BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Rojhat Badikî · 13.12.2009 · 2 görüntülenme
İsmail Beşikçi hocanın yazdığı ‘’ Kızıl Kurdistan ‘’ makalesi, bir bakıma Kürt halkının içinde bulunduğu trajik sömürge bile olmayan Kurdistan’ ın küçük bir panoramasıdır. Daha öncede bu konuda bütün Kurdistani öparti, örgüt, aydınları benzer paralel makaleler yazıldı. Kurdistan ulusal mücadelesinin tarihi ve önderliğinin tutum-tavırları ele alındığı ayni sonuçlar ortaya çıkıyor. Kurdistan ulusal mücadelesini yönlendirlenlerin son noktada, düşmana son darbeyi vurmada, Bağımsızlık kazanılmasına ramak kala, önderliğin tutum ve tavırları, sömürge statüsünün devam etmesinde önemli rol oynamaktadır. Kızıl Kurdistan bunun basit ve bariz bir örneğidır. Kızıl Kurdistan topraklarının Ermenistan devleti tarafından işgal edilmesi, burada yaşayan Kürtlerin , Êzdî Kürt’ lerinin ulusal kimliklerinden arındırılması için yapılan baskılar Zaza’ ların Kürt olmadıkları üzerine Ermeni devletinin aydınları aracılığı ile ürettiği teoriler, Ermenistan devletinin karekterini gözler önüne sermektedir. Kızıl Kurdistan ve Ermenistan’da yaşayan Kürtlere karşı , Ermeni devletinin uyguladığı, işgal ve soykırım politikaları, Kürt aydın ve Politik örgütlerinin ulusal reflesklerinin boyutunu ortaya çıkarmaktadır. Ne yazık ki, acıda olsa Kürtsüz yakılıp-yıkılmış Kızıl Kudistan’ ı görebilme şansına nail oldum. Keza ayni şekilde Kimliklerinden uzaklaştırılmaya çalışılan Êzdî Kürtlerine de misafir oldum, yüzlerindeki çaresizlik ifadelerine de tanık oldum. Ve şuna inanıyorum ki, hiç kimsenin, Kürt halkı adına geçmişte Yaşanılan Kürt-Ermeni ilişkleri hakkında karar verme yetkisine sahip olmadığıdır. Karar ve verme tarihsel gerçeklerin ortaya çıkarılması iki tarafın, iki halkın meşru kurum ve kuruluşların ortak çalışmalarının ortaya çıkaracağı sonuç değerlendirmesinin meşru olacağıdır. Doğu Kurdistan’ da yaşanılan ve Kürt gençlerine karşı kurulan darağaçları ve İran devletinin resmi tanıdığı yontup kuşa çevirdiği Kurdistan realitesi büyük bir çelişkidır. İran, Irak VE Suriye’ de yaşanılanlar, Türkiyedeki ‘’Açılımın ‘’ büyük bir panoramasıdır. Sömürgeci devletlerin, Kürt-Kurdistan sorununa ‘’ Açılım’’ yada başka taktiklerle yaklaşımlarının neyi amaçladıkları hakkında küçük bir ipucudur. Özellikle Irak ve Güney Kurdistan arasında yaşanılan taktik savaşların, Kürt önderliğinin basiretsiz politik anlayışlarından dolayı nasıl Kürt halkının aleyhine kırıldığıdır. Suriye’ nin son dönemlerde Güney-Batı Kurdistan halkına karşı uyguladığı baski ve yok etme politiklarının artarak şiddetlenmesi, kullanılabilmesi durumunda, bize bir takım olumlu sinyaller vermektedir. Esas sorunumuz, Kurdistan’ ın parçaları arasında öncellik sıralaması yapıldığında 1. ve 2. sıralarda bulunan Güney Kurdistan ve Kuzey Kurdistan’ ın içinde bulunduğu durum, ulusal mücadelenin içinde bulunduğu konum ve var olan kazanımlar bakımdan, bu iki parçayı değerlendirme açısında ilk iki sıraya koymaktadır. Kuzey Kurdistan’ ın boyut ve konum itibarı ile bütün dünyaya açık olması ve Güney Kurdistan’ ın resmi ve uluslararası alanda da kabul gören resmi statüsünden dolayı bağımsızlık ve özgürlük açısında bütün Kürtlerin dikkatini üzerine çekmektedir. Benim açımdan da Kurdistan’ ın güneyi, Kürtlerin umud işiği ve kabesi olması, bütün Kurdistan’ ın geleceğini belirleme pozisyonuna sahip olmasından dolayı değerlendirme öncelikli konumdadır. Güney Kurdistan önderliğinin konumu pozisyonun algılama, sömürgeci başkentlere bakış açısı, diğer parçalara yaklaşımı....vs konulardaki tutum ve tavırları geleceğimiz açısında beliryici bir konuma yakın pozisyondadır. Güney Kurdistan önerliğinin, Saddam rejiminin yıkıldığı andan günümüze değin izlediği iç ve dış politikaları ele alıp değerlendirdiğimde doğal olarak, onların önderlik konumları, olayları algılama, tavır koyma, hakimiyet kurma, çözüm üretme...vs konulardaki yönlendiricilik ve yönetme pozisyonları bende kuşku uyandırıyor. Bunlar, Kurdistan gibi dev ve devasa bir daya önderlik etme yetenekleri var mı? Alternatifsiz olsalara bile....! İki insan, Kürt dostu İsmail Beşikçi ile Irak temsilciler Meclisi Başkanı İyad Samarai’ nin açıklamaları, Kürt önderliğinin açmazlarını açığa çıkarmada çok önemli iki temel husustur, Hatta bu açıklamalar beni Kürt önderliğinin gerçekten ne kadar Milliyetçi oldukları Halk ve vatan’ ın çıkarlarını ne kadar kutsal gördükleri noktasında da kuşkuya götürüyor.... Devam edecek... rojhatbadiki@hotmail.com
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.