BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Bawer · 04.09.2006 · 2 görüntülenme
Kendi bayrakları ile övünmekten bitap düşenlerin, Kürtlere hangi bayrağı taşıması gerektiği konusunda akıl vermeleri ciddi bir yaklaşım değildir. Her ülke kendi bayrağını taşır, Kürtler de kendi bayraklarını taşıyacaklar. Öyle olmasaydı, hiç bir ülke tarafından tanınmayan Kıbrıs Türk kesiminde Türkler kendi başlarına ilan ettikleri devletlerinin bayrağını tek değil, yanında bir de Kıbrıs Rum Kesimi'nin, -Tabi size ne ifade ediyorsa Kıbrıs Rum Kesimi, çünkü benim için iki tane Kıbrıs yok, bir tane var- bayrağını da taşıyacaklardı. Güney Kürdistan resmen ilan edilmiş bir devlet olmayabilir, ama orası Kürtlerin gönlünde çoktan ilan edilmiş bir devlettir. Bu belki duygusal bir açıklamadır, ama uluslara arsı arenada da Güney Kürdistan tescillik kazanmıştır. Aslında çok açık ve net bir biçimde, sosyal, siyasal, askeri, kültürel anlamda fiili bir Kürdistan oluşumu sözkonusudur. Önümüzdeki kısa bir dönemde, ki öyle olmasını umut ediyoruz, Kürdistan resmen ilan edilecek. Bu kısa süre içinde ilan edilecek devletin bayrağı elbetteki Kürtlerin kendi bayrağı olacak. Bazı duygusal tespitlere katılmadığımı belirtmek istiyorum; Irak bayrağı enfalin ve ya soykırımın bayrağıdır diye değil, bizim değil diye taşınmayacak. Biz, bize ait olanı kullanacağız, bayrak çok şeyi ifade eder; sadece egemenliği değil, aynı zamanda dili, kültürü, bilimi de temsil eder. Biz yabancı bir dil ve kültürle değil, kendi anadilimiz ve kültürümüzle insanlık alemine katkıda bulunacağız. Devlet olduk diye yeni cepheler oluşturmayacağız, kimseye seferler düzenlemeyeceğiz; bayrak, sadece savaşta kullanılmak için de değildir. Ama, kandan bayrak yapanlar, bayrağı her zaman kötü hallerde hatırlarlar. Bayrak, iyi niyet simgesidir de aynı zamanda. Hangi ulusa ait olursa olsun, kabul görmüş bayrağa başka bir tarif biçmek mümkün değildir. Güney Kürdistan'da Irak bayrağının indirilmesi en çok Türkiye'yi rahatsız etmiş durumda. Hiç hakkı yokken, sadece Kürdistan'ın değil, Irak'ın da iç işlerine karışan Türkiye, bir kez daha 'egemenlikten' ne anladığını, Kürtler için nasıl bir dünya arzuladığını dışa vurmuş bulunmaktadır. Başları sıkıştığında Kürtlerle kardeşlik oyunu oynayan Türkiye'nin, İran'ın ve Suriye'nin bu vesileyle bir kez daha gerçek yüzü ortaya çıkmış oldu.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.