminini olusturmaya calisirken diger yandan diger yanda Dünya ve Ortadogudaki degisim depreminden az zararla cikabilmek icin uluslararasi alanda diplomatik faaliyetlerini yogunlasmaktadir.  Türk devleti, kendi Kürtlerini yaratmakla, Kurdistan ulusal ve toplumsal bagimsizlikci güclere karsi alternatif olarak ic ve uluslararasi alandaki negatif dalgalarin etkilerini kirmanin bir teminati olarak görmektedir. Sömürgeci devletler bu konuda oldukca deneyim sahibi ve büyük bir birikime de sahiptirler. Saddam`in Baas rejimi Kurdistan ulusal mücadelesinin dinamiklerini bölmek ve ulusal güclere karsi alternatif olarak Cahs örgütlenmesi buna pararlel olarakta Cahslar Parlamentosunu olusturmustu. Saddam rejimi tarafindan insaa edilen Cahslar parlamentosu islevsiz kalip yerini ulusalci güclere terk edip, ulusalci gücler tarafindan  Kurdistan parlamento binasi olarak kullanilmaktadir.T.C, Uluslararasi alandaki dengelerin hizli bir sekilde degismesi ile birlikte AB, ABD ve Güney Kurdistan denklemleri karsisinda, Saddamin Güney Kurdistan ulusal güclerine karsi olusturdugu yapilanmanin benzerini Kuzey Kurdistan`da farkli varyantlarla piyasaya sürmenin cabasi icersindedir. Bu noktada T.C`nin esas olarak cekindigi tehlike, Kuzey Kurdistan`in daginik ve edilgen  ic dinamikleri olmayip, ABD-T.C iliskileri. AB-T.C iliskileri  ve özellikle de Güney Kurdistanda esen rüzgarin Kuzey Kurdistan`da ulusal bagimsizlik mücadelesinin dinamiklerini etkileyip sürec icersinde dinamik ve radikal bir altenatifin ortaya cikmasi, distan ic dinamikleri harekete gecirecek bir yansimadan ürkmektedir. Kuzey Kurdistan`daki siyasal, politik-ekonomik kriz, Kürt kitlelerinin icindeki bulundugu kosullar ve Türk metrepollerine sürdürülen milyonlarca emekci-yoksul Kürt yurtsever potansiyeli, Kurdistan ulusal bagimsizlik mücadelesinin her an tutusup infilak etmeye hazir dinamitleridir.  Ilk bakista olumsuz olarak göze carpan bu alt-üst oluslar beraberinde Kurdistan ulusal bagimsizlik devrimci mücadeleinin objektif kosullarini da olgunlastirmaktadir.  Kürt halk kitlesi, sömürgeci Türk devletinin boyundurugu altinda yasamak istemiyisi, Sömürgeci devlet tarafindan ekonomik albuka, sürgün, failleri belli cinayetler, provakasyonlar, zindanlar ve ahlaki cöküntü ile karsi karsiya birakip Kurdistan ulusal ve toplumsal bagimsiz mücadelesinin genc-aktif ve dinamik güclerini yozlasma ve ic cörüme ile dagitma yolunu secip Kürt halkini cezalandirmaktadir. Kürt halki T.C`nin bu yönlü plan ve uygulamalarini bilmesine ragmen örgütsüzdür. Kürt halki  bu olgu ve gelismelerin neden ve kimden kaynaklandiginin bilincindedir.  T.C bu noktada bir yanda kendi Kürtleri araciligi ile, Kürt kitlelerini kucaklayacak bir alternatifin cikmasi ihtimaline karsilik bir set olustururken diger yanda uluslararasi degisimlerin baskini bertaraf edebilmek icin Kürt halkinin iradesi olarak kendi Kürtlerini piyasaya sürmektedir.  T.C yasanilan sürecin kendisi acisinda bir ates cemberi oldugunun bilinci ile hareket ederek cok yönlü alternatiflerle acilim yaparken, Semzînan, Gewer ve Hekkari`de oldugu gibi Kürt halk kitlesini sindirmek icin acik ve hic gizlenmeye gerek görmeksizin kitlesek katliam yapacaginin isaretinide vermektedir. T.C, Türk halkinin irkci-sövenist duygularini kabartmaktan da geri kalmamaktdir. Bu yöntemlerle de Türk metropollerinde yasayan Kürt halkina, Rum, Ermeni ve diger azinliklara karsi yaptigi linc ve soykirim uygulamalarini tekrarlamaktan cekinmeyeceginin isaretini vermektedir. T.C en zayif dönemde kurdistan ulusal bagimsizlik mücadelesine karsi geleneksel HAVUC-SOPA siyasetini yasama gecirmistir. HAVUC-SOPA politiklari merkezidir, bir tek merkezden yönetilip yönlendirilmektedir.  