BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Rojhat · 06.01.2010 · 2 görüntülenme
Murat Dağdelen-AKP hükümetinin geliştirmeye çalıştığı “Demokratik Açılım “ projesini genel hatlarıyla nasıl değerlendiriyorsunuz. Genel hatlarıyla diyorum çünkü, içerik olarak elimizde kapsamlı verilere dayanan somut bir proje bulunmuyor. Rojhat Badiki-Yanılmıyorsam AKP’ nin ilk açılımı ‘’ Kürt sorunu’’ şeklindeydi daha sonra çeşitli adlar alarak sürekli bir değişerek ‘’ Demokratik Açılım Projesi’’ “Kürt açılımı”, “Demokratik açılım”, “Milli Birlik Beraberlik Kardeşlik Huzur başlığı uygun görüldü. AKP’ nin Kürt sorunun çözümüne ilişkin kamuoyuna açıklanan bir projesi olmadı, somutlaştırılmayan TC’ nin değişen dış politikalarına paralel olarak daha çok uluslararası güçlere yönelik bir propağandaydi. AKP’ nin birden hiç bir hazırlık yapmadan böyle bir iddia ile ortaya çıkması, Kürt parti, örgüt aydınlarını heyecanlandırmasını Kuzey Kurdistan ve Türkiye bağlamında değerlendirmek yanılgıdır. Böyle bir iddia soyuttu çünkü Kürt sorunu daha doğrusu Kurdistan sorunu yüzyıllara dayanan devasa ve ortadoğunun temelini değiştirecek bir sorundur. böylesi bir sorunu zikzaklı tavır ve tutarsız açıklamalarla çözmek mümkün değildir. Gerçekçi olmak lazım, Kürt sorunu AKP’ nin boyunu fersah fersah aşan bir sorundur, devlet sorunudur ve AKP devlet değildır.AKP’ yi Kürt sorununa yönelten esas sorun, Güney Kurdistan ve Irak’ taki gelişme, ABD’ nin 2011 yılında Askeri olarak tamamen Iraktan çekilmesi, Kurdistan, Azerbeycan, Türkmenistan petrollerinin Türkiye üzerinden AB ülkelerine aktarma projesi, İslam Aleminin liderliğne soyunması. TC’ nin Emperyal olma ve buna uygun olarak son yıllardaki dış politika değişikliği. Doğal olarak TC’ nin şekilsel olarakta bu paralelde bir mesaj vermesi gerekirdi,. Güney Kurdistan’ lı liderlerin AKP’ ye destek mesajlarını da biraz bu bağlamda değerlendirmek gerekir. TC fiili olarak Irak iç politikasını yönlendirmekte, güney Kurdistan kazanımlarını tırpanlamak için, Şii ve Sunii Araplara akıl hocalığı yapmaktadır. Türkler,Alparslandan günümüze , Kürtleri iki durumda kardeş ilan etmişlerdir: 1. Kurdistan ulusal bağımsızlık mücadelesi yükselişe geçtiğinde, bu mücadeleyi içten yenilgiye uğratmak için. 2. Emperyal histerileri , başka ülkleri işgal etme. Arzuları, Türk iktidarlarını Kürtlere yakınlaştırmıştır. Amaçlarına ulaştıklarında, ilk yöneldikleri Kürtler olmuşlardır. Değişen dünya şartları, Güney Kurdistan’ ın konumu, TC’ yi yeni senaryolara, Kürtleri tekrar tuşa getirmenin düşüncesine yöneltmiştır. TC, Kürt’ lerin Türkiyelikten uzak, Kurdistani eksende bir yeni bir mücadeleye yönelmeleri durumunda ulusal ve uluslararası koşulların Kürt halkının lehine doğru geliştiğini çok iyi analiz etmektedir. ABD’ Saddam rejimini yıkmasından sonra Kürtlerin, ortadoğunun önemli bir aktörü olarak ortaya çıkması Türkleri endişelendiriyor. Murat Dağdelen- AKP’yi samimi buluyormusunuz. AKP’nin projeyi kamuoyuna açıklamasından bu yana geçen süredeki çalışmalarını yeterli buluyormusunuz. Gereklerini yapabildi mi? Yapamadıysa nedenleri neler olabilir?Rojhat Badiki-AKP’ nin Kurdistan sorunu karşısındaki tavırı, AKP’ nin boyutunu aşan bir konumdur. AKP’ nin Kürt ve Kurdistan sorununa olumlu yaklaşabileceğini düşünmek, bence biraz hayalciliktir. Çünkü, TC kendi varlığını Kürt ve diğer halkların inkar ve imhası temelinde görmüştür. Kurdistan ve diğer halkarın imha ve inkarı TC’ nin temel ana politikları, TC ve Türklerin bu eksen