BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme
Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu (KPK) toplantısının kapanış oturumunda, Fransız sağcı parlamenter Jacques Toubon Türkiye 'nin sözde Ermeni soykırımını ve Sevr Anlaşması 'nı kabul etmesini istemesine, Türk parlamenterler sert tepki gösterdi.
Basına kapalı yapılan oturumda, Türkiye\'nin komşularıyla ilişkilerinin tartışıldığı KPK toplantısında, özellikle Türkiye 'nin Ermenistan, Yunanistan ve Kıbrıs ile ilişkileri gündeme geldi.
Fransız sağcı parlamenter Jacques Toubon\'un sözde Ermeni soykırımını gündeme getirmesi ve Türkiye 'nin Sevr Anlaşması 'nı kabul etmesini istemesi, Türk parlamenterlerin sert tepkisine yol açtı.
Sözde Ermeni soykırımı hakkında Avrupa Parlamentosu 'nun karar aldığını belirten Toubon, AB üyeliği için Türkiye\'nin sözde soykırımı tanıması gerektiğini savundu.
Elekdağ: "Soykırım iddialarını tarihciler araştırsın "
CHP milletvekili Şükrü Elekdağ, Toubon 'un iddialarının gerçek dışı ve asılsız olduğunu belirtti. Türkiye-Ermenistan ilişkileri ve tarihte yaşananlarla ilgili açıklamalarda bulunan Elekdağ, soykırım iddialarının siyasetçiler tarafından değil, tarihçiler tarafından araştırılmasını desteklediklerini söyledi.
Elekdağ, UNESCO 'nun himayesinde Türkiye ile Ermenistan arasında uzmanlar seviyesinde kurulacak bir komitenin bu konuda araştırma yapmasını önerdi.
Türkiye 'nin AB\'deki daimi temsilcisi Büyükelçi Oğuz Demiralp da, söz alarak, Toubon 'un Sevr Anlaşması\'na ilişkin sözlerini eleştirdi ve bunların kabul edilemez olduğunu söyledi.
Rum parlamenterin 'soykırım ' iddiası
KPK üyesi Rum parlamenter Marios Matsakis, yaptığı konuşmalarda, 'Türkiye 'nin Ermenilere, Rumlara ve Kürtlere soykırım uyguladığını ' iddia etti.
Lagendjik: "Görüş ayrılıkları doğal "
KPK Eşbaşkanı Joos Lagendjik de toplantılarda Türk ve Avrupalı parlamenterler arasında görüş ayrılıkları bulunmasının doğal olduğunu belirterek, 'biz paylaştığımız konuları değil, bizi bölen ve farklı düşündüğümüz konuları özellikle bu toplantıda gündem maddesi olarak seçtik ' dedi.
Türkiye\'nin AB üyeliğine karşı çıkan Avrupalı parlamenter bulunmasının da doğal olduğunu ifade eden Lagendijik, 'bunlar çok önemli değil, önemli olan Türkiye\'nin kriterleri yerine getirmesi. Farklı düşünenlerin görüşlerini çok fazla da endişe kaynağı olarak görmemek gerekir ' diye konuştu.
Lagendijik, Türkiye ye karşı tavır alanların bilgi eksikliği içinde olduğunu ve algılamada sorunları bulunduğunu da ifade etti.
Merkelden Ermeni soykırımı önergesi
Türkiyenin ABden müzakere tarihi almasını engelleyemeyen Alman Hıristiyan Demokrat Birliği (CDU) meclise bir Ermeni önergesi sunuyor. Türkiyenin 1.5 milyon Ermeniyi öldürdüğünü, ancak itiraf etmediğini iddia eden CDU önergede Bu reddedici tutum, Türkiyenin ortak olmak istediği ABnin barış ve affetme düşüncesiyle çelişmektedir diyor.
TÜRKİYEye Avrupa Birliği ile imtiyazlı ortaklık statüsü tanınması için bastıran, ancak tam üyelik müzakerelerinin başlaması için tarih verilmesini engelleyemeyen Alman muhafazakarlar, bu kez de sözde Ermeni soykırımına sarıldılar. Ana muhalefetteki Hıristiyan Demokrat/Hıristiyan Sosyal Birlik Partileri (CDU/CSU), 24 Nisan 1915te Ermeni sürgünü ve katliamının başlangıcının 90ıncı yıldönümünün anılması - Almanya, Türkler ile Ermeniler arasında barışa katkıda bulunmalı başlığı altında bugün Federal Meclise sunulması öngörülen önergede, 1.2-1.5 milyon Ermeninin öldürüldüğü iddiaları yinelendi. Önergede Gerhard Schröder Hükümetinin, Türkler ile Ermeniler arasında özür ve affetme yoluyla barışın sağlanmasına katkıda bulunması istendi.
Önergede, Osmanlı İmparatorluğunun savaşa katılmasıyla Osmanlı ordusundaki Ermeni askerler çalışma birliklerinde toplanarak öldürüldüler. Kadınlar, çocuklar ve yaşlılar 1915 yılı ilkbaharında Suriye çöllerinde ölüm yürüyüşüne gönderildiler denildi.
Birinci Dünya Savaşında Osmanlı İmparatorluğunun müttefiki olan Almanyanın bu sürgün ve sözde katliamların her aşamasından haberdar olduğu belirtilirken, Osmanlı İmparatorluğunun hukuksal mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti, bu yaşananların planlı bir şekilde yapıldığını, tehcir sırasındaki ölümlerin ve katliamın Osmanlı hükümeti tarafından istenerek yapıldığını inkar etmektedir. Bu reddedici tutum, Türkiyenin ortak olmak istediği bir değerler topluluğu olan Avrupa Birliğinin barış ve affetme düşüncesiyle çelişmektedir satırlarına yer verildi.
AB ülkelerinin ulusal tarihlerinin sömürge dönemindeki kara sayfalarını kabullendiklerine işaret edilirken Türkiyede tarihçilerin sürgün ve sözde Ermeni katliamı ile ilgili araştırma yapmakta özgür olmadıkları da ileri sürüldü.
Önergede Türkiyenin sınırı açmasının Ermenistanın izolasyonunu sona erdireceği de belirtildi ve AB Komşuluk Girişimi çerçevesinde Almanyaya bu alanda çok önemli görev düşmektedir denildi.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.