BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Solaxî · 12.06.2007 · 2 görüntülenme
Kuzey Kürdistan'a tarih boyunca emsali görülmemiş askeri yığınak. Kürtleri lince yönlendirilen, 'şehit asker cenazeleri' tiyatrosu aracılığıyla Devlet tarafından mobilize edilmiş, motive edilmiş, sonuna kadar kışkırtılmış azgın yığınlar. Mevcut baskı yasaları, keyfi yargılamalar, derin devlet denilen merkezi çeteleşmenin kürtleri sindirmek için işlediği cürümler yetmezmiş gibi yasaların kürtler aleyhine daha da ağırlaştırılması. İnkar, asimilasyon, köy boşaltmalar eşliğinde toplu sürgünler, büyük şehirlerin varoşlarına yığılmış çöplüklerden ekmek toplayan binlerce yoksul kürt. Kürdistan illerinde resmi rakamlara göre % 75 civarında olduğu söylenen ama gerçeğinde % 90'lara ulaşmış işsizlik ve artık 'sınırında' tevilini geride bırakan açlık. Fuhuşun, hırsızlığın, uyuşturucu kullanımının, jurnalin, itirafçılığın devlet kontrolünde tavana vurduğu, telafisi yüzyıl hatta daha fazla zaman gerektirecek moral değerler yıkımı. Tek parti döneminin temsil anlayışını anımsatan bir yöntemle Kürtlerin türkler aracılığıyla, olmazsa türkleşmiş yada türkiyelileşmiş unsurlar aracılığıyla tayin usulü temsil ettirilmesi girişimleri. Susturulan, iki yanlı baskı altına alınan, tasfiye edilen, siyaseten yalnızlaştırılan, fişlenen, tutuklanan, hakkında siyasi kararlarla mahkumiyet verilerek elimine edilen kürt siyasetçileri ve seçilmişleri. BU TABLOYA KARŞILIK: Sazın bir teli: Bacanak MHP'den aday, teyze Türkiye Hanım, slogan Türkiye'ye sözümüz var.. Sazın diğer teli: Sevr hortluyor, Atatürk temel direktir, mucizedir, ölümsüzdür.. Sazın bam teli: Güney'de kurulan kürt devleti Türkiye için en büyük tehlikedir. Ben genelkurmay'dan daha büyük Türkiyeciyim.. Kürtleri ingilizler bağımsızlığa kışkırttı.. Atatürk'ü anlayamadık.. Güney'e yöneltilen tehditler ve ustaca uygulanan psikolojik savaş taktikleriyle Kürdistan'ın en büyük parçası olan Kuzey'in 25 milyonluk nüfusuyla maruz bırakıldığı acılar, bugüne kadar hiçbir milletin tarihinde emsaline rastlanmamış insani ızdıraplar eşliğinde Kuzey'in köleleştirilmesi, 'ehlileştirilmesi, evcilleştirilmesi', sömürgeci devlete entegrasyonu, kürtlerin Türkiyeliliğe adaptasyonu kanıksatılmak isteniyor. Türkiye'nin oynadığı oyunun özü budur. Sömürgeci devlet, Güney'e müdahale görüntüsü altında Öcalan'la yakaladığı konumunu güçlendirmeye, teslimiyetin alanını genişletmeye, iç ihanet yardımıyla zayıf düşürülen Kuzey'i tamamen kontrolüne alarak egemenliğini uzatmaya çalışıyor. T.C.nin, Güney'in kazanımlarını tahrib etmeye yeltenmesi de Kuzey'deki işgalin kanıksatılması amacına yöneliktir. Güney'in varlığı, Kuzeydeki teslimiyeti boşa çıkaracak başlıca kürt kazanımı olması nedeniyle, türk devletini, fırsat bulabilirse Güney'e saldırmaya zorluyor. DTP ve PKK yöneticileri devletle sözbirliği hatta eylembirliği içerisinde sömürgecilerin işgal emellerine 'fahri sağdıçlık' yapar duruma düştüklerini, böylelikle ait oldukları millete karşı açık bir ihanet içerisine girdiklerini gizlemeye artık gerek dahi görmüyorlar. Sevr karşıtlıklarını, ulusal devlet karşıtlıklarını, türkiyeliliklerini ve hele atatürkçülüklerini başka türlü açıklamanın olanağı bulunmuyor. Yetmezmiş gibi Misak-ı Milli savunuculuğu.. Geçmişleri itibarıyla aşiretten bile geri bir sosyal örgütlenmeden gelen devşirmelere, yani farklı halkların bakiyesi hatta kırıntısı olanlara, hala evrimini tamamlayamamış düzmece millet türklere yol gösterme babından Güney demokrasisini 'ilkel milliyetçi' olarak yaftalama. Bu tavrıyla Güney'i 'aşiret' topluluğuna indirgeyen türk karalamasını haklı çıkarma ve sinsice kürtleri hedef gösterme manevraları.. Hiç kimse kendini kandırmasın. Türklerin Güney Kürdistan'a müdahalelerine davetiye çıkarılıyor ve açıkça çanak tutuluyor. Barbar türk ordusu Güney'i işgal etmeyi denerse bu İmralı'nın ve İmralı talimatlarıyla yönetilen PKK'nin başarısı olacaktır. Danışıklı 'Savaş ve Barış' kararlarının İmralı'da alındığı, kararların ivedilikle iletilmesi gerektiğinde İmralı avukatlarına askeri helikopterler tahsis edildiği yaşanmış olaylar olarak hafızalarda canlılığını koruyor. Hafıza-i beşer nisyan ile malül olabilir ama baskının en katmerlisine yıllardır maruz bırakılmasının üzerine bir de kendi soydaşlarının kasıtlı yönelimleriyle heder edilmeye çalışılan bir milletin belleği asla unutkanlıkla malül değildir.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.