Siyaset

Kısaca OYAK..

Solaxî · 28.03.2006 · 2 görüntülenme

Ordu Yardımlaşma Kurumu Türkiye'nin ekonomisini idare eder hale geldi. Devlet tarafından tırmandırılan çatışmalar nedeniyle özel sektörün Kürdistan'da yatırım imkanlarının asgariye indirilmesine ilaveten özelleştirme adı altında yapılan ve devlet kapitalizminin yerini OYAK'a bırakması operasyonu eşliğinde OYAK Kürdistan'a da iyice yerleşti. Otomotiv endüstrisi ve beyaz eşya imaliyle işe koyulan OYAK son yirmi yıl içerisinde elektronik sanayiinden elektrik üretimine, hafif zırhlı araçlardan ve top üretimine, inşaat ve madencilik sektörüne varıncaya kadar her alana el attı. El atmakla kalmadı bu sektörlerde rakipsiz durumda. OYAK'ın elinde bulundurduğu baraj hisseleri ve GAP kapsamındaki varlığı bile tek başına kürdler için üzerinde durulması gereken bir olguyu işaret ediyor. OYAK'ın Güney Kürdistan'da aldığı ihaleler utangaç ifşaatlarla forumlara da yansıtıldı. Ancak benim anlatacağım OYAK'ın son girişimi Kuzey'le ilgili. Türkiye'nin kontrol ettiği demir yataklarının istisnasız tamamı Kürdistan'da yer alıyor. Toplam 4 milyar 120 milyon ton olarak hesaplanan demir cevheri rezervlerinin 4 milyar tonu Malatya'nın Hekimhan ve Hasan Çelebi yörelerinde bulunuyor. Arta kalan 120 milyon ton rezerv ise Bingöl'ün Avnik, Sivas'ın Divriği yörelerinde bulunuyor. Günümüz itibarıyla Türkiye'de demir çelik üretimi tamamen durmuş durumda. Türkiye tonu 32 dolardan demir cevheri ithal ediyor. Demir peletinin tonuna ödediği fiat ise 114 dolar. Ayrıca, Türkiye yılda 6 milyar dolarlık hurda demir ithal ediyor. Kürdistan'dan elde edilen demir cevherinin maliyeti ton başına 8 dolar. Demir peletinin maliyeti ton başına 32 dolar. Buna bir de kalite üstünlüğünü ekleyelim. Hasan Çelebi-Hekimhan demir madeni dünya kalitesinin üzerinde. Demir peletinde dünya standardı 70, Kürdistan'dan temin edilen demir peleti 65 standartla dünya ölçülerini aşıyor. OYAK günümüzde Erdemir demir-çelik tesislerinin % 49 hissesini ele geçirmiş durumda. Hasan Çelebi'de maden cevherinin bulunduğu dağı satın almak için ödediği para ise sadece 28 milyon 500 bin dolar. İsteyen istediği gibi yorumlasın, rakamlar ortada. Kürdistan ucuz değil mi? Yukarda kısaca değindiğimiz OYAK eksenli girişimler, daha doğrusu gaspa dayalı astronomik kar olgusu Kürdistan'ın ebediyyen sömürge olarak olarak tutulmak istenmesindeki nedenlerden sadece biri ama aynı zamanda sömergeleştirmenin genel yönelimini son derece çarpıcı bir şekilde ortaya seren kesit niteliğinde. Şimdi Güney'e dönelim ve kürtçe-türkçe yayın sürdüren Güneyli bir yayın organından, Peyamner'den aktardığımız başlıklarla yazımızı sonlandıralım. *Di operasyonek sûpayên Tirkîya de 14 çekdar PKK jîyan ji dest dan.. Başlık böyle, yazıyı okursanız çatışmaların yaşandığı Muş ve Bingöl Türkiye olarak ele alınmış. Link: http://peyamner.com/article.php?id=40094&lang=latin BİR KAÇ BAŞLIK DAHA: *Kürdistan - Kerkük’te patlama: 3 kişi yaralandı *Kürdistan - Başbakan Neçirvan Barzani, yarın Başkan Barzani tarafından kabineyi oluşturmakla görevlendirilecek. *Dünya - Ardahan'da Öğretmenlerin minibüsü şarampole yuvarlandı: 16 yaralı *Dünya - Şemdinli Olayları Araştırma Komisyonu bugün bölgede incelemelerine başlayacak. *Dünya - MAZLUM-DER: ‘Yargı ve yasamanın yetki alanı daraltılıyor.’ Yukarıya aktardığımız başlıklardan anlaşılacağı gibi Kerkük, Erbil haberleri Kürdistan'dan verilmiş olunuyor. Bingöl, Muş, Ardahan, Şemdinli ve Diyarbakır haberleri ise bu şehirlerin ''Türkiye'' yada ''Dünya'' şehirleri olması nedeniyle Dünya haberleri kapsamına alınmış. 'Çekme abam yırtılır' siyaseti, OYAK'ın bizzat türk sanayicilerini infaz mangalarına havale etmek suretiyle alandan elimine ederek sömürge Kürdistan'ı tek başına kontrol eden bir tröst haline gelişinin öyküsüyle birlikte ele alınmadığı sürece ne Büyükanıt'ın sebataycılığına yergi ne de harap-bitap geçmişimize övgüler dizmemiz talana uğratılarak düşürüldüğümüz acınacak durumdan çıkış yollarını göstermekten uzaktır. Veli Abbas Lozan diyor.. Haklı.. Lozan ve izlediğimiz talan boyutlanması iç-içedir. Açıklanması, mahkum edilmesi, aşılması zorunludur. Solaxî soykırımlar diyor.. Soykırımlarla soykırımcıların tröstleşmesi iç-içedir. Açıklanması, mahkum edilmesi gerekiyor. Öcalan ihanetiyle kucağına oturduğu Kürdistan'ı yağmalayan tröstün birlikteliği gözler önünde. Bunların hepsi birbiriyle kesin bağlantılı olgulardır. Kürdler geçmişlerine övgü atfetmeyi seviyorlar. Yadırgamıyorum. Lüzumludur. Esas meselemiz bugünümüzü aşma meselesidir. Geleceğe büyük önem ve dikkat ayırmamız gerekiyor. Kürdistan siyaseti eski kadrolarla karışımın farklı biçimlerini deneyerek çıkış yolu arıyor. Akim kalacağı muhakkaktır. Aynı maddelerle karışımın hangi versiyonunu denerseniz deneyin niteliğe etkimeyen bir karışım olarak kalacağı bir fizik kuralıdır. Kürdlerin bir zından olan günümüz şartlarına icbar edilmesinde sorumluluğu hatta vebali olan aynı kadroların değişik birliktelikleri ne siyaseten ne de kadro bazında nitel bir değişimi temsil etmekten uzaktır. Siyasette yeni kan dediğimiz farklı nitelikteki çizgilerin kazandırılması sonuçta mevcut kadro topağının dışına açılmayı, kitleler içinde yayılmayı gerektiriyor. Kürdistan siyasetleri ne düşünce olarak geleneksel kalıplarını kırabildiler ne de kendi dışındakilerden yeni katılımların sağlanmasını gerçekleştirebilme yeteneği gösterdiler. Daha uzunca bir dönem hep beraber yuvarlanmaya devam edeceğiz gibi görünüyor. 27 Mart 2006 Solaxî

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.