BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Kamil Bedirxan ve Prens Þachovsky · 29.04.2007 · 1 görüntülenme
Türkler, Ermenilerin Kürdistanı işgal edeceĝini ve Kürdleri kovacaklarını propaganda ederek Kürdlerden yararlanmaya çalıştılar.. Türkler, Kürdleri Ermenilere karşı kışkırtmak için hiç bir olayı kaçırmıyorlardı ve her şeyden yararlanıyorlardı. Ermeniler ve Kürdler arasındaki çelişkilerin gelişmesini irdeleyen herkes, Kürdler ve Ermeniler arasındaki düşmanlıĝın çok eskilere dayanmadıĝını, doĝal olmadıĝını ve yapay olduĝunu kabul eder. Diĝer yandan bu durumun baştan Taşnak olmak üzere Ermeni komitelerince oluşturulduĝunu da kabul eder. Ermeniler kendileride komitelerini suçluyorlar ve uĝradıkları tüm bahtsızlıkların ve yaşadıkları acıların onların tarafından başlarına getirildiĝini söylüyorlar.. Bu ise gerçekliĝin tam kendisidir. Şunuda söylemekten yarar var, Kuzey Kürdleri Türk yönetiminin altındalar... Türk bürokratlarının etkisi altında ve manevi olarak zayıflanmış Kürdler silah ve araç olarak kullanılmış, bir çokları Hamidiye Alaylarının saflarına katılmıştır... Türkler Ermenileri´ortadan kaldırmak için onlardan yararlanmıştır.. Gerçi buna raĝmen Kürdler Türkleri sevmiyor. Savaşın başlangıcında Kürdlerin ne kadın ve çocuklara ne de Ermenilere karşı isyan etme gibi Ermenilere karşı hiç bir hareketi olmadı... Ermeni fedailerinin Kürdlerin evlerine ve tarlalarına saldırması, kadın ve erkek ayrımı yapmadan Kürdleri vahşice yoketmelerinden sonra Kürdler mecburi olarak Ermenilere karşı ayaklandılar. Ermeni fedailerinin oluşumundan sonra Türk devleti Ermenileri yoketme kararını aldı ve uyguladı. Özelliklede Van ayaklanmasından sonra Ermenilere karşı saldırılara başladı.. Savaşın başında Kürdlerin Ruslara karşı iyi bir tavırları vardı. Daha önce yapılan savaşlarda Ruslar Kürdlere karşı iyi davranmışlardı. Bundan dolayi Kürdler Rusların kendilerine karşı yine eskisi gibi muamele yapacaklarına inanıyorlardı. Savaşın başında Resul Bey, Hamdi Bey ve Eyub Paşa önderliĝinde büyük bir sayıda Hamidiye Alayları bizlerin saflarına katıldılar. Ne yazık ki bu subaylar ve bizim saflarımızya katılanların hepsi uygun olmayan muamelelerle karşılandılar, namuslarına saldırıldı, malları ve mülkleri talan edildiler... Bu ise diĝerlerinin gelmemesi için Küçük bir belgedir. Hasan Bey, büyük ve güçlü Xertuş aşiretinin büyük beyi savaşın başında kendisi Ruslara teslim oldu, kendisine karşı edebsizce davrandılar, aşaĝılamakla karşı karşıya kaldı. Hasan Bey kaçtı ve sonradan Rusların amansız düşmanı oldu. Ermenilerin kendi lehine teşvik ettiĝi Rusya ordusu, Kürdlere karşı büyük zulüm ve saldırılar yaptı. O dönem ki Tiflis yetkilileri Ermenilerin etkisiyle Kürdlerle hiç bir ilişkiye geçilmemesi ve tüm Kürdlerin ortadan kaldırılması konusunda karar alıyor. Açıktır ki askeri komutanlarda bu durumun etkisi altındaydılar. Diĝer yandan Ermeniler, Rusya ordusunda nerede çoĝunluĝu oluşturmuşlarsa, ister subaylar içinde ve isterse alt sınıflarda olsun Kürdlere karşı düşmanlık tohumunu ekmişlerdi. Ermeniler, Rus askerlerini Kürdlere karşı harekete geçirmek için sistemli bir plan oluşturmuşlardı ve amaçlarına da ulaştılar. Kürdler Rus ordusundan hiç bir zarar görmemiş olsaydılar, umutsuzca ve ölümüne kadar Ruslara karşı savaşa bilirlermiydi? Kürdlerin savaş bölgesinde durumları şöyle olduĝunu söylebiliriz: Kürdler öldürüleceklerini, mal ve mülklerinin talan edileceĝini bildiklerinden, Ermenilerin yada askerlerin Ermeni komploları neticesinden kadınlarını çırıl çıplak soyacaklarını ve tecavuz edeceklerini bildiklerinden teslim olamıyor veya olmak istemiyorlardı. Eĝer Rus ordusu karşısında geri çekilseler, müslümanlar Ermeniler tarafından toplu olarak katlediliyorlardı. Tüm bunlara raĝmen, hâlâ şimdi Kürdler tarafından korunan çok Ermeni var. Kuşkusuz bu ise tek bir Kürdün Ermeniler tarafından kurtarılmadıĝı bir ortamda yapılıyor. Şu yalan olmayan ve inandırıcı realiteyi de soylemek gerekir ki Kürdlerin olmadıĝı Türkiye bölgelerinde Ermeniler yok edildi. Buna karşı Kürd bölgelerinde ve hâtâ Kuzey’de büyük bir Ermeni kesimi Kürdler tarafından kurtarıldı.. Güney kesiminde kardeşim Hüseyin Bey Cizire ve Midyat arasındaki Xizimni’de Türklere karşı koyarak Hıristiyanları koruyabildi. Gönderilen tüm o Türk askeri güçleri amaçlarına ulaşmadılar. Yalnızca büyük prens Nicola Nicoloviç’in Kafkasya’ya gelmesinden sonra Rusya’nın Kürdlere ilişkin siyaseti deĝişti. Ne yazık ki bu deĝişim ise başlangıçta yalnızca kaĝıt üzerine kaldı. Çünkü Rus askerlerinin saflarında Kürdlere karşı kin ve nefret yerleşmiş ve etkili olmuştu. Sonradan çalışma başlandı, ilerlemeler gösterip umutlar oluştu... Ama, coup d’etat yapıldı.