Siyaset

Kürdistan Hükümetinin Birlesme Karari ve Firat Aygün’ün makalesi

rrodaro · 19.01.2006 · 2 görüntülenme

  Güney Kürdistan’da „kurdkuji“ yada „brakuji“ diye adlandirilan ic savastan dolayi Kürdistan Hükümeti tum kurumlariyla ikiye bölünmüstü... Kürdistan’da var olan bu bölünmüslügü ortadan kaldirmak icin bir yandan Kürd yurtsever cevreleri, diger taraftan „Dublin“ ve „Paris antlasmalari“ hayat bulmadilar... 1998 yilinda Amerikan Disisleri Bakani gözetimi altinda Washington’da „Washington Antlasmasiyla“ Güney Kurdistandaki Kürdkiran savasi durduruldu... Ama, bu antlasmadan sonra YNK ve KDP politbürolari arasinda Kürdistan Hükümetinin iki idaresini birlestirmek icin 90‘dan fazla toplanti yapilmasina ragmen belirli bir sonuc alinamadi.. 15 Aralik secimlerinden önce Kürdistan siyasal önderligi, Kürdistan halkina „ secimlerden sonra iki idareyi birlestirme“ sözü verdi... 7 Ocak günü YNK ve KDP politbürolari Kürdistan Baskani Kek Mesud Baskanliginda Pirmam’da yaptiklari son toplantidan sonra, bir basin toplantisi düzenleyerek, Kürdistan halkina „iki Hükümetin birlesme kararini“ müjdelediler.Bu karar tüm dünya Kürdleri icin tarihi bir karardi.. Bir cok Kürdistanli yurtsever bu kararin tarihsel önemi ve Kürdlerin gelecegi üzerine oynayabilecegi rol üzerine yazip cizdiler..KDP ve YNK arasinda yapilan bu antlasma, Mam Celal, Kek Mesud, KDP ve YNK politbürolari, diger Kürdistanli siyasal partilerin temsilcileri, Amerika ve bölgede bulunan diger güclerin temsilcileri ve disardan gidecek Kürd ve yabanci sahsiyetlerin hazir bulunacagi Kürdistan parlamentosu toplantisinda ele alinacak ve resmilestirilecektir. Bugüne kadar, üzerine anlasma saglanmayan bazi bakanliklar icin ara cözümler bulundu.. Kürdistan Baskanina bir yardimci atandi vs....Sonuc olarak, Kürdistanli bu iki parti bir antlasmaya vardilar. Bu antlasmanin tüm Kürd yurtsever cevreleri tarafindan desteklenmesi ve beslenmesi gerekir.KDP ve YNK arasinda gerceklesen bu tarihsel antlasmanin bir cok nedeni vardir. Ama önemli nedenleri, Kürdistan halkinin yogunlasan baskilari ve Kürdistan halkinin kazanimlarini koruma ve gelistirme kaygisi olarak özetlenebilinir. Ayrica „Washington Antlasmasinin“ mimari olan ABD’nin de bu antlasmada bir rolü var.. Her ne kadar ABD yetkilileri resmi olarak iki tarafin toplantilarina katilmasalarda , iki tarafla ayri ayri görüsmeler yaptilar ve „antlasmanin iceriginden haberdar“ lar(Imad Ahmed)Ayrica YNK ve KDP adina yapilan aciklamalarda „ulusal cikarin, parti ve grup cikarlarinin üstünde tutuklarindan dolayi“ bu antlasmaya vardilar.Bu antlasmanin parlamentoya sunulmasi ve ABD’nin antlasmanin iceriginden haberdar olmasi olumlu bir gelismedir.. Cünkü, daha önce YNK ve KDP’nin yaptiklari antlasmalar iki taraf arasinda kaliyordu ve sonra anlasma konularinda celiskili aciklamalar yapiyorlardi.. Dr. Mahmud Osman bir aciklamasinda: „iki taraf yaptiklari görüsmelerde sahit istemediklerinden dolayi, kendilerinin disinda kimse bir sey bilmiyor“ diyordu..Ama, gecenler de „Rizgari Online“ de Firat Aygün arkadasin „YNK’deki Hiziplesme“ adli makalesini okudugum zaman, bu birlesmenin bir baska nedenini daha „ögrendim“..Firat arkadas iki idarenin birlesmesini hizlandiran etmenlerinden biri de „YNK’in yasadigi ic problemler ve hiziplesme“ oldugunu, bu birlesme sayesinde „ YNK icindeki üc basliligi asti“, bu karar YNK’ye ilac gibi“ geldi, diyor..Insan bu tip tespitlere baktigi zaman, Firat arkadasin YNK tarihi hakkinda zayif bilgilere sahip oldugunu görüyor.. Eger insan, tarihsel bilgilere dayanmasa, var olan seyin yeni bir olay olduguna karar verir ve yanlis tespitlere gider..YNK, 1975‘de kuruldugu andan itibaren hep icinde bloklari barindirdi.. O dönem, YNK, „Xeta gishti“, „sosyalistler“ ve „Komela“ dan olustu... Bu kanatlar arasinda yada ayni kanatin icinde bazen sorunlar en üst boyutlara cikabiliyordu... 