Siyaset

Kürdistan Halkının Özgürlük Ve Bağımsızlık Sembolu Newroz Bayramını Kutluyoruz!!

Newroz Com Çalýþanlarý · 18.03.2007 · 2 görüntülenme

  Kürdistan Halkının Özgürlük Ve Bağımsızlık Sembolu Newroz Bayramını Kutluyoruz!!! Gezegenimizde Kürdler gibi Mart ayını en üst boyutlarda, acı ve tatlı günleri, felaketleri ve güzel bayramları bir arada yaşıyan hiç bir millet yok.. haklı olarak bir çevre Mart ayını „Kürdlerin Ayı“ olarak nitelemekteler..Kürd milleti, Kürdistan’ın dört parçasında Newroz öncesi ve sonrası tarihinin bir dizi acı ve tatlı günlerini de yaşamışlardı.. Bir anlamda Newroz Kürd milletinin özgürlük ve baĝımsızlık mücadelesini ayarladıĝı takvimdir.. Biraz daha yakından Mart ayına ve onun Kürdlerin tarihindeki yerine bakıldıĝı zaman bu gerçek dahada anlaşılır. Belki Kürdlerin tarihinde ve Kürdlerin kollektif hafızasında yer almış ve Kürdler millet olarak tarih sahnesinde olduĝu sürece silinmeyecek olan, Baas rejiminin 16 Mart 1988 günü kimyasal silahlarla Kürd halkına karşı giriştıĝi „Helebçe Soykırımı“ dır... 16 Mart „Helebçe jenosidi“ Kürd milletinin tüm dünyanın gözleri önünde ve kanlı Baas rejimine sundukları ekonomik, askeri, siyasi ve diplomatik desteĝi sayesinde gerçekleşti ve uygulamaya sokuldu.. O gün Kürd milleti tüm dünyadan izole edilmiş ve yalnızdı... Daha öncede defalarca Kürdler katlimalara uĝramıştı.. Ama, Kürdlerin sesini dünyaya yansıtacak Kürd çevreleri yoktu, yada çok zayıftılar... Fakat, „Helebçe Jenosidi“ sırasında dünyanın her tarafından binlerce Kürd olmasına ve bu sorunu gündeme getirmesine raĝmen, kimse dinlemiyordu.. Yine Mart ayında Kürdlerin yaşıdıĝı acı olaylarından biri, 4 Mart 1923 tarihinde Ingiltere Kürd Kralı Şêx Mahmud’un önderliĝindeki Kürdistan Hükümetini yıkmak için Nalilerin, Salimların, Kürdilerin, Bêkeslerin, Piremêrdlerin, Şawêslerin ve kısacası Babanların tarihi başkenti, sömürgecilere karşı direniş, „kültür ve sanatın başkenti“ Suleymaniye’ye karşı giriştiĝi hava saldırıları ve kullandıĝı napalm silahlarıdır.. Evet, Ingiltere sömürgeci tarihi boyunca ilk defa sömürgelerinden birinde bu silahı kullanıyordu.. Bunun ilk denemesini ise Kürdistan’da Suleymaniye’ye karşı yapmıştır. 6 Mart 1975 tarihinde Kürdlere ve Kürdlerin General Barzanî önderliĝinde 1961 tarihinde başlattıĝı ve Kürdistan’ın büyük bir kesimini özgürleştirdiĝi „Büyük Eylül Devrimine“ karşı uluslararası bir komplo neticesinde Iran ve Irak devletleri arasında „Cezayir Antlaşması“ imzalandı.. ABD’ninde içinde yer aldıĝı Kürdlere karşı gerçekleşen bu komplo ve ihanet neticesinde Kürdler o güne kadar gerçekleşen en büyük ve en uzun soluklu devrimlerinin kazanımlarını kaybettiler. Kürd milleti Mart ayında bir çok tarihsel , kahraman ve ölümsüz liderini de yitirdi.. „Kürdistan Demokratik Cumhuriyeti“ Başkanı Qazî Muhamed ve arkadaşları 31 Mart 1947 tarihinde Sömürgeci Iran rejimince Çarçira Meydanında idam edildiler. Yine Mart ayı 1943 Barzan Devriminin, 1961 yılında başlatılan „Büyük Eylül Devriminin“ eşsiz ve ölümsüz önderi, tam yarım asır boyunca ismi Kürd ve Kürdistanla eşitlenmiş „Kürdlerin dünyaya açılan