Siyaset

Kırılgan Denge Üstünde

YORGOS KAPOPOULOS · 19.11.2005 · 2 görüntülenme

Recep Tayyip Erdoğan, üç yıl önce seçimleri bir çifte bahis-taahhütle kazandı: Derin devleti etkisizleştirmek ve siyasi İslamı, laik bir devletle uyumlu olacak şekilde değiştirmek. Ülkenin Avrupa beklentisi (1999 Helsinki Anlaşması Türkiye'nin katılım adayı olduğunu ilan etmişti), Türkiye'nin arzu edilen yeniden yapılanması için aracı olacaktı. Bugün, katılım müzakerelerinin 3 Ekim'de başlamasına rağmen, Türk lider, AB'de ülkesi aleyhindeki elverişsiz havanın, başlangıçtaki gündemini ileri sürmesi için müzakereler dinamiğine yatırım yapmasına müsait olmadığını takdir ediyor. Erdoğan, AB endişesi taşımıyor Yeni gündem, daha elverişli Avrupai koşullar bekleyerek siper kazmayı ve zararların azaltılması hedefini taşıyor. Milli konularda, derin devletle özdeşleşme noktasına gelecek kadar uyum: Ermeni soykırımı, Kıbrıs sorunu, Türk-Yunan ilişkileri, Kürt sorunu, Ekümenik Patrikhane'ye karşı Ekümeniklik rolünün tanınmasını kabul etmeyerek, tutumunu sertleştirmesi, Heybeliada Ruhban Okulu'nun tekrar açılmasına ilişkin herhangi bir taahhütte bulunmaktan kaçınmak, Rasmussen ile ortak basın toplantısını iptal ederek geçen gün Kopenhag'da sergilediği sert tavır. Parti tabanının hassasiyetiyle özdeşleşen retorik demagoji: Geçen gün Atina'daki kapalı ve bakımsız Osmanlı camilerini hatırlattı, geçen hafta ise Fransa'daki ayaklanmanın sebebi olarak okullarda başörtüsünün yasaklanmasını göstermişti. Erdoğan'ın, AB ile müzakerelerde alınacak olumsuz sonuçlardan endişe duymadığı görülüyor: Esaslı ilerlemenin kaydedilemeyeceğini biliyor, ancak hiç kimsenin müzakereleri dondurma ve hatta kesmek yükümlülüğünü üstlenemeyeceğine de inanıyor. Mümkün olan tek tazminat Hem Kuzey Irak, hem de Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde Kürt alevlenmesi karşısında Ankara, verilebilecek mümkün olan tek tazminat Avrupa beklentisi olduğundan, Washington ve Londra'nın her türlü Türk huysuzluğuna tahammül edeceklerini tahmin ediyordur. Hedef cumhurbaşkanlığı Bu kolay kırılabilir denge ne kadar sürecek? AKP hükümetinin bir sonraki hedefi; 2007 ilkbaharında Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığına çıkarılmasıdır ve o zamana kadar hükümetin derin devletle zamanından önce çatışmasına, hele ülkeyi yabancılara peşkeş çekme suçlamaları altında hiç ihtimal yoktur. Avrupa ile bütünleşme beklentisinin aynı zaman diliminde açıklığa kavuşacağı ve dolayısıyla katılım müzakerelerinde esaslı ilerleme sağlanacağı ihtimali öngörülüyor. Yukarıda bahsi geçenlerde, Erdoğan'ın stratejisini havaya uçuracak tek ipotek, Washington ve Londra'nın, Ankara'nın protokolü uygulamasını kolaylaştırmak için işgal bölgesine uygulanan ambargoyu kaldıracakları için Kıbrıs konusu değildir. Hükümetin ve derin devletin her an için ABD ve AB ile doğrudan çatışmasına yol açabilecek olan Kürt sorunudur. (Yunan gazetesi, 17 Kasım 2005)  

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.