üzerinde şekillendiğinden, Türkiyede bir kanadın, Kürt ve Kurdistan sorununu çözebileceğini düşünmemmek gerekir. AKP bu konuda samimi olamaz, samimiyet güç ve boyutunu aşar.AKP beyaz adam edası dışında başka bir yaklaşımı olmadı ki, AKP’ nin Kürt sorunun çalışması hakkında konuşalım. Yada AKP çalışmalarının boyutu konusunda konuşalım. Birinci sorunun cevabında belirttiğim gibi Kürt ve Kurdistan sorunu AKP’ nin boyutunu aşan bir sorundur. Kaldı ki Kurdistan gibi ortadoğunun denge ve hariatalarını değiştirecek sorununa yaklaşım bu şekilde olamaz, ‘’ Kürt Sorunu’’- ‘’Demokrasik Açılım’’ ve B. Atalay tarafından açıklanan –‘’Milli Birlik ve kardeşlik projesinin amacının, terörü ve onun beslendiği olumsuz zemini ortadan kaldırmaktır’’ şeklinde AKP’ nin niyet ve amacını açıklayıverdi. TC’ nin asil koruyucusu ve sahibi TSK’ ye rağmen bir çalışma yapılacaksa, uluslararası alanda Sömürgeci güçler ile sömürge ülkeler arasında sorunu çözme yol ve yöntemi bellidır. Buna göre bir yol haritası çıkarılır sorunun diğer tarafı muhatap alınır ve çalışmalar gizli yada açık, uluslararası arabulucu yada gözlemciler aracılığı ile yapılır.Murat Dağdelen- Öcalan’ın avukat görüşmelerinde açıkladığı sürece ilişkin değerlendirmelerini ve kendi bireysel pozisyonunu çözümün önüne çıkarmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Öcalanın, Kürtlerin ulusal demokratik haklarını elde etmek için herhangi bir projesi olduğuna inanıyormusunuz? Varsa nedir bu proje? Öcalan’ın, çözüm karşıtı olan çevreler ve onların siyasal temsilcisi olan MHP ve CHP ile aynı siyasal çizgide olması sizce nasıl açıklanır?Rojhat Badiki-PKK arenaya indiğinden beri, Öcalan hep kendi konumunu öne sürmüştür. Öcalan kendi konumu her öne sürüşünde ya PKK içersinde, diğer Kurdistani örgütlere yada Kurdistan ulusal davasına karşı TC’ nin planlarını yaşama geçirmiştır. Öcalanın MHP, CHP yada daha farkli örgüt ve partilerle ayni düşmesinin nedeni ayni merkezden yönetiliyor olmasından kaynaklanıyor. Düşünün düşmanın elinde ‘’ Esir-Tutsal’’ olmasına rağmen PKK’ yi yönetip örgüte savaş-barış kararı aldırıp uygulatıyor. Ve düşman çaresiz! Bu mümkün mü? Evet Öcalanın bir projesi var daha doğrusu TC’ nin bir projesi var ve uzun zaman dilimi .içersinde bu uygulanılıyor. Önce Kürt kültür, gelenek-görenin temel ana ocakları olan Köyler yakılıp-yıktırılarak, köylüler göç ettirildi. Kurdistan coğrafyası ve Halkının en yiğit evlatları TC’ nin ordusu için deneme alanlarına dönüştürüldü. Şehirlerde okuyan gençlik Bekaa ve dağlarda heder edildi. Kürt diasporasının Avrupaya entegre olmasını, Avrupada Kürt lobilerinin oluşturulması engellenildi. Kurdistan ulusal mücadelesinin tarihi tahrif edildi ve şimdi Kürdistan halkının düşmanları Kürt halkına empoze ettirilerek, Kürt ulusal bilinci ve belleğin yok edilmesi projesi yaşama geçiriliyor. Eğer Öcalanın projesinden bahsedilecekse bunları belirtmek gerekir.Murat Dağdelen-DTP’nin kapatılmasının nedenleri nelerdir, süreci nasıl etkiler. DTP’lilerin “Demokratik Çözüm” sürecine ilişkin politikalarını nasıl değerlendirirsiniz. DTP Kürt halkının istemlerinin ifadesi olabildimi? DTPliler kendilerine yönelik bir özeleştiri vermeleri gerekir mi, gerekirse bunlar nelerdir? DTP liler bundan sonra ne yapmalılar?Rojhat Badiki-Bu soruya cevap olarak bir soru ile cevap vermeye çalışırsam, şöyle desem ki, DTP Öcalan’ a rağmen kendi insiyatifi ile ‘’ Demokratik-Legal ‘’ alanda bağımsız olarak faaliyet yürütebir mi? Kendi insiyatifini kullanarak