tek penceresi“ ve Kürd davasını yeniden dirilten ölümsüz Barzanî’nin hem doĝum (14 Mart 1903) ve hemde ölüm ayıdır(01 Mart 1979)... Mart ayı, aynı zamanda Kürdler için , özgürlük ve baĝımsızlık için ayaĝa kalktıĝı ve silaha sarıldıĝı bir aydır.. Şeyh Said Devrimi, 7 Mart 1925‘de, Dersim Devrimi 3 Mart 1937, Güney Kürdistan’da sömürgeci Baas rejiminin tüm kurum ve kuruluşlarını kısa bir süre içinde yok eden 1991 yıllının „Büyük Raperînî“ de 5 Mart günü başladı..  Ayrıca ABD ve Müttefiklerinin Saddam rejimine hava sahasını kullanma imkânını vermesinden sonra Kürd davasını ve Kürdlerin yaşadıĝı büyük trajedi ve felaketleri tüm dünya halklarının gündemine oturtan, sömürgecilerin tüm planlarını alt üst eden milyonca Kürdün sınırlara vurduĝu „Tarihi Göç“ 31 Mart 1991 tarihinde yaşandı... Güney Kürdlerinin Amerika’dan sonra en büyük askeri güç olarak katıldıkları „Irakı özgürleştirme hareketi“ de 20 Mart 2003 tarihinde başladı.. Sonuç olarak Mart yada Newroz ayı Kürd halkı için kendi ülkesinin baĝımsızlıĝı ve özgürlüĝü için mücadeleyi daha yükseklere taşıma ayıdır.. Kürd milleti tüm bu ay boyunca şehidlerini anarken, işgalcilere karşı yapılan direniş ve devrimlere vurgu yaparken yada Newroz’u kutlarken hep kendi ülkesinde işgalcilerin siyasi, askeri ve idari varlıĝına son verilen özgür bir ortamın peşinde oldu ve rüyasını gördü.. Bugün yine Kürdistan’ın dört parçasında ve Kürd diyasporası Newroz kutlamalarına hazırlanıyor... Kürdlerin en sessiz ve sıradan Newroz etkinliĝi Kürdistanı işgal eden ve sömürgeleştiren güçlerin korkulu rüyası olabiliyor ve „Newroz Ateşinin“ kendilerini yakacaĝı korkusunu yaratıyor..Bundan dolayı Kürdlerin kendi ulusal bayramlarına yönelik hazırlıkları sömürgecilerin karşı hazırlıkları her zaman at başı gidiyorlar. Sömürgeciler her zaman Newroz’un ulusal direnişçi ve özgürlükçü içeriĝini boşaltmak ve Newroz’u sıradan bir gün haline getirmek için büyük çaba ve çok yönlü planlar içinde oldular.. Tek amaçları, Kürdlerle Newroz’u ayrıştırmak ve yapılabilinirse Newroz’a sahip çıkarak anlamsızlaştırmak istiyorlar. Bu hususun şampiyonluĝunu da Türk sömürgeci devleti yapmaktadır.. Ama ne yazık ki bazı Kürd çevreleride Newroz’un ulusal direnişçi ve özgürlükçü içeriĝinin ötesinde sıradan bir bayrak günü haline getirerek kutlamaktalar.. Newroz, Kürd halkının kendi ulusal baĝımsızlıĝı için bir direniş aracı ve sembolu olması gerekirken, bazı çevrelerce sistem içinde bazı kırıntılar karşılıĝında „sistemle barış“ aracı haline getirilmeye çalışılıyor.. Bugün ülkemizin Kuzey parçasında Kürd ulusal dinamiklerimizin belirli bir kesimi, Türk derin devletinin manipülasyonlarının açık bir durumda, Kürdistan ulusal ideallerini sulandırma ve bulanıklaştırma operasyonlarına alet olmuş durumdalar.. Ara sıra çıkan bazı „yurtsever çatlak sesler“ derin devleti ve devlet mekanizmasından beslenen çevrelerinde „kontrolu kaybediyoruz“ korkusunu yaratabilmektedir. Kuzey Kürdistan’da Kürdlerin sesi olabilecek, Kürd özgürlükçü halk kitlelerini saflarında toplayabilecek devrimci, baĝımsızlıkçı bir siyasal yapı hâlâ oluşmuş deĝildir. Kuzey