Kürdistan Seçimleri Üzerine(1)

Mikail Canpolat · 26.06.2009 · 2 görüntülenme

25 Temmuz günü Güney Kürdistan'da Kürdistan Parlementosu, Kürdistan Başkanlığı seçimleri ve Kürdistan Anayasası için referandum yapılacak.
Bu seçimleri objektif olarak mercek altına almak gerekir.
Çünkü Güney Kürdistan siyasal güçleri 18 yıldan beri bazı “tabulara“ rağmen kendi iç sorunlarını tartışarak seçime gidiyorlar.
Bu seçimlere bir çok liste katılıyor. Ama bunların içinde 3 liste ciddi bir yarış içinde olacaklar.
Bunlardan:
1)KDP ve YNK'nin oluşturdukları Kürdistan Listesi,
2) 4 partinin(Kadir Aziz'in başını çektiği Zehmetkêşanlar, Sosyalistler, Yekgirtuyî îslamî ve Komelay îslamî) Listesi,
3) Nawşirwan Mustafa'nın başını çektiği Goran Listesi.

22 hazirandan itibaren seçim propagandalarının verilmesi birlikte “Büyük Koalisyonu“ oluşturan KDP ve YNK Listesi Kürdistan Hükümeti ve Kürdistan Parlamentosunun geçmiş süreç içinde yaptıkları çalışmaları ve gerçekleştirdikleri hizmetlerin blançosunu sunuyorlar.
Ayrıca bu iki partinin geçmişte Baas rejimine karşı yürütükleri mücadele ve verdikleri bedeller hakkında geniş yazılar yazılıyor ve yayınlar yapılıyor.
KDP ve YNK çevreleri propagandalarında mevcut Güney Kürdistan kazanımlarının sahipleri olduklarını açık bir şekilde ifade ediyorlar.
Onlar bu seçimlerde de çok iddialılar.
KDP ve YNK ikilisi ilk defa İslami olmayan Nawşirwan Mustafa'nın şemsiyesi altında toplanan ciddi bir muhafetle karşı karşıyalar.
Nawşirwan Mustafa ve çevresi seçim propaganlarında Kürdistan Hükümeti ve Kürdistan Parlamentosunun işlevsiz olduğunu, her şeye karar verenin YNK ve KDP Politbüroları olduğunu ön plana çıkarıyorlar. Bundan hareketle parti-hükümet ve parti-parlamento ilişkilerinde temel bir değişikliği öneriyorlar. Ayrıca yolsuzluklara karşı kampanya yürütüyorlar.(Seçime katılan listelerin seçim programları çevrilse durum daha anlaşılır)
Güney Kürdistan'daki basın ve yayın organları yakından takip edildiği zaman tartışmaların bazen sert boyutlara vardığıda görülüyor.
Bunun esas nedenide Kürd siyasal elitinin içinden gelen Nawşirwan Mustafa'nın muhalefe geçmesidir. Geçmişte islamilerin de içinde olduğu oposizyon çevreleri yoğun bir şekilde otosansür uyguluyorlardı.
Bugün otosansür büyük oranda bir kenara bırakılmış durumdadır.
İslami çevrelerin içinde olduğu 3.Liste sessiz bir şekilde faaliyetlerini yürütüyorlar. Bu çevrelerin Türkiye'deki İslami yapılar gibi kendilerine has propoganda yöntemleri var.(kapı kapı dolaşmak, ikili ilişki kurmak vs....) Geçmişte Irak genelinde yapılan seçimlerde islami partiler tek başlarına 4 yada 5 milletvekili Irak Parlamentosuna gönderebiliyorlardı.
Seçim sonuçları hakkında daha şimdiden sağlıklı bir tahminde bulunmak çok zor. Yapılan bazı kamuoyu yoklamaları var. Bu kamuoyu yoklamalarında Goran Listesinin Güney Kürdistan siyasal ortamında tırmandığı görülüyor.
Fakat şimdiden bir şey söylemek zor. Listeler seçim programlarını yeni yayınladılar.
Ayrıca bu seçimlerle birlikte Kürdistan Anayasasınıda referanduma sunacaklar.
Bu referanduma karşı yoğun tepkiler var.
Bu tepkiler daha çok Kürdistan Parlamentosunun yasal sürecinin sona erdiğini, Parlamentonun Anayasayı onaylayarak referanduma sunması yasal değildir şeklindedir. Ayrıca bu çevreler Kürdistan Parlamentosunun 18 yıl boyunca bir Anayasayi hazırlayıp onayladığını ve şimdide böyle aceleye getirilmesinin sakat olduğunu söylüyorlar. Bu eleştirileri getirenler Kürdistan siyasal coğrafyasının tüm yelpazelerinde mevcut..
Sonuçta tartışmaların bu kadar çok alan üzerine sertleşerek sürmesi beraberinden çeşitli korkularıda getiriyor.
Çünkü Kürdistan'daki Asayiş, Peşmerge ve Polis güçleri YNK ve KDP tarafından kontrol edilmekteler.
Bu askeri yapılanmalar partilerden bağımsızlaşarak devletin güçleri haline gelmiş değiller.
2005 seçimlerinde Yekgirtuyî İslamî'nin Hewlêr ve Behdinan bölgelerinde binalarının basılması biliniyor.
Bundan dolayı olacak ki Nawşirwan Mustafa Mustafa bugün “Rojname“ gazetesinde Kürdistan asayiş, peşmerge ve polis güçlerine bir çağrı yapmıştı.
Bu güçlerin görevi vatanı iç ve dış düşmanlara karşı korumak olduğunu, seçimleri etkilememeleri gerektiğini, vatandaş olarak istedikleri partiye oy verebileceklerini Avrupa örneklerini vererek açıklıyor.
Nawşirwan Mustafa bu güçlere “Meslek şereflerine“ sahip çıkarak Kürdistan halkının gurur duyacakları bir güç olmaları gerektiğini söylüyerek yazısını bitiriyor.
25 temmuza bir ay var. Bu süreci mercek altına almak lazım...
Silav

Mikail Canpolat

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.