bağımsız politikara üretebilip, bir kaç şövenist Türk solcularının yerine Kürt demokratik parti-örgüt-aydınları ile ulusal birlik temelinde işbirliği ve ittifak yapabilir mi? Bu sorulara cevap verdiğimiz sorunuzun yanıtı daha net bir şekilde ortaya çıkar! DTP sahip olduğu potansiyele rağmen Türkiyecilik yaptı, ulusal ve uluslararası alanda bunu savundu. DTP, özeleştiriye paralel, özüne dönüp bir Kürt partisi olduğunu kamuoyuna deklare ederek, Kurdistan’ daki bütün farklı kesim ve görüşlere kapılarını açarak ulusal , Türkiyeyi uluslararası alanda aklama-paklama yerine Kürt halkının ulusal talepleri yönünde politika yürütüp Öcalanın sümük sorununu Kurdistan halkının ulusal taleplerinin yerine geçirmezse Kurdistan ulusal dinamikleri ulusal ve uluslararası arenada daha sağlılıklı daha dinamik ve üretken olur.Murat Dağdelen-Tokat eylemini nasıl değerlendiriyorsunuz. Bu bir provakasyon mu? Öyleyse amacı nedir? PKK nin bu provakasyon eylemi ile ne yapmayı amaçlamıştır? PKK ve Türk siyasal ve toplumsal hiyerarşisi içinde bulunan çözüm karşıtlarının söylem ve yöntemlerinin aynılığının nedenleri ne olabilir?Rojhat Badiki-Bazen insanın hayal kurma hakkı vardır ve bende hayal hakkımı kullanarak inşallah PKK Tokat olayını üslenmez ve , TC’ nin iki farklı kanadı arasındaki iktidar çatışmasında ibreler TSK’ yi işaret edecektir. Tokat olayı AKP yanlıları ve Yeni Cumhuriyetçiler tarafından TSK’ ya mal edilip TSK’ ya yüklenilecek. İmralı ve kurmayları, bir kaçgünlük gecikme ile bu hayallımı yıktılar. Öcalan, TSK’ yi töhmet altından kurtarmak, TC’ nin farklı kanatları arasında olası çelişki ve çatışmaları derinleştirmekten kurtarmak için sümüğünü bahane ettirerek olayın taşaronluğunu üstlendi.Murat Dağdelen- Açılım süreci bitti mi? Bittiyse değişim karşıtı çevreler yani statükocular kazandı diyebilirmiyiz? Rojhat Badiki-Müsaade ederseniz 6 ve 7. sorunuzu birleştirerek cevaplandırmak istiyorum. Geriye dönüp TC Başbakanı R.T Erdoğanın Kürt sorununa yaklaşımdaki tutarsız tavırlarını gözönüne getirdiğinizde, ‘’Açılımın’’ nemenemen bir şey olduğunu , gerçekten açılım diye bir şey olup olmadığını daha iyi görürsünüz. Bir takım Kürt örgüt-parti ve aydınları TC başbakanı Erdoğanın ‘’ Kürt sorununu çözeceğiz’’ demogojisine kapılarak, gerçekleri dile getiren kimi Kürt çevrelerini suçlayarak, AKP’ ye destek mesajları yığdırdılar. Aslında bu bir neyi ezilmişliğin kendisini dışa vuran rahatlama rahatlama psikolojisiydi. Dönem dönem bu çevreler Ecevit’ ten başlayarak, Kürt halkı içersinde Sömürgeci-Irkçı Türk devletinin bir gün merhamete geleceği beklentisini yayıyorlar. Doğal olarak bu beklenti hiç bir zaman olmayacak, olduğu zaman, TC bütün idari-siyasi-politik yapısının kökten değişmesi gerekir ki bu da demokratik bir devrime takabül eder. Erdoğan’ ın ‘’ Tek Bayrak-Tek Millet-Tek Devlet-Tek Dil’’ söylemi bile başlı başına ‘’ Açılımın’’ amaç ve hedefini ortaya koyuyor. AKP bu konuda samimi olsaydı. TSK’ nin hukuksal-idari yapısında değişimden başlayarak TC anayasında değişiklikler yaparak, Kürt sorunu konusunda iyiniyetini Kürt ve Dünya kamuoyuna açıklardır. TSK ile iştişare halinde MGK ortak plan ve projeler üreterek Kürt sorununu çözeceksin. Bu mümkün mü? Hangi demokratik ülkede hükümet, Savunma bakanlığına bağlı memur konumunda olan genelkurmay başkanından brifing alıyor?Murat Dağdelen-Statükocuların kazanması, Kürtler ve Türkiyenin değişimden yana olan çevreleri için, hangi anlamlar içerir?Rojhat Badiki-Statükocular yenilmediler ki