Kürdistan’da çok geniş bir yurtsever potansiyel olmasına raĝmen, hâlâ bu çevreler daĝınıklıĝını sürdürmekteler. Bazı Kürd çevreleride günlük propagandalarında „Imrali Konseptinin derin devlete ait“ olduĝunu ve hatta bu geleneĝin „devlet tarafından kurulduĝunu“ söylemelerine raĝmen, çeşitli hayati dönemlerde ya „protokol“ adı altında yada „seçim ittifakı“ adına prensipsizce saĝa sola yalpalayan ve tutarsız ve kaypak bir duruş sergilemekteler.. Bu çevreler, hem kendi içlerinde ve hemde dışarda ilkesiz, güvenilmez ve kendilerini gündemde tutmak için her türlü ilişkiye yakın yapılamalardır. Kuzey Kürdistanlıların önünde duran en önemli görev hem „Imralı konseptini“ ve hemde küçük hesaplar için tüm ulusal deĝerleri dıştalayan ilkesiz yapıları aşarak, Kürdlerin ve Kürdistan’ın baĝımsızlıĝına kilitlenen siyasal bir otoriteyi yaratmaktır.. Kuzey Kürdleri, bu kadar bedelden sonra aktüel olan duruma düşmemeliydi.. Bugün tüm dünya Kürdlerinin gururla vu büyük umutlarla baktıkları özgür Kürdistan’da Kürdler, özgürce Newroz bayramlarını kutlayacaklar...Ülkemizin bu parçasında 1991 Newroz kazanımları Kürdistan halkının saflarında uĝruna milyonlarca şehid verilen büyük Kürd idealinin gerçeleşmesi için büyük bir umut yaratabildi.. Bölgedeki iç savaşın yarattıĝı ortam ve uluslararası arenada Kürdlere ve Kürd idealine yönelik her geçen gün sempatiyle bakan yaklaşımlar artmaktadır.. ABD ve bazı başka ülkelerin „Kürd cevherini keşfetmelerine“ baĝlı olarak ikinci dünya savaşından beri kendisine „ABD’nin stratejik ortaĝı“ olarak lanse eden Türkiye „ABD Kürdleri Stratejik Ortak olarak görüyor“ diye paniĝe kapılabiliyor.. Kürd siyasal önderliĝi bugün ulusal, bölgesel boyutları aşarak uluslararası zeminde de siyasal aktörler olarak büyük bir rol oynayabiliyorlar. Kürd siyasal önderlerinin ortada yarım asırlık boyunca diktatörlüĝe karşı siyasal mücadeleleri var.. Buna baĝlı olarak yoĝun bir halk desteĝi... Mam Celal’ın hastalıĝının tedavisinden sonra 14 Mart günü Suleymaniye’ye dönüşü sırasında yüzbinlerin güllerle sokaklara dökülmesi bu gerçekliĝin açık ifadesidir.Ama, Arap, Fars ve Türk kanlı deryasının tam ortasındaki özgür Kürdistan halkını bekleyen hayati önemdeki sorunlar da vardır.. Bunlardan en önemlisi Irak Anayasasının 140.maddesine göre 2007 yılının sonunda yapılacak olan „Kerkük Referandumu“ dur.. Tüm bölgesel ve uluslararası Kürd düşmanları çeşitli bahanelerle Kerkük referandumunu ertelemek istiyorlar.. Bu hususta bir dizi çevre karanlık planlar ve komplolar içindeler.. Referandum tarihi yaklaştıkca Kürd ve Kürdistan düşmanları da çabalarını daha da hızlandıracaklar.. Sonuç olarak, Kürd milleti her gün yeni mevziler kazanarak kendi baĝımsız ve özgür devletine doĝru yürüyor.. Newrozlar ise Kürd milletinin bu uzun ve tarihsel yürüyüşünün düşmana korku salan üst merdivenleridir. Tüm Kürdistan halkının ulusal özgürlük ve baĝımsızlık sembolu olan Newroz Bayramını kutluyoruz!!! Baĝımsız, Birleşik ve Özgür Bir Kürdistan’da Newroz’u Kutlamak Umuduyla!!!  Newroz Com Çalışanları 18.03.07 

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.