BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
rrodaro · 08.05.2006 · 2 görüntülenme
7 Mayis günü Kürdistan Başkenti Hewlêr’de, Kürdistan tarihinde yeni bir sayfa açıldı.. Kürdlerin iktidar birliĝi sayfası....Böyle bir girişim, tüm dünya Kürdlerin istemi ve rüyasıydı... Dün Hewlêr’de yaşanan da bu istemin realiteye dönüştüĝü andı.... Kürdlerin arasında çeşitli aralıklarla 40 yıldan fazla bir süreye yayılan çatışmalar oldu ve büyük yaralar açıldı... Kürd ve Kürdistan düşmanı bölge devletleri bir yandan Güney Kürdistan’a yönelik ambargolarını sürdürürken; diĝer yandan hem iç savaşı körüklemeye ve hemde etkinliklerini artırıyorlardı..Evet,bu yaraları sarmak,kaşınmasına imkân vermemek ve Kürdler arasında kardeşliĝi ve birliĝi pekîştirmak hâlâ gündemimizde duruyor.. Evet, YNK ve KDP tüm çatışmalara raĝmen, kendi acı pratiklerinden Kürdlerin birliĝi olmadan kazanımlar elde edilemez , elde edilen kazanımlar savunulamaz ve derinlerştirilemez gerçeĝini öĝrendiler..Çünkü, Güney Kürdistan’ın bu iki gücü güçlerini birleştirip ve ortak hareket ettikleri tüm dönemlerde başarılı olduklarını gördüler. Buna örnek vermek gerekirse, 1991 Büyük Raperîn’in gerçekleşmesi ve var olan boşluĝu doldurulması Kürd güçlerin birliĝi sayesinde oldu.. 1991 sonrası oluşan Kürdistan Parlamentosu, Kürdistan Hükümeti ve diĝer tüm kurum ve kuruluşlar Kürd birliĝi sayesinde oldu... 2003 yılinda Saddam’ın kanlı rejimini ortadan kaldırma savaşında Kürdleri Amerika ve Ingiltere’ye „ortak“ ve „güvenilir“ kılan Kürdlerin tutum birliĝiydi... Saddam sonrası Irak’ta Mam Celal’ı Cumhurbaşkanlıĝına taşıyan, Beyaz Saraya ve BM toplantısına Kürdçeyi taşıyan yine Kürdlerin Birliĝiydi.. Kek Mesud’u Kürdistan’a Başkan eden, Beyaz Saray’da George Bush’a „Sayin Başkan“ dedirtip tüm Kürd düşmanlarını çileden çıkaran yine Kürd birliĝiydi..Ve 7 Mayis günü, Hewlêr’de açılan yeni tarihi sayfa, hem var olan kazanımlarımızı korumak ve geliştirmek ve hem de Kürdistan Başbakan’ı Kek Nêçirvan Barzani’nin Hükümet’in programını Parlamentoya sunarken söyledigi: „demokrasi süreci çerçevesinde ve yasa yoluyla Kerkük, Xaniqin, Mendeli, Mexmur, şêxan ve şingar’ı alacaĝız“ ifadesinin hayat bulması için gerekliydi..Ayrıca bölge sömürgeci devletlerinin Kürdistan’a yönelik tehditleri ve sınırlara asker yıĝılmalarının da yaşandıĝı bir ortamda ve Irak’daki iç savaşın daha da derinleşmeye başladıĝı ve Irak’ın „kanlı mı yoksa kansız mı?“ parçalanacaĝı tartışmalara açıldıĝı bir esnada da böyle bir birliĝin gerçekleşmesi daha da anlamlı kılıyor..Ayrıca bu birlik esnasında Kürdistan Parlamentosunda çizilen tablo ve hazır bulunan kesimlere bakıldıĝı zaman Güney Kürdlerin sahip oldukları uluslararası destek ve ilişkilerde korkunç bir gelişme yaşanmıştır..1992‘de Kürdistan Parlamentosu açılırken ve Hükümet ilan edilirken Madame Mitterand hariç tutulursa, pek fazla yabancı konuk yoktu...Ama bu sefer durum tümden deĝişikti.. Katılımcılar farklı yelpazelere yayılıyordu.. ABD, Rusya, çin, italya, Holanda, Hindistan, Güney Kore ve Iran gibi devletlerin Büyük Elçileri yada temsilcileri vardı... Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın özel temsilcisi de Kürdistan Parlamentosun da hazır bulundu... Irak Arap bölgesinde ise Irak Parlamento Başkanı, Irak Yüksek Mahkemesi Başkanı, Irak Cumhurbaşkanı yardımcısı vs...vs... vs.. hazır bulundular..Aslında bu kadar çevrenin Kürdlerin bu önemli gününde Kürdlerin yanında olması, Kürdistan Parlamentosuna kadar gelmesi, Kürdlerin artan siyasal, diplomatik ve ekonomik gücünden kaynaklanıyor. Bu ülkelerin bir çoĝu Kürdistan başkenti Hewlêr’de ya diplomatik temsilcilikleri açtılar yada açmak için girişimleri vardır... BM temsilciside büyük bir temsilcilik açacaklarını parlamentodaki konuşmasında ifade etti..Insan tüm bunları yanyana getirdiĝi zaman kendisine „nereden nereye“? diye sorması geliyor.. Ama bu kazanımların hepsinin altında Kürdlerin verdikleri şehidler ve birlik halinde hareket etmelerinin gerçekliĝi var..Güney Kürdleri tek bir hükümet çatısı altında toplanırken, geçmişte yaşanan acı tecrubelerden dersler çıkaracaklarını umut ediyorum.. Bugün, Kek Neçirvan Barzani başkanlıĝında kurulan Kürdistan Hükümeti, bir koalisyon hükümetidir... KDP ve YNK dışında bulunan tüm Kürdistanlı siyasal ve etnik güçler bu Hükümet içinde yer alıyor.. Hükümette karşı muhalefeti yürütecek tek bir parti yok... Parlamento’da var olan tüm güçler, Hükümet içinde de yer alıyorlar.. Tabii ki bu durum bir dizi olumsuzluklarıda beraberinden getiriyor.. Ama, bugünün Kürdistan ve bölge şartlarında „Ulusal ve Kurucu bir Hükümetin“ oluşması bir zorunluluk olarak kendisini ortaya koydu..Devlet ve demokrasi geleneklerinin olmadıĝı bir ülkede, yılların iç savaşı sonunda „eski düşman kardeşlerin“ eşitler olarak yer aldıkları bir koalisyon hükümetinin işi çok zor ve hassastır..Bundan dolayi yeni hükümeti içinde yer alan kadrolara büyük görevler düşüyor.. Kürdistan Parlamentosu Başkanı Kek Adnan’ında açılış konuşmasında vurguladıĝı „denetleme“ görevi de saĝlıklı ve tarafsız bir şekilde yapılırsa büyük ve ileri gelişmeler olur ve yeni gelenekler yerleşir..Yeni göreve başlayan Kürdistan Hükümetine başarılar dilerim...Dünya Kürdlerinin gözü üzerinizdedir..
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.