( maksat 1917 Ekim Devrimi) Güney Kürdlerin kendi vatandaşları olan Kuzey Kürdlerine göre bu bakımdan büyük farklılıkları var.. Onlar çok az Türklerin etkisi altında kalmışlar. Bundan dolayi daha fazla baĝımsızlıkçı ve savaşçıdırlar, baĝımsızlık için ulusal düşüncelerini ve mücadelelerini korumuşlar.. Türklerin yaptıkları kötülüklerin acısı kalplerine sinmiştir. Güney Kürdistan Kürdlerini 3 bölüme ayırmak gerekir: Batı Kürdleri yada Batı bölümü: yani Musul, Suleymaniye, Kerkük, Revanduz ve Herkiler ki çoĝunluĝu Ruslara karşılar ünlü Şêx Ebeydullah Şemzinî’nin oĝlu Şêx Abdulqadir’e baĝlılar. Fakat bu yılın ocak ayında Suleymaniyeli bir subay, Suleymaniye’nin temsilcisi olarak benim ile görüşmek amacıyla Ruslara ulaşıyor. Fakat o beni göremedi ve şimdi savaş esiri Türk subaylarıyla beraber tutuluyor. Orta bölümü: Bizim ailenin yani Azizilerin(Bedirxaniler) Mirliĝini yaptıĝı Botan Kürdleridir. Azizi ailesi her zaman Rus imparatorluĝunun Türklere karşı desteĝini alma umudunu taşıdı. Prens Şachovsky’nin anlatımlarına gör benim rahmetli babam Bedirxan Azizi ve kardeşinin oĝlu Êzdanşêr mektuplar aracılıĝıyla Rusya’ya yaptıkları önerilerde Türklere karşı Rusya’ya yardım etmeye ve hizmet etmeye hazır olduklarını söylemişlerdir. Botan’ın tüm Türk sultasından kurtulmak istiyor. Bizim ailede kendi atalarının yeri ve yurduna dönmek istiyor. Hatta şimdi dahi Botan’da öyle bölgeler var ki, Türkler Ömer Paşa’nın saldırısından sonrada ele geçirmiş deĝiller.Batı Bölümü: Diyarbakir Kürdleri(çok savaşçıdırlar), Malatya, Urfa ve farklı bir durum arzeden Dersim Kürdleridir. Bunların hepsinden söz ettikten sonra şimdi Türkiye tarafından savaşın ilan edilmesinden sonra yaşanan olaylara geliyorum. Savaşın baslamasından sonra general Michelovsy beni çaĝırarak Kafkasya genel yöneticisi Varentisov Daşkov’un emriyle beni Kürdleri Türklere karşı Rusyanın safına çekmek ve ayaklandırmak için Abatsiva karargahına gönderdi. Ben Karakilise’ye vararak işime başladım , başarılarımda gözle görünüyordu. Fakat, Ermenilerin umutları Kürdleri yoketmek ve bölgelerini ele geçirerek gelecekte kurmayi planladıkları Ermenistan’ın zeminini hazırlıyorlardı. Ermeniler, hiç bir suçu olmayan Kürdlere karşı saldırılar düzenlediler, talan yaptılar ve hatta bu saldırılarda çocuklarıda öldürmeye başladılar. Ermenilerin propagandası neticesinden hem Ermenilerce ve hemde Rusya ordusu askerleri tarafından Kürdlere karşı yapılan talan ve öldürmeler simdiye kadar hâlâ devam ediyor.Teslim olan Kürdler tüm hak ve adeletten yoksun bırakılarak yok edildiler. Kürdler Rusya’nın yardımını umut ederken, bunun karşılıĝından en büyük felakete ve acımasız bir zorbalıkla karşı karşıya kaldılar. Bölgenin ele geçirilmesinden sonra Hıristiyanlara her türlü yardım yapıldı.. Fakat, fakir Kürdler bu 3 yıldan korkularından harmanlarını ve tarlalarını kaldıramiyor, tümden izole edilmişlerdir.. Diyebilirim ki Kürdler açlık ve yoksulluktan, kardan ve kıştan dolayi ölüyorlar. Rusya devletinin ve benim iyi niyetime raĝmen, böyle bir ortamda görevimi yerine getirmeye olanaĝım yoktu. Bundan dolayi görevimden ayrılarak, işimi bırakarak Tiflis’e geri dönmek mecburiyetinde kaldım.( 1915 şubatının başında) Büyük Prens Nicolay Nicoloviç’in Kafkasya’ya gelmesinden sonra Tiflis’teki Kürd politikasından deĝişiklik oldu. Büyük prens zekası ve yüksek kavrayışıyla işimizin ne kadar önemli olduĝunu biliyordu. Yani eĝer Kürdlerin duygularını yanımıza çekersek, onları Türklerden koparırsak Rusya için çok önemliydi. Büyük Prens bu büyük ve önemli görev için Beni ve Şachovsy’yi görevlendirme kararını aldı.. Devam edecek... Çev: Aris Arda Aris_arda@arcor.de
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.