yada karşılarında savaştıkları bir güç yok ki, onlar her zaman egemendiler, hükümete gelenler, pastadan pay kapmak istiyorlar. Eğer TC’ nin farklı kanatları arasında bir çelişki ve çatışma varsa, iktidar ve iktidardan pay kapma çelişki ve çatışması var. Ergenekon sorunu konusunda Kurdistan kamuoyu yanlış bilgilendiriliyor. Ergenekon davasında, TC ve TSK’ nin aklanma ve bunların bünyesinde bulunan kullanılmış-deşifre olmuş ,hizmet dışı bıraktırılmış küçük bir timin tasfiyesi söz konusudur. Burada AKP’ ye önemli bir misyon yüklenilmiş. AKP, İrkçı ve Sömürgeci TC’ nin uluslararası ve Kürt kamuoyunundaki yeni yüzüdür. TC, kendisini, değişen yeni dünya koşullarına göre yeniden yapılandırıyor. TC, Bu yeni yapılanma, uluslararası güçlere yenilendim, geçmişteki olumsuzluklarımla hesaplaştım, demokratikleştim mesajları ile arenada yer almak istiyor. Ergenekon’ ın Kurdistan’ da yöneldiği, yada TSK’ nin Kurdistan’ da yöneldiğ İslami kesim var mı? Tersine TSK, Kurdistan’ da AKP ve Türk-İslam akınlarının gelişip güçlenmesi için her türlü lojistik destek vermiştır. Hizbullah’ ın Kurdistan’ da özellikle ulusal bilincin güçlü olduğu Amed, Silvan, Batman, Nusaybin, Mardin, Kızıltepe...vs yerlerde boyvermesi, Kürt toplumu içersindeki başta bağımsız olmak üzere tüm yurtsever kesimleri hedef olması kendiliğinden gelişen tesadüfü eylemler değildır. TC-TSK Kürt halkını, katletmekle boyun eğdiremiyeğini çok iyi biliyor. Bundan dolayı, Kurdistan ulusal mücadelesini tasfiye etmek, asimilasyonu Kurdistan’ ın en ucra bölgelerine taşımak için Ummet-Türk-İslam sentezine ihtiyaç duymakta, Sömürgeciliğin yeniden teshihi için AKP ve Fetullah Gülen...vs gereklidır. Her ne kadar AKP ve TSK arasındak kısmı iktidar çatışması var gibi görünüyorsada, Kurdistan ulusal sorunu karşısında kısmı görüş ayrılıklarına rağmen, ortak özellik; Kurdistan’ın sömürge statüsünün devamıdır.Murat Dağdelen- Değişimden, demokrasiden ve barıştan yana olan güçle, şimdiye kadar olumlu bir performans ortaya koyabildilermi? Bundan sonra neler yapmalılar? Rojhat Badiki-Değişim, demokrasi ve barıştan yana olan kesimler, özellikle, kendilerini Türk olarak lanse eden kesimlerin yapacağı en önemli katı, Kürtlerin kendi kaderini tayin hakkı ve bağımsız devletlerini kurma hakları olduklarını samimi bir şekilde içselleştirmelerinden, özümsemelerinden geçer. Kendilerini bu kulvarda görenlerin, Kürtleri Türkiye’ nin değil de Kurdistan denilen bir coğrafyanın vatandaşları olduklarıını kabullenme ile sorunun çözümü yollunda önemli adımlar atmış olurlar. Türk ırkıçılığını ifade eden’’ Türkiyeliliğin’’ bir çözüm olmadığını kabullendileri anda bu coğrayada demokratikleşme ve demokratik dönüşüm için önemli bir adım atarlar. On yıllardır kangrenleşen sorunlar radikal yol ve yöntemlerle çözülür, ila da bunun silahla olması gerekmiyor.Murat Dağdelen- Son olarak belirtmek istediğiniz bir şey var mı?Rojhat Badiki-Bana bu imkanı tanıdığınız için teşekür ederim. Kurdistan-Aktüel, yazar ve çalışanlarına başarılar dilerim. Yeni yılda Bütün Kürtlerin yönünü, Ankara, Tahran, Şam ve Bağdat yerine Amed, Hewlêr, Mehabad ve Qmişlo’ ya .çevirmeleri en büyük dileğimdır. Umarım ki 2010 yılında çok cılız da olsa bu yönlü ulusal bir politik anlayışımız olur.Sizlerin ve tüm Kurdistan halklarının yeni yılını kutlar başarılar dilerimBize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ediyoruz.Bende teşekür ederimMurat Dağdelen, Kurdistan-Akteul.org
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.