Eger bu gün Amed/Baglar Belediye baskani Yurdusev Özsökmenler Hanimefendi Kürt insanlarina 70-80 yasindan sonra Türkce dil kurslari acip Türkceyi ögretiyorsa bu T.C`nin Kürt halkina karsi yürttügü cok yönlü politikalarin kücük ve farkli bir variyantidir. Türkiyedeki tüm kurum-kurulus, siyasi parti, kimi sözde demokratik sivil toplum örgütleri ve bircok kadin dernekleri..sv ler MGK önlerine koydugu kolektif calismalarinin versiyonlaridirlar.  Hedef; T.C`nin uluslararasi alandaki degisimlerin sonucu kurulan yapay devlet yapisinin catirdama seslerinin oldugu bu dönemde, Türkiyeyi ayakta tutup Kurdistan`in sömürge konumunun devam ettirme histerileridir. Kisacasi  T.C cephesinde bu gelismeler yasanilirken, Kuzey Kurdistan cephesinde de devrimci bir alternatifin olmayisi yada cok zayif olup fonksiyonel görevlerini yerine getirememesinden kaynakli bir kaos yasanilmaktadir.  Kurdistan ulusal sorunun, Kürtlerin bagimsiz bir devlet kurma sorunu olmaktan cikarilip, düzen ici T.C`nin cizdigi sinirlar icersinde hareket etme sorunu haline getirilip, Kurdistan bagimsizlik mücadelesinin özü bosaltilip sulandirilmaya calisilmaktadir. Bir kere sunu net ve acik bir sekilde vurgulamak gerekir ki, Kürt ve Kurdistan sorunu Turkiyenin bir sorunu, sistem ici reformist bir sorun olmayip Kürtlerin, Kürt halkinin kendi topraklarinda, kendi bagimsiz devletlerini kurma, Sömürgecilik, dolaysiyla kölelik zincilerini kirma, sömürgeci develte ait bütün kurum ve kuruluslarin sembol ve temsilcilikleri ile birlikte Kurdistan`da kovulma sorunudur, dolaysiyla, halklar soykirimcisi, halklar celadi celadi irkci sömürgeci Türk devletinden kökten kopus sorunu olan devrim sorunudur.  Türk devlet gelenegi , güclüye tapinma zayifi yok etme politiklari ile käle-efendi iliskileri ve bu politikalar sonucu olusturulan muhacirlar toplulugunun karekteristik niteligini gözardi eden politikalarin basariya ulasma sansi yoktur.  Gerek “legal“ alanlardaki mücadele gerekse de “illegal“ alanlardaki mücadele birbirinin devami ve tamamlayici olacak bir tarzda, bagimsiz bir Kurdistani hedefleyecek, Kurdistan`in Türkiye ile baglarini koparacak iki komsu ülke prensibini esas alacak en asgari kosullarda Uluslarin kendi kaderini tayin ilkesini savunup ve bunu legal alanda kendine rehber edinecek bir mücedele ve onu organize edecek örgütlülük sarttir.  “ Legal“ alandaki mücadele ile “illegal“ alandaki mücadele birbirinin alternatifi ve aynilastirilmasi olarak görmemek, böyle bir anlayisa eski tarz “basi kumda kici disarda“ mücadele anlayisi terk edilmesi bir zorunluluktur. Sömürgeci devletin sizmalarina hareketi manipüle edip kontrollu ele gecirme planlarini etkisizlestirmek yada en asgari düzeye indirmek icin bir yandan genis acilimli “legal-demokratik“ bir mücadele tarzi verilmesi diger yanda ise  bilinen klasik sömürgeci tarz özellikle T.C gibi imha ve yok etme üzerine insaa edilmis bir devlete karsi da halkin güvenligini savunup devletlesmeye dogru gidecek bir örgütlenme tarzi da paralel olarak insaa edilmelidir. Sömürgeci Türk devletinin köse baslarini tutup, Kurdistan ulusal mücadele saflarinda olusturdugu sisli ortama ragmen, yeniden dirilmenin ve ulusal bagimsizlik mücadelesini kendi ayaklari üzerinde oturmanin imkan ve kosullari vardir. Direk evlere girip beyinlere hitap edecek yayin arac ve gereclerinin oldugu bir ortamda, ayaklari yere basacak cekirdek bir örgütlenme ile icinde bulundugumuz koas ve örgütsüzlük asilanabilinir.

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.