1980 sonrasi Komela icinde cikan „Alay Shoresh“ grubunun cikisi bunlardan biriydi.. Ama, sürec icinde YNK, var olan celiskilere ragmen bu cikislari yeniden bünyesinde eritebiliyor.. „Alay Shoresh“in basini ceken Mela Baxtiyar buna iyi örnektir..YNK’de kanatlarin olmasi ve bu yöndeki tecrübesi Kürdistan tarihinde yararlanmasi gereken cok iyi bir mirastir.. Kürdistan’da tek shef, tek adam cevresinde kilitlenme mantigi halkimiza büyük zarar verdi.. Kuzey Kürdistan’da PKK’nin tek sef tecrübesi bunun en aci örnegidir.Kürdistan’da ayni ideolojik ve siyasal cizgiye sahip olan kücük gruplar dahi, kisilerin kendi aralarinda kisisel celiskilerden dolayi bölündügü bir ortamda, YNK gibi platform anlasilamaz.YNK’deki bu cok seslilik, iletisim araclarin güclü oldugu bu ortamda bazen oldugundan daha fazla abartilarak gündemlesmesi, cemaat kültürünün yaygin, hatta hakim oldugu bizim gibi bir toplumda söz konusu olan örgütte de zarar verebiliyor.Ama, YNK ve KDP arasindaki bu birligi, „YNK icin ilac“, „3 basliligi gecici bir sürece“ erteleme olarak degerlendirmenin bir mantigi yok..Ayrica, YNK icinde var olan farkli egilimlerin temsilcilerini „salsanat kavgasi“ veren ve „iktidar nimetlerinden“yararlanmak istiyen insanlar olarak lanse etmek bana biraz vicdansizlik gibi geliyor.Firat arkadasin mantigina bakilirsa Mam Celal Bagdat’ta, Kosret Rusul Hewlêr’de ve Nosirwan Mustafa Suleymaniye’de „iktidar nimetlerinden“ yararlanacaklar..Bu „nimetlerden“ yararlanma ortami olmamis olsaydi, „iki idarenin birlesmesi“ hizlanmaz ve „YNK icindeki 3 baslilik“ ertelenmezdi...Burada bir insafli olmak gerekir... Bu kadrolar, ömürlerini, dogrulariyla, yanlisliklariyla Kürdistan ulusal davasina adadilar.. Bugün eger Kürdistan iktidarinda bir yere gelmek ve bir yere sahip olmak gerekiyorsa, herkesten cok mücadele icinde olan bu kadrolarin hakkidir.. Yada KDP’nin ömrünü mücadele icinde geciren kadrolarin hakkidir.. Nasil „Kürdistan Baskanligi görevi Kek Mesud’un hakkidir“ deniliyorsa, diger kadrolarin hakkini vermek gerekir.. Birine „hak“, digerine „iktidar nimetlerinden yararlanma“ diyerek cifte standarli davranmak ulusal davamiza ve birligimize bir sey kazandirmaz..Ayrica Nowsirwan Mustafa bir zaman Kürdlerin „Che“si diye nam salmisti, Kosret'in „yigitligi, komutanligi ve mücadeleciligi“ üzerine Kek Mesud bile bir cok özel konusmalarina konu yapmisti.. Mam Celal ise anlatmaya gerek yok... Cengiz Candar'in bugünkü röportajinda Kürd Prof. Xidir'in El Ulume meslegi hakkinda bilgi verirken klonlamadan söz ediyor ve örnek olarak „bir degil de 6 Mam Celal“ demesine karsilik, El Ulum'un cavabi yeterlidir..Biz niye insanlarimiza böyle hor bakiyoruz? Böyle kücümsüyoruz?Ayrica sorun „nimetler“ olmus olsaydi, Suleymaniye herkese yeterdi!!!!!Ayrica YNK icindeki cok seslilik sayesindedir ki, bu örgütün icinde yolsuzluklara yönelik ciddi tartismalar yasanmaktadir. YNK’deki bu cok seslilikten dolayidir, Suleymaniye mantar gibi biten siyasal gruplar ve basin yayin cevreleri olusuyor..Bu cok seslilik kötü bir sey degil.. Aksine, bu tip örnekleri Kürdistan’da cogaltmak lazim... Iran Kürdistan Demokrat Partisi belirli bir dönemden beri bu yola girmis bulunmaktadir.. Bazen Hicri ve Hasanzadelerin taraftarlari arasinda tartismalar sertlessede örgütsel yapilarini koruyabiliyorlar..

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.