BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Rojhat Badikî · 13.10.2006 · 2 görüntülenme
1991 Körfez savaşı ve Kurdistan’ ın Güneyindeki Newroz Serhildanı ( Raperîn) yaşanmamış olsaydı, bu gün geniş boyutlu bir şekilde tartışılan Saddam rejimine ajanlık yapan, Kürt ajanlarının isim ve dosyaları aydınlanabilir miydi? Hiç şüphesiz, Kurdistan’ ın Güneyinde yayın yapan iki bağımsız gazetenin ( Hawlatî ve Awêne ), günlerdir yayınlarında isimlerini açıkladıkları Ajan ve Muhbirlerin konumu toplumun bütün kesimleri içersinde geniş bir yanki yarattı. Aslınde Hawlatî gazetesi, Kürt parti ve örgütleri içersindeki Saddam rejiminin bir takım Ajan ve muhbir işbirlikçilerinin listesini 2003 yılında yayınlamıştı. Saddam ve Baas rejiminin 2003 yılında Koalisyon ve Kurdistan Pêşmergelerinin ittifakları sonucu yıkılmasından sonra ele geçen belge ve dökümanlarda, ajan ve muhbirlerin isimlerinin Hawlati gazetesinde yayınlamasından sonra iki büyük parti liderleri, konuya ilişkin açıklama yapmak zorunda kalmışlardı. Dönemin YNK genel sekreteri Mam Celal - yardımcısı Nowşîrwan Mustafa ve PDK genel Başkanı Mesud Barzani yaptıkları açıklamalarda, basın-yayında adı geçen bir takım kişiler tarafından sahiplenilip, listelerde adı geçen, PDK ve YNK’ de çeşitli düzeylerde sorumlu olan bu kişiler, YNK ve PDK’ nin bilgileri dahilinde bu görevi üstlendikleri belirtilmişti. Saddamın Baas rejimine Ajan ve Muhbirlik yapan kişilerin dosyalarının kapanıldığı sanıldığı bir süreçte, dosyalar Hawlati ve Awêne gazetelerinde tekrar yayınlandı. Bu kez, tartışmaların boyutu daha farklı oldu. Saddam ve suç ortaklarının Enfal davasında ( Kürt Jenosidi) yargılanmaya başlaması ile Kürt toplumunda Cahş, Müsteşar, ajan...vs ların da yargılanılması gerektiğne dair daha yüksek sesler çıkmaya başladı. Tartışmalar Kurdistan’ ın güneyinde ve yurt dışında yaşayan Kürt’ ler arasında yoğun bir şekilde tartışılırken, Kuzey parçasında görmemezlikten gelinip es geçildi. Kurdistan’ ın güneyindeki basın-yayın genelikle iki büyük partinin YNK ve PDK’nin denetim ve kontrolundadır. Yayınlanan iki günlük gazete, Xebat ve Kurdistanî Nwe ile yine günlük yayın yapan Kurdsat, Zagros ve Kurdistantv televizyonları iktidar partilerine aittir. Kurdistan’ ın güneyinde bağımsız basın, haftalık olarak yayınlanan Awêne ve Hawlatî dışında yok denilecek kadar zayıftır. İktidar yayınlarının kendi partilerinin çıkar ve direktifleri doğrultusunda bir perspektif sunmaları, kendi mantık silsileleri içersinde doğrudur. Bu yayınların tamamen tarafsız ve bağımsız bir yayın politika yürütmeleri beklenilmemeli bu zayıf bir ihtimaldır. Esas olarak destek verilmesi gereken tarafsız yayın yapan bağımsız gazetelerin desteklenmesi ve güçlendirilmesi gerekir. Bu bakımdan Hawlati Gaztesi, Awêne gazetesi ile CHAK tarafından başlatılan tartışmalara destek vermek, sağlıklı bir yapılanma ve demokrasi kültürünün yerleştirilmesi, eleştri-özeleştri mekanizmasının çalıştırılması, rüşvet, vurgun, adam kayırma....vs’lerin önüne geçebilmenin temel sağlıklı yolu muhalefet ve tarafsız bağımsız basın-yayından geçer. Bu gün Kurdistan güneyinde ciddi ve gerçek anlamda muhalefet görev ve işlevini yapacak parti ve örgüt yoktur, muhalefet işlevini görebilecek bir güç varsa o da islami partilerdir. Bu partiler de büyük oranda Suudi ve İran destekli İslami partilerdir. Kurdistan’ın güneyinde ciddi anlamda sağlıklı bir muhalefet gücüne ihtiyaç vardır, kendilerini muhalif olarak gören ve büyük oranda Kurdistan parlamentosunda yer alan partilerin ekonomik olarak iktidar partilerine bağımlı olmasından dolayı, bu işlevi görmesi şüphelidir. Geri Basın-yayın ve sivil demokratik kitle örgütleri kalmaktadır. Henüz demokratik sivil toplum örgütlerinin çok zayıf olduğu bir ortamda Hawlati ve Awêne gazetelerinin desteklenmesi ve onlarla maddi ve manevi alanda dayanışma içersinde olmak Kurdistan’ın güneyinin geleceği olduğu kadar diğer parçaların geleceği açısında da hayati önem taşımaktadır. Biz kuzeyliler bazi kaygılardan dolayi güneydeki iktidar partilerine bağımsız politik duruş ve eleştrisel yaklaşımdan ziyade, bağımlı bir politika izlemekteyizr. Eğer bu gün Saddam rejiminin ajan, muhbir ve işbirlikçilerinin araştırılması ve yargılanılması için Kurdistan Bölge başkanının talimatı ve Kurdistan parlamentosu tarafından bağımsız bir komisyon atanmışsa bu Hawlati ve Awêne gazetelerinin kararlı ve inatçı tutumları sayesinde olmuştur. Kurdistan’ ın güneyinde ortaya çıkarılan ve yoğun bir şekilde tartışılan Kurdistan parlamentosu tarafından haklarında araştırma komisyonları kurulan,ajanlar meselesi bizleri de yakından ilgilendirmektdir. 1991 Körfez savaşı, 1991 Newroz Serhildani ve 2003 yılında Saddam rejimi yıkılmamış olsaydı bu ajan ve muhbir işbirlikçiler halen aramızda cahş ve Müsteşarlar gibi temiz vatandaşlar hatta kahraman insanlar olarak yaşamlarını sürdüreceklerdi. Kurdistan parlamentosunun kurduğu bağımsız araştırma komisyonları gerçekten olayları bütün çıplaklığı ile ortaya çıkarıp, Kurdistan Bölge Başkanı sayın Mesud Barzani’ nin deyimi ile ‘’ Bizler bağımsız bir komisyon oluşturduk ve bu komisyona tarafsız deneyim ve tecrübeli bir hakim başkanlık etmektedir, Bu komisyon yapacağı araştırma ve tahkikatta her ne karar verirse verirsin biz bu kararı uygulayıp yerine getireceğiz.’’ Gerçekleşecek mi? Yoksa YNK ve PDK’ nin 2003 yılında takındığı tavr ile mi karşılacaktır! Kurdistan’ ın güneyi Bağımsız Hawlatî ve Awêne gazetelerinin inatçı ve kararlı tutumları sayesinde kendi tarihsel gerçeklerinin bir kısmı ile yüzleşme ve hesaplaşmayı gerçekliğe dönüştürme yolunda bir adım atıyor.... Ya Kurdistan’ ın kuzeyinde faaliyet gösteren politik yapılanmalar....? rojhatbadiki@hotmail.com
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.