BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Haci · 19.10.2006 · 1 görüntülenme
Kretschmer, 301. madde konusunda hükümetin somut adım atması gerektiğini söyledi. 'Din özgürlüğü tıpkı ifade özgürlüğü gibi tehlikede' diyen Kretschmer, Kürtler ve Alevilere ayrımcılık yapıldığını iddia etti ANKARA - Avrupa Birliği Komisyonu Türkiye Temsilcisi Hans Jörg Kretschmer, komisyonun 8 Kasım'da yayımlayacağı İlerleme Raporu öncesinde Ankara'dan Brüksel'e gönderdiği son raporunda "Hükümet kararlı görünse de reformlar yavaşladı" dedi. 1 Kasım'da Kâbil'de başlayacağı yeni görevi için hazırlıklarını sürdüren Kretschmer, Ankara'daki reform süreciyle ilgili Brüksel'e son raporunu gönderdi. Kretschmer'in değerlendirmeleri şöyle: Adaylara eşit yaklaşım: İlerleme raporunda çok objektif çalışıyoruz. Ankara, AB'nin tüm ülkelere eşit yaklaştığını görecek. 301 için adım atılmalı: Raporun en büyük uyarısı, ifade özgürlüğünün gelişmesi için yeterince adım atılmadığı yolunda. TCK'nın 301. maddesi üzerinde tartışmalar var ama Ceza Kanunu'nda bunun yanı sıra başka maddeler de büyük sorun yaratıyor. Hükümetin, 301'in değiştirileceği yönünde açıklamaları olsa da somut adım atılmadı. AB, ifade özgürlüğünü asla pazarlık konusu yapmayacak ve 301'in değiştirilmesi konusundaki kararlılığını hep vurgulayacak. Din özgürlüğü için adım atılmalı: Meclis'teki vakıflar yasa tasarısı, Müslüman olmayan azınlığın sorunlarına pratikte çözüm getirmiyor. Din özgürlüğü, ifade özgürlüğü gibi tehlikede. Ankara'nın gerekli değişiklikleri yapması için halen vakti var. Ayrımcılık yapılıyor: Türkiye'de sadece müslüman olmayan azınlıklar değil, Aleviler ve Kürtler gibi toplumun azınlıkta kalan kesimleri de toplumda eşit haklara sahip değiller. Bu kesimler, sadece kâğıt üstünde toplumun çoğunlukta kalan kesimleriyle eşit haklara sahip. Önemli olan reformist hükümet: 2007'de iki seçim var. Eğer çok parçalı bir hükümet oluşursa, reformların kararlılıkla sürmesi zor. Benim için reformist bir hükümetin işbaşında olması çok önemli. 'Sözün geçerliliği yok' Kretschmer, BBC'ye yaptığı açıklamadaysa Türkiye'nin, yıl sonundan önce limanlarını Rum uçak ve gemilerine açmaması halinde büyük bir kriz yaşanmayacağını söyledi. Uzun vadede Ankara'nın ek protokolü uygulaması gerektiğini belirten Kretschmer şöyle konuştu: "AB Bakanlar Konseyi'nin Kıbrıslı Türklere verdiği söz, siyasi taahhütten ibaret. Hukuki geçerliliği yok. Türkiye'nin limanlarını açmaması halinde üyelik sürecinin tamamen ya da uzun süre askıya alınmamasını umuyorum." Yeni temsilci Fransız Pierini AB Komisyonu Türkiye Temsilciliği görevini 1 Kasım'dan itibaren Fransız diplomat Marc Pierini devralacak. Marsilya doğumlu Pierini, Ekim 2002 tarihinden bu yana AB Komisyonu'nun Tunus ve Libya temsilciğini yaptı. Pierini, 1998'de Şam'da görev aldı. Yeni temsilci, 1989 yılından itibaren AB Komisyonu'nun Akdeniz ülkeleriyle ilişkilerinin geliştirilmesi üzerine çalışıyordu. 'Mesajım açıktı ordu iyi anladı' Ordunun sivil yönetime müdahalesinin olduğunu söyleyerek Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın hedef tahtası haline gelen Kretschmer, askerle 'doğru' mesajlaştığına inanıyor. Kretschmer, "Ortada hiçbir yanlış anlaşılma yok. Ordu beni iyi anladı, ben de onları. Orduyla ilgili tüm mesajlarımı herkes anlasın diye açık ve yavaşça söyledim. Ve herkes mesajlarımı anladı" demekle yetiniyor. TESEV'in 22 Eylül'de de bir toplantıyla sunduğu 'Almanak Türkiye: Güvenlik Sektörü ve Demokratik Gözetim' başlıklı raporunda, Genelkurmay Başkanı'nın, Başbakan'a bağlı görev yaptığı tek ülke olarak Türkiye gösterilmişti. Kretschmer de toplantıda "Güvenlikte sivil kontrolü, Türkiye'nin AB sürecinin ön kriterlerindendir. Bu açıdan Türkiye tam modernleşmemiş bir demokrasidir. Silahlı kuvvetler bu anlamda hesap verme açısından üstüne düşeni yapmalıdır. Askerler eğitim ve dini eğitim gibi birçok alanda kendini yetkili görmekte. TSK bunlarla halktan saygı görüyor. Bu, onları demokratik göstermez" demişti.RadikalAkt: C.A
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.