Siyaset

KORKMAK INSANCADIR ama KORKMAYA RAĞMEN YAPILMASI GEREKENLER YOK MU?

Hasan Dere · 14.12.2005 · 2 görüntülenme

Devlet bile, kendi belgelerinde, bunu ciddi bir olgu olarak ele almış ve kendince, Kawa örgütünün başarısızlığın nedenlerini ortaya koymuş! Çünkü devlet, yeniden böyle oluşumlarla karşılaştığında, tez elden nasıl hakkından geleceğine dair, deney birikimini hatırında tutmak istemektedir!KORMAK INSANCADIR ama KORKAYA RAĞMEN YAPILMASI GEREKENLER YOK MU?Bir dost, İnternet sayfalarında, kızgınlık veya bağırma anlamı taşıyan büyük herflerle şöyle yazmış:ÇOK ANLAMLI BULMADIĞIM GEREKSİZ BİR TARTIŞMA BAŞLADI.Vallahi ilkin, bu dostla konu hakkında aynı tarz düşünemiyorum. Bence çok önemli şeyler tartışmaya çalıştım. Önce geçmişin bir dokümanı gerekli değil midir? Kawa neden yenildi? Devlet bile, kendi belgelerinde, bunu ciddi bir olgu olarak ele almış ve kendince, Kawa örgütünün başarısızlığın nedenlerini ortaya koymuş! Çünkü devlet, yeniden böyle oluşumlarla karşılaştığında, tez elden nasıl hakkından geleceğine dair, deney birikimini hatırında tutmak istemektedir!Biz bunu unutmalı mıyız? Üstüne sünger mi çekmeliyiz? Hiç bir şey olmamış gibi yine aynı kimselerin peşine mi düşmeliyiz?Geçmişi olmayanın geleceği olmaz, derler! Üstelik geçmişini bildiğiniz ama önderlik yapamamış beceriksizlik ve acz içine düşmüş kimselere yol vermenin Kürdistan halkına zararı dokunmaz mı?Arakadaş alınmasın, kendisini tanıyıp tanımadığımı anımsamıyorum, bireysel bir karşıtlığım söz konusu değildir! Fakat özellikle aşağıdaki izahı son derece hatalıdır:KAWA SİZLERİN KAFANIZDA YARATİĞİNİZ HER NE OLURSA OLSUN BİR KÜRDÜ TASARLAYARAK ÖLDÜRECEK BİR ÖRGÜT DEĞİLDİ. KORKAKLIĞA VE GÜÇSÜZLÜĞE BAĞLAMAK DOĞRU OLMAYACAKTIR. BEN ŞAHSEN PUSULASI BOZULMUŞ BİR KÜRDÜ ELEŞTİRİRKEN KAHR OLUYORUM. EĞER KAWA İNTİKAM ALMADIĞI İÇİN ERİDİYSE DİĞER SİYASİ YAPILARIN ERİMESİNE NE DEMELİ.Dileyen katılmayabilir, ama bence onlar da direnme, savaşma cesareti gösteremediklerinden erimişlerdir.Kemal Burkay iyi bir aydındır, ama bir savaş kurmayı değildir. Sanırım taraftarlarını da özgürlük savaşına göre hazırlayamadı. Eğer Kürd Rönesans'ına veya kültür devrimine gereksinim olursa, ona şiddetle ihtiyacı olacaktır Kürdistan'ın. Ama ilkin bağımsızlığa... Fakat, Kawa, PKK, Rızgari vb örgütlerin varoluş gerekçeleri bağımsızlık savaşı hesabı üzerine idi.Bu örgütlerden, temel dayanağı ne olursa olsun, savaşan olarak faaliyet gösterebileni PKK olmuştur. PKK'yi çekim odağı yapan şey programı, tüzüğü vb değildir. PKK taraftarlarının nerede ise yüzde doksan dokuzu bu programı okumamıştır, bilmez! Onu çekim merkezi yapan şey savaşan olma gerçeğidir!Zaten Kürd toplumu köylü bir toplumdur. Köylü toplumların en belirgin özelliği kaba oluşlarıdır. Bu durum, şiddetin kime yönelik olduğunun önemini azaltan ve yerini yine ilkellikten kaynaklanan güce, güçlüye tapmaya bırakmaktadır.PKK bunu iyi kullandı. Kürdistan devriminin önündeki engelleri temizleme adı altında diğer Kürd örgütlerini ve alternatif olabilecek akımları temizlemeye başladı. Kürd halkı kimi öldürmekte olduğunu değil, sadece öldüren bir güç olduğunu gördü! Ferit Uzun seçilen kurbanlardan biri idi. Kawa eğer o dönemde bunu hesabını savsaklamadan sorsa idi, herhalde durum çok değişik olurdu! Elbette bu, çeşitli polemiklere neden olacak bir durumdur. Ama en azından PKK alternatifsiz kalmazdı diye düşünüyorum!PKK bu temizlik hareketini, ister devletle bağıntılı gerçekleştirmiş olsun, ister özgücü sayesinde yapsın, devlet it iti kırıyor düşüncesi ile engel olmadı.Sonuçta onu, bunu sindiren bir örgüt olarak giderek güçlendi.Bunda, başta belirttiğim gibi, toplumsal gerilikten kaynaklanan şiddete tapmanın büyük rolü vardır. Kürtler arasında hala süren dayı, mafya lideri ayakları da bundandır! Çin devrimini inceleyenler, devlet zorbalığına karşı, bizdeki mafya benzeri Boksör klüpleri bulunduğunu ve günün birinde büyük bir ayaklanmaya baş vurduklarını bilirler. Fakat bilimle donatılmış bir öncülüğe sahip olmadıklarından sonuçta kaybettiler.PKK zihniyeti de mafya zihniyetidir. Bilinçlendirme ve bilgilendirme söz konusu değildir. Güçlü olana iman edilir. Engel olarak görülen, baş kaldıran veya eleştiren zor ile bastırılır veya yok edilir. Bu zihniyettekiler daha güçlünün eline geçince güce tapma mantığının gereği olarak, hemen teslim olmakta, itiraflar yapılmakta veya kontra faaliyetlere katılmaktadırlar. Nihayet lider de ele geçince, daha güçlü gördüğü generallere boyun eğdi, itaat etti!Evet, güce tapmayı kutsamıyoruz. Çünkü güç ile her istediğini yapacağının sanan, daha güçlü biri ile karşılaşınca, bu defa onun her istediğini yapacağını sanır, cesaretini yitirir, feleği şaşar ve bütün forsu söner! Bu güce tapmanın kanunudur!Bu nedenle, şimdi (artık çok geç!) bir Kürd öldürmenin brakujiden öte bir anlamı olmayacaktır.Fakat, önderi katledildiğinde, elini koynuna koyup bekleyen, zavallıların da güç toplamayacağının, aksine kaybetmelerinin zorunluluğunu da görmek gerekmektedir!Şimdi sorun şurada:O günkü önderler, yeniden yönetici ve lider kadro olarak karşımıza çıkmalı mıdırlar? Bunların kitleyi örgütleme ihtimali olabilir mi? Daha da önemlisi, devasa bir dava bunlara bırakılabilir mi?Bunlar tartışılmadan, İnternet sayfalarında teselli bulunur ancak! Örgütçülük veya devrimcilik, önder'cilik oynayanların ekmek kapısı olarak mı kalmalı, yoksa, başta Kürdler almak üzere, insanlığın kurtuluşuna hizmet aracı mı olmalı?Bence tartıştığımız budur!Hasan Dere13/12/05 

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.